2024 yapımı kısa film, evli bir çiftin çocuk sahibi olma sevinciyle başlayan hayatlarının büyük bir kayıpla nasıl paramparça olduğunu konu alır. sevilen birinin yitirilmesinin ardından kalanda oluşan tarif edilemez acıyı ve insanın tekrar eskisi gibi gülüp gülemeyeceğini derin bir duygusallıkla sorgular.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "son singapur vapuru" tarafından 19.03.2026 22:35 tarihinde açılmıştır.
1.
senaryosu cansu çufalı tarafından yazılmış ve yağız buğra özcan tarafından yönetilmiş kısa film; cansu çufalı, yağız buğra özcan, kazım kavukçuoğlu rol almış iken film ise 2011 yılında yayınlanmıştır.

bir mutlu aile tablosunun nasıl da paramparça olabileceğini konu edinir iken, sevdiğin bir insanı kaybettikten sonra eskisi gibi olabilmenin mümkün olup olmayacağını da sorgulatıyor.
evli bir çiftin çocuk sahibi olacaklarını öğrenmeleri ile filmimiz başlıyor, bu durum bana çok eski bir soruyu hatırlatıyor;
birini kazanmanın verdiği mutluluk mu daha büyüktür yoksa onu kaybetmenin verdiği acı mı daha büyük?
mutluluğu belki tarif edebilirsin ama hissettiğin acıyı betimleyemezsin, anlatamazsın, sen bana acının resmini yapabilir misin abidin?
daha sonra aradan 5 yıl geçiyor ve çiftin çocukları da büyümüş, bir gün hayatlarının en acı, en korkunç gününü yaşıyorlar, bir daha hiçbiri eskisi gibi olamıyor, anne aklını yitiriyor, babanın gözlerinde ışık kalmamış,
paramparçalar şimdi.
benim için duygusal sayılabilecek bir kısa filmdi, görsel açıdan zayıf olsa da değindiği konu açısından izlemeye değer bir kısa film oldu.
düşündürdüğü en büyük soru şuydu;
en sevdiğin, sevdiğin bir insanı yitirdikten sonra tekrar onunla olduğun zamanlardaki gibi gülebilir misin, onun derdini bin devâya değişmez misin, o acıyla, o özlemle nasıl yaşarsın, nasıl yıkılmazsın?
kalbine gömdüklerinin mezarı da olmuyor değil mi...

bir mutlu aile tablosunun nasıl da paramparça olabileceğini konu edinir iken, sevdiğin bir insanı kaybettikten sonra eskisi gibi olabilmenin mümkün olup olmayacağını da sorgulatıyor.
evli bir çiftin çocuk sahibi olacaklarını öğrenmeleri ile filmimiz başlıyor, bu durum bana çok eski bir soruyu hatırlatıyor;
birini kazanmanın verdiği mutluluk mu daha büyüktür yoksa onu kaybetmenin verdiği acı mı daha büyük?
mutluluğu belki tarif edebilirsin ama hissettiğin acıyı betimleyemezsin, anlatamazsın, sen bana acının resmini yapabilir misin abidin?
daha sonra aradan 5 yıl geçiyor ve çiftin çocukları da büyümüş, bir gün hayatlarının en acı, en korkunç gününü yaşıyorlar, bir daha hiçbiri eskisi gibi olamıyor, anne aklını yitiriyor, babanın gözlerinde ışık kalmamış,
paramparçalar şimdi.
benim için duygusal sayılabilecek bir kısa filmdi, görsel açıdan zayıf olsa da değindiği konu açısından izlemeye değer bir kısa film oldu.
düşündürdüğü en büyük soru şuydu;
en sevdiğin, sevdiğin bir insanı yitirdikten sonra tekrar onunla olduğun zamanlardaki gibi gülebilir misin, onun derdini bin devâya değişmez misin, o acıyla, o özlemle nasıl yaşarsın, nasıl yıkılmazsın?
kalbine gömdüklerinin mezarı da olmuyor değil mi...
devamını gör...
"paramparça (kısa film)" ile benzer başlıklar
paramparça
25
