1.
sözlükte “bir şeye yönelmek” anlamındaki samd (sumûd) kökünden türeyen samed “ihtiyaçların giderilmesi için kendisine başvurulan kimse” demektir. samed ayrıca içi boş olmayan kütle halindeki şeyler için kullanılır. allah’a nisbet edildiğinde “ihtiyaçlarını gidermesi için herkesin başvurduğu, yaratılmışlara özgü acz ve ihtiyaçtan münezzeh ebedî ve bâkī yüce varlık” mânasına gelir (râgıb el-isfahânî, “ṣmd” md.; ibnü’l-esîr, ııı, 52).
samed kur’an’da ihlâs sûresinde (112/2), allah’ın birliği ilkesinin anlatılması sırasında o’nun yaratılmışlık özelliği taşımayıp herkesin sığınacağı yegâne varlık olduğu ifade edilirken geçmektedir. samd kavramı “yönelmek” şeklindeki anlamıyla hadislerde kullanılmış (müsned, vı, 4; ebû dâvûd, “ṣalât”, 104), samed ismi ibn mâce ve tirmizî’nin esmâ-i hüsnâ listesinde yer almıştır (“duʿâʾ”, 10, “daʿavât”, 82).
buradan
samed kur’an’da ihlâs sûresinde (112/2), allah’ın birliği ilkesinin anlatılması sırasında o’nun yaratılmışlık özelliği taşımayıp herkesin sığınacağı yegâne varlık olduğu ifade edilirken geçmektedir. samd kavramı “yönelmek” şeklindeki anlamıyla hadislerde kullanılmış (müsned, vı, 4; ebû dâvûd, “ṣalât”, 104), samed ismi ibn mâce ve tirmizî’nin esmâ-i hüsnâ listesinde yer almıştır (“duʿâʾ”, 10, “daʿavât”, 82).
buradan
devamını gör...