hz. alinin tarafını tutan anlamına gelen islamiyet içindeki fırka veya mezhep. çok fazla kolları olup en bilineni iran'daki isniaşeriyye koludur. temelde sünnilerle hemen hemen aynı yolu takip etmelerine rağmen temel ayrım hz. ebubekir, ömer ve osman'ın, hz. ali'nin halifeliğini gasp ettiklerini ileri sürerek reddetmeleridir. birde özellikle isniaşeriyye de caiz olan bir muta nikahı olayı vardır ki çok sakattır ve halen çok istismar edilmektedir. hiçbir mezhebin fanatiği ile konuşulmaz, şianın fanatiği ile hiç konuşulmaz. idlip'te türk ordusu operasyon yaparken ateist bir arkadaşımla atışan azerbaycan türkü fanatik bir şiinin yezid diye çocuğa sövdüğüne şahit oldum. lan adam inanmıyor zaten hoş inansa sünni olsa bile zaten sende bende yezid varken orta asya'da davar güdüyorduk.
devamını gör...
takipçi anlamına gelir muaviye döneminde ali taraftarları için kullanılmıştır. günümüzde çoğunlukla iran afganistan azerbaycan pakistan türkiye de yaşarlar.
devamını gör...
islam dininde muhammedin ehlibeyti(aile-ev halkı) ali ve taraftarı olma durumu, şiilik. şia, teoride dini uygulamalar bakımından alevilikle aralarında derin ve keskin farklılıklar vardır. mesela şiiler de aynı sünniler gibi şeriatçıdır ama alevilerde, iki grubun aksine şeriat yoktur.
devamını gör...
simdi, din konularina girmeyi pek sevmem ama madem ani anlatiyoruz bi anlatiyim istedim. once formata uygun olsun diye tanimimizi yapalim,

t: islamin en buyuk 2 kolundan biri. digeri ve en buyugu icin (bkz: sünnilik)

arkadaslar ben azerbaycanliyim. tamam mi. ve bilenler bilir, burasi sii bir ulke. ben de haliyle eski bir siiyim. tabi sonradan, 11-12 yaslarimda verdigim bi kararla beraber sunni oldum. annem mezhepsizdir, geri kalanlari hep sii. anlayacaginiz soyumun belki de ilk sunnisi bendenizdir.

gecen sene, yaz ayinda, 2023 yaz ayinda, ilahiyat universitesi okuma karari aldim azerbaycanda. gittim, bi de biyigim vardi. ergen biyigi tabi. yakisikliyim saniyodum. neyse utandirmayin beni. eee neyse, nurcu gibi takiliyorum, nurcuyum dedim, bilgili gozukmek icin. bi de soyle, universiteye girmek icin, bi ilahiyatci profesor konseyi var, sizi teker teker odaya aliyolar, yani ogrencileri, ve size bazi sorular sorup sizi universiteye aliyolar.

arkadaslar benim dini bir youtube kanalim var, 2 kez kuran okumusum, yetmemis hadis kitaplari, buhari falan okumusum. tamam mi ve o ortamdaki dinle ilgili en bilgili adam bendim. diger elemanlarin nerdeyse dinle alakasi yoktu.

abi bu dinle alakasiz elemanlar universiteye girdiler tamam mi. sorulan sorular da, aman ihlas suresini oku, kelimei sehadet getir falan.

abi beni odaya aldilar. soru sordular, bi iki tanesini bilemedim, geri kalanini bildim. abi ben sunniyim dedim. lan ustune hangi hocayi dinliyon dediler, ebubekir sifil dedim. lan bunlar bi kudurdu bi kudurdu. seni de ebubekir sifil bozmus zaten dediler.

ve beni universiteye almadilar!

a*....dumun kuduruk siileri. benim de sizin universitenize cok ihtiyacim vardi zaten. alin basiniza calin...
devamını gör...
çok uzun zamandır bu yazıyı yazmak istiyordum. bugüne denk geldi. içimde çok tutuyordum. yazdım ve rahatladım.

öncelikle genel prensiplerimden dolayı iran halkına çok saygı duyduğumu söyleyemem ama bazı gerçeklerinde söylenmesi gerekiyor. zalimde olsa zalimi hakkıyla yargılamak gerekir. hayatım boyunca iftiradan ve haksızlığa uğramaktan nefret ettim. aklamak için yazmayacağım ama bu noktaya değinmek istedim.

tabi şia'nın kökü araplara gider falan derler ama hayatın doğal akışından dolayı iranlılara atıf yaparak yazdım. sonuçta bugünde ırak arap ülkesi ama içinde şii'lerin olduğu ayrı bir toplum var. sonuç olarak o toplum bu ayrı mezhebi kurmuş. onu temsilende iran olduğuna göre ve bu iran günümüze göre böyle şekillendiği için gerisini açıklamama gerek yok sanırım. yani amaç burda " neden günümüzde neredeyse ayrı din haline gelecek kadar şia adında ayrı bir kol var islam'da " sorusunun cevabının aranmasıdır.

iranlılar tipik ortadoğulu insanlar değiller. timur'un etkisindemidir nedir orasını bilemem ama acayip bir sorgulama yetenekleri var. zaman zaman bilim ve sanat rüzgarıda esmiş ama anlatmak istediğim şimdi bunlar değil. şia'nın ilk başından ve günümüze kadar şekillenmiş halinin elbette sebepleri vardır...

bu mezhebin ortaya çıkış sebebinin (günümüz şia'sının şekillenmeside denilebilir) bence bir sebebi var. hatta iki sebebi var. kendi içlerinde de inanılmaz kollara ayrılmış ama genel şia düşüncesini ele alalım.

islamiyet yayılırken bu adamlar bakıyor bir acayiplik var. islam lore'unda yaşanmaması gereken 2 hadise olmuş. bunlar elbette yaşanabilir ve yaşanmış zaten ama hikayenin kendi içinde tutarsızlığa sebep olduğu görülüyor.

birincisi peygamberin amcası ebu talib'in imansızlığı. genel görüşe göre bu hikayeyi hızlıca kapatmışlar. yani delik açılan gemiyi hemencecik kapatarak gemiyi batırmaktan kurtardığına inanıyolar.

bize anlatılanlara göre kafirlerin inanmama sebebi tamamen nefret , kin ve kibirlilik üzerine gözü dönmüşlüğün tezahürüdür. peygambere bir türlü iman etmezler. çünkü kalpleri kapalıdır , mucizeler görseler bile büyü derler. peygamberden öylesine nefret ederlerki en doğruyuda söylese "haklısın" diyemezler. hakkı savunmak marifettir. bu marifeti ancak kalbi açık olan biri sağlayabilir. öyleyse ebu talib neden iman etmemiştir? üstelik peygambere " ey kardeşimin oğlu! eğer kureyşlilerin beni dinimi değiştirdiğim için ayıplamayacağını bilseydim, seni mutlu etmek ve gözünü aydın etmek için kelime-i şehadeti söylerdim. " diyecek kadar seven birisi ne diye iman etmemiştir? peygambere çok yakındır. eğer mucizeler yaşanmışsa bizzat işin içindedir. doğruluğuna şüphesi olmaması gerekir. onu şüphe içinde tutan nedir? yoksa " mucizeler " yaşanmadı mı? bunlar sonradan uydurulan abartı " masallar " mıydı? iki türlüde hikayenin yapboz parçaları oturmuyor. ebu talip iman etmeliydi. onun imansızlığı tüm yaşanan ve anlatılan hikayenin çelişki içinde olmasına sebep oluyor.

bu yüzdendir ki şia görüşü ebu talibin iman ettiğini savunur. en kötü ihtimal , dışarıya yansıtmadan içinde imanda etmiştir derler ve konuyu kapatırlar. oysa ehli sünnetin tüm cumhuruna göre iman etmemiştir.

ikinci tutarsızlık çok daha büyük bir vaka. ayşe ile ali'nin muazzam bir savaşa girmesidir. bu bütün anlatılan hikayeyi alt üst ediyor resmen. olayın korkunçluğunu farkeden iranlıların , hızlı bir şekilde köklü ayrı kol oluşturmasını buna bağlıyorum. yani günümüz şia'sının şekillenmesinde bu olay bam teline vurmuştur.

peygamberin en sevdiği ve cennetle garantilediği eşi bir yanda , peygamberin en sevdiği insanlardan ve yine cennetle müjdelenen birisi ali bir yanda...

ali aynı zamanda peygamberin akrabasıdır. amcası ebu talibin oğludur ve damadıdır. birlikte çok uzun süre samimi ilişkisi olmuştur. kardeş gibilerdir ve kaynaklara göre birbirlerine olan sevgilerini etkileyici şekilde söylerler. zaten hz. muhammed aliyi cennetle müjdelemiştir.

şimdi düşünün... ayşe yada alinin empatisini yapalım. elbette peygamber dışında kimse masum değildir ama söz konusu cennetle müjdelenmektir. siz cennetle müjdelenseniz , hadi onu geçtik bizzat peygamberi görseniz bile ona iman etmemeniz zor iken: bu kadar birbirine yakın olan insanlar , neden dönemin en büyük savaşını yapmıştır? ebu talib olayında olduğu gibi anlatılan hikayede yanlışlar mı var? anlatılan hikayede normal bir bireyin inanmamak için tek sebebi olabilir. onu da yazdım zaten. bu insanların savaşı anormal derecede ilginçtir. cennetle müjdelenen insanlar birbirini öldürme isteğinde ne olabilir? amaç nedir? peygambere yeteri kadar inanmadılar mı? ne olursa olsun %100'lük verilen bir garantiye karşı çıkmak matematiksel olarak imkansızdır. mutlaka hikayenin içinde tutarsızlık olmalıdır.

günümüz şia'nın ayşeye karşı olan nefreti bütün hikayeyi toparlamak için olabilir. sonuçta gerdanlık olayı gibi onun aleyhine bir olay var. ayetle sabit bile olsa bir firenin verilmesi alinin hesabına artı yazar. zaten onun yanında oldukları için bahaneleri hazırdır. birde olayın sonrası olunca ayşeyi direkt hedef almak kolaylaşır. savaş bittiğinde ayşenin pişman olması ve bunu en üst düzey dilden ifade etmesi hikayeyi toparlamakta yardımcı oluyor akıllarınca.

tabi bu benim tahminlerim. şia'nın ayrı dine gidecek kadar şekillenmesinin 2 ana sebebinin bunlar olduğunu düşünüyorum. sünnilerin şii'lere karşı tavır almak yerine karşı tezlerini yazması gerektiğini düşünüyorum.
devamını gör...
1500 senelik bir mesele ve hiçbir zaman üzerinde uzlaşılamayacak. o yüzden tartışmaya gerek yok. ehli sünnetin kulbuna sarılmak gerekiyor. gerisi önemsiz.
devamını gör...
en yaygın iki kolu caferi ve zeyidi olan ehli sünnet dışı mezhep
devamını gör...
emperyalizme karşı, dünyanın gözü önünde dik durmayı başarmış mezheb.

bir mezheb seçeceksem şia'yı seçerim . ehl-i sunnide ses var iş yok.
devamını gör...
islam dininde mezhepler yoktur ve dolayısıyla şia diye bir öğretinin de yeri yoktur:

www.kurandakidin.com/2011/1...
devamını gör...
kelenderisdin mezhebi.
devamını gör...
1500 sene önceki siyasi bir krizden doğan ve bu krizi hala güncelmiş gibi tartışan insanların mezhebi.
zaman kavramları da yok.
devamını gör...
ingiliz şerefsizletinin orta doğuyu karıştırmak için uydurdukları mezheplerden biri.
halbuki mezhep ve tarikat denen şey hiç bir dinde yoktur.
devamını gör...
bu başlığa bakıp "türkiye'de insanların bilgisi yoktur ama mutlaka bir fikri vardır" sözünün doğruluğunu görebilirsiniz.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"şia" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim