diğer insanların çoğunluğunun aksine olduğu halde şiddetle savunduğun bir fikrin var mı ?
devamını gör...
her kozadan çıkan kelebek midir?
devamını gör...
sohbet ve de üstüne soru ele alınan başlığa bakıyorum. (insanlık için küçük ama benim için büyük bir şey.) sebebi de çoğu zaman insanlarla yapılacak ya da yapılan şeylerden haz etmiyorum pek. veya bu sorulara hiç gerek duymam, doğal ve doğaçlama ele alırım ama;
çok tuhaf bir arkadaşlık ilişkisinin içine girdim. o kadar dengesizlik ve yanlış anlaşılma ile rezillikler oldu ki ne şekilde davranmam gerektiğini kestiremiyorum. insanlara karşı çok meraksızım ve bu yüzden genelde sorular karşı taraftan gelince kötü hissettim. ikinci başlangıç hatta üçüncü oldu ama tam olamadı gibi. kendim gibi davranamıyorum anlamadığım bir şekilde ve bu sinirimi bozuyor. ondan sohbet dönmüyor, sıkıcı ve kesik kesik. ortamda gerginlik var ve kasvet resmen. konuşurken neredeyse ecel teri dökeceğim o derece. böyle ortamdan ve böyle bir sohbetten hiç haz etmem. çözmem için soru önerilerine bakayım dedim. ama böyle de olmayacak gibi. sanırım ben "senin kendini yanlış ifade etmen sonucunda ben de yanlış anladım ve ona göre davranmaya çalışırken kopukluklar olduğu için ne şekilde davranacağımı kestiremedim. bu yüzden tam kendim gibi olamadım ve sayende(!) rezilde oldum, seni dövmek istiyorum!" diye olayı tam açıklayan ve öfkemi de kusan bir şeyler demek istiyorum.
olay ne, olay; en son 1 yıl önce az çok konuşmuşuz ve deprem zamanından sonra unutkanlığım artmıştı. oyunda uzun zaman sonra denk gelince bana yazdı ama yabancı gibi geldi. durumu söyledim ve sonra kim olduğunu ve tam olarak neyim olduğunu sordum. yani tam arkadaşım mı yoksa olmaya yakın mı vs. o da arkadaşınım demişti. (arkadaşlık olayı bende herkesinkinden farklı işler.) "emin misin, arkadaşım olup sevmediğim bir arkadaşta olabilirsin?" demiştim. o da "normal bir şekilde konuşuyorduk ve arada oynuyorduk. bence sevdiğin bir arkadaşınım." deyince "emin misin, çünkü ben tüm arkadaşlarımı az çok olsa bile hatırlıyorum ve normalde unutacağım kişilerde değiller ama seni hatırlamıyorum." gibisinden bir şeyler yazdım. neyse sonra arkadaş olduğumuza ikna etti. ben de o yüzden biraz samimi davrandım. sonra öğrendim ki meğersem biz tam arkadaş değilmişiz. ara ara denk gelirken az çok konuşup birlikte oynamışız sadece. buna sinirlendim çünkü sadece sevdiğim insanlara gerçekten kendim olur, sempatik ve güleç olurum vs. ve özele girecek sorularına cevap değil sert bir tepki veririm. olay böyle olunca ben "en başa alıyoruz zaten başa çokta uzak değiliz. arkadaşlık kriterlerimi biliyor musun?" deyince bilmediğini söyledi sonra ben de sıraladım. soğuk, mesafeli, biraz sert ve ciddi ses tonumu duyunca afalladı. sonra "baştan alırken arkadaşlığıma özel tuttuğum şeyleri de alacağım tabi ki. ve 3 aylık bir sürecin var. seni en fazla 10 dk' da çözerim ama kesinlik tercihim olur o yüzden. bir sıkıntı var mı?" deyince "askerlikte gibi hissetmem normal mi, arkadaşlık değil alt üst ilişkisi kuruyoruz gibi geldi." demişti. bir an abarttım mı diye düşündüm ama sonra baştayız ve fazlası olmaz eksiği olabilir diye düşündüm. "konu ve kriterlerim benim için önemli, alt üst ilişkisi dediğin için de bu zaman dönerken kahkaha atacaksın tabi gerçekten arkadaşım olabilirsen, olamazsan da zaten bu zamana dönme şansın olmaz, kusura bakma kahkaha atamayacaksın." demiştim. "sadece arkadaşlık için mi bunu yapıyorsun?" demişti kriterlerin ortasındayken ve "son kriteri duyunca cevabını alırsın." demiştim itiraz isteyemeyen bir şekilde. allah'ım başta ne kadar sinir bozucu ve gıcığın tekiyim. sonra "arkadaşlık sadece arkadaşlık için kurulur, farklı gözle bakma ya da farklı niyetler olursa hem biter hem de silinirsin. ve bir daha benim için özel insanlardan sayılmadığın sürece özelimle ilgili sorular sorma. evlilik konusu seni ilgilendirmez bu konumda." diyecekken konu yarıda kaldı ben çıkmak zorunda kaldım aniden. sonra denk geldik ama konuşma şansımız olmadı. klasik sorular sorduk( nasılsın, ne yapıyorsun gibi.) ve oynadık. bu kriteri ve ayarı duyması gerekiyor. çünkü insanların haddine olmayan şeylerinden hiç haz etmem gevşeklik gibi gelecek şeyleri de. çok ters ve çok kırıcı olurum. bu üçüncüydü ama işte yarım kalan bir üçüncü tanışma.
rezilliğe gelirsekte o dedi ya arkadaşız vs. ben doğru düzgün tanimazken nasıl arkadaşım gibi davranabilirim ki? en azından uyum sağlar ve de arkadaşlarıma davranıyor gibi davranırdım. bunu yapmak zordu, bu yüzden gerildim ve diksiyonum bomba yemiş gibi yerle bir oldu. ona rağmen bana "diksiyon kursuna gittin mi?" diye sormuştu ve sinirden kahkaha atmıştım. "akıcılık yok, en son şiveden kayma bile oldu vs. ve bunu soruyorsun? imayla sordun değil mi?" deyince o güldü. ciddi sormuş ama ne bileyim imalı hâli daha uygundu ama bozmak istemedi sanırım. r harfini yutan insanlardan olmayışımla ve tane tane anlaşılır bir şekilde konuşmamla? hayatımda yaptığım en berbat konuşmalardan ilk üçe girecek potansiyeldeydi. sinirden ağlamak bile istemiştim yani.
yazınca daha saçma ve daha sinir bozucu geldi. ne biçim şeyler yaşamışım ve ne hâllere düşmüşüm, ona daha çok kızmak istiyorum. içimde söyleyemediklerim var. ayrıca sabrı şaşırtıcı ve de her şeye rağmen ılımlı davranması. ben mi sabırsız ve fevriyim yoksa insanlar mı sabır taşı çözemiyorum bazen. bunlar ilkten "tam tanışmıyoruz bile." şeklinde olsaydı "iyi, tamamlanmasın zaten, hiç arkadaş edinecek veya insanlarla iletişim halinde olacak bir modda değilim." derdim açık açık. ama olaylar böyle olunca diyemedim ve de eksi yanı minikte olsa olmadı, ben büyük eksi olmama rağmen. istemeyerekte olsa bir baktım kriter sayıyorum vs.
ağır depresyonda gibi bir şeydim ve yakınlarıma bile uzakken hiç uzak olan biriyle yakın olasım yoktu. sonuç elde edince bunları ona söyleyeceğim "biliyor musun başta böyle böyle his ve düşünceler içindeydim ama olaylar ve anlar beni istemediğim bir şeye aldı. minik bir kusur bile görmedim bahane edip sonlandırayım (sonlandırma isteğim insanların duygularına olan hassasiyetimden. içten olmadığım için devam etmek istemedim başlarda.) ama şimdi iyi ki öyle almış." veya sonu minik'le başlayıp devam eden yerin yerine "keşke almasaymış." diyeceğim. tepkisi nasıl olur bilmiyorum ama doğru olduğunu düşündüğüm şeyleri hep yaparım bana yaramayacak olsa bile. yalan veya bu tarz durumların biz arkadaş olabildikten veya olamadıktan sonra aramızda durması rahatsız edici. tuhaf bir şekilde arkadaşlık ilişkimiz var derken doğruydu. kendimi bu yüzden kötü ve üzgün hissediyorum. kendim olsaydım "seni zorlamış gibi hissediyorum. ve bu kötü." derdim ondan. ama elimde olan ya da bilerek geliştirdiğim şeyler değildi. kaç haftadır 3-4 kez denk geldik. oyun dışında hiçbir bilgisi yok elimde. yoksa konuşma sıklığı olurdu ve olay belki şu ana kadar çözülmüş olurdu ama arkadaşım olmadan hesap alamam veya veremem. ve kendisi benim aksime öğrenci, yoğun olmadığı zamanlara denk getirmem lazım. insanları zora sokmaktan nefret ederken böyle sokuyorum ya, çok sinir bozucu. sonda bana kötülük etmiş olsa bile özür borcum var. umarım beni anlar ya da ben kendimi doğru düzgün ifade ederim. bari bu olması gerektiği gibi tuhaflığa bürünmeden olsun yoksa delireceğim...
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"sohbet açacak sorular" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim