uzun süredir gözlemlediğim, artık mide bulandıran bir realitedir. her ağzı olanın fütursuzca konuşmasını, cehaletini dilediği gibi saçmasını geçtim; bir de kitlelere nasıl yaşaması, nasıl düşünmesi gerektiğini dikte eden "akıl hocaları" türedi.
bunların örneklerine burada bile rastlıyoruz.
"erkek dediğin en az 1.90 olmalı"
"kadın dediğin iri göğüslü olmalı" gibi fiziksel kalıp dayatanlar mı istersin; "25 yaşına kadar bilmem kaç bin dolar biriktirmeyen de ne bileyim", "ilişkinin ilk ayında şu pahalı hediyeyi almayan erkek net manipülatördür" diye toksik vizyon satanlar mı... ne ararsan var!

insan olmanın asgari şartı bir şahsiyete, özgün bir prensibe sahip olmaktır. oysa dijital mecrada ne popülerse onu kapıp anında kişisel prensibi zanneden, karakteri rüzgâra göre yön değiştiren bir omurgasızlar ordusu var karşımızda.
​üstelik, yalancısı, empati fakiri, narsisti, manipülatörü, görsellik ve ilgi delisi, bağnazı, sınır tanımayanı... kısacası ne kadar zehirli, defolu tip varsa hepsi burada konuşlanmış durumda. (sözlükler dahil) sosyal medya, en büyük açık hava tımarhanesine dönüştü. yani fikirlerin tartıştığı bir platform değil, karakter yoksunlarının, kendi patolojilerini "normal" diye topluma kusarak birbirini ağırladığı yer artık sosyal medya.
devamını gör...
kesinlikle katılıyorum mesela sözlükte ruh hastası olarak ben varım, doğru söylüyor*
ayrıca kadın dediğinin omzu güzel olmalı ve evet erkekte 1.90 boy beklentisi olan kadınları da sonuna kadar destekliyorum* (üzgünüm kısalar)
devamını gör...
bu durum o kadar ileri gitti ki birileri her haltı paylaştığı için akrabası, düşmanları tarafından açık hedef haline getirip *ldürülmesine sebep oldu.
başka birisi canlı yayında birini b*çakladı
bir kaç sene önce de canlı yayında kadın gidip arkadaşını topuğundan v*rdu.
evli çiftlerin izlenme için yaptıklarını anlatmak bile istemem bazı videolar boşanma sebebi.
devamını gör...
hepimiz yapıyoruz, doğru mu? değil. bu bizi ruh hastası yapar mı? her zaman yapmaz.

ben de yazıyorum "35'ini geçmiş kadını çekici bulmam", "asla fazla kilosu olmamalı" diye.
öbürü de gaza geliyor: "parasız erkeği sadece annesi sevmeli", "erkek dediğin 1.90 değilse camdan atlasın".

yarı dalga geçiyoruz, yarı çağrışımlarla konuşuyoruz. bazen kendine bakmayan insana gerçekten arkaik bir öfke duyuyoruz.

o arada boktan evlilik yapmış, hayatını toparlamaya çalışan kadın iç çekiyor. borcu olan toparlayamayan adam umutsuzluğa kapılıyor. aslında onlarla konuşmuyoruz ama o da okuyor, laf ona da gidiyor.

sorun her lafın herkese ulaşması ve sosyal evrimimizde bunun yerinin olmaması galiba.
devamını gör...
bunlar önceden de vardı da haberimiz yoktu, şimdi görünür oldular, birbirlerini etkileyerek katlanarak çoğaldılar:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
özellikle x/twitter tam bir akıl hastanesi. işin kötü yanı sosyal medyada ne kadar saçmalarsanız veya birilerini hedef gösterirseniz o kadar popüler oluyorsunuz. dilan polat'ın takipçi sayısına bakın ve sonra da herhangi bir profesörün takipçi sayısına bakın. ortaya çıkan bu durum hem toplumun ne kadar yozlaştığını hem de sosyal medyanın kullanım amacını gösterecektir.
devamını gör...
sosyal medyanın kendisi ruh hastası yaratıyor. bir süre uzak kalındıktan sonra düzeliniyor.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"sosyal medyanın ruh hastası kaynaması" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim