1.
fr. j'accuse...!
emile zola'nın 13 ocak 1898 tarihinde dönemin fransa cumhurbaşkanı félix faure'a hitaben l'aurore gazetesi'nde yayımlanan mektubunun başlığıdır.
söz konusu mektup sadece fransa'da, yahudi kökenli bir subay olan alfred dreyfus'un, haksız yere ve düzmece belgelerle bir casusluk suçuyla suçlanarak yüzeysel bir yargılama sonucunda zindana gönderilme olayına istinaden emile zola'nın aslında herkesin bildiği olayın gerçek faillerini açık ettiği ve yapılan hukuk dışı eylem ve işlemlerin sadece hukuk ve ayrımcılık olayı değil, aynı zamanda başta ordu ve yargı olmak üzere ülkenin tüm kurumlarını derinden sarsan bir olay olduğunu haykıran bir mektuptur. zola, bu mektubuyla "kral çıplak" başlıklı masalda, "kral çıplak" diye haykıran çocuğun rolünü üstlenmiş ve herkesin bildiği ama kimsenin yapamadığı yapamadığı bir durum hakkında haykırışta bulunmuştur. zola, bu konudaki isyanını mektupta şöyle dile getirir:
"borçlar ve suçlar altında ezilmiş kişiler suçsuz ilan ediliyor, buna karşılık onurun ta kendisi, yaşamı lekesiz bir adam cezalandırılıyor. bir toplum bu noktaya geldiği zaman, artık çürümeye başlamış demektir."
zola, mektupla, sahte ve düzmece belgelerle kirli tezgâhı kuranların oyunlarını bozmak adına harekete geçişinin kendisinin de ceza alabilmesine neden olabileceğini bildiğini ama duruşundan da taviz vermeyeceğini söyleyerek tam bir aydın (intellectuel) karakteri sergiler:
“bu suçlamaları yöneltirken, kendimi hakaret suçlarını cezalandıran 29 temmuz 1881 tarihli basın yasasının 30 ve 31. maddelerinin kapsamına soktuğumu biliyorum. bu tehlikeye isteyerek atılıyorum.”
mektup, şu paragraf ile biter:
"...suçladığım insanlara gelince onları tanımıyorum, hiçbir zaman görmedim, kendilerine ne hıncım var ne de kinim. benim için önemsiz varlıklar, toplumsal kötülük ruhlarından başka bir şey değiller. burada yerine getirdiğim edimse, gerçeğin ve adaletin patlamasını çabuklaştırmak için başvurduğum devrimsel bir yol yalnızca. benim tek bir tutkum var, öylesine çok acı çekmiş ve mutluluğu hak etmiş insanlık adına ışık tutkusu. ateşli karşı çıkışım ruhumun çığlığından başka bir şey değil. beni ağır ceza mahkemesine çıkarmayı göze alsınlar ve soruşturma gün ışığında, apaçık yapılsın. bekliyorum."
nitekim düşündüğü şey emile zola'nın başına gelir. zola hakkında hakaret suçlamaları ile dava açılır. zola, yargılama sonucunda 1 yıl hapis ve 3 bin frank para cezasına çarptırılır. birleşik krallık'a kaçmak zorunda kalır.
öte yandan dreyfus olayı ile ilgili tüm mesnetsiz iddialardan açığa çıkması 12 yılı alır ve bu olaylardan geriye masum olduğu halde zulme uğrayan alfred dreyfus ile o'nun masum olduğunu haykıran emile zola'nın isimlerinin tarihe geçmesi; onlar hakkında mahkumiyet kararı kuranların ise esamelerinin okunmaması kalır.
emile zola, suçluyorum, çev. tahsin yücel, can yayınları, istanbul, 2019.
*
emile zola'nın 13 ocak 1898 tarihinde dönemin fransa cumhurbaşkanı félix faure'a hitaben l'aurore gazetesi'nde yayımlanan mektubunun başlığıdır.
söz konusu mektup sadece fransa'da, yahudi kökenli bir subay olan alfred dreyfus'un, haksız yere ve düzmece belgelerle bir casusluk suçuyla suçlanarak yüzeysel bir yargılama sonucunda zindana gönderilme olayına istinaden emile zola'nın aslında herkesin bildiği olayın gerçek faillerini açık ettiği ve yapılan hukuk dışı eylem ve işlemlerin sadece hukuk ve ayrımcılık olayı değil, aynı zamanda başta ordu ve yargı olmak üzere ülkenin tüm kurumlarını derinden sarsan bir olay olduğunu haykıran bir mektuptur. zola, bu mektubuyla "kral çıplak" başlıklı masalda, "kral çıplak" diye haykıran çocuğun rolünü üstlenmiş ve herkesin bildiği ama kimsenin yapamadığı yapamadığı bir durum hakkında haykırışta bulunmuştur. zola, bu konudaki isyanını mektupta şöyle dile getirir:
"borçlar ve suçlar altında ezilmiş kişiler suçsuz ilan ediliyor, buna karşılık onurun ta kendisi, yaşamı lekesiz bir adam cezalandırılıyor. bir toplum bu noktaya geldiği zaman, artık çürümeye başlamış demektir."
zola, mektupla, sahte ve düzmece belgelerle kirli tezgâhı kuranların oyunlarını bozmak adına harekete geçişinin kendisinin de ceza alabilmesine neden olabileceğini bildiğini ama duruşundan da taviz vermeyeceğini söyleyerek tam bir aydın (intellectuel) karakteri sergiler:
“bu suçlamaları yöneltirken, kendimi hakaret suçlarını cezalandıran 29 temmuz 1881 tarihli basın yasasının 30 ve 31. maddelerinin kapsamına soktuğumu biliyorum. bu tehlikeye isteyerek atılıyorum.”
mektup, şu paragraf ile biter:
"...suçladığım insanlara gelince onları tanımıyorum, hiçbir zaman görmedim, kendilerine ne hıncım var ne de kinim. benim için önemsiz varlıklar, toplumsal kötülük ruhlarından başka bir şey değiller. burada yerine getirdiğim edimse, gerçeğin ve adaletin patlamasını çabuklaştırmak için başvurduğum devrimsel bir yol yalnızca. benim tek bir tutkum var, öylesine çok acı çekmiş ve mutluluğu hak etmiş insanlık adına ışık tutkusu. ateşli karşı çıkışım ruhumun çığlığından başka bir şey değil. beni ağır ceza mahkemesine çıkarmayı göze alsınlar ve soruşturma gün ışığında, apaçık yapılsın. bekliyorum."
nitekim düşündüğü şey emile zola'nın başına gelir. zola hakkında hakaret suçlamaları ile dava açılır. zola, yargılama sonucunda 1 yıl hapis ve 3 bin frank para cezasına çarptırılır. birleşik krallık'a kaçmak zorunda kalır.
öte yandan dreyfus olayı ile ilgili tüm mesnetsiz iddialardan açığa çıkması 12 yılı alır ve bu olaylardan geriye masum olduğu halde zulme uğrayan alfred dreyfus ile o'nun masum olduğunu haykıran emile zola'nın isimlerinin tarihe geçmesi; onlar hakkında mahkumiyet kararı kuranların ise esamelerinin okunmaması kalır.
emile zola, suçluyorum, çev. tahsin yücel, can yayınları, istanbul, 2019.
*
devamını gör...
2.

asıl adı j'accuse olan emile zola eseridir.
bu eser aslında bir mektuptur. dönemin başkanına yazılmıştır bir uyarı niteliğindedir. tarihte çok önemli bir yere sahiptir.
yazar dreyfus olayıyla ilgili söylemlerini dile getirir ve bir gazetede yayınlanır. yayınlanan gazete l'aurore gazetesidir ve tarihler 13 ocak 1898 i gösterir.
mektup üçüncü fransız cumhurbaşkanı félix faure ithafen yazılmıştır ve açık mektuptur.
daha sonra kitap haline getirilmiştir. mektupta dreyfus olayının gelişmelerini anlatır. toplumda bulunan yozlaşmayı, adaletsizliği, hak ve hukuk kavramının rezil bir halde olduğunu söyler. sık sık cumhurbaşkanı faureyi uyarır. bu olay sizin döneminizde yaşandığı için hep üzerinizde leke olarak kalacak der. mektup sık sık yahudi karşıtlığını eleştirir ve dreyfusu haklamaya çalışır.
dreyfusun haksız yere hüküm giydiğini savunan zola dönemin insanlarına korkusuz olmayı öğretmiştir. o dönemden sonra yazarlar ve insanlar korkmadan söylemlerini dile getirmiştir. toplum ikiye bölünmüştür. dreyfus karşıtları ve dreyfus savunucuları oluşmuştur.
dreyfus karşıtları emile zolaya kin ve nefret kusmuştur hatta yazar ülkeyi terk etmek zorunda kalmıştır.
benim okuduğum kitap can yayınları tarafından basılmış çevirisini tahsin yücel yapmış.
çeviriyi çok beğendim çünkü tahsin yücel olayın öncesini ve sonrasını kitaba eklemiş çok güzel şekilde okuyucuya aktarmış. çok hoşuma gitti. önce olayın öncesini ve sonra olayın sonrasını görüyoruz olaya hakim oluyoruz.
kısa ve okunması gereken bir eser. tavsiye ederim. bir insan olarak cesur yazar emile zolaya teşekkür ederim.
devamını gör...