türklerde laktoz intoleransının genetik olması
başlık "plekumat" tarafından 28.03.2026 02:16 tarihinde açılmıştır.
1.
türklerde laktoz intoleransının genetik olması ve ekşi yoğurdun ortaya çıkışında bunun rol oynadığını öğrendim. süt yaramayınca tengri onu fermente edip yoğurt yollamış bu bilginin üzerine ekşi bi ayran içilir
bilimsel olarak kuzey avrupalıların aksine biz türklerde laktaz enzimi büyük oranda baskılanıyormuş. göçebe hayatta süt türklere dokunuyormuş. çok uzun süre saklanamayan sütü şans eseri mayaladıktan sonra ekşi yoğurdun daha kolay sindirildiğini fark etmişler.
bilimsel olarak kuzey avrupalıların aksine biz türklerde laktaz enzimi büyük oranda baskılanıyormuş. göçebe hayatta süt türklere dokunuyormuş. çok uzun süre saklanamayan sütü şans eseri mayaladıktan sonra ekşi yoğurdun daha kolay sindirildiğini fark etmişler.
devamını gör...
2.
çarles dalvin'in türklerin kökeni adlı meşhur kitabında da değindiği bir husus
devamını gör...
3.
laktoz intoreransına kalana kadar türklerin başka sorunları var.
devamını gör...
4.
mucizenin kahramanı'' laktobasiller'' dir.
yoğurdu, bir adım ötesindeki peyniri yapması falan bu kahramanları başımın tacı yapar.
yoğurtta yer alan laktobasiller, nöron'ların yavaşlamasına sebep olan gama aminobütirik asit nörotransmitterlerini üretir ve vagus siniri aracılığıyla bağırsaklardan beyne iletir. bunun sonucunda kişide rahatlama, sakinleşme gibi etkiler meydana gelir.
kaynak:vikipedi
yoğurdu, bir adım ötesindeki peyniri yapması falan bu kahramanları başımın tacı yapar.
yoğurtta yer alan laktobasiller, nöron'ların yavaşlamasına sebep olan gama aminobütirik asit nörotransmitterlerini üretir ve vagus siniri aracılığıyla bağırsaklardan beyne iletir. bunun sonucunda kişide rahatlama, sakinleşme gibi etkiler meydana gelir.
devamını gör...
5.
manda kaymağıyla ilk tanışışım.
hiç gördünüz mü bilmiyorum, sakın aklınıza normal kaymak gelmesin, rengi kardan beyaz, tadını tarif etmek mümkün değil, güzelliğine dair hiç bir lügatte muadili kelam neşredilmedi.
balla karıştırdım, şehvetle yiyorum, magnum reklamı ne ki olm, kaşığı bademciklerime değdiriyorum lan!
elim ayağım boşanıyor, uyuşturucu bağımlısı yeşil derili müptezeller gibi olmuşum sanki o an, her seferinde bu son diyorum ama öhöm sevgiliyle değişilen pozisyonlar gibi la bi de karadutla denesem mi sanki, üffff bi de fındık mı sepelesem lan, vallahi yalarin! kendimde değilim.
sanırım yarım kilodan biraz daha fazla yemişim, o an var ya gülümsüyorum mutluluktan, sanki tanrı yeryüzüne inip sizi öpmüş gibi bir his bu, orgazm dahil hiç bir bedensel hazla kıyaslanamaz bile.
ama her yükselişin bir düşüşü var.
korkunç bir karın ağrısı başladı, dedim herhalde iyisiyle kötüsüyle hayat buraya kadarmış, ölüyorum, nasıl bir ağrı biliyor musunuz, sanki karnınızı yarmışlar da bağırsaklarınızı çeviriyorlarmış gibi, yalnız öyle bi çeviriyorlar ki ciğerler kalp filan da artık bu türbülansa girmiş nefes alamıyorsunuz kalbiniz sanki şakaklarınızda atıyor.
acillik oldum, bana saçma gelen ama doktorun biz hastalara sormak zorunda olduğu bir dizi soru-cevap mülakatından sonra gıdadan zehirlenmediğim, laktoz intoleransım da olmadığı ancak nefsi emmaresinin hevai istek ve arzularının kölesi olmuş bir gerizekalı olduğum teşhisiyle magnezyum bilmem ne verilip uğurlandım.
bu yeni doktorlar hep böyle, tıp ihtisasınızı nizamiye medresesinde mi aldınız hanfendi, bana ilîm fennle gelin efenim! lütfen, zaten karnım ağrıyor!
hiç gördünüz mü bilmiyorum, sakın aklınıza normal kaymak gelmesin, rengi kardan beyaz, tadını tarif etmek mümkün değil, güzelliğine dair hiç bir lügatte muadili kelam neşredilmedi.
balla karıştırdım, şehvetle yiyorum, magnum reklamı ne ki olm, kaşığı bademciklerime değdiriyorum lan!
elim ayağım boşanıyor, uyuşturucu bağımlısı yeşil derili müptezeller gibi olmuşum sanki o an, her seferinde bu son diyorum ama öhöm sevgiliyle değişilen pozisyonlar gibi la bi de karadutla denesem mi sanki, üffff bi de fındık mı sepelesem lan, vallahi yalarin! kendimde değilim.
sanırım yarım kilodan biraz daha fazla yemişim, o an var ya gülümsüyorum mutluluktan, sanki tanrı yeryüzüne inip sizi öpmüş gibi bir his bu, orgazm dahil hiç bir bedensel hazla kıyaslanamaz bile.
ama her yükselişin bir düşüşü var.
korkunç bir karın ağrısı başladı, dedim herhalde iyisiyle kötüsüyle hayat buraya kadarmış, ölüyorum, nasıl bir ağrı biliyor musunuz, sanki karnınızı yarmışlar da bağırsaklarınızı çeviriyorlarmış gibi, yalnız öyle bi çeviriyorlar ki ciğerler kalp filan da artık bu türbülansa girmiş nefes alamıyorsunuz kalbiniz sanki şakaklarınızda atıyor.
acillik oldum, bana saçma gelen ama doktorun biz hastalara sormak zorunda olduğu bir dizi soru-cevap mülakatından sonra gıdadan zehirlenmediğim, laktoz intoleransım da olmadığı ancak nefsi emmaresinin hevai istek ve arzularının kölesi olmuş bir gerizekalı olduğum teşhisiyle magnezyum bilmem ne verilip uğurlandım.
bu yeni doktorlar hep böyle, tıp ihtisasınızı nizamiye medresesinde mi aldınız hanfendi, bana ilîm fennle gelin efenim! lütfen, zaten karnım ağrıyor!
devamını gör...
"türklerde laktoz intoleransının genetik olması" ile benzer başlıklar
laktoz
6