1.
cimri olmakla arasında ince bir çizgi olan davranış.
cimri olmak parayı harcamamaktır.
tutumlu olmak ise parayı akıllıca harcamaktır.
insanlar genelde para harcayarak mutlu olduklarını düşünürler,
para harcayarak yaşam standartlarının arttığını zannederler,
para harcayarak kendilerini zengin hissederler.
oysa böyle bi'şey yok.
parayı har vurup harman savurmak yaşam standardını artırmaz,
tutumlu olmak yaşam standardını artırır.
tutumlu olursan, 2 şey yerine 3 şey alırsın, 2 yer yerine 3 yere gidersin.
belki bazen harcamazsın, daha ucuzunu alırsın ama başka bi'şeyin de daha iyisini alabilirsin.
tutumlu olmak parayı hiç harcamamak değildir.
onun adı cimrilik oluyor.
tutumlu olmak parayı akıllıca harcamaktır.
mesela dün markete gitmiştim.
tchibo'nun filtre kahvesi indirime girmiş. 250gr 40 lira.
aslında kahve vardı ama 2 tane kaptım.
çikolatayı da nestle'den aldım. çünkü o indirimdeydi.
peki tutumlu olmak çok fark ettiriyor mu?
hem de çoooook fark ettiriyor.
kendimden örnek verecek olursam,
mezun olduktan sonra kendi paramla araba aldım.
(1 sene biriktirdim, babamdan borç alıp 2 sene de borç ödedim)
bunun dışında ilerisi için biraz para biriktiriyorum.
biraz bes'e yatırıyorum (yüksek enflasyon nedeniyle bana zarar oldu ama ilk başta 10-15 sene biriktiririm sonra üstüne kredi çekip ev alırım diye düşünüyordum.)
para da harcıyorum.
foto çekmeyi seviyorum. lensim var makinem var.
kendime 2 tane bilgisayar aldım.
anneme telefon aldım, tablet aldım.
annem için küçük ev aletlerinin neredeyse hepsini yeniledim.
(bi tek airfryer kaldı, onu da bu ay almayı düşünüyorum)
ben öyle yüksek maaş alan biri değilim.
bir de arada foto çekip para kazanıyorum ama 200-300-400 lira.
başka da gelirim yok.
fakat aklımı kullanan biriyim.
evli olsam geçen sene hiç düşünmeden kredi çekip ev alırdım.
oturduğum yerde geçen sene 300 bine 3+1'ler vardı.
hatta 2 sene önce kuzenim 300 bine'e dubleks aldı.
şimdi de 500 bine 3+1 giriş katlar var. fakat evlilik vesaire bunların bitmesi gerekiyor.
bazı insanlara bakıyorum inanılmaz saçma para harcıyor.
bir tandık var. geçenlerde işe başladı.
aldığı ücret asgarinin biraz üzeridir.
elindeki iphone 8'i verip üstüne 30 bin lira ekleyip iphone 13 pro max plus almak istiyor.
ben ciddi anlamda anlamıyorum.
ben çalışıyorum, emek harcıyorum, yoruluyorum.
paramı neden çar çur edeyim?
en kötü 2 senelik kredi çekecek bu delikanlı.
ömrünün 2 yılını bi telefon için harcayacak.
ne kadar mantıklı?
ben askere giderken eş dost bana para vermişti.
böyle bir adet varmış, bilmiyordum. güzel bir para geçti elime.
bir tanıdık dedi ki sen bu parayı 1 ayda harcar bitirirsin.
ben naptım?
o paranın yarısıyla anneme telefon aldım.
kalan yarısını da 5 ay idareli şekilde kullandım.
ailemden 5 kuruş para dahi almadım.
tutumlu olmak kişiden kişiye değişir.
sana göre uygun olan bana göre olmaz.
sana göre ucuz olan bana göre ucuz değildir.
o yüzden ayağını yorganına göre uzatacaksın.
bi ürün alırken alternatiflere bakacaksın.
önce tasarruf yapacaksın. sonra harcayacaksın.
uzun süre kullanacağın ürünler alacaksın
vesaire.
cimri olmak parayı harcamamaktır.
tutumlu olmak ise parayı akıllıca harcamaktır.
insanlar genelde para harcayarak mutlu olduklarını düşünürler,
para harcayarak yaşam standartlarının arttığını zannederler,
para harcayarak kendilerini zengin hissederler.
oysa böyle bi'şey yok.
parayı har vurup harman savurmak yaşam standardını artırmaz,
tutumlu olmak yaşam standardını artırır.
tutumlu olursan, 2 şey yerine 3 şey alırsın, 2 yer yerine 3 yere gidersin.
belki bazen harcamazsın, daha ucuzunu alırsın ama başka bi'şeyin de daha iyisini alabilirsin.
tutumlu olmak parayı hiç harcamamak değildir.
onun adı cimrilik oluyor.
tutumlu olmak parayı akıllıca harcamaktır.
mesela dün markete gitmiştim.
tchibo'nun filtre kahvesi indirime girmiş. 250gr 40 lira.
aslında kahve vardı ama 2 tane kaptım.
çikolatayı da nestle'den aldım. çünkü o indirimdeydi.
peki tutumlu olmak çok fark ettiriyor mu?
hem de çoooook fark ettiriyor.
kendimden örnek verecek olursam,
mezun olduktan sonra kendi paramla araba aldım.
(1 sene biriktirdim, babamdan borç alıp 2 sene de borç ödedim)
bunun dışında ilerisi için biraz para biriktiriyorum.
biraz bes'e yatırıyorum (yüksek enflasyon nedeniyle bana zarar oldu ama ilk başta 10-15 sene biriktiririm sonra üstüne kredi çekip ev alırım diye düşünüyordum.)
para da harcıyorum.
foto çekmeyi seviyorum. lensim var makinem var.
kendime 2 tane bilgisayar aldım.
anneme telefon aldım, tablet aldım.
annem için küçük ev aletlerinin neredeyse hepsini yeniledim.
(bi tek airfryer kaldı, onu da bu ay almayı düşünüyorum)
ben öyle yüksek maaş alan biri değilim.
bir de arada foto çekip para kazanıyorum ama 200-300-400 lira.
başka da gelirim yok.
fakat aklımı kullanan biriyim.
evli olsam geçen sene hiç düşünmeden kredi çekip ev alırdım.
oturduğum yerde geçen sene 300 bine 3+1'ler vardı.
hatta 2 sene önce kuzenim 300 bine'e dubleks aldı.
şimdi de 500 bine 3+1 giriş katlar var. fakat evlilik vesaire bunların bitmesi gerekiyor.
bazı insanlara bakıyorum inanılmaz saçma para harcıyor.
bir tandık var. geçenlerde işe başladı.
aldığı ücret asgarinin biraz üzeridir.
elindeki iphone 8'i verip üstüne 30 bin lira ekleyip iphone 13 pro max plus almak istiyor.
ben ciddi anlamda anlamıyorum.
ben çalışıyorum, emek harcıyorum, yoruluyorum.
paramı neden çar çur edeyim?
en kötü 2 senelik kredi çekecek bu delikanlı.
ömrünün 2 yılını bi telefon için harcayacak.
ne kadar mantıklı?
ben askere giderken eş dost bana para vermişti.
böyle bir adet varmış, bilmiyordum. güzel bir para geçti elime.
bir tanıdık dedi ki sen bu parayı 1 ayda harcar bitirirsin.
ben naptım?
o paranın yarısıyla anneme telefon aldım.
kalan yarısını da 5 ay idareli şekilde kullandım.
ailemden 5 kuruş para dahi almadım.
tutumlu olmak kişiden kişiye değişir.
sana göre uygun olan bana göre olmaz.
sana göre ucuz olan bana göre ucuz değildir.
o yüzden ayağını yorganına göre uzatacaksın.
bi ürün alırken alternatiflere bakacaksın.
önce tasarruf yapacaksın. sonra harcayacaksın.
uzun süre kullanacağın ürünler alacaksın
vesaire.
devamını gör...
2.
cimri olmak aslında ama biraz inceltilerek söylenmiş hali olduğu için söylediğiniz kişi iltifat olarak algılayabilir.
devamını gör...
3.
çok zorluyor beni. iki aydır mehmet efendi kahvesi içiyorum. kahvenin gerçek tadını unuttum.
devamını gör...
4.
ortalama bir evde büyüdüysen ister istemez geliştirdiğin yaşam tarzıdır.
ben kendimi tutumlu olarak sayabilirim. korkunç şartlarda büyümedim ama ortalama şartlarda büyüdüm. eve bir maaş girerdi. ve beş kişiye bakması gerekirdi. evet ne istediysek alabildik ama hep en uygununu. muz evet ama ananas hayır. (sevmem bu arada sadece örnek.) paten evet ama ucuz olanı. dondurma evet ama iki top. vs vs.
sonra
işe çok zor girdim. o kadar az az kazandım ve o kadar zor ulaştım ki şimdi o kazandığımı boş boş harcamak beni çok üzer. deneyimden kaçınmam. az önce hiç yoktan bi arkadaş geldi gittik dışarda iki yemek yedik. hiç acımam. ne bileyim bi tiyatro bileti düşürürüm iki bin lira olur. giderim.
ama telefona, kıyafete, saça başa saçma paralar vermek bence salaklığın daniskası. çanta çantadır. iş görecek. eh bir de tarzına uyacak tabii ki. tamam. markası bilmem ne diye dükkanda satılanan beş katı para vermenin ne anlamı var? telefon da öyle. ama tatile gidelim tabii ki. ha beş yıldızlı otele değil ama. gider bi uygulama otelşnde kalırız. ama her akşam başka yerde yer, başka yerde içeriz.
bir de işin israf kısmı var. yazıktır. günahtır. evde üç tane çanta vardı. sapları kopmuş. gittim 200 liraya üçünü de elden geçirdim. şimdi üç tane sağlam çantam var. bu paraya bi tane bile yeni çanta alamam bugün. şimdi bu üç çantayla bu yılı kesin çıkarırım. seneye de bakarız duruma.
ne bileyim telefon sağlamsa yenisiyle neden değiştiriyoruz? ayakakkabı parçalanmadıysa rengi modeli çok da farklı olmayan bi ayakkabı neden alıyoruz? on tane kazağın varken neden on birincisini aıyoruz? ha kilo almışsındır. ceketine sığmıyorsundur. ceket lazımdır. alırsın. en sevdiğini al hem de. ama gerektiği için.
yemin ederim benim gibi kadını kaçırmamanız lazımdı da işte kimse hayatı yaşayış şeklimize bakmadı. öyle suratımıza baktı. ve geçip gitti yanımızdan.
ben kendimi tutumlu olarak sayabilirim. korkunç şartlarda büyümedim ama ortalama şartlarda büyüdüm. eve bir maaş girerdi. ve beş kişiye bakması gerekirdi. evet ne istediysek alabildik ama hep en uygununu. muz evet ama ananas hayır. (sevmem bu arada sadece örnek.) paten evet ama ucuz olanı. dondurma evet ama iki top. vs vs.
sonra
işe çok zor girdim. o kadar az az kazandım ve o kadar zor ulaştım ki şimdi o kazandığımı boş boş harcamak beni çok üzer. deneyimden kaçınmam. az önce hiç yoktan bi arkadaş geldi gittik dışarda iki yemek yedik. hiç acımam. ne bileyim bi tiyatro bileti düşürürüm iki bin lira olur. giderim.
ama telefona, kıyafete, saça başa saçma paralar vermek bence salaklığın daniskası. çanta çantadır. iş görecek. eh bir de tarzına uyacak tabii ki. tamam. markası bilmem ne diye dükkanda satılanan beş katı para vermenin ne anlamı var? telefon da öyle. ama tatile gidelim tabii ki. ha beş yıldızlı otele değil ama. gider bi uygulama otelşnde kalırız. ama her akşam başka yerde yer, başka yerde içeriz.
bir de işin israf kısmı var. yazıktır. günahtır. evde üç tane çanta vardı. sapları kopmuş. gittim 200 liraya üçünü de elden geçirdim. şimdi üç tane sağlam çantam var. bu paraya bi tane bile yeni çanta alamam bugün. şimdi bu üç çantayla bu yılı kesin çıkarırım. seneye de bakarız duruma.
ne bileyim telefon sağlamsa yenisiyle neden değiştiriyoruz? ayakakkabı parçalanmadıysa rengi modeli çok da farklı olmayan bi ayakkabı neden alıyoruz? on tane kazağın varken neden on birincisini aıyoruz? ha kilo almışsındır. ceketine sığmıyorsundur. ceket lazımdır. alırsın. en sevdiğini al hem de. ama gerektiği için.
yemin ederim benim gibi kadını kaçırmamanız lazımdı da işte kimse hayatı yaşayış şeklimize bakmadı. öyle suratımıza baktı. ve geçip gitti yanımızdan.
devamını gör...
5.
damlaya damlaya göl olur demektir
devamını gör...