yazar: oğuz atay
yayım yılı: 1971
türk edebiyatının değerli isimlerinden biri olan oğuz atay'ın ilk romanıdır. değeri sonradan anlaşılan eser içerisinde alışılmışın dışında bir teknik ve kurguyla yazılmış 3 öykü barındırmaktadır; tutunamayanlar'ın, turgut özben'in ve selim ışık'ın öyküsünü.
selim ışık'ın intihar ettiğini gazetelerden öğrenen arkadaşı turgut özben'in ''neden'' arayışını konu alır.
yayım yılı: 1971
türk edebiyatının değerli isimlerinden biri olan oğuz atay'ın ilk romanıdır. değeri sonradan anlaşılan eser içerisinde alışılmışın dışında bir teknik ve kurguyla yazılmış 3 öykü barındırmaktadır; tutunamayanlar'ın, turgut özben'in ve selim ışık'ın öyküsünü.
selim ışık'ın intihar ettiğini gazetelerden öğrenen arkadaşı turgut özben'in ''neden'' arayışını konu alır.
- 1970 trt roman ödülü
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "muck the system" tarafından 16.11.2020 18:29 tarihinde açılmıştır.
41.
devamını gör...
42.
hep başlayıp, bir türlü bitiremediğim kitap.
devamını gör...
43.
dün başlasam mı dedim, şimdi tesadüf burada karşılaştım, üstteki entryden anladım ki başlamalıymışım.
devamını gör...
44.
oğuz atay - tutunamayanlar kitabının ingilizce çevirisi.
devamını gör...
45.
değişmek ve değişebilmenin zorluğu daha iyi anlatılabilirmiydi bilmiyorum.
"hayatında ilk defa başka bir insan olma özlemini duydu. hiç bilmediği bir içkinin susuzluğu gibi bir duygu. değişebilmek. kendinin bile tanıyamayacağı yeni bir varlık olmak. bütün canlıların olanca güçleriyle karşı koydukları bir değişim, bir başkalaşım. korkutucu ve aynı zamanda çekici bir eğilim. hücreler bütün güçleriyle, dış etkenlere karşı koyar ve vücuda girmek isteyen yabancı unsurları dışarı atmaya çalışırken değişebileceğini, onların bu kör inadını yenebileceğini düşünmek, insan için ne kadar zordu. değişmek, kendine yabancılaşmak demekti. dişimdeki küçük bir oyuğun içine giren bir yemek artığına, dilim ne kadar şiddetle saldırıyor, o küçük oyuğa giremeyeceğini bildiği halde, bütün yumuşaklığıyla kendini katı duvarlara vuruyor. barınamazsın o kovukta yabancı, diyor. tükürük bezleri, o küçük parçayı eritmek, boğmak için seller akıtıyor; dil, bir yılan gibi tekrar saldırıyor, küçük bir gedik bulup dalmaya çalışıyor. boğazım yutkunuyor: büyük anaforlar yaratıp yutmak istiyor bu bilinçsiz küçük parçayı. hepsi el birliğiyle uğraşıyorlar, kendilerini harap ediyorlar. dilin ucu parçalanıyor, boğaz kuruyor. amaç, canlının bütünlüğünü korumak, değişmesini önlemek. yeni olan her şeye isyan ediyor vücut: dünyanın en rahat yatağında ilk yattığı gece uyuyamıyor. beyin, vücudun o korkunç diktatör de, tutucu bir derebeyi aslında. gene de vücut kadar geleneklerine bağlı değil. bazen vücudu, yeni maceralara, bilinmeyen yaşantılara sürüklemek istiyor ve cahil hücrelerin kör başkaldırmasıyla karşılaşıyor. emirlerini dinlemiyorlar yöneticinin: ayaklanıyorlar. vücudum isyan ediyor. ellerine baktı: onları düşmanca gözlerle süzdü. bir süre bakıştılar; sonra gözkapakları da karşı tarafa katıldı: yavaş yavaş kapandılar. turgut silkindi, gözlerini açtı. uyuşukluğunu üzerinden atmak için bir hareket yaptı: bir sigara daha yaktı."
"hayatında ilk defa başka bir insan olma özlemini duydu. hiç bilmediği bir içkinin susuzluğu gibi bir duygu. değişebilmek. kendinin bile tanıyamayacağı yeni bir varlık olmak. bütün canlıların olanca güçleriyle karşı koydukları bir değişim, bir başkalaşım. korkutucu ve aynı zamanda çekici bir eğilim. hücreler bütün güçleriyle, dış etkenlere karşı koyar ve vücuda girmek isteyen yabancı unsurları dışarı atmaya çalışırken değişebileceğini, onların bu kör inadını yenebileceğini düşünmek, insan için ne kadar zordu. değişmek, kendine yabancılaşmak demekti. dişimdeki küçük bir oyuğun içine giren bir yemek artığına, dilim ne kadar şiddetle saldırıyor, o küçük oyuğa giremeyeceğini bildiği halde, bütün yumuşaklığıyla kendini katı duvarlara vuruyor. barınamazsın o kovukta yabancı, diyor. tükürük bezleri, o küçük parçayı eritmek, boğmak için seller akıtıyor; dil, bir yılan gibi tekrar saldırıyor, küçük bir gedik bulup dalmaya çalışıyor. boğazım yutkunuyor: büyük anaforlar yaratıp yutmak istiyor bu bilinçsiz küçük parçayı. hepsi el birliğiyle uğraşıyorlar, kendilerini harap ediyorlar. dilin ucu parçalanıyor, boğaz kuruyor. amaç, canlının bütünlüğünü korumak, değişmesini önlemek. yeni olan her şeye isyan ediyor vücut: dünyanın en rahat yatağında ilk yattığı gece uyuyamıyor. beyin, vücudun o korkunç diktatör de, tutucu bir derebeyi aslında. gene de vücut kadar geleneklerine bağlı değil. bazen vücudu, yeni maceralara, bilinmeyen yaşantılara sürüklemek istiyor ve cahil hücrelerin kör başkaldırmasıyla karşılaşıyor. emirlerini dinlemiyorlar yöneticinin: ayaklanıyorlar. vücudum isyan ediyor. ellerine baktı: onları düşmanca gözlerle süzdü. bir süre bakıştılar; sonra gözkapakları da karşı tarafa katıldı: yavaş yavaş kapandılar. turgut silkindi, gözlerini açtı. uyuşukluğunu üzerinden atmak için bir hareket yaptı: bir sigara daha yaktı."
devamını gör...
46.
tekrar okumak istediğim, fakat henüz okumadığım çok kitap olduğu için, bu eylemden vazgeçtiğim eser.
belki bir gün tekrar kavuşuruz.
belki bir gün tekrar kavuşuruz.
devamını gör...
47.
popüler kültürün kurbanlarından.
popüler kültür kurban olarak bu kitabı seçtiği için okumamıştım. peki şimdi ben okumadım diye kurban kitap mı oldu?
e ben olacak değilim ya.
yeni aldım gerçi kitabı. nasılsa artık popüler değil diye. bakalım okunacak kitaplar havzasında.
popüler kültür kurban olarak bu kitabı seçtiği için okumamıştım. peki şimdi ben okumadım diye kurban kitap mı oldu?
e ben olacak değilim ya.
yeni aldım gerçi kitabı. nasılsa artık popüler değil diye. bakalım okunacak kitaplar havzasında.
devamını gör...
48.
asla tutunamadığım, bir türlü bitiremediğim kitaptır.
devamını gör...
49.
oğuz ataya sıkı sıkı sarılmak istememe neden olan kitaptır.
devamını gör...
50.
oğuz atay'ın en çok bilinen kitaplarından biridir. kalın bir kitaptır. kitap adının hakkını verir bu yüzden olsa gerek çoğu okuru kitaba tutunamaz ve yarıda bırakır.
devamını gör...
51.
12. sınıftayken okumuş olduğum kasvetli bir kitap.
devamını gör...
52.
''kitapçıların ve çiçekçilerin bazı özellikleri olmalıdır olric. gelişigüzel insanlar bu mesleklerin içine girmemeli. kitaplar ve çiçekler özel itina isteyen varlıklardır. ne yazık, bu meslekler de artık olur olmaz kimselerin elinde, sattıklarıyla ilgileri olmayan kişilerin. durmadan kitaplara ve çiçeklere eziyet ederler, onlara nasıl davranılacağını bilmezler. bana kalırsa, bir “kitapları koruma derneği” kurmalı ve kitaplara kötü muamele edilmesini önlemeli...''
oğuz atay
tutunamayanlar, oğuz atay
devamını gör...
53.
devamını gör...
54.
lise yıllarında okuduğum kitaptır
kitaptan alıntı;
“ilk yalanı söyledikten sonra bir daha konuşmamalı insan.”
kitaptan alıntı;
“ilk yalanı söyledikten sonra bir daha konuşmamalı insan.”
devamını gör...
55.
okunduğunda hayata yeni bir bakış açısı kazandıran bir kitap.
devamını gör...
56.
başlamadan önce çok gözüm korkmuştu fakat okumaya başlayıp içine girince elimden bırakamadım.kesinlikle bir edebiyat şöleni.
devamını gör...
57.
okumayı çok istediğim ancak sayfa sayısı ve bol bilinç akışı tekniği kullanılmasından dolayı gözümü korkutan kitap
devamını gör...
58.
okumak isteyip fiyatından dolayı bir türlü almadığım kitap
devamını gör...
59.
hayatın belli dönemlerinde tekrar okunması gerektiğini düşündüğüm sabredip bitirdiğinizde artık başka türlü düşünmeye başlayacağınız bir şaheseridir.
devamını gör...
60.
bir yerden bana miras kalırsa hemen bu kitabı alıp okumak istiyorum.
devamını gör...
