öne çıkanlar | diğer yorumlar

“ çok satan” kitaplarla aram hiç hoş olmadı çünkü biliyorum ki bu kitapları satın alan insanlar arasında giydiği kıyafetlere uyumlu olduğu için alanlar da, plaja giderken taşıması kolay olduğu için yanına alanlar da, okulda sınavda çıkacağı içim okumak için almak zorunda kalanlar da, evde dekoratif bir kitaplık kurmak için satın alanlar da var. ben mutlu azınlığa dahil olan bir müptela olarak bu insanlarla aynı konumda olmayı zul sayarım. ama bu kitabı okudum.

etkilenmedim dersem yalan söylemiş olurum. gerçekten içe dokunan bir hikaye. hasan ve emir’in dostluğunu okumak güzeldi ama aralarındaki sınıf farkını görmek o kadar da hoş bir şey değildi. dünya üzerindeki her coğrafyada arkadaşlıklar maddi bir bariyere çarpıp bölünmek zorunda kalıyor ve bunun mantıklı bir açıklaması yok elbette.

ortadoğu’nun içinde bulunduğu ve muhtemel bulunmaya devam edeceği durumu iki erkek çocuğunun hikayesini kullanarak anlatmış yazar. siz de okuyun ve değiştirmemiz gereken şeyler için harekete geçin.
devamını gör...
yazarı khaled hosseini olan eseri edebiyat öğretmeni olan kuzenim vermişti okumam için. lisede tanıştığım bu kitap beni hüngür hüngür ağlattı diyebilirim size.

iki dost... emir ve hasan. birlikte büyümüş, birlikte düşüp kalkmış iki çocuk bunlar. fakat emir'in yaptıkları gerçekten affedilir şeyler değil. emir, hasan'ı kıskanan ve babasının sevgisine aç bir çocuktu. kısaca doyumsuzluk kelimesinin vücut bulmuş haliydi. ve bu yüzden de kıskançlıkları ile kendisine adeta tapan hasan için kötü izler, kötü anılar bıraktı. hasan, kitaptaki çaresizlikti. en çok ona ağladım, en çok ona üzüldüm. zaten ne kadar kötülük varsa onun başına geldi. küçücük bir çocuktu ve tacize uğradı. dostu bildiği çocuk bunu bilmesine görmesine rağmen yardım etmedi üstelik o da bir çamur attı. aklıma geldikçe hala üzülüyorum hasan için.

eğer kitabı almak istiyorsanız bir solukta bitireceğinize garanti verebilirim. onların hikayelerine her sayfada daha çok tanık olacak ve hissedeceksiniz. kitabı okuduktan sonra sinemaya uyarlanmış halini de izleyebilirsiniz. fakat kitap kadar sizde büyük bir etki bırakacağını sanmıyorum. film kötü değil ama kitabı okurken sanki daha duygu yüklü oluyorsunuz. bu yüzden ilk kitabını alın ve okuyun. daha sonra filmini izlersiniz.
devamını gör...
khalid hosseini'nin ilk romanı olan "uçurtma avcısı" new york times'ın en çok satanlar listesinde yer alan kitabı,
yetmiş ülkede basılmıştır .
roman, afganistan'da monarşinin çöküşü,
sovyet işgali, ülkeden pakistan'a ve amerika'ya toplu göçü, teleban yönetiminin zulmü gibi konuları ele alıyor .
konusu dostluk üzerine kurulmuş olan bu kitap insanlığa bir çok mesaj veriyor. en büyük mesajlarından biri ise
"asla doğru yoldan ve inandığımızdan şaşmamamız gerektiğidir"
özet
emir ve hasan çocukluklarını birlikte geçirmiş olan süt kardeştirler. emir'in babası yaşadığı yerde oldukça tanınan varlıklı ve yardımsever birisi olarak bilinir. hasan'ın babası (ali) emir'in babasının hizmetkarıdır ve hazara'dır . ali kısırdır emir'in onun gerçek oğlu olmamasına rağmen onu oğlu gibi sever . hazara olduklarından dolayı bölgede pek sevilmezler. hasan bunların hiç birini aldırmaz ve arkadaşlıklarını iyi bir biçimde sürdürür.herşey iyi bir biçimde ilerlerken. hasan ve emir'in kabil'de her yıl düzenli olarak yapılan uçurtma şenliğine katılır. şenliğe katılanların arasında yaklaşık yüz uçurtma vardır yüz uçurtmadan sadece iki uçurtma kalır. hasan uçurtmanın ipini koparıp uçurtmanın peşinden koşar ve uçurtmanın düşeceği yeri tespit etmeye çalışır . aradan uzun bir zaman geçmesine rağmen hasan dönmez onu merak eden emir hasan'ı aramaya koyulur ve gördükleri karşısında şok olur assef'in onu bir köşeye kıstırıp elindeki uçurtmayı almaya çalıştığını görür uçurtmayı vermeyen hasan assef ve arkadaşları tarafından önce dövülür sonra tecavüze uğrar . emir yaşananların hiçbirine sesini çıkarmaz ve bir köşeden sessizce izler ve sonra arkasına bile bakmadan oradan kaçıp gider . emir yaptıklarından sesssiz kalışından büyük utanç duyar . hasan'ın yüzüne bile bakamaz onu her gördükçe kendini kötü hisseder. ve hasan'ı yanında istemez onu evden göndermek için hırsızlıkla suçlar emir'in babası onu affedebileceğini söyler ama ali bu utançla burada yaşayamayacağını söyler ve oradan ayrılırlar. sovyet işgalinin başlamasının ardından emir ve babası afganistan'ı terk ederek amerika'ya taşınır.
yaşadığı yerden ne kadar uzaklaşsa bile utancı ve pişmanlığı peşini bırakmaz . aradan yıllar geçer emir birgün hasan'ın başının tehlikede olduğunu öğrenir ve amerika'daki yaşantısını terk ederek afganistan'a hasan'ı bulmaya gider. orada öğrendikleri karşında şok olur hasan'ın onun süt kardeşi değilde gerçek kardeşi olduğunu öğrenir . hasan'ın farzana adında bir karısının ve sahrap isminde bir oğlunun olduğunu öğrenir.
bir çatışma sırasında hasan ölür ve yanlız kalan sahrap'ı yetimhaneye verirler . emir sahrap'ı yetimhaneden alır ve sahiplenir .
ardından sahrap'ı amerika'ya götürüp eski yaşantısına devam eder .
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
"...ve ansızın ,hasan kulağıma fısıldadı: senin için , bin tane olsa yakalarım.-hasan, tavşandudaklı uçurtma avcısı."
devamını gör...
ihanetin masum yüzü: uçurtma avcısı

      khalled hooseini'nin 2004 yılında yayımlanan uçurtma avcısı romanı, yazarın kitapları arasındaki en beğenilen ve okurken o karakterlerin içinde kendimizi bulabileceğimizi muhteşem bir sanat eseridir. bunda anlatımın yalın olduğu kadar 1900'lü yıllardaki yaşamın söz konusu olması, olayların okuyucuda estetik zevk uyandırabilmesi de etkin rol oynamıştır.

          yazar, sovyetler birliği'nin afganistan'i işgaliyle birlikte tarihteki bu dramı iki çocuğun gözünden mükemmel bir şekilde anlatmıştır. emir ve hasan'ın hayatlarını konu alarak yazılan uçurtma avcısı'nın temel malzemesi iki dostun aralarındaki arkadaşlık, ihanet ve sadakattir.

          romanın baş karakterlerinden biri olan hasan, emir'e karşı sevgi ve sadakatinden dolayı unutulamayacak bir olaya maruz kalır. emir gerçekleri gördüğü ve bildiği halde ona destek olmaz ve sonraları da bu utanca dayanamayarak hasan'a karşı tuzak kurar ve o evden ayrılmasını sağlar. bu olayda emir, bu davranışı sergilemeyip hasan'a destek olarak onun yanında durmalı, ona yardım eli uzatarak hiç sevmiyorsa bile insani görevini yerine getirebilmeliydi. ayrıca baba, çocuğuna daha yakın davranmalı, çocuğuyla daha sağlıklı bir iletişim kurabilmeyi başarmalıydı. buna nazaran yıllar sonra yakıp kavuran pişmanlık, emir'i hasan'ı bulup ondan özür dilemeye itmiştir. ama artık iş işten geçmiştir. hasan, yönetimi ele alan devlet adamı tarafından öldürtülmüştür. ardında ise sohrab'ı (oğlunu) bırakmıştır. emir, hasan'ın emanetine sahip çıkarak afganistan'a gider ve sohrab'ı o ülkeden kendi yaşadığı ülkeye getirip ona bakarak vicdan azabını bir nebze olsun hafifletmeye çalışır. afganistan artık savaş nedeniyle yaşanılmayacak hale gelir.

          içindeki olaylara inat bu roman, ihanetin ve vicdan azabının yer edindiği, samimi ve içtenliğiyle okuyucuyu daha ilk sayfalarda kendine bağlayan bir romandır.

                                                                                                                  mine şahan 
devamını gör...
khaled hosseini tarafından yazılmış olup 2003 yılında yayımlanmış olan romandır.sovyetler işgali ile güvensiz bir ortama dönüşen afganistan'dan babası ile birlikte göç ederek california'ya yerleşen emir,romanın baş karakterlerinden birisidir.emir ülkesini terkederken çok sevdiği arkadaşı ve süt kardeşi olan hasan'ı geride bırakmıştır.hasan'ın zor durumda olduğunu öğrenince vicdanının sesini dinleyerek afganistan'a dönen emir,hiç beklemediği bir manzarayla karşılaşacaktır.
devamını gör...
kalbimi en çok kıran kitaplar arasında kesinlikle yer alacak olan bir kitap. normalde sırf popüler bir kitap olduğu için erteliyordum hep, abartıldığını düşünüyordum. fakat daha ilk sayfalarında beni etkilemeyi başaran bir kitap oldu.
kitapta özet olarak etnik kökenleri farklı olan iki arkadaşın dostlukları ve savaşın , pişmanlıkların getirdiği olaylar anlatılıyor. böyle dediğimde basit bir şeymiş gibi gözükse de yaşanılan şeyler, duygular , karakterler ...hepsi birbirinden iyi işlenmiş kitaba fikrimce .
devamını gör...
13 yaşında elime geçen, yıllarca kitaplığımda süründürüp, okuduğumda "keşke daha önce okusaydım." dediğim efsane kitap.

kitapta ev sahibinin ve evin yardımcısının oğullarının birlikte büyüyüşünü, yaşadıklarını izliyorsunuz. kitap iki çocuğun üzerinden anlatılıyor. birbirlerine olan destekleri, fedakarlıkları, hayatları konu edilmiş. aynı zamanda afganistan'daki taliban zulmü kısa da olsa kitapta anlatılmıştır.

hem kültür açısından, hem de farklı bir konuya sahip olması açısından doyurucu, üzücü, sürükleyici bir roman. elinizden düşüremeyeceksiniz. mutlaka okunmalı.
devamını gör...
içeriği hakkında hiçbir fikrim yokken aldığım okurken değişik duygu değişimleri yaşatan bir kitap.


khaled hosseini (d. 4 mart 1965, kâbil), afganistan doğumlu ve göçmeni olan amerikalı yazar ve doktordur. 


yazarın kurgu yeteneğine hayran kaldığım bir eserdi. açıkçası çok meşhur olduğu için hep erteliyordum okumayı. ondan dolayı hiç merak edip bakmamıştım bile. 1 senedir de kitaplarım arasındaydı. hem okurken şimdi ne olacak diyerek bir çırpıda bitebilecek bir kitap. hem de olaylar duygu eşiğinizi geçebileceğinden ancak nefeslenerek okunabilecek bir kitap. benim için ikincisi geçerliydi. okurken çok sinirlendiğim yerler oldu çünkü. kitabı kapatıp bir iki gün okumayıp geri elime aldım. bence çok küçük yaşlarda okunmaması gereken bir kitap. en az 16 yaşındayken okunabilir.

kitabın içeriğine gelirsek, babasının sevgisini hissetmek isteyen bundan kaynaklı yanlış şeyler yapan bir çocuk ve onun hem yardımcısı hem de arkadaşı diğer çocuk arasında başlıyor. yaklaşık 30-35 senelik bir dönemi anlatıyor. dostluk, kardeşlik, aşk, ihanet, aile, gurbet gibi bir çok konu çok başarılı bir şekilde işlenmiş.

sanırsam filmi de varmış. kitaplarla arası iyi olmayan bir arkadaşım 5 sene önce izlediğini söyledi. hatta en son ağladığım gün onu izlediğim gündü diyor. yani gerçekten yüreğinizi burkan bittiginde bir süre etkisinden cıkamayacağınız bir kitap. tavsiye ederim.
devamını gör...
mickey mause firmasında çalışan bir abimiz hediye etmişti maslakta yaşarken, o gün bugündür farelere dikkat ediyoruz, bir de bahçıvan şoför vese aşçı uşak işleri işte. ne zor işmiş müzakere.
devamını gör...
afganistan'da monarşinin çöküşünü, sovyet işgalini, taliban yönetiminin zulmü gibi konuları ele alan khaled hosseini romanı. okuduğumda beni derinden etkilemişti. hatta bir ara tekrar başlamayı bile düşündüm. dostluğun en güzel hallerini buluyorsunuz kitapta. kaçımız emir ve hasan gibi bir dostluk yaşayabildik ki hayatımızda. vefa gerçekte zor bulunan ve kıymetli bir mücevher.

uçurtma avcısı, modern edebiyatın en çok duygusal iz bırakan romanlarından biri. ama kitabın gücü yalnızca “üzücü” olmasından gelmiyor; suçluluk, ihanet, dostluk ve kefaret duygusunu çok insani bir yerden anlatabilmesinden geliyor.

kitabın en güçlü taraflarından biri okuru yalnızca karakterlere üzmüyor; okura kendi vicdanını sorgulatıyor.

*geçmişin insanı bırakmaması,
*suçluluk duygusu,
*hasret,
*şehir ve hafıza ilişkisi,
*insanın kendi içindeki kuyulara düşmesi,
*geç kalmışlık hissi.

barındırdığı bu özellikler ile bana bir dizeyi hatırlatıyor;

“düşündükçe indiğin kuyular
seni boğar ancak”

çünkü uçurtma avcısı’nda da karakter yıllarca kendi zihnindeki kuyudan çıkamıyor.

özellikle vicdan, geçmiş ve insanın kendini affetme çabası üzerine yazılmış en etkili modern romanlardan biri.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"uçurtma avcısı" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim