neredeyse son yirmi yılda gördüğümüz seçim sonuçları ve ondan öncesinde yaşanan olaylar ile kendini gösteren olgu.

aralarında mutlaka sosyalist ve devrimci gruplar da vardır ancak büyük çoğunluğunun muhafazakar ve sağ tandanslı olduğunu düşünüyorum.

bu entry kesinlikle bir yargılama, eleştirme ve kötüleme içermemekle birlikte durumun neden böyle olduğuna değinmeye çalışmaktadır.

diğer ülkelerde, özellikle sanayi devrimini yakalamış ve ekonomik anlamda daha müreffeh olan avrupa ülkelerinde, işçi sınıfının ülkemizden biraz daha farklı konumladığını görebiliriz. peki neden?

sanayi devrimi sırasında ülkeler ve halk kitleleri değişimler, dönüşümler geçirirken hepimizin bildiği üzere, erken dönemlerde bir işçi hakkında bahsetmek pek mümkün değildi. ağır çalışma şartları, haftalık izinler olmadan geçirilen günler, düşük ücretler ve sömürü düzeni.

bu gibi sancıların yaşandığı ülkelerde, işçi sınıfı ve çalışanlar haklarını bir çaba sonucu elde ettiler. gösteriler düzenlediler, üretimi durdurdular, seslerini yükselttiler ve yavaş yavaş, yeterli olmasa da bazı güvencelere kavuştular.

bizim ülkemizde ise 18. ve 19. yy da bir sanayiden söz edilemeyeceği için, bağımsızlığımızı kazanıp, başkomutan gazi mustafa kemal atatürk önderliğinde devlet destekli sanayi atılımları başladığında, işçi sınıfı ortaya çıktı. fakat bu düzen sırasında, işçi sınıfının çalışma koşulları için halihazırda var olan örnekler kullanıldı. sanayi devriminin yaşandığı ülkelerdeki gibi sınıf mücadelesi, hak arama çabası olmadığı için çalışanlarımız okuma, kendini geliştirme, hakları için mücadele ederken öğrenme gibi süreçleri çok yaşamadı. sosyalizm ve devrim gibi sözcükler belirli kalıplar içerisinde belirli çevreler arasında kaldı.
devamını gör...
insan hakları denilen mefhumun yaratılması magna carta'ya falan dayanıyor. adamlar ''din olgusu olmadan'' toplumsal kodları ve normları inşa etmek için 1 milenyumunu vermiş. atatürk'ün tepeden gelen devrimi ''benim bu şartları oluşturacak 1 milenyumum yok'' demekti aslında. zaten o yüzden işe yaramadı. atatürk inkılaplarının kalıcı olmasının tek yolu 10 tane daha atatürk'ün reenkarne olması falandı. daha doğrusu 100 yıl boyunca cumhuriyetle değil teknokrasi ile yönetim. fransa'daki en sağcı adamı alıp buraya koysak ülkenin liberali olur çıkar. mesele pek işçi sınıfı ile alakalı değil bence. genel olarak türk toplumu muhafazakardır. en kendine en ilerici diyen adama baksan ilericiliğin yobazıdır.

demokrasi ülkemizde çalışan bir sistem değil. norveç'teki isveç'teki avustralya'daki kitap okuma oranlarına bakıyorsun; bir de namibya'da patau'daki okuryazarlığa bakıyorsun.. aynı iki ülke aynı metotla yönetilebilir mi? aynı örneklem, aynı insan kaynağı yok bir kere ortada. türkiye de o yüzden demokrasiye çok erken geçti bence. mustafa kemal diktatörlüğü belki 200 sene devam etse bu toplumun mayası anca düzelirdi.
devamını gör...
hatalı, eksik tespit. teknik olarak doğru ancak bilimsel açıdan yanlış inanış.

türkiye'de elle tutulur bir işçi sınıfı yoktur. türkiye'de var olan işçi kitlesi(zaman zaman kütlesi) , sınıf oluşturacak şekilde örgütlenebilecek maddi(özellikle ekonomik) ve ideolojik olanaklara sahip değildir.

türkiye'de, sağcı olan, işçilik yapan sağcı bireylerin sayıca fazla olması durumudur. solcu işçilerin de ciddi bir kısmı, hükmen, sınıf bilinci olmayan işçi kütlesi içinde değerlendirilmelidir, ekonomi politiğin ekonomi teşkil eden içeriği, bilimsel olarak bunu talep eder.
devamını gör...
adam sağ muhafazakar çevrede büyümüş ne yapsın solu.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"ülkemiz işçi sınıfının muhafazakar ve sağ tandanslı olması" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim