senaristliğini ve yönetmenliğini hasan ali ceylan’ın yaptığı; taşradan büyük kente uzanan bir uyum arayışını merkeze alan 2025 yapımı kısa film.
üniversite eğitimi için köyünden ayrılarak hacettepe üniversitesi’ne gelen halil’in hikâyesi, kendini yabancısı olduğu bir yaşam biçiminin ortasında bulan genç adamın hem yeni çevresine uyum sağlamaya hem de değişen dünyayı anlamlandırmaya çalışırken giderek derinleşen bir yalnızlık duygusuyla yüzleşmesini konu alıyor.
üniversite eğitimi için köyünden ayrılarak hacettepe üniversitesi’ne gelen halil’in hikâyesi, kendini yabancısı olduğu bir yaşam biçiminin ortasında bulan genç adamın hem yeni çevresine uyum sağlamaya hem de değişen dünyayı anlamlandırmaya çalışırken giderek derinleşen bir yalnızlık duygusuyla yüzleşmesini konu alıyor.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "son singapur vapuru" tarafından 26.05.2026 02:52 tarihinde açılmıştır.
1.
senaryosu hasan ali ceylan tarafından yazılan ve aynı isim tarafından yönetilen kısa film; oyuncu kadrosunda mücahit ekmekçi, yağmur güney, ege çınar ve fatih uslu gibi isimler rol almış iken film ise 2025 yılında yayınlanmıştır.

taşrâdan kente okul hayatı için göç etmiş halil adlı genç bir üniversite öğrencisinin içinde olduğu kültür karmaşası ve hayatındaki bu kırılma noktasına karşı yaşadığı uyum - uyumsuzluk süreci konu ediniliyor.
filmimizin alt metninde ise aslında kimseye benzememenin yarattığı derin yalnızlık duygusu yer alıyor.
genç adamın köyden hacettepe üniversitesi'nde okumak üzere gelişi ile filmimiz başlıyor, çevresine uyum sağlamakta zorlanıyor, herkes gibi olamıyor, diğer hayatlar ve diğer insanların hayatlarındaki tercihleri olağan karşılaması zor olabiliyor, uyum sağlaması kolay olmayacak gibi görünüyor.
yeni edindiği arkadaşları viski içerken o bu durumdan hoşlanmıyor, bir kızın başka bir kız ile sevgili olmasını absürt karşılıyor, hayatın gerçeklerine adapte olmakta güçlük çekiyor ve yadırgadığı her şey onun yalnızlığına sebep oluyor...
bu kısa film bana nedense makas eller filmini hatırlattı, konu açısından benzerlikler taşıdığını düşünüyorum, bence şu açıdan benzerlik taşıyor; herkesten farklıysan kimseye dokunamazsın, makas eller gibi...
eğer farklıysan yabancılık çekersin, kendine, insanlara, dünyaya, hayata ve vâr olan her şeye...
uyum sağlayamamanın bedeli yalnızlık mıdır?
filmimiz bu soru üzerine düşündürüyor.
konu açısından şapkadan tavşan çıkarmasa da üzerine düşünmeye değer bir kısa film olduğu görülmektedir.
" eğer farklıysan yalnızlığa mâhkum oluyordun " diyen aldous huxley haklı mıydı acaba?
edit; film adı düzeltildi.

taşrâdan kente okul hayatı için göç etmiş halil adlı genç bir üniversite öğrencisinin içinde olduğu kültür karmaşası ve hayatındaki bu kırılma noktasına karşı yaşadığı uyum - uyumsuzluk süreci konu ediniliyor.
filmimizin alt metninde ise aslında kimseye benzememenin yarattığı derin yalnızlık duygusu yer alıyor.
genç adamın köyden hacettepe üniversitesi'nde okumak üzere gelişi ile filmimiz başlıyor, çevresine uyum sağlamakta zorlanıyor, herkes gibi olamıyor, diğer hayatlar ve diğer insanların hayatlarındaki tercihleri olağan karşılaması zor olabiliyor, uyum sağlaması kolay olmayacak gibi görünüyor.
yeni edindiği arkadaşları viski içerken o bu durumdan hoşlanmıyor, bir kızın başka bir kız ile sevgili olmasını absürt karşılıyor, hayatın gerçeklerine adapte olmakta güçlük çekiyor ve yadırgadığı her şey onun yalnızlığına sebep oluyor...
bu kısa film bana nedense makas eller filmini hatırlattı, konu açısından benzerlikler taşıdığını düşünüyorum, bence şu açıdan benzerlik taşıyor; herkesten farklıysan kimseye dokunamazsın, makas eller gibi...
eğer farklıysan yabancılık çekersin, kendine, insanlara, dünyaya, hayata ve vâr olan her şeye...
uyum sağlayamamanın bedeli yalnızlık mıdır?
filmimiz bu soru üzerine düşündürüyor.
konu açısından şapkadan tavşan çıkarmasa da üzerine düşünmeye değer bir kısa film olduğu görülmektedir.
" eğer farklıysan yalnızlığa mâhkum oluyordun " diyen aldous huxley haklı mıydı acaba?
edit; film adı düzeltildi.
devamını gör...
