orijinal adı: the merchant of venice
yazar: william shakespeare
yayım yılı: 1600
komedi-trajedi ögelerini barındıran tiyatro oyunu, yahudi tüccardan borç alan ve ödeyemediği takdirde bedeninden bir pound'luk etin kesilmesini kabul eden asilzadeyi konu almaktadır.
yazar: william shakespeare
yayım yılı: 1600
komedi-trajedi ögelerini barındıran tiyatro oyunu, yahudi tüccardan borç alan ve ödeyemediği takdirde bedeninden bir pound'luk etin kesilmesini kabul eden asilzadeyi konu almaktadır.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "türkleşmiş sovyet kizi" tarafından 18.01.2021 02:41 tarihinde açılmıştır.
1.
şekspirin yazdığı bir oyun. yahudi tüccar (tefeci) olan shylockun bir kadın (portio) tarafından yenilmiş olmasının hikayesi.
o dönemde tahta kraliçe elizabethin çıkmasıyla birlikte, kadınlara bir çok alanda daha fazla değer verilmeye başlamıştı. tiyatrolarda kadın oyuncular, kitaplarda kadın başrol karakterler gibi. venedik tacirinde de buna önem veriliyor, kadın aciz değil, zeki ve güçlü biri olarak gösteriliyor.
o dönemde tahta kraliçe elizabethin çıkmasıyla birlikte, kadınlara bir çok alanda daha fazla değer verilmeye başlamıştı. tiyatrolarda kadın oyuncular, kitaplarda kadın başrol karakterler gibi. venedik tacirinde de buna önem veriliyor, kadın aciz değil, zeki ve güçlü biri olarak gösteriliyor.
devamını gör...
2.
shakespeare' in en ünlü tiyatro eserlerinden biridir. yazıldığı dönemdeki toplumun yahudilere ve kadınlara olan yaklaşımını ortaya koyar ve birçok sosyal mesaj içerir. al pacino ve jeremy irons gibi isimlerin kadrosunda yer aldığı 2004 yapımı başarılı bir filmi de mevcuttur.
merhamet zorla olmaz, gökten süzülen yağmur gibi iner düştüğü yere.
kutsallığı iki yönlüdür: hem vereni kutsal kılar, hem alanı. en yüce kişilerde en güçlüdür, tahtında oturan hükümdara
tacından daha çok yaraşır. dünyasal gücün tanrısal güce en yakın hali, adaletle merhametin uzlaşmasıdır. o halde yahudi, adalet istiyor olsan da şunu unutma: adalet uygulanacak olsa, hiçbirimiz kurtulamazdık.
merhamet zorla olmaz, gökten süzülen yağmur gibi iner düştüğü yere.
kutsallığı iki yönlüdür: hem vereni kutsal kılar, hem alanı. en yüce kişilerde en güçlüdür, tahtında oturan hükümdara
tacından daha çok yaraşır. dünyasal gücün tanrısal güce en yakın hali, adaletle merhametin uzlaşmasıdır. o halde yahudi, adalet istiyor olsan da şunu unutma: adalet uygulanacak olsa, hiçbirimiz kurtulamazdık.
devamını gör...
3.
william shakespeare’in hem dram hem komedi sularında seyreden, borç ilişkilerinden toplumsal normlara kadar pek çok meseleyi masaya yatırdığı klasik tiyatro eseridir. ilk kez 16. yüzyılda sahnelenen bu oyun, "sadece borç mu bu, yoksa bir parça et mi?" sorusuyla dönemin hukukunu, din ilişkilerini ve toplumsal yapısını tiye alır; öyle ki bazı sahneler günümüz banka sözleşmelerinden bile daha gergindir.
olay örgüsünde, hristiyan tüccar antonio'nun yahudi tefeci shylock’tan borç alması ve karşılığında bir libre insan eti vadetmesi, hikâyenin merkezinde yer alır. shylock, o dönemin antisemitik havasını temsil eden karmaşık bir karakterdir; hem zalim hem mağdur, hem korkulan hem acınılan.
ancak perde ilerledikçe sahnenin yıldızı hiç beklenmedik bir yerden parlar: portia. dönemin kadın rollerinin "soylu, güzel, suskun" kalıplarıyla sınırlı olduğu bir dönemde portia, erkek kılığına girip mahkemeye damgasını vurarak "ben buradayım" der ve shakespeare kalemi ile kadının rasyonel zekâsı vurgulanır. hukuk bilgisi, keskin zekâsı ve retoriğiyle shylock’u hukuk yoluyla alt eder. adeta 16. yüzyıldan "kadın isterse yapar" mesajını gönderir. bu haliyle portia, shakespeare evreninde sadece aşkı değil, aklı da temsil eden güçlü kadın figürlerden biridir ki bunu shakespeare'in birçok karakterinde de görmek mümkündür.
venedik taciri, sadece bir borç hikâyesi değil; adaletin sınırlarını, inanç ayrımlarını ve toplumsal cinsiyet rollerini sorgulayan katmanlı bir eserdir. kahkaha attırırken düşündürür, düşündürürken surat asıttırır. bugün hâlâ sahneleniyor olması da tesadüf değil. bazı borçlar gerçekten ömürlük, bazı karakterler ise çağlar üstüdür. zaman kapsamında değerlendirildiğinde ise bu oyun, döneminin iktidar ve çoğunluk metni iken; günümüzde ötekileştirilen ve azınlık olanın metnidir.
olay örgüsünde, hristiyan tüccar antonio'nun yahudi tefeci shylock’tan borç alması ve karşılığında bir libre insan eti vadetmesi, hikâyenin merkezinde yer alır. shylock, o dönemin antisemitik havasını temsil eden karmaşık bir karakterdir; hem zalim hem mağdur, hem korkulan hem acınılan.
ancak perde ilerledikçe sahnenin yıldızı hiç beklenmedik bir yerden parlar: portia. dönemin kadın rollerinin "soylu, güzel, suskun" kalıplarıyla sınırlı olduğu bir dönemde portia, erkek kılığına girip mahkemeye damgasını vurarak "ben buradayım" der ve shakespeare kalemi ile kadının rasyonel zekâsı vurgulanır. hukuk bilgisi, keskin zekâsı ve retoriğiyle shylock’u hukuk yoluyla alt eder. adeta 16. yüzyıldan "kadın isterse yapar" mesajını gönderir. bu haliyle portia, shakespeare evreninde sadece aşkı değil, aklı da temsil eden güçlü kadın figürlerden biridir ki bunu shakespeare'in birçok karakterinde de görmek mümkündür.
venedik taciri, sadece bir borç hikâyesi değil; adaletin sınırlarını, inanç ayrımlarını ve toplumsal cinsiyet rollerini sorgulayan katmanlı bir eserdir. kahkaha attırırken düşündürür, düşündürürken surat asıttırır. bugün hâlâ sahneleniyor olması da tesadüf değil. bazı borçlar gerçekten ömürlük, bazı karakterler ise çağlar üstüdür. zaman kapsamında değerlendirildiğinde ise bu oyun, döneminin iktidar ve çoğunluk metni iken; günümüzde ötekileştirilen ve azınlık olanın metnidir.
devamını gör...
