nicolas roeg'in yönettiği, james vance marshall'ın aynı adlı romanından uyarlanan, edward bond'un senaryolaştırdığı 1971 yılında gösterilmiş olan ingiliz, avustralya ve amerikan ortak yapımı film.
bir jeolog, piknik yapma bahanesiyle genç kızı ve 6 yaşındaki oğlunu avustralya taşrasına götürür ve onları vurmaya çalışır. başarısız olduğunda, silahı kendine çevirir ve iki şehirli çocuk, sert ve vahşi doğayla tek başlarına kalırlar. onlara nasıl hayatta kalacaklarını gösteren avustralyalı yerli bir çocukla tesadüfen karşılaşırlar ve doğa ile modern yaşam arasındaki uyumsuzluğun farkına varırlar.
bir jeolog, piknik yapma bahanesiyle genç kızı ve 6 yaşındaki oğlunu avustralya taşrasına götürür ve onları vurmaya çalışır. başarısız olduğunda, silahı kendine çevirir ve iki şehirli çocuk, sert ve vahşi doğayla tek başlarına kalırlar. onlara nasıl hayatta kalacaklarını gösteren avustralyalı yerli bir çocukla tesadüfen karşılaşırlar ve doğa ile modern yaşam arasındaki uyumsuzluğun farkına varırlar.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "bazarov" tarafından 03.03.2021 20:10 tarihinde açılmıştır.
1.
aynı isimli romandan uyarlanan 1971 yapımı nicolas roeg filmi. film türkçeye sonsuz çöl adıyla çevrilmiş. walkabout bir aborjin geleneğidir. erkeklerin ergenlik döneminde çıktığı ve altı ay boyunca vahşi doğada tek başına yaşayarak manevi ve fiziksel olarak kendini kanıtladığı bir geçiş ritüelidir.
filmde çölde kaybolan ve medeniyete dönmek için çabalayan iki kardeş bu ritüeli gerçekleştirmekte olan bir aborjin ile karşılaşıyor ve o andan itibaren film, modern insanla ilkel insanın manevi bakımdan birbirinden ne kadar uzaklaştığını bir bir seyircinin yüzüne çarpmaya başlıyor. film boyunca aborjindeki saf insani ve ahlaki anlayışın bir çocukla eşdeğer olduğunu anlıyorsunuz. büyümenin ondaki bu saflığı değiştirmediğini, modern insanın ise büyüdükçe kendi saf halinden yavaş yavaş toplumun dayattığı karmaşık ve kurallarla bezenmiş ahlak anlayışına geçmeye zorlandığını anlıyorsunuz. aynı hisleri bu yoğunlukta olmasa da dersu uzala filminde hissettiğimi hatırlıyorum.
filmde modern insan ile ilkel insana dair o kadar çok gönderme ve karşılaştırma var ki sahne sahne analiz etmek gerekir. öyle derin metaforlar, gizli anlamlar aramanıza da gerek yok her sahnesi derdini doğrudan anlatıyor, modern insan bu, ilkel insan ise bu diye ayırıyor.
sırf avustralya'nın doğal güzelliklerini, hayvan çeşitliliğini uzun uzun seyretmek için bile defalarca izlenebilir.
filmde çölde kaybolan ve medeniyete dönmek için çabalayan iki kardeş bu ritüeli gerçekleştirmekte olan bir aborjin ile karşılaşıyor ve o andan itibaren film, modern insanla ilkel insanın manevi bakımdan birbirinden ne kadar uzaklaştığını bir bir seyircinin yüzüne çarpmaya başlıyor. film boyunca aborjindeki saf insani ve ahlaki anlayışın bir çocukla eşdeğer olduğunu anlıyorsunuz. büyümenin ondaki bu saflığı değiştirmediğini, modern insanın ise büyüdükçe kendi saf halinden yavaş yavaş toplumun dayattığı karmaşık ve kurallarla bezenmiş ahlak anlayışına geçmeye zorlandığını anlıyorsunuz. aynı hisleri bu yoğunlukta olmasa da dersu uzala filminde hissettiğimi hatırlıyorum.
filmde modern insan ile ilkel insana dair o kadar çok gönderme ve karşılaştırma var ki sahne sahne analiz etmek gerekir. öyle derin metaforlar, gizli anlamlar aramanıza da gerek yok her sahnesi derdini doğrudan anlatıyor, modern insan bu, ilkel insan ise bu diye ayırıyor.
sırf avustralya'nın doğal güzelliklerini, hayvan çeşitliliğini uzun uzun seyretmek için bile defalarca izlenebilir.
devamını gör...
2.
başrolde iki kişi vardır: jennifer agutter ve avustralyalı genç rolünde, 2021 yılında ölen david gulpilil. gulpilil bu film çekilinceye kadar tek kelime ingilizce bilmeyen bir aborijin genciymiş.
filmin fragmanı
filmin fragmanı
devamını gör...
3.
doğa temalı filmleri çok severim. eğer bu filmin sonu daha iyi bitse tekrar tekrar izlerdim. doğa temalı ve tarihi filmleri tekrar izlerim. avustralya da geçen bu filmde aborjin genç ve iki kardeşin hikayesi anlatılıyor.
devamını gör...
