yazar: melih cevdet anday
yayım yılı: 1995
garip akımı şairlerinden melih cevdet anday'ın yaşamın her anına dair şiirlerinin bulunduğu kitaptır.
yayım yılı: 1995
garip akımı şairlerinden melih cevdet anday'ın yaşamın her anına dair şiirlerinin bulunduğu kitaptır.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "son singapur vapuru" tarafından 26.10.2025 20:20 tarihinde açılmıştır.
1.
" bütün yüzyılları yaşadım... "
garip akımı kurucularından türk şair ve yazar melih cevdet anday imzalı eser; şiir türünde yer alır iken 1995 yılında yayınlanmıştır.
teknenin ölümü ve yan yana (kitap) adlı eserlerinden sonra kendisinden okuduğum son kitap bu oldu.
kitabın adının da ipucu verdiği gibi sanki bir yağmurun altında yazılmış veya düşünülmüş şiirler gibiydi, insana bir şeyler hatırlatan üç önemli zaman vardır bence;
yürürken - çamaşır katlarken ve yağmur yağarken...
yağmur altında ya da yağmur yağarken hatırlarız bazen silik bir anıyı, ya da yeniden yaşarız o ânı, bu kitaptaki şiirler de aynı böyleydi benim için, şiirsel monolog ve acı bir çığlık niteliğinde gördüğüm şiirlerdi.
yaşamın hüznünü, gizemini, tekrarlarını, burukluğunu yansıtan şiirlerdi bana kalırsa,
boş bir mezar görmenin kederini, yaşamın kısalığına duyulan acıyı, tekdüze hayat içinde iz bırakma ve anlama çabasını derinden hissettiren şiirlerdi benim için.
en can alıcı bulduğum dizelerden biri ise
giz, dönüp baktığımız yerde kaldı dizesi oldu.
seçtiğim birkaç dize ile burada bir son veriyorum.

okunmamış bir yazı, umudu doyuran, duaları düşünmek neye yarar?
çıplak su gibi yinelenir zaman.
bir mezar gördüm içinde kimse yok..
ölümü diriltiyorduk hep
yaşam tabular arasında bir esinti.
umudumuz sabrın tutamadığı ırmak umutsuzluğumuz insan kalmak içindi.
bütün yüzyılları yaşadım
vaktim yetmedi anlamaya.
nesne ve bilinç birdir,
çağ ağlattı beni
bir hoş bilmece içinde yaşadım.
kömür kokusu yaşamım.
aklın başarısızlığa uğradığı içtenlik
bir şive gibidir insan,
ey öldürülmüş insan
bilinmeyen bir hayvana özgü ses gibi sabırsız testi,
hep dolar gibi olan
her şeyin sese dönüşeceği bilinemez ki!
bilip de diyenimiz yok.
garip akımı kurucularından türk şair ve yazar melih cevdet anday imzalı eser; şiir türünde yer alır iken 1995 yılında yayınlanmıştır.
teknenin ölümü ve yan yana (kitap) adlı eserlerinden sonra kendisinden okuduğum son kitap bu oldu.
kitabın adının da ipucu verdiği gibi sanki bir yağmurun altında yazılmış veya düşünülmüş şiirler gibiydi, insana bir şeyler hatırlatan üç önemli zaman vardır bence;
yürürken - çamaşır katlarken ve yağmur yağarken...
yağmur altında ya da yağmur yağarken hatırlarız bazen silik bir anıyı, ya da yeniden yaşarız o ânı, bu kitaptaki şiirler de aynı böyleydi benim için, şiirsel monolog ve acı bir çığlık niteliğinde gördüğüm şiirlerdi.
yaşamın hüznünü, gizemini, tekrarlarını, burukluğunu yansıtan şiirlerdi bana kalırsa,
boş bir mezar görmenin kederini, yaşamın kısalığına duyulan acıyı, tekdüze hayat içinde iz bırakma ve anlama çabasını derinden hissettiren şiirlerdi benim için.
en can alıcı bulduğum dizelerden biri ise
giz, dönüp baktığımız yerde kaldı dizesi oldu.
seçtiğim birkaç dize ile burada bir son veriyorum.

okunmamış bir yazı, umudu doyuran, duaları düşünmek neye yarar?
çıplak su gibi yinelenir zaman.
bir mezar gördüm içinde kimse yok..
ölümü diriltiyorduk hep
yaşam tabular arasında bir esinti.
umudumuz sabrın tutamadığı ırmak umutsuzluğumuz insan kalmak içindi.
bütün yüzyılları yaşadım
vaktim yetmedi anlamaya.
nesne ve bilinç birdir,
çağ ağlattı beni
bir hoş bilmece içinde yaşadım.
kömür kokusu yaşamım.
aklın başarısızlığa uğradığı içtenlik
bir şive gibidir insan,
ey öldürülmüş insan
bilinmeyen bir hayvana özgü ses gibi sabırsız testi,
hep dolar gibi olan
her şeyin sese dönüşeceği bilinemez ki!
bilip de diyenimiz yok.
devamını gör...
