yönetmen koltuğunda ulaş inaç ve atıl inaç'ın yer aldığı, 2008 yapımlı yerli komedi filmidir. filmin senaryosu aziz nesin'in aynı adlı romanından uyarlanmıştır. filmin vizyona ilk giriş tarihi 1974 olmakla birlikte 2008 yılında ramake edilerek tekrar vizyona sunulmuştur. konu; yaşar yaşamaz adındaki bir karakterin etrafında dönmektedir. ilk okulda, kayıt olmak için nüfus memurluğuna giden yaşar ve babası, bir sorunla karşılaşır. nüfusta yaşar'ın daha önce şehit olarak öldüğü yazmaktadır...
yönetmen:ulaş inaç, atıl inaç
oyuncular: şafak sezer
necmi yapıcı
sıla çetindağ
didem erol
levent inanır
deniz oral
turgay tanülkü
oyuncular: şafak sezer
necmi yapıcı
sıla çetindağ
didem erol
levent inanır
deniz oral
turgay tanülkü
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "beyaz gölge" tarafından 10.12.2020 19:27 tarihinde açılmıştır.
1.
filmi vardı bunun hüzünlüydü bir hayli.
yanlış hatırlamıyorsam kimliği olmadığı için sen yoksun diyorlardı o da nasıl yokum bakın burdayım işte diyordu. bana hüzünlü geldi ama belki de komik. bilemedim.
yanlış hatırlamıyorsam kimliği olmadığı için sen yoksun diyorlardı o da nasıl yokum bakın burdayım işte diyordu. bana hüzünlü geldi ama belki de komik. bilemedim.
devamını gör...
2.
oyuncu listesinde halit akçatepe, necla soylu, zeki alpan, osman alyanak, münir özkul, jeyan mahfi ayral tözüm, ihsan yüce, erol günaydın, suna pekuysal, necdet tosun, necdet yakın, turgut boralı ve şener şen gibi oyuncuların olduğu 1974 yapımı komedi türündeki bu filmin yönetmenliğini ise ergin orbey yapmıştır.
aziz nesin'in bir eserinden sinemaya aktarılmış film.
daha başlar başlamaz devletin içindeki sorunları bize aktaran film. okula başlamak isteyen oğlunu okula götüren babanın kimliği olmadığı için kimliğini tekrar çıkarmaya gider ama kimlik memurları oğlunun öldüğünü hatta çanakkale savaşında öldüğünü söylerler. fakat biraz baktıktan sonra çocuğun o zamanki yaşı dört oluyor yani dört yaşında savaşa gittiği yetmezmiş gibi birde şehit olmuş diyorlar. neyse babası madem öyle benim doğum tarihime bakın deyince oğlu ondan bir yıl erken doğmuş gözüküyormuş. hatta çocuğun annesi çocuktan sekiz yaş küçükmüş. bu kadar bariz hatalar olmasına rağmen devlet memurları defter yalan söylemez diyerek adamı ve oğlunu geri çevirirler. fakat iş askerlik olunca askere gönderirler ama orada yapılan yazışmalar sonrasında askerliğini yaptığı ve dersimde öldüğü ortaya çıkmış. böyle olunca serbest bırakılmış. bir adam düşünün devlet gözünde ölmüş ve bu adam kanlı canlı yaşıyor. sevdiği kız için başlık parası toplayıp evlenmek isteyen bu adam evlilik için kimlik lazım olduğunda kimliğini çıkarmak için devlet dairelerinde bir o yana bir bu yana gidip durur. her gittiği yer onu başka bir yere gönderir ve o da sıkılmadan gidip gelir. tam işini bitirip bu sefer aldım kimliği derken bu sefer mahkeme çıkar onda da işler karışır ve gencimizin başka belgeler getirmesinden sonra sonuç bulması kararı alınır. sürekli bir yerlere gönderilen gencimiz akıntıya kürek çekiyordur adeta. nereye elini atsa kimlik olmadığı için sorun yaşayan adam en sonunda oğlunu nüfusa kaydetmek istediğinde sen ölüsün senin çocuğun olmaz dediğinde delirir ve tüm defterleri yırtıp hapse gider.
bu film sistem eleştirisi içeriyor ve kesinlikle çok doğru bir film fakat o kadar eksiği var ki anlat anlat bitmez. çok kötü yönetilmiş bana göre ve oyuncular asıl rollerde olanlar hariç hepsi çok kötü. zaten her dakikasında curcuna var. eski ve birazda karmaşa içeren bir film. eleştirdiği konu çok iyi ama gösterme şekli pek olmamış. gerçi film çok eski olduğu için eleştiri olarak ne yazsam doğru olur çünkü o zamanlar ne doğru ne yanlış bilmiyoruz.
aziz nesin'in bir eserinden sinemaya aktarılmış film.
daha başlar başlamaz devletin içindeki sorunları bize aktaran film. okula başlamak isteyen oğlunu okula götüren babanın kimliği olmadığı için kimliğini tekrar çıkarmaya gider ama kimlik memurları oğlunun öldüğünü hatta çanakkale savaşında öldüğünü söylerler. fakat biraz baktıktan sonra çocuğun o zamanki yaşı dört oluyor yani dört yaşında savaşa gittiği yetmezmiş gibi birde şehit olmuş diyorlar. neyse babası madem öyle benim doğum tarihime bakın deyince oğlu ondan bir yıl erken doğmuş gözüküyormuş. hatta çocuğun annesi çocuktan sekiz yaş küçükmüş. bu kadar bariz hatalar olmasına rağmen devlet memurları defter yalan söylemez diyerek adamı ve oğlunu geri çevirirler. fakat iş askerlik olunca askere gönderirler ama orada yapılan yazışmalar sonrasında askerliğini yaptığı ve dersimde öldüğü ortaya çıkmış. böyle olunca serbest bırakılmış. bir adam düşünün devlet gözünde ölmüş ve bu adam kanlı canlı yaşıyor. sevdiği kız için başlık parası toplayıp evlenmek isteyen bu adam evlilik için kimlik lazım olduğunda kimliğini çıkarmak için devlet dairelerinde bir o yana bir bu yana gidip durur. her gittiği yer onu başka bir yere gönderir ve o da sıkılmadan gidip gelir. tam işini bitirip bu sefer aldım kimliği derken bu sefer mahkeme çıkar onda da işler karışır ve gencimizin başka belgeler getirmesinden sonra sonuç bulması kararı alınır. sürekli bir yerlere gönderilen gencimiz akıntıya kürek çekiyordur adeta. nereye elini atsa kimlik olmadığı için sorun yaşayan adam en sonunda oğlunu nüfusa kaydetmek istediğinde sen ölüsün senin çocuğun olmaz dediğinde delirir ve tüm defterleri yırtıp hapse gider.
bu film sistem eleştirisi içeriyor ve kesinlikle çok doğru bir film fakat o kadar eksiği var ki anlat anlat bitmez. çok kötü yönetilmiş bana göre ve oyuncular asıl rollerde olanlar hariç hepsi çok kötü. zaten her dakikasında curcuna var. eski ve birazda karmaşa içeren bir film. eleştirdiği konu çok iyi ama gösterme şekli pek olmamış. gerçi film çok eski olduğu için eleştiri olarak ne yazsam doğru olur çünkü o zamanlar ne doğru ne yanlış bilmiyoruz.
devamını gör...