yazan insanların mutsuz olması
başlık "son singapur vapuru" tarafından 21.04.2021 01:30 tarihinde açılmıştır.
1.
mutluluk yazılamayacak kadar uzakta yaşıyordur bence.
kaĝıt mutsuzluktur der can yücel. mutlu olanın ne işi olur kelamla, kelimeyle, mürekkeple? yazmak mutsuzluktur. tüm yazanlara selam olsun.
kaĝıt mutsuzluktur der can yücel. mutlu olanın ne işi olur kelamla, kelimeyle, mürekkeple? yazmak mutsuzluktur. tüm yazanlara selam olsun.
devamını gör...
2.
yazmak bir terapi yöntemidir zira. gülen insan bunu yazmaya gerek duymaz çünkü.
devamını gör...
3.
sanalda kendimi ifade evrelerim olmuş ama hiç farkında değildim. buraya gelip yazmaya başlayınca anladım. film şeridi gibi yaptıklarım gözümün önünden geçti. ilk evresi fazla basit:
whatsapp durum kısmına bir görsel ekler altına uzun uzun açıklamalar yazardım. henüz lisedeydim. onlar ne kadar uzun tanımlardı öyle. millet duruma çayını kahvesini koyar, bi kedi bi ağaç koyar ben yazılar yazıyorum. absürt bi hal. arkadaşlarım okurdu onları. hiç birinin okuma alışkanlığının olmadığını bildiğim için kendi kendime isacılığa soyunduğumu sanırdım, hoşuna giderdi. ama yetmedi bana. ikinci evrede:
twitter'a gittim. uzun uzun tweetler attım, yazdıkça yazdım. ek olarak yazın ınstagram hesabı açıp hikaye kısmına yazmaya başladım. gel zaman git zaman derken twitter'ın gergin ortamından dolayı hesabı kapatıp yolcu oldum oradan. ınstagram hikayeleriyle baş başa kaldım. platform yazı için müsait değil. tıkanıp kalıyordum. üçüncü evre ise burası. sözlüklerin olduğunu biliyordum ama hep ön yargım vardı. hadi canım ne sözlüğü ne yazması ne boş iş bunlar ya diyordum. saçma geliyordu bir başlık altına tanım yazmak. sonra aman canım nolucak hesabım dursun canım istediğinde gelir yazar çıkarım diyordum iyi ki demişim. doya doya yazacak sonunda bir yer buldum. profesyonellik yok ve yazılarım da öyle ahım şahım değil. spontane ne gelirse dilimize. *
başlığa geri dönersek şayet evet mutsuzum. ama bu iç burukluğu bana mizahı öğretti. çoğu kötü durumla böyle baş edebiliyorum. tiye alıyorum. hem yazmak hem de dalga geçmek bana iyi geliyor.
whatsapp durum kısmına bir görsel ekler altına uzun uzun açıklamalar yazardım. henüz lisedeydim. onlar ne kadar uzun tanımlardı öyle. millet duruma çayını kahvesini koyar, bi kedi bi ağaç koyar ben yazılar yazıyorum. absürt bi hal. arkadaşlarım okurdu onları. hiç birinin okuma alışkanlığının olmadığını bildiğim için kendi kendime isacılığa soyunduğumu sanırdım, hoşuna giderdi. ama yetmedi bana. ikinci evrede:
twitter'a gittim. uzun uzun tweetler attım, yazdıkça yazdım. ek olarak yazın ınstagram hesabı açıp hikaye kısmına yazmaya başladım. gel zaman git zaman derken twitter'ın gergin ortamından dolayı hesabı kapatıp yolcu oldum oradan. ınstagram hikayeleriyle baş başa kaldım. platform yazı için müsait değil. tıkanıp kalıyordum. üçüncü evre ise burası. sözlüklerin olduğunu biliyordum ama hep ön yargım vardı. hadi canım ne sözlüğü ne yazması ne boş iş bunlar ya diyordum. saçma geliyordu bir başlık altına tanım yazmak. sonra aman canım nolucak hesabım dursun canım istediğinde gelir yazar çıkarım diyordum iyi ki demişim. doya doya yazacak sonunda bir yer buldum. profesyonellik yok ve yazılarım da öyle ahım şahım değil. spontane ne gelirse dilimize. *
başlığa geri dönersek şayet evet mutsuzum. ama bu iç burukluğu bana mizahı öğretti. çoğu kötü durumla böyle baş edebiliyorum. tiye alıyorum. hem yazmak hem de dalga geçmek bana iyi geliyor.
devamını gör...
4.
mutlu olsak yüksek sesle şarkı söyleyip sokaklarda koşarız. içimiz sığmaz içimize. söyleyeceklerimizi kağıda değil insanlara söyleriz. mutsuzuz ki yazıyoruz. içimiz acıyla doluyken yazmaktan başka ne yapılabilirdi ki anlamlı olan.
'' yazmak lazımdı
yazmasak olmazdı çünki"
'' yazmak lazımdı
yazmasak olmazdı çünki"
devamını gör...
5.
insan mutlu olunca sadece mutlu olduğu şeyle ilgili bir şeyler düşünüyor bence. mutsuzken ise her şeyi düşünebiliyorsun. o yüzden bir şeyler yazıp içini ferahlatabiliyorsun.
devamını gör...
6.
yazmayanlar sanki çok mu mutlu dediğimdir. mutluluk yazılan bir şey değil çünkü, yaşanan bir şey. mutsuzluk ise hem yaşanan hem yazılan, hemde yazdıran...
devamını gör...
7.
gazeteci geçinip birkaç yerden maaş alanlar hariç de çabuk!
devamını gör...
8.
yazan insan aynı zamanda okuyordur da. okudukça, öğrendikçe, bildikçe, kafasında oluşan ideal dünya ile gerçekte gördüğü arasındaki fark mutsuzluğun sebebidir.
devamını gör...
9.
doğru. bu iç daralması geçer diye yazıyorum ama yok. bu hesap yine güzel. ekşi hesabımı görsen ağlarsın allama.
devamını gör...
10.
mutsuz demeyelim de içe dönük insanların uğraşı. içe kapanık değil, herhangi bir anında bir köşeye çekilip kitap okuyan, müzik dinleyen, bir lego setiyle zaman geçiren insan bunları yaparken kendisiyle baş başa kalıyor. mutsuz bir döneminde bu içsel uğraşlar daha çok önem kazanıyor. ama mutlu, sevinçli zamanlarında ayrı bir motivasyona dönüşebiliyor. yazmak her şartta ve ruh halinde iyileştiricidir, insanın durumuna eşlik edicidir. sigara üstüne sigara yak, kadeh üstüne kadeh devir; sıcak içeceğini yanına al, onların bir sınırı var. yazmaksa uyuduğun zaman dışındaki her an.
devamını gör...
11.
derdini dinleyecek insanı olmayan kağıtlara anlatır derdini. bizimki de o hesap.
devamını gör...
12.
yanlıştır. yazmak için serotonin gerek. bunları hep yazdık.
devamını gör...
13.
yoo olmaması.
devamını gör...
14.
yazarlar mutsuz olabilir ama her mutsuz yazar değildir.
devamını gör...
15.
zerre alakası yoktur.
her ana şükreden, bir saniyelik nefesle mutlu olan benim için, yazmak ta, okumak gibi çok özel bir duygu.
hep mutluyuz, hep mutlu olacağız. gün gelecek hepimiz mutlu olacağız.
yazmayan, okumayan, gülmeyen, gülmesini bilmeyen, mutsuz olmak için çaba sarfeden insan için mutsuz olmaya binlerce sebep var.
gerçekçiyiz, olumsuzlukların da farkındayız, farkındayız diye de mutluyuz amma.
her ana şükreden, bir saniyelik nefesle mutlu olan benim için, yazmak ta, okumak gibi çok özel bir duygu.
hep mutluyuz, hep mutlu olacağız. gün gelecek hepimiz mutlu olacağız.
yazmayan, okumayan, gülmeyen, gülmesini bilmeyen, mutsuz olmak için çaba sarfeden insan için mutsuz olmaya binlerce sebep var.
gerçekçiyiz, olumsuzlukların da farkındayız, farkındayız diye de mutluyuz amma.
devamını gör...
16.
yaza yaza yaz geldi.. mutlu olması gerekirken yine mutsuz.. yaz biter kış geleceği için üzülür.. yine mutsuz.. bahara alerjisi var. mutsuz.. mevsimlerin suçu yoktu o hep mutsuzdu.
yaz, çiz, konuş.. ne elin durdu, ne dilin? dök dök rahatlamadın be kardeşim! içinde ne var senin?
yaz, çiz, konuş.. ne elin durdu, ne dilin? dök dök rahatlamadın be kardeşim! içinde ne var senin?
devamını gör...