sade maden suyundan zevk almaya başladığım, aynı zamanda zehir gibi kahveden de zevk almaya başladığım anda.
devamını gör...
bugün kuş dili esprisini yaptığım öğrencim bana bön bön baktı. nasıl ya dedim aganigi falan bilmiyo mu bu şimdi? yaşlandım...
devamını gör...
16 saat doğum sancısı çektikten sonra doğurmak..
artık annesin ve oğlunu kucağına aldın.
ama bunlar değil seni büyüten.
onu ilk emzirdiğin an bir canlının artık senin himayende, sorumluluğunda olduğunu, sonsuza kadar onun her anında yanında olman gerektiğini anlıyor ve büyüyorsun.
bir canlı beslemekle kesinlikle aynı şey değil.
çünkü sadece fiziksel ihtiyaçlar için değil, duygusal ve zihinsel ihtiyaçlar için de sana muhtaç bir canlı.
her yönden onu besleyebilmek için bazen kendinden feragat etmen, fedakarlık yapman gerekiyor.
işte o zaman tek gayenin kendini yaşatmak, kendin için yaşamak olmadığını fark ediyorsun.
o zaman büyüyorsun.
ve büyümenin ne kadar güzel, bir o kadar da yorucu olduğunu anlıyorsun.
devamını gör...
depremde 3 gün göçük altında kaldığında orada panik yapmayıp; tüm süre boyunca sağlıklı düşünüp, minimum hareket çabası, minimum enerji sarfiyatı (gereksiz bağırma vs), maksimum kendini şarj etme ( çevreden ses alamadığım her an uyumaya çalıştım ki metabolizma yavaşlasın) sonrası oradan çıktığın an ambulansa binerken diyorsun kendine. ben büyüdüm diye.
devamını gör...
birkaç hafta evvel çok kıymet verdiğim birinin bana doğruyu söyleyecek kadar bile değer vermediğini anladığım vakit kendimden beklemediğim bir tepki verdim.
eskiden olsa üzülürdüm şekerim falan yükselirdi. fakat bu sefer birkac gün üzüldüm sonra birden bir sakinlik geldi. ondan nefret bile etmeyecek kadar soğudum.
öyle ki nötr bir duygudayım. bu gezegende o ha var, ha yok. demek ki insan böyle böyle büyüyormuş.
devamını gör...
küçükken ağlayınca her şey çözülüyordu?
devamını gör...
üç arkadaş biraraya geldiğinizde, "komşuların zillerini çalıp çalıp kaçalım mı" dediğinizde, size tuhaf tuhaf bakılıyorsa , ya artık büyümüşsünüz demektir, ya da arkadaşlarınız kafadengi ve eğlenceden anlayan tipler değil demektir.
devamını gör...
cenaze helallik için kapının önüne geldiğinde. yüzünü gördüğümde. çocukluğu orada bıraktım.
devamını gör...
(bkz: babanın ölmesi)

ha bi de iflah olmaz yaşlandıranı var;

(bkz: annenin ölmesi)
devamını gör...
babam öldü
devamını gör...
belli bir yatma saati olur ve ondan sonra çocuklar yatağa gider ya, işte uyku saatinizi sizin belirlediğiniz gün artık bir şeyler değişmiş oluyor. yemek öncesinde yediğiniz aburcubur sorgulanmadığında, bir restoranda birey muamelesi gördüğünüzde anlıyorsunuz ki siz o eski siz değilsiniz, büyümüşsünüz.
devamını gör...
artık kameraya opucuk atarak poz vermedigimi fark ettim
devamını gör...
yıllar sonra, ilk gençlik yıllarının geçtiği sokağa baktığımda.. sonra ilk gençlik yılları ifadesini kullandığımda. o sokaklar çeker alır anılara gider anlık gelirsin.
senin hikayendir. hikaye tazedir oysa bedenin ufaktan bayatlarken.
devamını gör...
sorun zaten orada kimse büyüdüğünü yaşlandığını fark etmez ancak ölüme yakın fark eder neler olduğunu. az oturup düşünür bunca zaman ne istersem yaptım ama hiç birisi bir işe yaramıyormuş aslında .
devamını gör...
bir erkek çocuğu için sanırım babasının ölmesidir.
devamını gör...
artık patates kızartmasına o kadar da heyecanlanmıyorum.
devamını gör...
yaşım arttıkça küçüldüğümü daha çok anlıyorum.
çocukken olgun olmak ve çocuksu olmamak için çok çaba sarf ederdim, öyle olunca daha çok sevilecekmişim gibi hissederdim hep.

şimdi 20'li yaşlardayım, daha dün bir salıncakta gözüm kaldı. eğer fazla sıra olmasaydı saatlerce sallanabilirdim. bir an çocukların beklediği sıraya girmeyi bile düşündüm, eşro sülo kişisi dalga geçmeseydi sıraya girerdim de aslında*.
pamuk şekeri ve lolipop tarzı saçma sapan şeyleri çok severim, çocukken ise sevsem bile nefret edermiş gibi yapardım.
bebelerin saçlarına takılan figürlü ve tüylü tokalar da önceden hiç sevdiğim şeyler değillerdi, artık aşırı tatlış buluyorum.
uçuk hayaller kurma konusunda kendimi kısıtlardım, artık hayallerimin uçukluk seviyesi beni bile şaşırtıyor.
oyuncaklara olan ilgim bile şu ankinden daha azdı.

olgunlaşmak ya da sevilip kabul edilmek için ayrı bir çaba göstermemeye başladığımda büyüdüğümü anladım sanırım.
daha büyüyeceğim çok nokta var neyse ki.
devamını gör...
saçlarımda beyazlar artmaya başladığını fark ettiğim an.

şöyle bir sorgulamaya başladım ee bundan sonra ne olacak, yapmak istediklerime zamanım var mı yoksa çok mu geç kaldım. bilmiyorum.
devamını gör...
annen ya da babanın ölmesi çoğu zaman bunu sağlar.
gerisi hikaye.
neyse ki benim her iki ebeveynim de hayatta.
büyümeme daha var.
devamını gör...
magnum artık pahalı gelmemeye başlamıştır.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"yazarların büyüdüğünü anladığı an" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim