ucuz diye
az çorba siparişi verip
masadaki ekmeğin hepsini bitirdiğim günler
geri gelse.
her hafta 300-500 ₺ sadece pazar masrafı yapan beni görse.
devamını gör...
yoksulluk olarak en üst seviye hatırladığım.
banyomuz eski tip odunlu ısıtma sistemiydi, haliyle odun ve kömür olmadığı için dışarıdan çöp toplayıp çöp ile yakmıştık.

o kadar çöpün çöp dolanıp pis koktuktan sonra miss gibi gelmişti banyo.
devamını gör...
var olan ve var olmaya da devam eden anılardır. ev masrafları, kitap masrafları derken elbiselerime para ayıramamak benim için en acı verici yoksulluktur. rengarenk elbise koleksiyonum yarıda kaldı sonuçta. herkesin yoksulluğu kendine, dalga geçmeyiniz.
devamını gör...
yurttan çıkamazdık hafta sonları. daha beter ne olacak. yemen için verilen istihakakı denkleştirip acıkmamaya çalışarak günler geçirdik
devamını gör...
off off yüreğim parçalandı.

vah vah.
devamını gör...
yoksulluk anım yok ama yoksunluk anılarım var. hem de çok maalesef. eğlenceden, eğitimden, canlılıktan yoksun bir üniversite hayatı yaşadım şimdiye kadar. bu üniversiteyi kazanmaktan, hatta dereceyle mezun olmaktan bile daha zordur bence. düşünsenize; önceki nesil konserden konsere giderken, sürekli eğlenip enerjisini atarken, tam anlamıyla yaşadığını hissederken biz evden dışarı çıkınca kendimizi başarılı sayıyoruz, ağlanacak hâlimize gülüyoruz resmen. ha, bunun da en büyük nedenlerinden biri ülke ekonomisi. bu da yönetenlerin ayıbı olsun. gelecekte çok daha renkli bir üniversite hayatı yaşamak dileğiyle. bunu saymıyorum.
devamını gör...
haftasonları 7 yıldızlı otel yerine 5 yıldızlı otellerin plajına gidiyordum parasızlıktan ühühühlkkjjkşşkj.
devamını gör...
öğrenci kredimi bitirdiğim ve maddi durumlardan dolayı ailemden de para isteyemediğim dönemde 75 kuruşla 2 hafta idare ettiğim dönemdi. yeni öğrenim kredim yattığında cebimde sadece 5 kuruş kalmıştı, kredi ilaç gibi gelmişti.
devamını gör...
üniversitenin ilk zamanlarında ailem para gönderemedi cebimde hiç param kalmayınca kaldığım eve yürüyerek gitmek zorunda kaldım. sınıfta da kimseden borç isteyemedigim için sağanak yağmurun altında iliklerime kadar ıslanarak yürüdüm...
devamını gör...
ilk üniversitemi istanbulda okuduğum için sıfır sıkıntı. ama 2. kez için zonguldak yollarını tuttum bir yandan da sonrasında çalışmaya başladım zaten 2. öğretimdeydim falan derken ulan benim hiç yoksulluğum pek olmadı ki. allaha çok şükür hayalleri kaldırım taşına denk yaşadım denebilir.

kyk yurduna çıkmadım direkt eve girdim 5. olarak sonrasında herkesi sırasıyla şutingen derken ben 1+1 eve çıktım kazık da yedik tabi o başka mevzu ama haliyle 2. kez gidince kafam açıldı kısacası. öyle 18 yaşında falan üniversiteye gitmemek lazım kâzım.
devamını gör...
ev arkadasimla disari ciktik sokakta koseyi donup bibyere gidicez.

o kosede kaldirimda patates gorduk. oglen gunesi uzerine vuruyo, orta boy az toprakli patates.

durduk bi iki sn baktik patatese dogru, arkadasim alalim mi olm dedi kizartir yeriz dedi.

ciddi olarak bi bes sn dusundum alicaktim inanilmaz alip yeme istegi vardi buzdolabi bombos amk yemegi unide yiyoruz paso, sonra biraz gururum birazda hijyen icgudulerim el vermedi, kolundan tuttum arkadasi birak olm ya sacmala dedim ve ilerledik. bir daha o patatesi hic gormedim.
devamını gör...
en yakın arkadaşımla vapurla galata'ya geçmiş aylak aylak dolaşmıştık acıkınca da baktık balık ekmek bile 15 lira, her şey çok pahalı tekrar(aylık akbilimiz vardı) vapurla karşıya geçip 5 liraya tavuk dürüm yemiştik. buda böyle bir anımdır.
devamını gör...
arkadaşımla bütün paramızı fotokopide bayıldıktan sonra bende hiç para kalmadı arkadaşımın 2 lirası kalmıştı. 1 lirasını bana yanında bulunsun diye vermişti. fakat o dönemler 1 liraya öğle yemeğini çıkarabiliyorduk.
devamını gör...
o kadar yoksuldukki üniversite yoktu.
devamını gör...
param yokken yarım ekmek ve az mercimek çorbası ile doymaya çalışmam ve elbette ekmek bitmeden çorbanın bitme tehlikesi içinde yemem.unutulmazdi
devamını gör...
sokaktan depozitolu bira şişelerini toplayip tekelde ucuz şarap ve gazoz ile takas yapmak..
devamını gör...
1 sene universiteye gittim zaten ne anim olsun ama 1 dal sigaraya tum parami yani bikac kurusumu verip eve yaya olarak saatlerce yurudugum bicok anim var
devamını gör...
otobüse binecek param bile olmadığı için yurttan üniversiteye neredeyse beş kilometrelik yolu gidiş geliş olmak üzere bir hafta boyunca gidip gelmiştim sabah -9 derece civarlarında.

bir de yine o kadar parasız kalmıştım ki bir hafta dümdüz ekmek yemiştim her gün.
devamını gör...
sene 2010 sonisphere festivali yapılacak. dönemin son zamanları. festival haberi geldiğinde maalesef bilet bulamamıştım. gelecek grupları da bildiğim için bu durum bende bir hayli hayal kırıklığı yaşattı. neyse ki bir yerden kombine saha içi bilet buldum. yanlış hatırlamıyorsam o zamanlar 500 lira gibi bir rakam vermiştim. neyse ki konsere gittim. doğal olarak kalan süre için ayırdığım tüm parayı yemiş oldum. babamdan istedim ancak salak gibi çektiğim video ve fotoğrafları facebook'a yüklediğim için babam para göndermedi. yaklaşık iki hafta hiçbir yere gitmeden, kyk yurtlarından verilen yemek kuponlarını harcayarak geçirdim. okula gitmek içinse akbilimi oda arkadaşımdan aldığım borçla doldurdum. ızdırap gibi iki haftaydı. babam sağ olsun yokluğun ne demek olduğunu öğretti bana. *
devamını gör...
bir keresinde parasızlıktan elektrik faturasını ödeyememiştik. sokak lambasının evin penceresine vuran ışığının altında mukavemet finaline çalışmıştım. geçtim. çok fukara hissetmiştim ama o dersi o halde geçmek götümü kaldırmıştı.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"yazarların üniversitedeki yoksulluk anıları" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim