1.
(bkz: entry nick uyumu)
devamını gör...
2.
çevreye duyarlılık kisvesi altında, tüketicileri etkileyip ürünü veya hizmeti daha geniş hedef kitleye ulaştırma girişimidir.
devamını gör...
3.
(bkz: halil pazarlama)
devamını gör...
4.
genel olarak yeşil pazarlama ya da çevreci pazarlama yaklaşımı, 'işletmelerin doğal çevreyi daha fazla dikkate alarak gerçekleştirdikleri pazarlama faaliyetleridir'. oxford üniversitesi işletme sözlüğü'ne göre çevreci pazarlamanın tanımı şu şekildedir: "işletmelerin üretim, tanıtım ve dağıtım gibi temel pazarlama eylemlerini öncelikle çevrenin faydasına olması amacıyla gerçekleştirdikleri pazarlama anlayışına çevreci pazarlama yaklaşımı denmektedir".
geçtiğimiz yıllarda gelişmiş ülkelerdeki pazarlamacıların karşılaştıkları ve çözmeleri gereken önemli sorunlardan birisi, çevreye zarar vermeyen uygulamaların gerçekleştirilmesi olmuştur. "yeşil hareket" olarak adlandırılan çevreyi koruma bilinci, toplumun belli bir kesimi tarafından benimsenmiştir. toplumun çevreye karşı bu hassasiyeti,işletmelerin de bu konuya eğilmelerine, çevreye en az zarar verecek stratejileri geliştirmelerine ve gerekli düzenlemeleri yapmalarına neden olmuştur. bu gelişme pazarlama uygulamalarına da yansımaktadır. pazarlama sisteminin amacı; sadece tüketicilerin beklentilerini karşılayarak tatminlerini en üst düzeye çıkarmak değil; yaşam kalitesini de en üst düzeye çıkarmak olmalıdır. yaşam kalitesi; sadece ürünlerin nicelik ve niteliği değil,aynı zamanda çevrenin kalitesi demektir.
1970 ve 1980'lerde meydana gelen bir dizi çevresel felaket tüketicilerin bu konudaki duyarlılığını arttırarak satın alma güçlerini çevre kirliliğinin önlenmesi yönünde kullanmalarına yol açmıştır. buna karşın bazı araştırmacılar, yeşil pazarlamanın beklenen gelişmeyi gösteremediği ve tüketicilerden beklenen ilgi ve desteği sağlayamadığını vurgulamaktadır. toplumun bilinç düzeyinin, eğitim ve gelir durumunun düşük olması tüketicilerin yeşil pazarlamaya desteğini olumsuz etkileyebilmektedir.1990 sonrasında yapılan çalışmalarda yeşil tüketici sayısında çok az bir artış olduğu belirlenmiştir. yeşil pazarlama konularına karşı duyarlılık ile satın alma davranışı arasında büyük bir fark olduğu çeşitli çalışmalarda ortaya konmuştur. diğer bir deyişle, insanlar çevreye karşı duyarlı olduklarını ne kadar söylerlerse söylesinler, çevreyi korumak adına bir ürüne daha fazla para vermeyi veya o ürünü kullanmak için daha fazla çaba harcamayı her zaman istemeyebilirler. bunun sonucu olarak da yeşil ürünlerin başarısının sınırlı kaldığı söylenebilir.
yeşil pazarlama kavramı en çok yeniden doldurulabilir, ozonla dost, çevreyle dost gibi terimleri çağrıştırsa da bu kavramlarla sınırlı değildir, daha geniş kapsamlıdır. bunun nedeni yeşil pazarlamanın sadece ürün boyutu değil, tanıtım, fiyatlandırma, üretim, dağıtım, tedarik gibi birçok boyutu da içermesidir. yeşil pazarlama, geleneksel pazarlamanın aksine, ürünün nasıl üretildiği ve ömrünün sonunda nasıl elden çıkarılacağı konuları üzerinde durmaktadır.
yeşil pazarlamanın diğer bir boyutu ise yeşil işbirlikleridir. işletme, çevreci vakıf yada dernekler ile işbirliği içine girerek çevreye karşı sosyal sorumluluğunu yerine getirmeye çalışabilir. örneğin; çeşitli firmaların tema ve çevko ile yaptığı işbirlikler. yeşil tüketici akımının belirli ürün gruplarına göre farklılık gösterebildiği de görülmektedir. örneğin; gıda,turizm, finansal hizmetler sektörü yeşil pazarlama konusunda önemli ilerlemeler kaydederken, diğer sektörlerde aynı ilerlemeden bahsetmek mümkün olmamaktadır.
geçtiğimiz yıllarda gelişmiş ülkelerdeki pazarlamacıların karşılaştıkları ve çözmeleri gereken önemli sorunlardan birisi, çevreye zarar vermeyen uygulamaların gerçekleştirilmesi olmuştur. "yeşil hareket" olarak adlandırılan çevreyi koruma bilinci, toplumun belli bir kesimi tarafından benimsenmiştir. toplumun çevreye karşı bu hassasiyeti,işletmelerin de bu konuya eğilmelerine, çevreye en az zarar verecek stratejileri geliştirmelerine ve gerekli düzenlemeleri yapmalarına neden olmuştur. bu gelişme pazarlama uygulamalarına da yansımaktadır. pazarlama sisteminin amacı; sadece tüketicilerin beklentilerini karşılayarak tatminlerini en üst düzeye çıkarmak değil; yaşam kalitesini de en üst düzeye çıkarmak olmalıdır. yaşam kalitesi; sadece ürünlerin nicelik ve niteliği değil,aynı zamanda çevrenin kalitesi demektir.
1970 ve 1980'lerde meydana gelen bir dizi çevresel felaket tüketicilerin bu konudaki duyarlılığını arttırarak satın alma güçlerini çevre kirliliğinin önlenmesi yönünde kullanmalarına yol açmıştır. buna karşın bazı araştırmacılar, yeşil pazarlamanın beklenen gelişmeyi gösteremediği ve tüketicilerden beklenen ilgi ve desteği sağlayamadığını vurgulamaktadır. toplumun bilinç düzeyinin, eğitim ve gelir durumunun düşük olması tüketicilerin yeşil pazarlamaya desteğini olumsuz etkileyebilmektedir.1990 sonrasında yapılan çalışmalarda yeşil tüketici sayısında çok az bir artış olduğu belirlenmiştir. yeşil pazarlama konularına karşı duyarlılık ile satın alma davranışı arasında büyük bir fark olduğu çeşitli çalışmalarda ortaya konmuştur. diğer bir deyişle, insanlar çevreye karşı duyarlı olduklarını ne kadar söylerlerse söylesinler, çevreyi korumak adına bir ürüne daha fazla para vermeyi veya o ürünü kullanmak için daha fazla çaba harcamayı her zaman istemeyebilirler. bunun sonucu olarak da yeşil ürünlerin başarısının sınırlı kaldığı söylenebilir.
yeşil pazarlama kavramı en çok yeniden doldurulabilir, ozonla dost, çevreyle dost gibi terimleri çağrıştırsa da bu kavramlarla sınırlı değildir, daha geniş kapsamlıdır. bunun nedeni yeşil pazarlamanın sadece ürün boyutu değil, tanıtım, fiyatlandırma, üretim, dağıtım, tedarik gibi birçok boyutu da içermesidir. yeşil pazarlama, geleneksel pazarlamanın aksine, ürünün nasıl üretildiği ve ömrünün sonunda nasıl elden çıkarılacağı konuları üzerinde durmaktadır.
yeşil pazarlamanın diğer bir boyutu ise yeşil işbirlikleridir. işletme, çevreci vakıf yada dernekler ile işbirliği içine girerek çevreye karşı sosyal sorumluluğunu yerine getirmeye çalışabilir. örneğin; çeşitli firmaların tema ve çevko ile yaptığı işbirlikler. yeşil tüketici akımının belirli ürün gruplarına göre farklılık gösterebildiği de görülmektedir. örneğin; gıda,turizm, finansal hizmetler sektörü yeşil pazarlama konusunda önemli ilerlemeler kaydederken, diğer sektörlerde aynı ilerlemeden bahsetmek mümkün olmamaktadır.
devamını gör...