zaman acıları iyileştirmez onunla yaşamayı öğretir
başlık "bi nick kac para ulen" tarafından 26.05.2021 01:04 tarihinde açılmıştır.
1.
duyduğum doğru sözlerden birisi.
devamını gör...
2.
"unutturmaz, uyuşturur zaman"
devamını gör...
3.
bal gibi de iyileştirir. acı duydugunuz şeyi size unutturur anlamsız kılar ve bakış açınızı değiştirerek sizi geliştirir. eğer zaman acıları iyileştiemeseydi sürekli yaralarınız kanardı.
devamını gör...
4.
güzel söz. ama katılmıyorum. olayına göre iyileştirebiliyor
devamını gör...
5.
çok doğru. acıları iyileştirmez. onları yumuşatıp, bulanıklaştırır.
blurred feelings from the past.
blurred feelings from the past.
devamını gör...
6.
acısı geçer, izi kalır sadece en derin yaraların.
devamını gör...
7.
yaşanan her acı, acılarla dolu mazi gelir geçer ister insan ama olan her defasında yükün artmasıdır sadece. kaldıramayacağı ana geldiğinde altında kaybolur gider insan.
devamını gör...
8.
eğer o acıları bir fikre bir eyleme bir yaşam biçimine dönüştürsen o zaman sızısı azalir. ama unutturmaz. hayatta mutlak mutluluk yoktur en iyi öğretmen acılardır.
devamını gör...
9.
ben aksini düşünüyorum.
" zaman, kötü olayların verdiği üzüntünün eşiğini aşağı çeker." bir insan yaşadığı olayın üstünden vakit geçtikçe, ona olan hassasiyetini maximal şekilde yitirir. en korkunç ayrılıkların bile aylar sonra yası kalmıyor insanın içerisinde.
bir olayla yaşamayı öğrenmek ayrı, o olaya karşı duyduğunuz üzüntünün tükenmesi ayrıdır. bir olaya alışmanız, onun verdiği ıstrabın azalacağı anlamına gelmez. zamanın ise acıyı süreçle direkt yok etme fonksiyonu var ve bu fonksiyonu anlamak insan bilincinin kullanabildiği kapasitesiyle mümkün değil. sonuçta hiç birimiz beynimizi %100 bareminde kullanmıyoruz. kullansak, acaba neler olur? bu yüzden bazı şeylerin cevaplarını bulmak içinde sürekli eşelemek doğru değil. size takıntı hatta inançsızlık olarak geri dönebilir. akışa bırakın, su yolunu sizden bağımsızda bulmakta gayet usta zaten.
ayrıca bence zamanın insanların hayatında var olmasının sebebi; ruhani olarak iyileşmelerini sağlamak. zaman çok yönlü bir gelişim ve tedavi mekanizmasıdır.
" zaman, kötü olayların verdiği üzüntünün eşiğini aşağı çeker." bir insan yaşadığı olayın üstünden vakit geçtikçe, ona olan hassasiyetini maximal şekilde yitirir. en korkunç ayrılıkların bile aylar sonra yası kalmıyor insanın içerisinde.
bir olayla yaşamayı öğrenmek ayrı, o olaya karşı duyduğunuz üzüntünün tükenmesi ayrıdır. bir olaya alışmanız, onun verdiği ıstrabın azalacağı anlamına gelmez. zamanın ise acıyı süreçle direkt yok etme fonksiyonu var ve bu fonksiyonu anlamak insan bilincinin kullanabildiği kapasitesiyle mümkün değil. sonuçta hiç birimiz beynimizi %100 bareminde kullanmıyoruz. kullansak, acaba neler olur? bu yüzden bazı şeylerin cevaplarını bulmak içinde sürekli eşelemek doğru değil. size takıntı hatta inançsızlık olarak geri dönebilir. akışa bırakın, su yolunu sizden bağımsızda bulmakta gayet usta zaten.
ayrıca bence zamanın insanların hayatında var olmasının sebebi; ruhani olarak iyileşmelerini sağlamak. zaman çok yönlü bir gelişim ve tedavi mekanizmasıdır.
devamını gör...
10.
zaman hiç bir şeyi düzeltmez ancak olan olay ve sonuç bulan an arasındaki süreyi temsil eder. her şeyi iyileştiren ya da daha kötü bir hal almasını sağlayan şey sizin o süre zarfında aldığınız ya da almayı göze alamadığınız kararların sonuçlarıdır. yani orta da zamanın iyileştirici gücü yoktur sizin olaya karşı yaptığınız eylemle alakalıdır.
bir şeyleri zamana bırakmak benim için korkaklıktır. eyleme geçmediğiniz sürece yorganın altında ağlamaya devam edebilirsiniz.
bir şeyleri zamana bırakmak benim için korkaklıktır. eyleme geçmediğiniz sürece yorganın altında ağlamaya devam edebilirsiniz.
devamını gör...
11.
duyarsızlaşma gibi bi durum.
devamını gör...
12.
zamanın değilde tecrübenin tedavisine inanıyorum. insan geçmişte yaptıklarını yapmayarak zamanın acısını dindirebilir.
devamını gör...
13.
zaman ilaç mıdır? bazen.
bazen de merhemdir zaman.
merhem de ilaçtır zaten.
zaman bir öğretmen midir? her zaman.
her ilaç iyileştirir mi, tedavi edebilir mi? bazen.
komplikasyonları hafifletebilir ilaç ama bir ilaç da komplikasyon yaratabilir.
bir ilaç tansiyonunu dengeleyebilir ancak kaybolan uzvunu yerine koyamaz. geri getirmese bile yine de merhem olur yarana.
bazı merhemleri de bilirsiniz, yakar sürdüğünüz yeri, fayda vermek adına. hiç geçmeyecek sanılır yangısı, kim üflese daha da çok yakar, mentol öyledir biraz.
zaman gelir, yangı diner ama uzvun özlemi dinmez. yeri geldiğinde refleks olarak kullanmak ister beyin kayıp uzvu. işte hep o anlarda bir daha, bir daha hatırlanır yokluğu, yinelenir yokluğun acısı, yine özlenir ve yine özlenir.
sonra hem kendisi unutabilsin diye hem de ondan kaybolanı kimse görmesin diye elinden geldiğince örter kaybını. yok olanı görmeleri hiç mühim değildir. mühim olan yokluğun acısını yaşarken kimsenin görmemesidir çünkü gören her bir kişi için zihin türlü sorular yöneltir kendine. zaten hep sorduğu soruları hatırlar ki bunu örtmek için çabalamıştır insan aslında.
ne oldu?
neden kaybettin?
orada olmasaydın kaybetmez miydin?
bu gibi soruları onu gören herkes soracaktır. sormasalar bile öyle düşünecektir kaybeden zihninde. keşkelere sürükler bu sorular kaybedeni fakat hiçbir keşke geri getirmez yitirileni.
sonunda zamanın işlemesiyle kabullenir insan kaybını. ama gizlemeyi kabul eder ama özgürce kaybını haykırır. sonuçta kabullenir. bu kabulleniş onda başka meziyetler ortaya çıkarır. kayıp süresince eksik olanın yerine var olanlar daha fazla kullanılmıştır. eksiği kapatmak adına kapasitesinin zirvesiyle kullanılmıştır var olanlar. artık her şeyi tamam olandan bile daha yetenekli döner hayata.
işte burada zaman, acılarla yaşamayı öğretmiştir insana. onun verdiği dersi hiçbir insan, hiçbir sistem veremeyecektir.
özlemek komplikasyonsa kabullenmek ilaçtır.
kabullenmek de özlemek de zaman dahilinde vuku bulur.
kayıpların ilacı yoktur.
kayıplar, zamanın yolcusudur.
zaman, kayıpların ilacı değil, sağ koludur.
böylece zaman, bazı acıların ilacı, bazı kayıpların ise rehberi, öğretmeni ve yol göstericisidir.
ve zaman, bazı acıların sebebi, bazı acıların sonucudur. derdi de dermanı da sunandır.
zaman hem zehir hem panzehirdir.
zaman, ayak uydurulması gereken, huyuna gidilmesi gereken tek şeydir çünkü zaman şakaya gelmez. zamanla alay edilmez.
zaman boyun eğdirendir.
o nedenle zaman ilaçtır, dermandır, acılarla yaşamayı öğretendir.
zaman her şeydir,
zaman hayattır.
hayat şaka yapar ancak şakaya gelmez.
bazen de merhemdir zaman.
merhem de ilaçtır zaten.
zaman bir öğretmen midir? her zaman.
her ilaç iyileştirir mi, tedavi edebilir mi? bazen.
komplikasyonları hafifletebilir ilaç ama bir ilaç da komplikasyon yaratabilir.
bir ilaç tansiyonunu dengeleyebilir ancak kaybolan uzvunu yerine koyamaz. geri getirmese bile yine de merhem olur yarana.
bazı merhemleri de bilirsiniz, yakar sürdüğünüz yeri, fayda vermek adına. hiç geçmeyecek sanılır yangısı, kim üflese daha da çok yakar, mentol öyledir biraz.
zaman gelir, yangı diner ama uzvun özlemi dinmez. yeri geldiğinde refleks olarak kullanmak ister beyin kayıp uzvu. işte hep o anlarda bir daha, bir daha hatırlanır yokluğu, yinelenir yokluğun acısı, yine özlenir ve yine özlenir.
sonra hem kendisi unutabilsin diye hem de ondan kaybolanı kimse görmesin diye elinden geldiğince örter kaybını. yok olanı görmeleri hiç mühim değildir. mühim olan yokluğun acısını yaşarken kimsenin görmemesidir çünkü gören her bir kişi için zihin türlü sorular yöneltir kendine. zaten hep sorduğu soruları hatırlar ki bunu örtmek için çabalamıştır insan aslında.
ne oldu?
neden kaybettin?
orada olmasaydın kaybetmez miydin?
bu gibi soruları onu gören herkes soracaktır. sormasalar bile öyle düşünecektir kaybeden zihninde. keşkelere sürükler bu sorular kaybedeni fakat hiçbir keşke geri getirmez yitirileni.
sonunda zamanın işlemesiyle kabullenir insan kaybını. ama gizlemeyi kabul eder ama özgürce kaybını haykırır. sonuçta kabullenir. bu kabulleniş onda başka meziyetler ortaya çıkarır. kayıp süresince eksik olanın yerine var olanlar daha fazla kullanılmıştır. eksiği kapatmak adına kapasitesinin zirvesiyle kullanılmıştır var olanlar. artık her şeyi tamam olandan bile daha yetenekli döner hayata.
işte burada zaman, acılarla yaşamayı öğretmiştir insana. onun verdiği dersi hiçbir insan, hiçbir sistem veremeyecektir.
özlemek komplikasyonsa kabullenmek ilaçtır.
kabullenmek de özlemek de zaman dahilinde vuku bulur.
kayıpların ilacı yoktur.
kayıplar, zamanın yolcusudur.
zaman, kayıpların ilacı değil, sağ koludur.
böylece zaman, bazı acıların ilacı, bazı kayıpların ise rehberi, öğretmeni ve yol göstericisidir.
ve zaman, bazı acıların sebebi, bazı acıların sonucudur. derdi de dermanı da sunandır.
zaman hem zehir hem panzehirdir.
zaman, ayak uydurulması gereken, huyuna gidilmesi gereken tek şeydir çünkü zaman şakaya gelmez. zamanla alay edilmez.
zaman boyun eğdirendir.
o nedenle zaman ilaçtır, dermandır, acılarla yaşamayı öğretendir.
zaman her şeydir,
zaman hayattır.
hayat şaka yapar ancak şakaya gelmez.
devamını gör...
14.
yağmur mu gökyüzündеn süzülen yoksa gözyaşlarım mı böyle? (söyle)
devamını gör...
15.
zaman, acı kaynağını tedavi ederek yok edecek bir süreci değilde, daha çok sizi acıyla yaşamaya alıştırarak onu sıradanlaştıracak bir teskin edici görevi görüyor..
devamını gör...
16.
bir yerimiz kesildiğinde yara ne kadar derinse izi o kadar belirgin oluyor. yaranın acısı geçiyor ama izi kalıyor. yara izini gören "aa burana n'oldu?" diye soruyor, sen de hikayesini anlatıyorsun. küçükken düştüm, babam beni hortumla dövüyordu falan filan. yara izine dokunduğunda acısı yok ama izi var. duygusal yaralar da böyle. o an hissettiğin acıyı unutuyorsun ama izi bir şekilde kalıyor. bu izler her zaman belirgin olmuyor. izleri fark edebilmek için kişiye dikkatli bakmak gerekiyor. çoğunlukla buna vaktimiz olmuyor. koldaki kesik izi gibi belirgin değil elbette ama o izler yaşanmışlıklara atılmış çentik izleri olarak bizimle yaşıyorlar.
devamını gör...
17.
başlığa katılıyorum.
devamını gör...
18.
ruhum çiziklerle dolu ama çiziklerimi saklamıyorum. çünkü onlar sadece acıyı değil, aynı zamanda büyümeyi ve hayatta kalmayı da anlatıyor.
devamını gör...
19.
buna katılıyorum. zaman sadece acıların üstümüzde yarattığı etkiyi kırar. unutmayız ama tam hatırlamayız da. böyle garip bir arada kalmışlık durumu oluşturuyor. zamana çok güvenmemek ama etkisini de cok hafife almamak gerekir. öldürme veya güldürme eğilimi biraz sizin iradenize bakar.
devamını gör...
20.
instagram profilimdeki resimlere baktım da... geçmişteki ben çok içten gülümsüyormuşum. oysa o fotoğraflar çekilirken içten güldüğümü düşünmüyordum. şimdi çektirdiğim fotoğraflarda da gülüşlerim soluk. sebebini de biliyorum. solan gülüşüme üzüldüm ve bu başlığa denk geldim. bu da üzücü.
bazı acılar acı biber yemek gibi bir acı değildir. iyileşme ümidiyle yaptırdığınız bir ameliyatın dikişlerini aynada görmek gibi bir acıdır. benim de ruhum acıdı ve hâlâ acıyor. acımaya da devam edecek. oradaki ipler kaybolup gittiğinde bile izi hep kalacak.
bazı acılar acı biber yemek gibi bir acı değildir. iyileşme ümidiyle yaptırdığınız bir ameliyatın dikişlerini aynada görmek gibi bir acıdır. benim de ruhum acıdı ve hâlâ acıyor. acımaya da devam edecek. oradaki ipler kaybolup gittiğinde bile izi hep kalacak.
devamını gör...