yavrum diyen erkek çekiciliği
bazı kızlara göre kıroca gelse de bence var böyle bir çekicilik.
misal, şu tuzluğu uzatır mısın yavrum. ya da, günün nasıl geçti yavrum. bi sıcak oldu sanki, gideyim de az hava alıp geleyim üf.
misal, şu tuzluğu uzatır mısın yavrum. ya da, günün nasıl geçti yavrum. bi sıcak oldu sanki, gideyim de az hava alıp geleyim üf.
devamını gör...
an itibarıyla yazarların nerede olup ne yaptığı sorusu
upuzun bir yola çıkmak üzere, ezanı bekliyorum. mahallenin imamıyla vedalaşmadan terk edemem, bu şehri. bir hayır duasını almam gerekli ve şart.
yer-gök dua ile miydi?
büyük patlama ile miydi?
adem'in yasak elmayı ısırması ile miydi?
kaval kemiğinden mi var oldum ben; yoksa annem mi doğurdu beni?
annem ve babam evlenmeseydi acaba ben doğar mıydım?
bazen tartıştıklarında, anneme; ''acaba evlenmese miydin'', ''pişman mısın'' gibi sorular sorarım. ''evlenmeseydim eğer seni doğuramazdım, iyi ki de evlemişim'' fix cevabını veriyor.
o tartışmalar bitiyor, her şey tatlıya bağlandığında ''acaba bu iki insanın evlenmesinin tek sebebi, benim dünyaya gelmem miydi?'' gibi var-yok-oluşsal sorularla boğuşurken buluyorum kendimi. ardından aklıma diğer kardeşlerim geliyor, içim rahatlıyor. yüce tanrım, beni bu sorumluluktan kurtardığın için minnettarım....
yer-gök dua ile miydi?
büyük patlama ile miydi?
adem'in yasak elmayı ısırması ile miydi?
kaval kemiğinden mi var oldum ben; yoksa annem mi doğurdu beni?
annem ve babam evlenmeseydi acaba ben doğar mıydım?
bazen tartıştıklarında, anneme; ''acaba evlenmese miydin'', ''pişman mısın'' gibi sorular sorarım. ''evlenmeseydim eğer seni doğuramazdım, iyi ki de evlemişim'' fix cevabını veriyor.
o tartışmalar bitiyor, her şey tatlıya bağlandığında ''acaba bu iki insanın evlenmesinin tek sebebi, benim dünyaya gelmem miydi?'' gibi var-yok-oluşsal sorularla boğuşurken buluyorum kendimi. ardından aklıma diğer kardeşlerim geliyor, içim rahatlıyor. yüce tanrım, beni bu sorumluluktan kurtardığın için minnettarım....
devamını gör...
ahlakın metafiziği
immanuel kant'ın hukuk ve/veya yasa ve erdem üzerine 1797 yılında yazdığı iki bölümden* oluşan geç dönem eserlerinden. königsbergli bana kalırsa öyle çok anlaşılma kaygısı ile yazmasa bile -ki kendisini tam olarak anladığını iddia edene sadece gülüyorum- grundlegung zur metaphysik der sitten (ahlak metafiziğinin temellendirilmesi) ve kritik der praktischen vernunft (pratik usun eleştirisi) okunduktan sonra die metaphysik der sitten okunması açıkça şart olan bir eser. dilimize çevrilmiş bir eser değil fakat eserin ismi kabaca ahlak metafiziği olarak çevrilebilir. türkçe çevirisini bulmak mümkün olmasa bile illa bu aksiyona girmek isteyen varsa the metaphysics of morals ismi ile ingilizce çevirisini bulmak mümkün.
königsbergli ahlak metafiziği'nin girişinde ahlaki doktrinin neden deneysel bir deneyim üzerine kurulamayacağını, bunun yerine genel akıl yürütme üzerine inşa edilmesi gerekliliğini açıklar. herkesin bir “arzu kapasitesi” * vardır. kant arzu etme yeteneğini basitçe bir şeyi yapıp yapmama isteği olarak ifade ediyor. tamamen içgüdülerine göre hareket eden hayvanların aksine, insanlar arzularına yanıt verebilir. eylemlerin olası sonuçları hakkında düşünme, bunları değerlendirme ve eylemlerini nedenlere göre etkileme pratik özgürlüğüne sahiptir. yani kısaca insanın bir iradesi vardır ve iradesine göre hareket edebilir. yalnızca düşüncelerden kaynaklanan ve arzulara aldırış etmeyen nedenlerle yönlendirilirse, ahlaki açıdan mantıklı bir şekilde hareket eder. kategorik zorunluluğa da yansıyan temel ahlaki ilke, eşit haklara sahip diğer kişiye saygı göstermektir.
“ıt is a remark which needs no subtle reflection to make, but which we may assume that even the commonest understanding can make, although it be after its fashion by an obscure discernment of judgment which it calls feeling, that all the 'ideas' that come to us involuntarily (as those of the senses) do not enable us to know objects otherwise than as they affect us; so that what they may be in themselves remains unknown to us, and consequently that as regards 'ideas' of this kind even with the closest attention and clearness that the understanding can apply to them, we can by them only attain to the knowledge of appearances, never to that of things in themselves.”
königsbergli ahlak metafiziği'nin girişinde ahlaki doktrinin neden deneysel bir deneyim üzerine kurulamayacağını, bunun yerine genel akıl yürütme üzerine inşa edilmesi gerekliliğini açıklar. herkesin bir “arzu kapasitesi” * vardır. kant arzu etme yeteneğini basitçe bir şeyi yapıp yapmama isteği olarak ifade ediyor. tamamen içgüdülerine göre hareket eden hayvanların aksine, insanlar arzularına yanıt verebilir. eylemlerin olası sonuçları hakkında düşünme, bunları değerlendirme ve eylemlerini nedenlere göre etkileme pratik özgürlüğüne sahiptir. yani kısaca insanın bir iradesi vardır ve iradesine göre hareket edebilir. yalnızca düşüncelerden kaynaklanan ve arzulara aldırış etmeyen nedenlerle yönlendirilirse, ahlaki açıdan mantıklı bir şekilde hareket eder. kategorik zorunluluğa da yansıyan temel ahlaki ilke, eşit haklara sahip diğer kişiye saygı göstermektir.
“ıt is a remark which needs no subtle reflection to make, but which we may assume that even the commonest understanding can make, although it be after its fashion by an obscure discernment of judgment which it calls feeling, that all the 'ideas' that come to us involuntarily (as those of the senses) do not enable us to know objects otherwise than as they affect us; so that what they may be in themselves remains unknown to us, and consequently that as regards 'ideas' of this kind even with the closest attention and clearness that the understanding can apply to them, we can by them only attain to the knowledge of appearances, never to that of things in themselves.”
devamını gör...
enerjinizi tüketen alışkanlıklar
sorumluluklar..
devamını gör...
konuşurken en çok kullanılan kelime
bakarız.
devamını gör...
emekli maaşının asgari ücretten az olması
bir de benim gibi emekli olanlar 1200 tl küsür maaş alıyor ve 1500tl'ye yuvarlanıyor. dolayısıyla net maaş 1500 tl olana kadar zam da görmeyeceğiz. kabul edilebilir bir şey değil.
devamını gör...
üniversiteli escort kızlar
50li yaşlardaki payvoncu dayılara kızmak yerine 20li yaşlardaki kızlara giydiyoruz , ne değişecek ?
devamını gör...
güneş (yazar)
tanımlamaları için tanımlama yapmanın tarifsiz, yetersiz ve tanımsız olduğu yazar.
bence o kadar iyi, iştah uyandıran ve değerli bir yazar.
bence o kadar iyi, iştah uyandıran ve değerli bir yazar.
devamını gör...
özgür demirtaş'ın günde 3 uyuması
saat olması elzem açıklama. ama gün de olabilir şu cevapta sonra...
dipçe: başta başlık yanlış zannedip düzeltmek üzere geldim ama bastım kahkahayı.
dipçe: başta başlık yanlış zannedip düzeltmek üzere geldim ama bastım kahkahayı.
devamını gör...
toplumdan izole edilmesi gereken insanlar
hiçbir şeyden memnun olmayanlar. resmen hayat enerjinizi emerler.
devamını gör...
alfred kubin
sembolizm ve ekspresyonizmin temsilcisi yazar, matbaacı, illüstratör.
resimleri karışık ve üzerinde durulduğu zaman insanı korkutan bir yapıya sahiptirler. bu resimler aslında ressamın iç halini de yansıtmıştır. alfred kubin bu resimlerinin bir kısmını yazmış olduğu tek kitap olan “diğer dünya” adlı eserine de almıştır.
su hayaleti adlı çalışması.

salgın adlı çalışması.
resimleri karışık ve üzerinde durulduğu zaman insanı korkutan bir yapıya sahiptirler. bu resimler aslında ressamın iç halini de yansıtmıştır. alfred kubin bu resimlerinin bir kısmını yazmış olduğu tek kitap olan “diğer dünya” adlı eserine de almıştır.
su hayaleti adlı çalışması.

salgın adlı çalışması.
devamını gör...
elleri güzel olan kadın
"ellerinden belli olur bir kadın, denizin dibinde geziyor gibi" diyor sezai karakoç bizlere mona roza adlı şiirinde. söyleyeceklerim bu kadar hakim bey.
sacit onan' ın sesinden:
sacit onan' ın sesinden:
devamını gör...
adana dürüm
adana kebabının dürüm haline getirilmiş versiyonu olan mükemmel ötesi yiyecek.
ayrıca klasik adana kebabına göre daha ekonomik ve öğrenci dostudur.
ayrıca klasik adana kebabına göre daha ekonomik ve öğrenci dostudur.
devamını gör...
1000 numaralı normal sözlük yazarı
bu 1000'ciyi es geçsek mi diyeceğim olaydır. malumunuz, sanatçı burada küfür yasağını farklı bir şekilde delmeye uğraşmış.
devamını gör...
vakit
nakittir.
devamını gör...
everybody loves raymond
milenyumun sonuna doğru gümbür gümbür esen ve milenyumun ilk yıllarında da biraz hız kaybetse de devam eden sitcom fırtınasının güzel örneklerinden biridir. her birini sonuna kadar hak ettiği tam on beş emmy ödülü kazanan dizinin hikayesi oyuncu, yazar ve yapımcı olan ve dizide ray barone karakterini canlandıran ray romano tarafından yazılmıştır.

dizinin öyle görkemli bir hikayesi yoktur aslında ama anlatılan günlük hikayeler çok canlı ve çok gerçektir. bir spor yorumcusu olan ray barone çok iyi bir insan olan ama aşçılık konusunda tam bir felaket olan eşi debra ve üç çocuğuyla birlikte tam bir amerikan rüyası yaşamaktadır. ancak elbette bu rüyanın kabusa döndüğü anlar olacaktır.
gelin kaynana çatışmasının evrenselliğine bir kanıt olarak ray’in annesi marie sürekli gelinini eleştirir ve favori evladı ray için üzülüp sürekli her şeye karışır. aslında çok da baskın bir karakter olmayan ve sadece yemek yemeyi düşünen ray’in babası frank ise sadece buzdolapları ile ilgilidir.
asıl çatışma ise ray’in erkek kardeşi, polis memuru ve eşi tarafından terk edilmiş bir zavallı olan robert’ın sürekli ray’i kıskanması ile ortaya çıkar. çünkü her zaman en sevilen çocuk olan ve ailesi tarafından bu sevgi hiç saklanmayan ray, robert’ın sahip olmadığı her şeye sahiptir.
dizinin saha sonra türkiye’de tadımız kaçmasın adıyla bir yeniden çekimi yapıldı ve ray karakterini ragga oktay canlandırdı. güzel bir şey nasıl mahvedilir konulu bu çalışmanın bölümlerini internet üzerinden izleyebilirsiniz.

dizinin öyle görkemli bir hikayesi yoktur aslında ama anlatılan günlük hikayeler çok canlı ve çok gerçektir. bir spor yorumcusu olan ray barone çok iyi bir insan olan ama aşçılık konusunda tam bir felaket olan eşi debra ve üç çocuğuyla birlikte tam bir amerikan rüyası yaşamaktadır. ancak elbette bu rüyanın kabusa döndüğü anlar olacaktır.
gelin kaynana çatışmasının evrenselliğine bir kanıt olarak ray’in annesi marie sürekli gelinini eleştirir ve favori evladı ray için üzülüp sürekli her şeye karışır. aslında çok da baskın bir karakter olmayan ve sadece yemek yemeyi düşünen ray’in babası frank ise sadece buzdolapları ile ilgilidir.
asıl çatışma ise ray’in erkek kardeşi, polis memuru ve eşi tarafından terk edilmiş bir zavallı olan robert’ın sürekli ray’i kıskanması ile ortaya çıkar. çünkü her zaman en sevilen çocuk olan ve ailesi tarafından bu sevgi hiç saklanmayan ray, robert’ın sahip olmadığı her şeye sahiptir.
dizinin saha sonra türkiye’de tadımız kaçmasın adıyla bir yeniden çekimi yapıldı ve ray karakterini ragga oktay canlandırdı. güzel bir şey nasıl mahvedilir konulu bu çalışmanın bölümlerini internet üzerinden izleyebilirsiniz.
devamını gör...
dönerse senindir
... dönmezse zaten hiç senin olmamıştır. diye devam eden öğretimiz.
devamını gör...
yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek
yaşar kemal'in cenaze töreninde söylenmiştir. gerek ortamın güzelliğinden, gerekse ölen kişinin güzelliğinden şiir tekrar hayat bulmuştur.
çok güzel, etkileyici, muazzam gibi hiçbir kelimeye sığdırılamaz. daha güzeli olduğunu düşünen henüz bu şiiri haydar ertem'den dinlememiştir.
çok güzel, etkileyici, muazzam gibi hiçbir kelimeye sığdırılamaz. daha güzeli olduğunu düşünen henüz bu şiiri haydar ertem'den dinlememiştir.
devamını gör...

