kucağa bebek alıp sevmek.
yeni yeni konuşmaya ya da oynamaya başlayan bebeği, gözünüzde gözlük varken kucağınıza aldınız mı hapı yuttunuz demektir. hadi kucağınıza kediyi aldınız, kedi sıkılınca ya da kızınca patisini rastgele hedef gözetmeden sallar. ama o yüzünüze sevimli ve sinsi sinsi gülen bebek bir anda o minicik eliyle gözlüğünüze yapışıverir. erken davranıp elindeki gözlüğü yere atıp kırmadan kurtarabilirseniz ne mutlu size.
devamını gör...

21:35 itibariyle dün girift radyo yayını'nda çalınan, gündeme dair şarkıları yeniden dinleyebileceğimiz, güzel sözlüğümüzün eğlenceli radyosu.
devamını gör...

her çöp atmaya çıkışımda büründüğüm dizi karakteri, emir neredesin emir.
devamını gör...

temizlik viledasıyla ocağı kapattım az önce. saniyelik bir salaklık ya da korkuyla aklına başka bir şey gelmemesi arasında gidip gelmekteyim, olayı anlatayım siz karar verin ama bence salaklık.
düdüklü tencere ile ne zaman yemek yapsam aklım mutfakta kalıyor. zaten yemek yapmayı seven biri değilim işkence iki katına çıkıyor.
mesela az önce (neden diye sormayın) karnabaharı çabuk haşlansın diye düdüklü tencereye koydum. düdüklü tencerenin çığlıklarını duyup mutfağa koştum bir de ne göreyim, tencere bağımsızlığını ilan etmiş isyan çıkarmış! altı üstü karnabahar, sen neden ocağın üzerinde isyan çıkarır ortalığı ayağa kaldırırsın be tencere! korkumdan ocağa da yaklaşamıyorum, viledanın sapıyla kapattım ocağı. şeytan diyor at pencereden aşağı tencereyi. hayır canım ne alakası var benim iş bilmezliğimle, beceriksizliğimle. düdüklü tencere sorunlu!
devamını gör...

mutlu bir hayat yaşamak istiyorsanız hayatınızı bir amaca bağlayın, kişilere veya eşyalara değil...
devamını gör...

kadın seslerde en çok sevdiğim minor empire yorumu;

devamını gör...

karnında iken annesine tekme attığını bilmeyen yazar beyanı.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

geçmişe, geleceğe ve avuçlarımdan akıp gidenlere bakarken...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kocasının neden sinirli olduğunu bir türlü anlayamayan yazar adayı çaylak. nickine bugün birkaç kere rastlayıp, yazdığı entrylerde, sonuna kocasının sinirini de eklemesiyle beni fazlaca güldürdüğü için, kayıtsız kalamadım, nickaltı açılışını yapmak istedim. belki de bugün benim gülesim bolmuş.
o zaman hoş gelmiş aramıza.*
devamını gör...

bir türlü anlam veremediğim ısrarla sol frame’i meşgul eden konu içeriği. dört duvar ne güne duruyor anlayabilmiş değilim. biz sizin ne yaptığınızı bilmek zorunda değiliz.
devamını gör...

sir arthur conan doyle'un kurgusal karakteri sherlock holmes'un ev adresidir.
devamını gör...

kimden kurtaracak? bizden tabii ki. ülkenin aydınlık ve laik gençlerinden, sorgulayanlardan, hesap soranlardan kurtaracak. adına da cihat diyecek, kurtuluş savaşı diyecek, yeni anayasa diyecek, reform diyecek. kime nasıl yutturabilirse o yalanı söyleyecek zira biliyorsunuz siyasal islamcı olmak böyle riyakar olmayı gerektirir.
devamını gör...

büyük yakınlaşmalar, aristokratça devam eden ilişkiler neden hep sefilce sonlanır? halbuki:

"bir kadının hayatına düş gibi süzülüp girmek sanatsa hayatından çıkmak başyapıt olmalıdır."*

değer yüklemesi deyimini ilk ve son kez ali lidar'ın "tesirsiz parçalar" isimli eserinde yaptığı bir açıklamada görmüştüm. muhtemelen bu deyimin mucidi de kendisidir diye düşünüyorum.

evet, yeterince alıntı yapıp kaynak belirterek, montaigne'in "denemeler" inde yaptığı gibi, kendi düşüncelerimin soysuzluğunu mühim insanlara dayandırdığıma göre tanımıma başlayabilirim sanırım:

değer yüklemesi aslında bizim "değer vermek" diye ifade ettiğimiz davranıştan dolayı ortaya çıkan durumu anlatıyor. değer verdiğimiz insanı genellikle biz kendimiz seçeriz ve bu seçme durumunun o kişin muhteşem kişiliği ile ilgisi yoktur. yani değer vermek, karşımızdaki insandan bağımsız olarak kendimizin değerli olmasıyla ilgilidir.

"bir maddenin çok yoğun olduğu ortamdan az yoğun ortama geçişindeki difüzyon gibidir değer vermek. "

"elektronların protonlara doğru hücum etmesidir değer yüklemesi "

karşımızdaki insana ne kadar değer yüklersek aslında kendimizdeki değerden kayıp yaşıyoruz. gereğinden fazla değer verdiğimizde ise kendi değerimizi yitirerek gururumuzu bir kenara bırakıp ayaklara kapanmaya başlıyoruz. işte yazımın başında söylediğim, ilişkilerin (aşk, arkadaşlık, iş, komşuluk vb. ilişkilerin) sonlanma aşamasındaki bu soysuzluğun sebebi değer vermek dediğimiz ama aslı değer yüklemesi olan şeydir.
devamını gör...

cuculiformes adıyla da bilinen papağangiller familyasından, vucudu gri başı ve tepeliği kırmızı olan meyveyle beslenen bir kuş türü.
anavatanı avustralya olan bu kuş türü, malay yarımadası ve sumatra'da da yaşıyor.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kesinlikle ten.
devamını gör...

dili olmadığı için dertlerini bize anlatmakta zorlanan insan yavrusu.
devamını gör...

toplumun dayatmasıdır. bir de bunlara yaş gibi kriterler de koyar ki, sınırların dışında kaldığında rahat rahat yargılayabilsin. bireyin bir önemi yoktur. fikirlerinin, hayallerinin, isteklerinin değeri yoktur. kendisi için değil, sistem için yaşamasının istenmesidir.
devamını gör...

(bkz: seri artı oy veren melek)

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

beni takip edecek değil ya?
öylesine yazıyorum, yazdıklarımı başkası yazsa kendim bile beğenmem. *
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim