atsız zihniyeti
gerçekten, gerçekten hastalıklı bir zihniyet. başka açıklaması olamaz. kendilerini safkan türk zanneden, aşağılık kompleksli bir güruh. bunların düşüncesi öyle bir saçmalık ki; onlardan olabilmeniz için türk kanı taşımanız yetmiyor. safkan türk olmanız gerekiyor. başka bir milletle bağınız olursa "telef" oluyorsunuz. işin komik tarafı da bu insanlar kendilerini ciddi ciddi safkan türk sanıyor.
yaptıkları bu zihniyetle türkçülüğün adını da lekeliyorlar. ziya gökalp'in, mustafa kemal atatürk'ün kemikleri sızlıyor.
yaptıkları bu zihniyetle türkçülüğün adını da lekeliyorlar. ziya gökalp'in, mustafa kemal atatürk'ün kemikleri sızlıyor.
devamını gör...
yaşamak
---alıntı ---
görüyordun, beni hissediyordun.
ve o zaman başladı.
iste yine bir şey var.
bakıyordum sana.
şimdi bir şeysin benim için...varsın.
fakat bocalıyordum.
gizlice düşündüğüm, farkedilmesinden korktuğum hakikat sen miydin, yoksa ben, hatırasızlığı, boşluğu, en ucuz şekilde, sırtımdan korkakça, hiç bir teşebbüste bulunmadan birden bire atmak için yine hayal mi kuruyordum.
dedim ya işte, bocalıyorum.
yeniden yaşamaya başlamak kolay mı?
--- alıntı ---
(bkz: cahit zarifoğlu)
görüyordun, beni hissediyordun.
ve o zaman başladı.
iste yine bir şey var.
bakıyordum sana.
şimdi bir şeysin benim için...varsın.
fakat bocalıyordum.
gizlice düşündüğüm, farkedilmesinden korktuğum hakikat sen miydin, yoksa ben, hatırasızlığı, boşluğu, en ucuz şekilde, sırtımdan korkakça, hiç bir teşebbüste bulunmadan birden bire atmak için yine hayal mi kuruyordum.
dedim ya işte, bocalıyorum.
yeniden yaşamaya başlamak kolay mı?
--- alıntı ---
(bkz: cahit zarifoğlu)
devamını gör...
içinde gitme kelimesi geçen şarkı
o zaman suraya senelerdir dinleyip eskitemedigim sarkimi birakayim.
devamını gör...
26 kasım 2020 normal sözlük moderasyonunun sansürcü bir zihniyete sahip olduğunu kabul etmesi
o kadar çok seks ve cinsellik üzerine başlık açıyorsun ki bana samimi gelmiyorsun.
tanım: olması gerekendir. çünkü yazarın tanımlarına baktığınızda attığı her tanımın ve açtığı her başlığın cinsellik üzerine kurulu olduğunu görebilirsiniz.
tanım: olması gerekendir. çünkü yazarın tanımlarına baktığınızda attığı her tanımın ve açtığı her başlığın cinsellik üzerine kurulu olduğunu görebilirsiniz.
devamını gör...
bir yazarı tanımadan hakkında gereksizce ithamlarda bulunmak
kendilerini ifade etmekten aciz, vasıfsız, insan olamamışların eğlencesidir.
çamur at izi kalsın mantığını çamur gibi hayatlarında başkalarına karşılık kullanmaktan acizce zevk alırlar.
özellikle yobaz kesimin bir numaralı silahıdır.
çamur at izi kalsın mantığını çamur gibi hayatlarında başkalarına karşılık kullanmaktan acizce zevk alırlar.
özellikle yobaz kesimin bir numaralı silahıdır.
devamını gör...
öz güveni yerle bir eden şeyler
çocukluğumuzda yaşadığımız problemlerin şu anki seçimlerimizi etkilemesi kaçınılmazdır. özgüvenimizin oluşumu da çocukluğumuza bağlıdır aslında. eğer özgüven problemi yaşıyorsak, hayatımıza flashback(geri dönüş) yapıp iç hesaplaşmamızı iyi yapmamız gerekiyor. kendine güvenmek ancak kendini bilmekle olur. içinizdeki çocuğa kulak verin onun size söylemek istediği çok şey var.
devamını gör...
normal sözlük'ün gümbür gümbür gelmesi
görünce evde "bu da ha baş lan gıç mü ca de le ye de vam" naraları attığım başlıktır.
devamını gör...
erkek cinayetleri
farklı bir açıdan bakmak istediğim konu.
şöyle:
sevgili/eş cinayetine kurban giden ve sırf reddedildiği için öldürülen kadın sayısı ile mesela reddedildiği için öldürülen -varsa- erkek sayısını şöyle bir kıyaslarsanız, durumun neden kadınlar adına bu kadar vahim olduğunu ve sürekli "kadın cinayeti" olarak dillendirildiğini sanırım anlayabilirsiniz.
öyleyse neden ölüyor geri kalan erkekler?
iflah olmaz bir müge anlı izleyicisi olarak gözlemlediğim şey şu ki, kayıp diye aranan ve sonra ölü olarak bulunan birçok erkeği öldüren yine bir erkek çıkıyor. tabi istisnalar da çıkıyor, bunu göz ardı edemeyiz.
tabi ki cinayet denen şeyin cinsiyete göre değerlendirilmesi gerektiğini asla savunamam. giden bir canın, kadın ya da erkeğe ait olmasının bir farkı yok. hatta bitki ya da hayvana ait olmasının bile -en azından benim için- farkı yok. can candır ve her can sahibine tatlıdır. ancak şunu kabul etmemiz gerekir ki, ülkede engellenemeyen erkek ağırlıklı bir öfke sorunumuz var. bunun arkasında da eğitimsizlik sorunu var. eğitimsiz bir kadın genellikle eşi tarafından ezilmiş ve korkak bir profil çizerken, eğitimsiz erkekler kaba saba, vurmaya kırmaya meraklı profiller çiziyorlar.
bakınız
en ufak bir tatsızlıkta yanındaki erkekten ölümüne dayak yiyen kadınlar, en ufak bir anlaşmazlıkta mesela amca oğlu tarafından vurulup bir kenara atılan erkekler, karnesi kötü geldi diye babasının öfkesine kurban olan çocuklar, çoğunlukla bir erkek tarafından gözleri oyulup bacakları kırılan, yakılan hayvanlar vesaire... yok mu bunları yapan kadın? var ama sizce sayılar birbirine yakın mı? hiç sanmıyorum.
sorunumuz kadın cinayetlerinden ziyade erkeklerin öfke kontrolsüzlüğü... her şeyin başında bu var çünkü. hiçbir şeye tolerans gösteremeyen, anlayışsız, tahammülsüz bu insanların bir şekilde tedavi edilmesi gerekiyor çünkü bu insanların sadece kadınlara değil, diğer erkeklere, kediye köpeğe hatta genel olarak toplumdaki her şeye zarar verme potansiyelleri çok yüksek.
şöyle:
sevgili/eş cinayetine kurban giden ve sırf reddedildiği için öldürülen kadın sayısı ile mesela reddedildiği için öldürülen -varsa- erkek sayısını şöyle bir kıyaslarsanız, durumun neden kadınlar adına bu kadar vahim olduğunu ve sürekli "kadın cinayeti" olarak dillendirildiğini sanırım anlayabilirsiniz.
öyleyse neden ölüyor geri kalan erkekler?
iflah olmaz bir müge anlı izleyicisi olarak gözlemlediğim şey şu ki, kayıp diye aranan ve sonra ölü olarak bulunan birçok erkeği öldüren yine bir erkek çıkıyor. tabi istisnalar da çıkıyor, bunu göz ardı edemeyiz.
tabi ki cinayet denen şeyin cinsiyete göre değerlendirilmesi gerektiğini asla savunamam. giden bir canın, kadın ya da erkeğe ait olmasının bir farkı yok. hatta bitki ya da hayvana ait olmasının bile -en azından benim için- farkı yok. can candır ve her can sahibine tatlıdır. ancak şunu kabul etmemiz gerekir ki, ülkede engellenemeyen erkek ağırlıklı bir öfke sorunumuz var. bunun arkasında da eğitimsizlik sorunu var. eğitimsiz bir kadın genellikle eşi tarafından ezilmiş ve korkak bir profil çizerken, eğitimsiz erkekler kaba saba, vurmaya kırmaya meraklı profiller çiziyorlar.
bakınız
en ufak bir tatsızlıkta yanındaki erkekten ölümüne dayak yiyen kadınlar, en ufak bir anlaşmazlıkta mesela amca oğlu tarafından vurulup bir kenara atılan erkekler, karnesi kötü geldi diye babasının öfkesine kurban olan çocuklar, çoğunlukla bir erkek tarafından gözleri oyulup bacakları kırılan, yakılan hayvanlar vesaire... yok mu bunları yapan kadın? var ama sizce sayılar birbirine yakın mı? hiç sanmıyorum.
sorunumuz kadın cinayetlerinden ziyade erkeklerin öfke kontrolsüzlüğü... her şeyin başında bu var çünkü. hiçbir şeye tolerans gösteremeyen, anlayışsız, tahammülsüz bu insanların bir şekilde tedavi edilmesi gerekiyor çünkü bu insanların sadece kadınlara değil, diğer erkeklere, kediye köpeğe hatta genel olarak toplumdaki her şeye zarar verme potansiyelleri çok yüksek.
devamını gör...
ikna kabiliyeti
sevemediğim bir kabiliyet. şöyle ki, her konuşma bir yerde iknadır. ikna kısa sürede ve kolayca gerçekleştiğinde değersizleşir. nihayetinde karşı tarafın belli bir düşünce yapısı ve düşünsel birikimi olduğunu kabul edersek, bunlardan kolay bir şekilde cayması, ne kendinde var olan düşünceyi ne de var olacak düşünceyi aslında benimsememiş olduğuna işarettir. son olarak karşındaki kişinin bir anda senle aynı düşünceye gelmesini beklemek de hoş değil. karşındakini yok saymaktır bu. özgürlükten yana bazı şeylerden bahsedip, karşıdaki kişinin de hemen bu noktaya gelmesini beklemek de ironik bir durum. önce kendisi muhakeme etsin sonra versin kararını. sen en azından kendi görüşünden bahsedip bir tohum ekmiş, tohum da değil, bir alternatif göstermiş olup karşıdakini özgür bir seçim yapma noktasına getirebilirsin ancak.
ayrıca ikna için kişinin kendinden de ödün vermesi gerekir. belki yaptırmak veya düşündürmek istediğiniz şeyden ödün vermezsiniz ama her durumda kişiliğinizden ödün verirsiniz. böyle olunca karşılıklı durumlar dengeleniyor, hem sizden hem ondan gidiyor. ne gerek var oysa eğip bükmek için eğilip bükülmeye. boş vermek gerek. aksi halde dışı güzel içi çirkin bir şeye dönüyoruz.
ayrıca ikna için kişinin kendinden de ödün vermesi gerekir. belki yaptırmak veya düşündürmek istediğiniz şeyden ödün vermezsiniz ama her durumda kişiliğinizden ödün verirsiniz. böyle olunca karşılıklı durumlar dengeleniyor, hem sizden hem ondan gidiyor. ne gerek var oysa eğip bükmek için eğilip bükülmeye. boş vermek gerek. aksi halde dışı güzel içi çirkin bir şeye dönüyoruz.
devamını gör...
hassas türk aile yapısı (yazar)
eksik olmasın. bana da cömert davranır oy hususunda. huzura kavuşması dileğiyle. sağ olsun var olsun.
devamını gör...
18 yaşındayım ilk ilişkime girdim çok mutlu oldum
hesap fake midir, gerçek midir bilmiyorum. ancak bu yeni çağa yetişemiyorum artık ve bundan da hiç pişman değilim. sosyal ağlar sayesinde insanların hiç bir özelinin kalmadığı bir çağdayız. ve bir çoğu her şeyini paylaşmak için adeta yarışıyor. neyin yarışı bu, anlıyorum fakat anlamlandıramıyorum. ne kadar kalabalık ve ne kadar yalnızlar aslında.
devamını gör...
185 boyunda zeki kültürlü yakışıklı espri patlatabilen namaz kılan erkek
iyiymiş.*
edit:
t: günümüzde nesilleri tükenmeye yüz tuttuğu için koruma altına alınması gereken erkektir.
edit:
t: günümüzde nesilleri tükenmeye yüz tuttuğu için koruma altına alınması gereken erkektir.
devamını gör...
1 yıl sonraki kendine not
yarına çıkmaya garantin yok. sevdiklerine sevgini hissettir. kimseyi incitmeden gönlünce yaşamaya çalış. kalp kırmamak çok önemli. varsa kalbini kırdıkların, gönüllerini almaya çabala. "bâki kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş" unutma.
devamını gör...
günaydın sözlük
yağmurlu bir sabahtan günaydın sözlük. sabah sabah sarı yağmurluğumu giydim ve aynen aşağıdaki modda yürüdük servise.
edit: an itibari ile işe gelmiş bulunmaktayım. yağmurluğu çıkarttım, bir keyifsizlik çöktü üzerime. belki düzelir diye tekrar giydim ama işe yaramadı. istifa etsem keyfim yerine gelir mi acaba?
edit: an itibari ile işe gelmiş bulunmaktayım. yağmurluğu çıkarttım, bir keyifsizlik çöktü üzerime. belki düzelir diye tekrar giydim ama işe yaramadı. istifa etsem keyfim yerine gelir mi acaba?
devamını gör...
kişinin 17 yaşındaki haline vereceği öğüt
aldığın birçok kararı destekliyorum, bu senin kaderin.
insanlara güvenmeyi seviyorsun biliyorum, bu kazık yemene engel değil, dikkat et.
ne dersem diyeyim bildiğinden şaşmayacağını biliyorum, yolun açık olsun.
sağlik.. önemli! sadece o. ona dikkat et.
insanlara güvenmeyi seviyorsun biliyorum, bu kazık yemene engel değil, dikkat et.
ne dersem diyeyim bildiğinden şaşmayacağını biliyorum, yolun açık olsun.
sağlik.. önemli! sadece o. ona dikkat et.
devamını gör...
duyuşsal öğrenme
duyuşsal alandaki davranışları kapsar. bunlar ilgi, tutun, niyet, inanç, his ve değer verme ile ilgili kavramlardır. aynı zamanda sevme, nefret, korku gibi duygularda duyuşsal öğrenmenin ürünüdür.
insan çevresindeki 5 kişinin ortalamasıdır.
insan çevresindeki 5 kişinin ortalamasıdır.
devamını gör...
güne bir şarkı bırak
devamını gör...


