kitaplıktan tüm aile bireylerine geçer o kitaplar..
ben küçükken bir ansiklopedi serisi vardı kitaplıkta. okuldan geldiğimde ödev yapmayı değil a dan z ye kadar sıralanmış olan bu ansiklopedileri karıştırmayı tercih ederdim. belki o an bana gereksizmiş gibi görünen tüm renkli sayfaları gözden geçirirdim hızlıca..
önce renkli sayfalar sonra içinde ki bilgiler dikkatini çekmeye başlar, bu işler de böyle işte. evde hangi kitap varsa onları karıştırarak başlarsın bu bir kitap da olabilir. dönüp dolaşıp o kitaba sararsın. aile bireylerinin dinlediği müziği şimdi de anımsarsın. bilgi böyle daha çekici gelir çünkü yanındakileri o yaşta kopyalarsın. durum budur. okumak diğer şeylerde de olduğu gibi önce taklit ile başlar sonra derinler de istediğin gibi kaybolursun...
devamını gör...

"hadi mare çikolata çikita çiki çiki çikita" diye bir şarkı vardı; dinlerken içimde o şarkının çaldığı radyo yayını. bazen şarkı slow ama güzel bir hal alıyor ama genelde hareketli ve ritmik çalıyor. 1 saat çalsa dinlerim ben bu şarkıyı. dinliyorum zaten. sevgiler...
devamını gör...

2005 yapımı mode xl albümü. abileri piyasaya tam olarak tanıtan çalışma budur. müptela, pembeler, kelebek gibi bilindik şarkıları bu albümdedir.
devamını gör...

kavganın haklı olanı erkek dişi bilmiyor.
bütün halk birlik olmazsa kavga haklı olmuyor.
cem karaca
kavga
devamını gör...

sevmek bu dünyadaki en güzel iştir. ve bazı insan -çok az insan- çok güzel sever. böyle bir kalbin bahçesinde kök salan çiçeğe selam olsun. o çiçeğin suyuna, güneşine selam olsun. o güzellikle çoğalan tüm zamanlara da...
devamını gör...

haklı değilse ağzımdan çıkmayacak kelimedir.haklılık çok değerlidir gözümde konu da varsın kapanmasın.
devamını gör...

küçükken klibini dizi izler gibi izleyip dinlediğim uğur arslan şarkısı. zaten şarkı o kadar çok satıp popüler olmuş ki, sonra aynı isimde dizi çekmişler fakat izlemedim. şarkı olarak kalsaydı keşke, her şeyi diziye dönüştürmeye ne gerek var anlamıyorum.

devamını gör...

birinci sınıftaydım. evet evet ilk okul bir...bir çocuk vardı ve hayatımda ilk defa birine onu sevdiğimi söyleyecektim. e söyledim de. ne mi oldu dersiniz? çocuk bana tekme atmıştı.hem de burnuma. çok acımıştı.

işte kızlar onlardan önce sevdiğinizi söylerseniz böyle yapıyorlar. ben çok erken öğrenmiş bulundum ama sonraki süreçte tecrübe oldu. o çocuğa şimdi ne olduğunu bilmiyorum, umarım ‘seni seviyorum’ dediği kız da ona tekme atmıştır.
devamını gör...

*bir aylıkken çiçek hastalığına yakalandı
*sekiz yaşında dizanteri oldu,
*dokuz yaşında merdivenlerden düştüğü sırada elindeki kocaman çekiç fırlayarak alnının ortasında, kemiği de gözükecek şekilde bir delik açtı,
*bitmedi: evinin önünde otururken çatıdan dev bir taş kafasına düştü,
*on sekizinde vebaya yakalandı,
*venedik ve garda gölünde boğulmaktan son anda kurtuldu,
*sağ elinin yüzük parmağı ezildi,
*iki kez köpek ısırdı,
...
liste devam ediyor ama ben yazmaktan usandım.
onu uşak gibi kullanan,soylu(!) hukukçu ve din bilimci babasıyla,annesi yedisine kadar öyle bir dövüyorlarmış ki cardano’yu, kendisinin anlattığına göre ölümlerden dönüyormuş.

fiziksel görünüşüyle çokça korkunç olduğu söylenmiş çevresindekiler tarafından.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

bütün bu acılı arabesk tarzı yaşama karşın yirmisinde eukleides anlatıyormuş üniversitede.aynı zamanda italyan kentlerinde tıp dersleri de veriyormuş.
astrolog da olarak ün yapmış ayrıca.
yaşamında iki kez yapıtlarının bir bölümünü yaktı.(9+124 yapıt !)
kurduğu aile de çok başarılı olmadı.. o da ayrı bir başlık, hatta roman olabilecek cinsten!

kübik denklemlerle ilgili çalışmaları vardır, avrupa’ya negatif sayıları getirmiştir.
matematiğin yanısıra, hekimlik felsefe ve dinle ilgili çalışmaları da vardır.

unutmadan : oğlu tarafından ihbar edildi,engizisyon tarafından yazdıklarını inkar etmesi ve üniversiteden atılması kaydıyla bırakıldı.

kaynak: papağan teoremi /denis guedj
devamını gör...

akşam oldu hüzün çöktü her yere
nizanim'in damarı kabarmadı mı ne
böyle atışmak olur muymuş
tosbağanın hunisi düştü yere
devamını gör...

44'ünde de aynı şekilde düşünecektir.
devamını gör...

yine tesadüfen karşılaşıp kahkaha atmama sebep olan başlıklardan/tanımlardan bir tanesi. *
ben kim efendi kim sevgili bhara, aklına gelenleri görsellerle ile paylaşan bir yazar tanesiyim ancak. yüce gönüllüğünüz ile yaptığınız bu tanım ve benzetme için saygıyla eğiliyorum efendim, eksik olmayın.*
devamını gör...

malum sözlükte küfür argo yasak olduğundan dolayı 4s kuralı olarak özetleyebilirim. bu sözü ilk duyduğumda hadi oradan demiştim. gayet de komik gelmişti. yaşayarak gerçek olduğunu ayrıca hiç de komik olmadığını öğrendim. sevin, çok sevin sevmek çok güzel ama ne olursa olsun karşıdaki insana ne kadar sevdiğinizi belli etmeyin. yoksa ikinci s işlemeye başlar.
devamını gör...

ben nefret edemiyorum bu coğrafyadan. garip bir bağ var bu topraklarla aramda.

gezdim, gördüm, dolaştım yine döndüm soluğu kürkçü dükkanında aldım.

nefes alamadım buralardan uzakta.

ne yaparlarsa yapsınlar olmuyor. nefret ettiremiyorlar beni bu coğrafyadan...

çocukluğum geliyor aklıma, birlikte japon kale, dokuz taş, yakan top, saklambaç oynadığım rum ve ermeni arkadaşlarım...

hele ki plastik borularla oynadığımız külah atmaca yok mu?

ucuna iğne iliştirilirdi külâhların. külah adres sormazdı. kime isabet ederse etsin acıtırdı. hemde ne fena acıtırdı. herkes yandım anam diye bağırırdı...

isimlerimiz, tabiyetlerimiz , mezheplerimiz, oyumuz, buyumuz fark etmezdi.

mahalle maçlarında tek vücuttuk. mahalle kavgalarında voltron'ı oluşturmadığımız tek bir an olmadı.

son demleriydi, bizimkisi sanırım bu güzelliklerin, haliyle bu güzellikleri yaşayınca unutamıyor insan. içinde bir umut taşıyor. nefrette edemiyor. hatta nefret etmekten utanıyor.

burukluk sadece benimkisi, üzüntü, keder...

bir şeylerin yarım kalmışlığı.

işte o yarım kalmışlık varsa insanın içinde, ne yapsalar ne etseler de nefret ettiremiyorlar. mavi gökyüzünü size dar etseler de, içinizden hep güneşin yeniden doğacağı o anı bekliyorsunuz.

gideniyle, kalanıyla, acısı ile sevinci ile buradayım işte...

bu memleket benim neticede, kimilerinin zoruna gitse de, buradayız... tekkeyi bekliyoruz bizim gibilerle.

sanmayın çorbayı da içmeyeceğiz. içeceğiz elbette.
devamını gör...

liberal demokrat parti'nin kurucu eski başkanıdır. seçim döneminde trt'de seçim kampanyası hakkında kendine ayrılan sürede "satacağız, trt'yi de satacağız" diyen cesaretli siyaset adamı.*
devamını gör...

satılıp tükenen bir malın taliplilerine yok, kalmadı demek.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

antalya serik'te yediğim tahin ve ceviz ile birlikte servis edilen efsane tatlı.uzun zamandır yolum düşmedi oraya ama sırf kabak tatlısı için ilk fırsatta gideceğim.
devamını gör...

tekerlekli koltuktan hiç kalkmadan oradan oraya gitmek.
devamını gör...

ne kadar pozitifsin rob.
green book filminde yaşanılanların yaşanmamasını istiyor oluşun hepimizin temennisi fakat o zaman ırkçılık teması da nasıl işlenirdi ki?
sonuçta her şey yaşandı ve bitti saygısızca. ve muazzam da bir film ortaya çıkmış ayrıca.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim