britanya imparatorluğu
kanada'yı şu anki abd'nin kuzeyini, hindistan yarım adası'nı, okyanusya'yı ve afrika'nın en güneyinden ırak'a kadar devam eden toprakların hepsini sömüren ülke. (ben yazarken yoruldum ama ingilizler sömürürken yorulmamış.)
devamını gör...
tam da şu an yazarların hissettiği şey
ne hissediyorum biliyor musunuz? burukluk, hafif bir hüzün nedeni çoğu şey lakin en yoğunu sevdiğim insanların ya değişmesi yahut aramızda yeller esmesi, iletişim kopukluğu. kısaca eskisi gibi olmadığınızı farkedip özlemek tam olarak bu. çevre, insan, duygu değişiyor.
her şey akar hiçbir şey kalıcı değildir, o yüzden aynı ırmağa iki kez girmek mümkün değildir; çünkü ırmağa bir kez daha girdiğimde, hem ben, hem de dere değişmiştir
.
her şey akar hiçbir şey kalıcı değildir, o yüzden aynı ırmağa iki kez girmek mümkün değildir; çünkü ırmağa bir kez daha girdiğimde, hem ben, hem de dere değişmiştir
.
devamını gör...
doğru söylüyor dedirten şarkı sözleri
her gün bir şey daha biter, giderek acı vermez biten şeyler.
sertab erener
sertab erener
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
bazen kavga edecek yazar arıyorum. hunharca kavga edelim istiyorum. hatta bazen girişimde bulunuyorum ama çok kibar geri dönüş alınca gidip kenarda utanıyorum 2 dk falan o kadar.
edit: lütfen artık hadi kavga edelim diye mesaj atmayın. ısmarlama kavga edemiyorum olmuyor inanın ki...
edit: lütfen artık hadi kavga edelim diye mesaj atmayın. ısmarlama kavga edemiyorum olmuyor inanın ki...
devamını gör...
sanagulbahcesivadetmedim
gecenin bir koru sozluk icin enteresan projeler ureten yazar arkadasimiz. "yapma etme ortaligi karistirma" dedim ama ikna etmis olabilirim de, olmayabilirim de...
devamını gör...
siddal
son edittir: özel mesajın ifşası üzerine kaldırılmış bir tanıma cevap olarak. sırf gözüm açık gitmeyeyim diye ha. bu mesajı paylaştınız ya şimdi siz, biz de sizin masumiyetinize inanacağız ama bir pürüz var. bu mesajın ne üzerine atıldığını anlatmamışsınız. olmuyor öyle tek taraflı. hani o gece, bir nickaltı girmiştiniz bu yazara. aynı çirkin üslupsuzlukla. size sadece mecazî bir teşekkürle cevap verebileceği, daha fazlasını hak ediyor olsanız da kendini bozmayacağı bir cevap vermiş yazar. ince, ama... attığınız irili ufaklı bir taşın kimde hangi yaraya denk geleceğini bilemezsiniz. ki ben biliyorum olayın iç yüzü falan...
okumak ve yazmanın en temel eylem olduğu bir sözlük ortamında "okumaya durumu olmayanlar" için peşin edit: ben gidiyorum.
siz "hah biri daha başladı ağlamaya, bıdı bıdı bıdı tantana. hep şov be bunlar" yazarken ben çok uzaklarda olacağım. yoksa siz bunu okurken ben çok uzaklarda olacağım mıydı o? yok yok böylesi daha uygun. çünkü bu kirli dimağların seslerinden çok sıkıldığım için gidiyorum zaten; duymamak için.
burada galiba sadece yazarların mesleği başlığına yazmadım öğretmen olduğumu. ama bilen bilir artık. sıkıntılı çocuklar geçti önümden, yanımdan; kayıp gittiler hatta ellerimden. velileri vardı, daha sıkıntılıydı onlar hatta. sözlü olanı geçtim, fiziki şiddete bile maruz kaldım bu kelimenin tam anlamıyla kötü insanların elinden. kaldık, öğretmenlerce. veli tarafından bıçaklanan arkadaşımdan bahsetmeyeceğim bile. çünkü hevesim kalmadı. yazsam ne olacak ki diyorum, meydanda dolaşanlar o çocukların büyümüş hali ve velileri değil mi? kime ne anlatacağım ben? çünkü son zamanlarda sözlüğün kaos seviciliği, birine sataşmaktan zevk alan yazarların özgürlük diye pohpohlanması bana o velileri hatırlatıyor.
bir zorbalık meselesi vardı, hatırlarsınız. birkaç yazar sadece yapabildiği için ve canı istediği için gerçekte hiç tanımadığı insanlara hem tanımlarla hem özel mesajlarla saldırıp onlarla açıkça alay ediyor, haysiyet kırıcı şeyler söyleyebiliyor. o birkaçı var ki rastgele bir çocuğu aralarına almış birbirlerine iterek dövüyor ve eğleniyor. o çocukların adı değişiyor ama bu korkunç eğlencenin failleri ve onları destekleyerek seyredenler değişmiyor. ama benim için bunun şahitliği, gücümün yettiğinden daha fazla sabır isteyen bir şey. zaten dert dediğin fazla fazla yok mu? derdim bana yetmez mi? bir de burada ne işim var benim, olanları görüp kanım çekilecekse?
yine de bu meseleyi her mahallede olan birkaç kopuğun işidir, mahalleli de barındırmaz zaten diye düşündüm başta. ama baktım ki mahallelinin neredeyse yarısı bunlardan yanaymış meğer. çünkü mahalleli eleştiri ve alayın ayrımını yapamıyormuş.
aslında birisi "ne saygısı lisede miyiz? internet burası ya takmayın bu kadar" dedikten sonra netleşti kararım. gördüm ki saygıyı lise sırasının altında unutulan çanta gibi, hatta zararlı bir alışkanlıkmış gibi algılayanlar varmış. benim burada ne işim var?
bu kadar takmayın internet sitesi altı üstü diyenleri de çok gördüm. ister internet alemi ister gerçek hayat olsun ben daima ortada dayak yiyen çocuktan yanayım arkadaş! takmayın bu kadar dediğiniz insanların, yüz buldukça gerçek hayatta kime neler yapabilecek potansiyelde olduğunu hiç mi düşünmüyorsunuz?
"ya bakmayın öyle insanlar değiller aslında iyi çocuklar. ne varsa dillerinde"
burada millete sırf zevk için nefret kusan birinin dışarıda insanlara gül dağıttını mı düşünüyorsunuz gerçekten? bir sebeple sempatik bulduysanız, "aslında iyi çocuk" diye görmekte ısrar ediyorsunuzdur sadece. ya da bana da bulaşmasın diye kendinizi korumaya çalışıyorsunuz. çok sürmez.
sözlük içinde sadece cinsel içerikli tanımlarla ve şakalarla var olan insanlara da sempati duyan vardır. var edebilirsiniz onları. hah, bak tam yeri geldi. "onlar diye ötekileştiriyorsun, senin istediğin türden insanlar mı olacak burada sadece? asıl zorbalık bu. gruplaştırıyorsunuz milleti" diyebilirsiniz. fakat bana ne? isteyen yapsın memeli şakasını, okumam geçerim. isteyen okur, eğlenir. ayrıca kadın ve erkek için cinsiyet belirleyicisi olan her organ ve konular için bilgilendirme amaçlı tanım yapılabilir, konuşulabilir. misal memenin, vajinanın, penisin yapısı, olası hastalıkları vs gibi konularda konuşmakta bir beis olabilir mi? aksine bizimki gibi kapalı toplumlarda ertafından öğrenemez insanlar bu tür şeyleri. bir merakı ve hatta derdi varsa tanımı okur, merakını giderir ya da belki bir derdi için yönlendirilmiş olur. sözlük bilinmeyeni bildirmek için amatör çabalar bütünüdür sonuçta. bunlar da tanımlanır, okunur. ama buradaki amaç o mu? burada olan, "küfürsüz" sözlüğün açığını bulanların belaltı saltanatı.
belki tesadüfen, belki planlı şekilde bir araya geldiği kadınların fotoğraflarını çekip anın fotoğrafı başlığında paylaşan birinden bahsediyorum. ara sıra kulağı çekilse de sırtını sıvazlayanı çok olan bir kullanıcı. yok be, öyle fotoğraflar değil. ama herkesin anonim olduğu yerde kendini gizlemek isteyip istemeyeceğini bilmediğimiz bir kadının alelade bir fotoğrafı bile olsa bu yanlıştır. ifşadır. ve sınır tanımazlıktır. bunu yapan kişilerin sizinle ilgili de herhangi bir girişiminin olmayacağını garanti edemezsiniz. çünkü "onlar" "burası sanal alem. burada her şey mübah" diye düşünüyorlar.
hadi onu da geçtim. daha da mühimi var.ne demek efendim sözlükteki bütün kadın yazarların nickaltına, mesaj kutularına musallat olmak? evli barklı, çoluk çocuk sahibi bir kadına, hele ki senin kulvarında olmayan, senin esprilerine içinden bile gülmeyecek birine gecenin saat 1'inde mucuk mucuk diye mesaj atamazsın! bu eğlence değildir! bu özgürlük değildir! ciddiye alınmayacak bir şey de değildir! bu kişiye popülaritesi yüzünden göz yumulması kalmak için iğrendirici, gitmek için itici bir güçtür. çok da tın değil mi?
ponçiksavarlar zaferlerini gururla sunar! ama ben hiç de ponçik biri değilimdir. hatta gerçek hayatta ilk görüşte sevilmeyen soğuk, gudubet biriyimdir. zaten buradaki derdim de ponçik olmak değil, ortada dayak yiyen çocuklara bu eziyeti yapmaktan ve dahi bunu izlemekten zevk alan kalabalığın arasından ayrılmak. denedim çünkü durdurmayı. bir şey yapmıyor kimse. insan olana da bu dert yeter zaten.
"ne bu tantana be? madem rahatsızsın engelle başlıkları ve yazarları geç!" değil mi? şimdiye kadar hiç kimseyi engelleme ihtiyacı duymadım çünkü onlar da en az benim kadar var dedim. onlar da çeşittir, kendi hallerince yazarlar dedim. ama şimdi ben onları engellesem de o "kafa" yapısının farklı isimlerle var olduğunu bilmeye devam edeceğim. giden geri dönmedi mi? hem, tek bir hesaplarının olduğundan emin miyiz? zorbayı susturabilirsin. ama zorbalık prim yaptığı sürece, prim yaptığı yerlerde bir irin gibi var olmaya devam eder. er geç yine ağrıtır.
ez cümle, artık bana zul olmaya başlayan bu yerden gidiyorum. şöyle katkı sağladım, şu kadar yazı yazdım derdinde hiç değilim. kişisel bilgi içeren yazılarımın çoğunu imha ettim. geri kalan bilgi tanımlarına* dokunmadım. çünkü hâlâ bu mahallede iyi insanların olduğunu, bir iki şey okuyayım derdinde olan insanların olduğunu biliyorum.**savaşta ölen askerin yeri boş kalmaz. daha gelen yeni üyeler de olacaktır, belki onlar okur faydalanır.
şunu da söylemeden geçemem. ponçikler, minnoşlar diye hayali bir grubu karşısına alıp boşluğa yumruk sallayan, onlar gitmeden ben de gitmeyeceğim diyen ve kendi genişliklerince bir goygoy sözlüğü yontmayı hayal eden kullanıcılar mı ötekileştiriyor, sözlük sözlüğe daha çok benzesin diyenler mi?
cevabını bir gün anlayacaksınız.
eyyorlamam bu kadar.*
iyi bakın kendinize. şu alemde ne kadar iyi olunabilirse.
*
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının oy vermiyor olması
yazar olmadığımdandan dolayı üstüme alınmadığım serzeniş.
çünkü bir çaylak olarak beğendiğim girileri oylayamıyorum efendim. moderatör olarak bu hakkı elimden almışsınız. ya da daha doğrusu hiç vermemişsiniz.
çünkü bir çaylak olarak beğendiğim girileri oylayamıyorum efendim. moderatör olarak bu hakkı elimden almışsınız. ya da daha doğrusu hiç vermemişsiniz.
devamını gör...
su alerjisi
suyla temas eden insanların cildinde oluşan alerji. su ürtikeri adıyla da bilinir. kırmızı küçük kabarcıklar ve kaşıntı ile kendisini gösterir. genellikle ergenlik dönemindeki kadınlarda daha fazla görülür.
bu hastalıktan muzdarip kişiler, su içebilir. ancak dışarıdan, derilerinin suyla teması sonucunda, hatta ter gibi kendi vücut salgıları nedeniyle alerji ortaya çıkar. yaşam kalitesini oldukça düşürür. hasta kişinin spor yaparak terlemesi, ölüme bile neden olacak kadar büyük bir sorundur mesela.
su içmek alerjiye neden olmaz. nadiren ağız içinde kaşıntı yapar. ancak el, yüz yıkamak, banyo yapmak, yağmurda kalmak gibi doğal durumlar, hatta bazen gözyaşı, ter gibi doğal salgılar nedeniyle tetiklenir. kişinin yaşamını oldukça zorlaştıran bir rahatsızlıktır.
hastalık, hayatın hemen hemen her alanında karşılaştığımız sıvılardan kaynaklandığından, alerjinin ortadan kalkması için alerjenden uzak durmak imkânsızdır. bu nedenle de tedavi yöntemi, alerjiyi baskılayan ilaçlar kullanmak, hatta acil durumlar için adrenalin enjektörü bulundurmaktır.
hassas kişiler tıklamasın lütfen
bu hastalıktan muzdarip kişiler, su içebilir. ancak dışarıdan, derilerinin suyla teması sonucunda, hatta ter gibi kendi vücut salgıları nedeniyle alerji ortaya çıkar. yaşam kalitesini oldukça düşürür. hasta kişinin spor yaparak terlemesi, ölüme bile neden olacak kadar büyük bir sorundur mesela.
su içmek alerjiye neden olmaz. nadiren ağız içinde kaşıntı yapar. ancak el, yüz yıkamak, banyo yapmak, yağmurda kalmak gibi doğal durumlar, hatta bazen gözyaşı, ter gibi doğal salgılar nedeniyle tetiklenir. kişinin yaşamını oldukça zorlaştıran bir rahatsızlıktır.
hastalık, hayatın hemen hemen her alanında karşılaştığımız sıvılardan kaynaklandığından, alerjinin ortadan kalkması için alerjenden uzak durmak imkânsızdır. bu nedenle de tedavi yöntemi, alerjiyi baskılayan ilaçlar kullanmak, hatta acil durumlar için adrenalin enjektörü bulundurmaktır.
hassas kişiler tıklamasın lütfen
devamını gör...
sevdiğiniz kızın arkanızdan size ultra mal demesi
bundan çok güzel avm ismi olur hem mallar çeker.
ultramall.
ultramall.
devamını gör...
harry potter'daki büyüler
wingardium leviosa: bir nesneyi uçurma büyüsü.
devamını gör...
yeşil mahlasın 6162 karma puan olması
yeşil mahlasın artık fakir yazarlarımıza ferrari kadar uzakta olduğunun göstergesidir.
artık çoluk çocuğun rızkını mağazada yemekte yetmiyor, dededen kalan tarlaları da satmamız lazım.
artık çoluk çocuğun rızkını mağazada yemekte yetmiyor, dededen kalan tarlaları da satmamız lazım.
devamını gör...
yazarların mahlaslarının bir üst seviyesi
devamını gör...
kral anittas
enteresan bir abidir. hitit kralları soylarının çıkış noktası olarak onu görürler ama ortada şöyle bir sıkıntı var; adam kendi uygarlığı için bedduaların en püsküllüsünü etmiş. yıllar sonra bulunan bir tabletin içerisinde şu kısım dikkat çekiyor; ''kenti fırtınalı bir gecede aldım; ancak burada elime geçen sadece yaban otlar oldu. benden sonra kral olacaklardan her kim, hattuşaş’ı yeniden canlandırırsa onu göklerin fırtına tanrısına havale ettim.'' artık adam hattuşaş'tan nasıl illallah etti ise böyle bir lanet okumuş. ha sorarsanız adamı takan olmuş mu? olmamış. umursamamışlar bile. gitmişler hiç utanmadan soylarını dayandırdıkları adamın bedduasına rağmen hattuşaş'ı yeniden ve daha ihtişamlı bir şekilde kurmuşlar. sonra da pek gün yüzü görememiş garipler. hayatları asillerin, rahiplerin saray entrikaları arasında geçmiş durmuş. hepsi tahta çıkan varisine bir vasiyet ya da şikayetname bırakmış; mesela kral labarnas bildiğiniz varisini gömmüş. hastayken iktidar hırsına kapılan oğlu için demediğini bırakmamış ve onu meclise şikayet etmiş. sonra gelen krallarda hep kumpaslarla uğramış. yani alma anitas'ın ahını çıkar çıkar aheste aheste diyebiliriz. adam cidden sağlam beddua etmiş. bu konuyla ilgili kurt marek'in ''tanrıların vatanı anadolu'' kitabında daha fazla ayrıntı bulabilirsiniz. bir de şu tanımda #1269989 kralların hangi risklerle karşı karşıya kaldığını da yazmıştım. bunlar hep anittas yüzünden olan şeyler. * hititler gibi bir uygarlığın yok olmasının direkt müsebbibidir kendisi *
devamını gör...
musicbuddy
devamını gör...
tuttuğunu koparan insanların sırrı
risk almaktır ve çok çalışmaktır.
ve
pes etmemektir.
bu kadar.
yoksa öyle tuttu mu gelmez hemen biraz çekmek lazım koparmak için.
ve
pes etmemektir.
bu kadar.
yoksa öyle tuttu mu gelmez hemen biraz çekmek lazım koparmak için.
devamını gör...
38 eşi 94 çocuğu olan adamın hayatını kaybetmesi
içinde yaşadığı gezegen ve doğaya ihanet eden birisinin ölmesidir. zaten nüfus problemi yaşayan hindistan gibi bir pislik çukuruna, kendi ülkesinin problemine tüy dikmiş bir insanın hayata göz yummasıdır. "fare gibi üremek zorunda değilsiniz, biraz bilinç" diye uyarırdık ama, kim anlayacak ki?
devamını gör...
ödünç verilen kitabın bir türlü geri gelmemesi
beni aşırı geren bir durum. bu yüzden kitap veresim gelmiyor.
devamını gör...
rothschild ailesi
18. yüzyılda bir finans kurumu kuran mayer amschel rothschild'in, 5 oğlunu avrupa'nın farklı şehirlerinde görevlendirmesiyle tarih sahnesine çıkan aile. soyadları almancada "kırmızı kalkan" anlamına geliyormuş.
5 oğul farklı bölgelerde çalıştığından, herhangi birinin bulunduğu yerde var olan mali bir sıkıntı diğerlerini etkilemiyormuş. bu nedenle servetleri hiçbir zaman zarar görmemiş. evlilikleri de hep aile içinde gerçekleştiğinden servetleri dışarıya da çıkmamış hiçbir zaman. ancak tabi bir süre sonra bu gelenek bir kenara bırakılmış. yine de evlilikler her zaman zengin ailelerden kız alıp verme şeklinde gerçekleşmiş.
çok zengin olmalarına önemli bir neden olarak şu durum gösterilir: önce 2 ülke arasında çıkacak bir savaşı körüklerler. ardından kardeşlerden biri, ülkelerden birine, diğer kardeş de diğer ülkeye finansal destek sağlar. böylece ülkeler birbirine girdiğinde parayı kazanan her zaman bu aile olur.
bir başka iddia da bitcoin'in bu ailenin başının altından çıktığıdır. yani günün sonunda kazanan yine rothschild ailesidir.
bir de her zaman dillendirilen komplo teorilerine göre aile, rockefeller ailesi ile beraber illuminati adlı örgüte üyedir ve dünyanın maddi gücünün büyük bir kısmını elinde bulunduran sayılı ailelerdendir.
***
osmanlı da bu aileden nasibini almış:
link
5 oğul farklı bölgelerde çalıştığından, herhangi birinin bulunduğu yerde var olan mali bir sıkıntı diğerlerini etkilemiyormuş. bu nedenle servetleri hiçbir zaman zarar görmemiş. evlilikleri de hep aile içinde gerçekleştiğinden servetleri dışarıya da çıkmamış hiçbir zaman. ancak tabi bir süre sonra bu gelenek bir kenara bırakılmış. yine de evlilikler her zaman zengin ailelerden kız alıp verme şeklinde gerçekleşmiş.
çok zengin olmalarına önemli bir neden olarak şu durum gösterilir: önce 2 ülke arasında çıkacak bir savaşı körüklerler. ardından kardeşlerden biri, ülkelerden birine, diğer kardeş de diğer ülkeye finansal destek sağlar. böylece ülkeler birbirine girdiğinde parayı kazanan her zaman bu aile olur.
bir başka iddia da bitcoin'in bu ailenin başının altından çıktığıdır. yani günün sonunda kazanan yine rothschild ailesidir.
bir de her zaman dillendirilen komplo teorilerine göre aile, rockefeller ailesi ile beraber illuminati adlı örgüte üyedir ve dünyanın maddi gücünün büyük bir kısmını elinde bulunduran sayılı ailelerdendir.
***
osmanlı da bu aileden nasibini almış:
link
devamını gör...

