zaman tüneli
zamane kızlarının erol evgin gibi efendi erkekleri sevmemesi
efendi erkekler sevilmez. terbiyeli, ağırbaşlı erkek sevilmez.
çünkü onlar eğlenceli değiller kızlara göre.
çünkü onlar eğlenceli değiller kızlara göre.
devamını gör...
insanlara soyadıyla hitap etmek
bazı liselerin geleneği. 30 sene öncesinin mezunu bile kurufasülyede arkadaṣını böyle çağırıyor.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının ruh halleri
yalnızlığa ve konuşmamaya o kadar alıştım ki, bana göre normalim yani. *
devamını gör...
70 yaşına kadar çalışmak
bu eskidendi şimdi ömrün en az 200 yaş olması lazım. 199 yıl çalış anca 1 yıl yaşarsın.
tamam abartı biraz ama abartan sadece ben değilim. düşük yaşam standartları da abartıyor hem de daha fena.
oraya kör gözler bana gelince açılmaz değil mi? körlükte bile kayırmacılık ohoo. (: ayıpta denmez çünkü ayıp bulacak karakterlisi çok az...
tamam abartı biraz ama abartan sadece ben değilim. düşük yaşam standartları da abartıyor hem de daha fena.
oraya kör gözler bana gelince açılmaz değil mi? körlükte bile kayırmacılık ohoo. (: ayıpta denmez çünkü ayıp bulacak karakterlisi çok az...
devamını gör...
acımasız bir insan olmak
ağlayan birini görünce içim acır ve istemsiz gözlerim dolar. bazen insanlar acı çığlıkları atar ama bu içime oturmak yerine zevk verir.
olay acımasızlıktan çok o kişinin insan olup olmadığıyla alakalı bir durum bence.
duygularını uçta yaşayan biri olarak yeri gelince duygusal olmayacak şeylerde bile gözyaşı dökecek kadar içli, bazen ise dünya yansa bana ılık bir havayı bile hissettirmeyecek kadar soğuk veya hissiz oluyorum. bu beni de şaşırtıyor ve bana da tuhaf geliyor ama durum böyle.
acı eşiğim yükseklerde daha dayanıklı (ağlayamıyorum) ama küçük şeylere ağlayabiliyorum. büyük acılara ağlayamayıp sinirden ağlamanın saçmalığını anlayamıyorum mesela.
damdan düş ağlama ama eline bir iğne batsın hıçkıra hıçkıra ağla? duyguların cidden mantığı yok...
olay acımasızlıktan çok o kişinin insan olup olmadığıyla alakalı bir durum bence.
duygularını uçta yaşayan biri olarak yeri gelince duygusal olmayacak şeylerde bile gözyaşı dökecek kadar içli, bazen ise dünya yansa bana ılık bir havayı bile hissettirmeyecek kadar soğuk veya hissiz oluyorum. bu beni de şaşırtıyor ve bana da tuhaf geliyor ama durum böyle.
acı eşiğim yükseklerde daha dayanıklı (ağlayamıyorum) ama küçük şeylere ağlayabiliyorum. büyük acılara ağlayamayıp sinirden ağlamanın saçmalığını anlayamıyorum mesela.
damdan düş ağlama ama eline bir iğne batsın hıçkıra hıçkıra ağla? duyguların cidden mantığı yok...
devamını gör...
seni sahiplenen birinin olduğunu bilmek
kendimi evcilleşmiş hissettirir ve bu beni derin bi depresyona sürükler.
devamını gör...
seni sahiplenen birinin olduğunu bilmek
sahiplenme kelimesini insanlarda sevmiyorum.
beni benimseyen, koruyup kollayan, düşünce el uzatan veya yanıma oturan, arayabilme şansımın 7/24 olduğu, "gel." veya "sana ihtiyacım var." deyince veya bazen demeden hemen gelmesi, "git!" derken oradaki "gitme."yi gören birinin olduğunu bilmek bu hayata geliş sebebi olabilir. herkesin ailede böyle birine denk gelmesi gerekiyor veya ailede böyle biri olması.
yaşamak kadar yaşatmakta harika bir his. bazen karşılıklı olmuyor ama allah'tan benimki karşılıklı. yoksa abisiz kalabilirdim :p çünkü "ben seni en veya enlerden yapmışım. sen ne cüretle yapmazsın?!" gibisinden sözler ederdim. karşılık bulsun diye değil aslında, ben sevdiklerimi özel kılmaya çalışırken beni sıradanlaştırmalarından haz etmiyorum. buna gösterdiğim tepki sadece. yoksa sevilmeyip sevdiğim kişiler var. bendeki yerleri bana olan duygularından çok, benim duygu ve düşüncelerimle ilgilidir. bununda karşılıkla alakası yok. almak için vermiyorum. veriyorum ama alırsam güzel olur. verdiğimi ziyan ederse pişman ederim o ayrı.
ben beni seveni de sevmeyi zorunlu kılmamışım. beni sevmesine rağmen nefret ettiğim çokça kişi var.
beni benimseyen, koruyup kollayan, düşünce el uzatan veya yanıma oturan, arayabilme şansımın 7/24 olduğu, "gel." veya "sana ihtiyacım var." deyince veya bazen demeden hemen gelmesi, "git!" derken oradaki "gitme."yi gören birinin olduğunu bilmek bu hayata geliş sebebi olabilir. herkesin ailede böyle birine denk gelmesi gerekiyor veya ailede böyle biri olması.
yaşamak kadar yaşatmakta harika bir his. bazen karşılıklı olmuyor ama allah'tan benimki karşılıklı. yoksa abisiz kalabilirdim :p çünkü "ben seni en veya enlerden yapmışım. sen ne cüretle yapmazsın?!" gibisinden sözler ederdim. karşılık bulsun diye değil aslında, ben sevdiklerimi özel kılmaya çalışırken beni sıradanlaştırmalarından haz etmiyorum. buna gösterdiğim tepki sadece. yoksa sevilmeyip sevdiğim kişiler var. bendeki yerleri bana olan duygularından çok, benim duygu ve düşüncelerimle ilgilidir. bununda karşılıkla alakası yok. almak için vermiyorum. veriyorum ama alırsam güzel olur. verdiğimi ziyan ederse pişman ederim o ayrı.
ben beni seveni de sevmeyi zorunlu kılmamışım. beni sevmesine rağmen nefret ettiğim çokça kişi var.
devamını gör...
sözlüklerin erkeklere ait olduğu gerçeği
her şeyin erkeklere ait olduğu gerçeği...
erkek dediğin canlı böyle bi şey çünkü. otu b*ku sahiplenmezse, alanı olarak işaretlemezse, tahakküm kurmazsa rahat edemiyor. mesela bir kadın olarak reglinizden veya meme boyunuzdan bahsedin. muhakkak memeniz veya regl döngünüz hakkında sizden daha bilgili olacaktır. hiç tanımadığınız biri bile olabilir bu. selam verdiğiniz anda birden her şey onun etrafında dönmeye başlar. yani iletişim kurmanız yeterlidir bu tahakkümle karşılaşmak için. bazen duygu ve düşünceleriniz bile onun tasarrufundadır. rahatlıkla size "hayır aslında böyle hissediyorsun" diyebilir.
bunun dışına çıkan erkekler de vardır ama muhtemelen erkek nüfusunun %0.5ine filan tekabül ediyorlar. ve dağılmış vaziyetteler, endemik değiller. bunlardan burada vardır diyip gidip bulamıyorsunuz o nadide beyleri.
dolayısıyla alın canlarım, sözlükler de sizin olsun.
erkek dediğin canlı böyle bi şey çünkü. otu b*ku sahiplenmezse, alanı olarak işaretlemezse, tahakküm kurmazsa rahat edemiyor. mesela bir kadın olarak reglinizden veya meme boyunuzdan bahsedin. muhakkak memeniz veya regl döngünüz hakkında sizden daha bilgili olacaktır. hiç tanımadığınız biri bile olabilir bu. selam verdiğiniz anda birden her şey onun etrafında dönmeye başlar. yani iletişim kurmanız yeterlidir bu tahakkümle karşılaşmak için. bazen duygu ve düşünceleriniz bile onun tasarrufundadır. rahatlıkla size "hayır aslında böyle hissediyorsun" diyebilir.
bunun dışına çıkan erkekler de vardır ama muhtemelen erkek nüfusunun %0.5ine filan tekabül ediyorlar. ve dağılmış vaziyetteler, endemik değiller. bunlardan burada vardır diyip gidip bulamıyorsunuz o nadide beyleri.
dolayısıyla alın canlarım, sözlükler de sizin olsun.
devamını gör...
levh-i mahfuz
yeni baskısı ne zaman gelir sayın allahım
devamını gör...
yazarların son para harcadığı şey
abim birkaç günlüğüne gelince ulaşımı ve kalacak yeri sıkıntılı diye elinde olan birkaç çeyrek altını bozdurdu ve babam üstüne ekleme yaparak ona motosiklet aldı. ünv.'e giderken motosikletini otobüsle götürmek için nakite ihtiyacı vardı ve ona verdim. abim de olsa öğrenci diye kıyamıyorum ona (hani normalde onlar verir ya) şansa harcamalarının özel durumlarla artış olduğu dönemdi ve yük olduğunu hissetti. çünkü deprem bölgesindeyiz ve hâlâ iş yok bu yüzden gelir de. şoför de 1.500 istemiş ama ona 1.800 verdim yani tüm paramı. ve "girdiğin o aptal hissi biliyorum ama öyle değilsin ve olamazsın. ayrıca meslek sahibi olunca ensene çökeceğim o zaman sen de mi öyle düşüneceksin? (: mesela düşünsen de bana ne, gayette çökeceğim işte. ve şu an öğrenciyken sen de çökmekten çekinme. çünkü bunun dışında sana bir kuruş bile yedirmeyi düşünmüyorum. (: ve o tüm param değil ki. tabi geri kalanı vermek için söylemiyorum. istesen bile kendime harcayacağım ki." deyip iki gün önce onu yolcu etmiştik. bölümüm iki yıllıktı diye ben artık meslek sahibi olmuş hatta öncesine kadar çalışıyorken kendisi yazda çalışsa da öğrenci. :) bu yüzden çoğu zaman "sen abi değilsin ben ablayım." deyip uğraşıp sinir ederdim.
depremden sonra ayrılıklar daha zor, ağır ve korkulu geçiyor. bunu hiç konuşmadık ama onunda öyle hissettiğini biliyorum. çünkü o kadar gitti geldi hiçbir zaman vedalarda gözleri dolmuyordu. o belli etmemeye çalışıyor ben de görmemiş gibi yapıyorum. o gittiği için onun içini rahat tutmaya çalışıyoruz. ve onunla görüntülü konuşmaktan bazen nefret ediyorum. yoğun özlemle bakıyor. aklıma yeni deprem olduğunda gelebildiği 4-6 gün geliyor. o kadar gelme sonra yıkıma gel. o kadar ay'ın birkaç günlük gelişi bu kadar ağırdı. doğru düzgün ağırlayamadık bilmiyorum her şey çok berbattı. depremler sürerken bize bakışlarında derinlik ve korku vardı. ne hissettiğini tahmin edebiliyorum ama elimden gelen bir şey yoktu. hayatımdaki en değerli insan için bu kadar etkisiz olmakta çok kötü hissettiriyor. yüzüne bakınca ağlamamak için kendimi 2-3 dk tutabiliyordum. o ise daha başarılıydı. belki de hepimizi görmek için buna dayanmak zorundaydı. hayatımda tam sevdiğim tek kişi. tektanem, bunu ona çok üzgünken ya da ağlarken derdim bu yüzden sözü hem sever hem de nefret eder. tek konum olan abilik neredeyse tüm aileye bedel. kendisi de diğerlerine benzeseydi onu bu kadar sevmezdim ve tam tek kalırdım. onun varlığının anlamının ve değerinin büyüklüğü ölçülecek boyutta değil. bazı insanlar şükür sebebi olur ya o bu insanlardan. o bu kadar güzel olmasaydı çirkin olmazdım ama güzelliğime güzellik katılmış olmazdı. soluk olurdum.
benden önce sen de ölme. sen benim canlılığımsın...
depremden sonra ayrılıklar daha zor, ağır ve korkulu geçiyor. bunu hiç konuşmadık ama onunda öyle hissettiğini biliyorum. çünkü o kadar gitti geldi hiçbir zaman vedalarda gözleri dolmuyordu. o belli etmemeye çalışıyor ben de görmemiş gibi yapıyorum. o gittiği için onun içini rahat tutmaya çalışıyoruz. ve onunla görüntülü konuşmaktan bazen nefret ediyorum. yoğun özlemle bakıyor. aklıma yeni deprem olduğunda gelebildiği 4-6 gün geliyor. o kadar gelme sonra yıkıma gel. o kadar ay'ın birkaç günlük gelişi bu kadar ağırdı. doğru düzgün ağırlayamadık bilmiyorum her şey çok berbattı. depremler sürerken bize bakışlarında derinlik ve korku vardı. ne hissettiğini tahmin edebiliyorum ama elimden gelen bir şey yoktu. hayatımdaki en değerli insan için bu kadar etkisiz olmakta çok kötü hissettiriyor. yüzüne bakınca ağlamamak için kendimi 2-3 dk tutabiliyordum. o ise daha başarılıydı. belki de hepimizi görmek için buna dayanmak zorundaydı. hayatımda tam sevdiğim tek kişi. tektanem, bunu ona çok üzgünken ya da ağlarken derdim bu yüzden sözü hem sever hem de nefret eder. tek konum olan abilik neredeyse tüm aileye bedel. kendisi de diğerlerine benzeseydi onu bu kadar sevmezdim ve tam tek kalırdım. onun varlığının anlamının ve değerinin büyüklüğü ölçülecek boyutta değil. bazı insanlar şükür sebebi olur ya o bu insanlardan. o bu kadar güzel olmasaydı çirkin olmazdım ama güzelliğime güzellik katılmış olmazdı. soluk olurdum.
benden önce sen de ölme. sen benim canlılığımsın...
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
o kadar sevdim ki resmini
işte bugün konuştu benle
işte bugün konuştu benle
devamını gör...
islam'ın hayata verdiği önem
islam bu dünyada da uzun ömrü ve sağlığı ister: emre1974tr.blogspot.com/201...
devamını gör...
sevgili ile aynı evde yaşamak
benim de hayalim. :(
devamını gör...
seni sahiplenen birinin olduğunu bilmek
ömrümce rastlamadım öyle birine. keşke olsa ama nerede bende o şans.
devamını gör...
sevgili ile aynı evde yaşamak
hayalim. :(
devamını gör...
seni sahiplenen birinin olduğunu bilmek
çok başka bir his. eğer bunu sürekki hissettiren birisi ise ona tutkun olurum hayran olurum
devamını gör...
dayanması zor olan şeyler
ölüm arkadaşlar ölüm
devamını gör...
z kuşağının en büyük sorunu
geç gelmeleri. ne vardı 2 kuşak evvel gelseydiniz. şu ukala boomer ları çekmeseydik.
devamını gör...

