zaman tüneli
kötü insanların özellikleri
sevgisiz büyüyen çocuklar yetişkin olunca kötü bir insan olur çünkü sevmek bir beceridir ve bu beceri ailede kazanılır.
çocukken anne babasını aynalayan yani onların gösterdiği sevgi tutumunu görüp içselleştiren çocuklar okulda ve sosyal çevrede empatiyi geliştiren durumlarla içiçe olursa karşısındakinin yerine kendini koymayı öğrenir.
birey olduğunun farkında olarak büyütülen çocuk insnalara saygı duyar çünkü saygı görerek büyümüştür.
insan olmalarına saygı duyan bir çocuk olumlu davranışlar içinde olmasa da saldırgan davranmaz.
çocukken anne babasını aynalayan yani onların gösterdiği sevgi tutumunu görüp içselleştiren çocuklar okulda ve sosyal çevrede empatiyi geliştiren durumlarla içiçe olursa karşısındakinin yerine kendini koymayı öğrenir.
birey olduğunun farkında olarak büyütülen çocuk insnalara saygı duyar çünkü saygı görerek büyümüştür.
insan olmalarına saygı duyan bir çocuk olumlu davranışlar içinde olmasa da saldırgan davranmaz.
devamını gör...
an itibarıyla yazarların nerede olup ne yaptığı sorusu
anonim.
devamını gör...
an itibarıyla yazarların nerede olup ne yaptığı sorusu
iki bölüm house of cards izlendi, biraz cs'de vuruş karış oynandı, şimdi yemek yenecek. soranlara selam eder, büyüklerimin ellerinden küçüklerimin gözlerinden öperim.
devamını gör...
olgun erkek merakı
olgun erkek ile kastedilen fiziksel görünüm olmamalı. benim gibi saçı sakalı ağarmış birinin fiziksel olarak kimseye çekici geldiğini düşünmüyorum.
bence olgun erkek (baba) arayan kadınlar biraz daha hayata karşı zorlanma içinde olup kendilerini sahiplenen erkeklere ihtiyaç duyuyor.
bence olgun erkek (baba) arayan kadınlar biraz daha hayata karşı zorlanma içinde olup kendilerini sahiplenen erkeklere ihtiyaç duyuyor.
devamını gör...
kötü insanların özellikleri
bazıları kötü olmak için yaşıyordur.
her güzelliği çirkinleştirmek, iyi olanı bozmak, temiz olanı kirletmek, hayalleri bitirmek, çabayı görmezden gelmek, sevgiye karşı çıkmak, günlerce haftalarca, aylarca inşa edileni tarumar etmek için yaşarlar.
en sonundaysa " seni tanıdığım güne lanet olsun " dedirtirler ve bunu da kendilerine kâr sayarlar.
ne kadar uzak durmak istese de kişi, bunlardan biri illa ki gelir bulur.
en temiz duyguların, en samimi sözlerin, en güzel hayallerin katilidir bunlar.
dilerim ki hepimizden uzak olsun bunlar.
her güzelliği çirkinleştirmek, iyi olanı bozmak, temiz olanı kirletmek, hayalleri bitirmek, çabayı görmezden gelmek, sevgiye karşı çıkmak, günlerce haftalarca, aylarca inşa edileni tarumar etmek için yaşarlar.
en sonundaysa " seni tanıdığım güne lanet olsun " dedirtirler ve bunu da kendilerine kâr sayarlar.
ne kadar uzak durmak istese de kişi, bunlardan biri illa ki gelir bulur.
en temiz duyguların, en samimi sözlerin, en güzel hayallerin katilidir bunlar.
dilerim ki hepimizden uzak olsun bunlar.
devamını gör...
kişiliğin gelişimi
carl gustav jung imzalı 240 sayfalık eserdir.
çocukluğun kişilik üzerindeki etkisini inceler/ irdeler.
çocuk üzerinde en güçlü psişik etkiye sahip olan şey ebeveynlerin yaşamadığı hayattır.
çocukluğun kişilik üzerindeki etkisini inceler/ irdeler.
çocuk üzerinde en güçlü psişik etkiye sahip olan şey ebeveynlerin yaşamadığı hayattır.
devamını gör...
an itibarıyla yazarların nerede olup ne yaptığı sorusu
kyk yurdundayım, vize haftam ve ben toygar ışıklı-silinmiş hatıralar eşliğinde sözlükte dolanıyorum.
devamını gör...
17 kasım 2023 erdoğan scholz ortak basın açıklaması
devamını gör...
eğirdir dağ komando okulu
zamaninda 3 ayimi gecirdigim ve 270 kisi icinde 16. oldugum okuldur. sag dizimdeki menisküs de oranin hatirasi.
(bkz: camili yayla)'ya temmuz sicaginda az cikmadik.
sodalarimiyi g3 ucuyla acip icerdik. son 12 günkü tatbikattan kacmak icin dogada buldugu keneyi kendine yapistiran insanlar gördü bu gözler. hepatit b cikip refüze olunca sevincten aglayan tipler de vardi.
bir de elamanin birinin albaya sorup sonrasinda aldigi cevap halen aklimdadir.
eleman: komutanim ben ögretmen olarak kalemimle hizmet etmek istiyorum bu ülkeye, asker olarak degil.
albay: sokarlar o kalemi gö..ne
o cocuk o kalemle 3 ay gezdi bölükte.
(bkz: camili yayla)'ya temmuz sicaginda az cikmadik.
sodalarimiyi g3 ucuyla acip icerdik. son 12 günkü tatbikattan kacmak icin dogada buldugu keneyi kendine yapistiran insanlar gördü bu gözler. hepatit b cikip refüze olunca sevincten aglayan tipler de vardi.
bir de elamanin birinin albaya sorup sonrasinda aldigi cevap halen aklimdadir.
eleman: komutanim ben ögretmen olarak kalemimle hizmet etmek istiyorum bu ülkeye, asker olarak degil.
albay: sokarlar o kalemi gö..ne
o cocuk o kalemle 3 ay gezdi bölükte.
devamını gör...
ddr
devamını gör...
cumartesiyi evde tolstoy okuyarak geçiren ezik erkek
ezik insan okumaz. ezik olmak başkalarına önemli gelen şeyleri yapma isteğini körükler çünkü kişi ezik olmadığını herkese ispatlama gayreti içindedir.
kitap okuyarak kız tavlamaya çalışmak popüler olmanızı sağlamaz. kadınlar okuyan erkeklerden gerçekten hoşlanmaz. kafası çalışmayan erkekler her zaman daha kullanışlı olmuştur.
kitap okuyarak kız tavlamaya çalışmak popüler olmanızı sağlamaz. kadınlar okuyan erkeklerden gerçekten hoşlanmaz. kafası çalışmayan erkekler her zaman daha kullanışlı olmuştur.
devamını gör...
yazarların bugünkü sinirlenme sebebi
yağmur yağdığında sürücülerin iq seviyeleri biraz düşüyor. bu da bende sinire sebebiyet verebiliyor
devamını gör...
mihri müşfik hanım
mihri müşfik hanım veya mihri rasim.
1886/1954 yılları arasında yaşamış; ülkemizde çağdaş resim sanatını başlatan ilk kadın ressam olarak tanınır.
resim sevgisi uğruna kaçak yollarla italya'ya kaçmış ve atölyelerde kendini geliştirmiştir.
resim okulu açılmasına katkıda bulunmuş, aliye berger gibi usta isimlerin yetişmesine öncülük etmiştir.
portresini yaptığı kişiler arasında mustafa kemal atatürk'de vardır.
amerika'da hayatını kaybetmiştir.

1886/1954 yılları arasında yaşamış; ülkemizde çağdaş resim sanatını başlatan ilk kadın ressam olarak tanınır.
resim sevgisi uğruna kaçak yollarla italya'ya kaçmış ve atölyelerde kendini geliştirmiştir.
resim okulu açılmasına katkıda bulunmuş, aliye berger gibi usta isimlerin yetişmesine öncülük etmiştir.
portresini yaptığı kişiler arasında mustafa kemal atatürk'de vardır.
amerika'da hayatını kaybetmiştir.

devamını gör...
insanın kötü örneği kabullenmeye daha yatkın olması
insanin dogasi geregi olsa gerek olan durumdur.
devamını gör...
insanın kötü örneği kabullenmeye daha yatkın olması
sağlıklı olan hiçbir şeyin tadı güzel değil. bunun dışında insan yasaklı olanlara ilgi duyar.
kötü olmak kişiye güçlü olma hissi verir. bu hissin kendisi bağımlılık yapan bir özelliğe sahiptir.
kötü olmak kişiye güçlü olma hissi verir. bu hissin kendisi bağımlılık yapan bir özelliğe sahiptir.
devamını gör...
yazarların bugünkü sinirlenme sebebi
saatlerdir bir arabanın alarmı ciy ciy (aslında viyüv viyüv) ötüyor. belki öğlenden falan beri. gök gürlemişti şiddetle, o zaman başlamış olabilir. yani bizim sitede olmadığından sesi çok yüksek gelmiyor ama arabanın aküsü bitene kadar ötebilir zira yazlıktayız ve o sitede şu anda kimse yok gibi görünüyor. bayağı gıcık oldum ama yapabileceğim bir şey yok.
bir de internetim aşşşşırı yavaş birkaç saattir. bir saat sonra alcaraz vs djokovic tenis maçı var. bağlantı düzelmezse izleyemem herhalde. pofffff...
bir de internetim aşşşşırı yavaş birkaç saattir. bir saat sonra alcaraz vs djokovic tenis maçı var. bağlantı düzelmezse izleyemem herhalde. pofffff...
devamını gör...
kalt
devamını gör...
ilaç içerek intihar etmek
intihara kalkışma ve bunu haber verme bir yardım çığlığı olarak ele alınabilir. ilaçla intihara kalkışma ölümü bir süreç içine soktuğu için buna hizmet etmesi bakımından tercih edilmiş olabilir.
diyelim ki bir kişi ilgi çekmek için az ya da çok hap içti. ya da bir kutu bobinon yuttu hiç önemli değil. size verilmek istenen bir mesaj var ve bu mesajı dikkate almalıyız zira karşınızdaki insanı eylemini başarıya ulaştıracak elverişli araçlardan yoksun şekilde gerçekleştirmeye teşebbüs etmekle suçlarsanız, sırf sizi haksız çıkarmak için bile kendini raylı sistem vagonunun önüne atabilir.
ben şahsen kimsenin intihara kalkışmasıyla ilgili risk almak istemem.
konunun bir diğer boyutu da reçeteli ilaçların yanlış kullanımı durumu.
düzenli ağrı kesici kullanan biri alması gereken düzenli kulandığı dozun ağrısını kesmeye yeterli gelmemesi düşüncesi ile daha fazla ilaç alabilir hatta ilaçları yutmak için vücudu uyuşturup ağrıyı azaltan alkolde kullanabilir.
istenmeyen sonuçları engellemek için özellikle aynı zamanda psikiyatrik durumu da bozuk olan insanlarla ilgilenmek gerektiğini düşünüyorum.
son olarak ben intihar etmeyi düşünmedim. intihar edecek olsam ki etmem ama bunu sessizce yapmam.
ölümüyle bir şeye hizmet etmek isteyen insan zaten ölümü arzulamaz ama diyelim ki ölümcül bir hastalığım var ve intiharı düşünüyorum.
tenha bir alanda kendimi vurmak istemem. kurtlar vadisinde bir replik vardı. biz ölümü çoktan göze aldık da yanımızda kimleri götüreceğiz onları düşünüyoruz.
diyelim ki bir kişi ilgi çekmek için az ya da çok hap içti. ya da bir kutu bobinon yuttu hiç önemli değil. size verilmek istenen bir mesaj var ve bu mesajı dikkate almalıyız zira karşınızdaki insanı eylemini başarıya ulaştıracak elverişli araçlardan yoksun şekilde gerçekleştirmeye teşebbüs etmekle suçlarsanız, sırf sizi haksız çıkarmak için bile kendini raylı sistem vagonunun önüne atabilir.
ben şahsen kimsenin intihara kalkışmasıyla ilgili risk almak istemem.
konunun bir diğer boyutu da reçeteli ilaçların yanlış kullanımı durumu.
düzenli ağrı kesici kullanan biri alması gereken düzenli kulandığı dozun ağrısını kesmeye yeterli gelmemesi düşüncesi ile daha fazla ilaç alabilir hatta ilaçları yutmak için vücudu uyuşturup ağrıyı azaltan alkolde kullanabilir.
istenmeyen sonuçları engellemek için özellikle aynı zamanda psikiyatrik durumu da bozuk olan insanlarla ilgilenmek gerektiğini düşünüyorum.
son olarak ben intihar etmeyi düşünmedim. intihar edecek olsam ki etmem ama bunu sessizce yapmam.
ölümüyle bir şeye hizmet etmek isteyen insan zaten ölümü arzulamaz ama diyelim ki ölümcül bir hastalığım var ve intiharı düşünüyorum.
tenha bir alanda kendimi vurmak istemem. kurtlar vadisinde bir replik vardı. biz ölümü çoktan göze aldık da yanımızda kimleri götüreceğiz onları düşünüyoruz.
devamını gör...
seligman deneyi
1942 doğumlu amerikalı psikolog, yazar ve öğrenilmiş çaresizlik teorisyeni martin seligman'ın köpekler üzerinde gerçekleştirdiği deneydir.
deneyin insanlar için de geçerli olduğu/ yaşandığı kanıtlanmıştır.

deneyde köpekleri üç gruba ayırarak, iki aşamada incelemiştir. deneyde köpekler üç koşul üzerinden gözlenlenmiştir. bu koşullar:
1) şoktan kaçılamayan koşul
2) şoktan kaçılabilen koşul
3) şokun olmadığı koşul
ilk aşamada, ilk gruptaki köpeklere şok verilerek kaçmaları engellenmiştir. ikinci gruptaki köpeklere ise yine aynı yöntem ile şok verilmiş, ancak ilk gruptaki köpeklerin aksine kurtulabilme imkanı verilmiştir. ikinci gruptaki köpekler düğmeye basarak şoktan kurtulabilmişlerdir. üçüncü gruptaki köpeklere ise şok verilmemiştir. deneyin ilk aşaması böylelikle tamamlanmıştır. ilk aşamadan anlıyoruz ki deneyin en önemli öncülü köpeklere verilen şok.
ikinci aşamada ise, bu kez bütün gruplardaki köpeklere şok verilmiştir. köpekler gözlemlendiğinde anlaşılmıştır ki, ilk aşamada hiç şok verilmemiş olan köpekler şoktan kaçmayı başarabilmişlerdir. bununla birlikte, ilk aşamada şoktan kaçabilen köpekler de şoktan kaçabilmeyi öğrenmişlerdir. ne var ki, yalnızca deneyin ilk aşamasında şoktan kaçamayan köpekler şoka yeniden maruz kaldığında kaçma eğilimi bile göstermemiştir. şok karşısında pasif kalarak pes edip şoka maruz kalmaya devam etmişlerdir. hatta öyle ki, diğer denemelerde de hiçbir kaçma eğilimi göstermemişlerdir. seligman’ın köpekler üzerindeki bu deneyinde, ilk gruptaki köpeklerin öğrenilmiş çaresizliği çarpıcı bir şekilde gözler önüne serilmiştir. nihayetinde, öğrenilmiş çaresizlik karşısında köpeklerin kontrol edilemeyen durumlarda öğrenme yetisinin köreldiği ve çaresizliğe şartlandıkları oldukça açıktır.
buradan
deneyin insanlar için de geçerli olduğu/ yaşandığı kanıtlanmıştır.

deneyde köpekleri üç gruba ayırarak, iki aşamada incelemiştir. deneyde köpekler üç koşul üzerinden gözlenlenmiştir. bu koşullar:
1) şoktan kaçılamayan koşul
2) şoktan kaçılabilen koşul
3) şokun olmadığı koşul
ilk aşamada, ilk gruptaki köpeklere şok verilerek kaçmaları engellenmiştir. ikinci gruptaki köpeklere ise yine aynı yöntem ile şok verilmiş, ancak ilk gruptaki köpeklerin aksine kurtulabilme imkanı verilmiştir. ikinci gruptaki köpekler düğmeye basarak şoktan kurtulabilmişlerdir. üçüncü gruptaki köpeklere ise şok verilmemiştir. deneyin ilk aşaması böylelikle tamamlanmıştır. ilk aşamadan anlıyoruz ki deneyin en önemli öncülü köpeklere verilen şok.
ikinci aşamada ise, bu kez bütün gruplardaki köpeklere şok verilmiştir. köpekler gözlemlendiğinde anlaşılmıştır ki, ilk aşamada hiç şok verilmemiş olan köpekler şoktan kaçmayı başarabilmişlerdir. bununla birlikte, ilk aşamada şoktan kaçabilen köpekler de şoktan kaçabilmeyi öğrenmişlerdir. ne var ki, yalnızca deneyin ilk aşamasında şoktan kaçamayan köpekler şoka yeniden maruz kaldığında kaçma eğilimi bile göstermemiştir. şok karşısında pasif kalarak pes edip şoka maruz kalmaya devam etmişlerdir. hatta öyle ki, diğer denemelerde de hiçbir kaçma eğilimi göstermemişlerdir. seligman’ın köpekler üzerindeki bu deneyinde, ilk gruptaki köpeklerin öğrenilmiş çaresizliği çarpıcı bir şekilde gözler önüne serilmiştir. nihayetinde, öğrenilmiş çaresizlik karşısında köpeklerin kontrol edilemeyen durumlarda öğrenme yetisinin köreldiği ve çaresizliğe şartlandıkları oldukça açıktır.
buradan
devamını gör...
brezilya
zamaninda arjantin ile birlikte bircok (bkz: nazi) üyesinin kactigi ülke.
dil kursunda bir alman kizla tanismistim, brezilya'dan esiyle almanya'ya tasinmislar. kiz almanca kursuna benimle birlikte geldi.
büyük ihtimalle oraya kacan almanlardan birinin cocuguydu. baya cile cekti almanca ögreneyim derken.
bu da boyle bir animdir hüsnü.
dil kursunda bir alman kizla tanismistim, brezilya'dan esiyle almanya'ya tasinmislar. kiz almanca kursuna benimle birlikte geldi.
büyük ihtimalle oraya kacan almanlardan birinin cocuguydu. baya cile cekti almanca ögreneyim derken.
bu da boyle bir animdir hüsnü.
devamını gör...