zaman tüneli
ankara vs istanbul
evet belki gezilecek çok yer, yapılacak çok şey olmayabilir ankara'da.
ama yine de ben ankara'yı tercih ederim. istanbul'u tercih edeni de anlıyorum.
21 senelik hayatımın 20 senesini istanbul'da, 1 senesini ankara'da geçirdim. hatta genelde istanbul'dan gelenler ankara'yı beğenmezlerdi. fakat bende durum tam tersi oldu. tamamen kişisel bakış açısına bağlı bunlar.
istanbul'un olanağı inanılmaz fazla. eğitim, iş, kurs, sergi, sanat vs... her şeyde olanağı çok fazla. gerçekten kaçınılmaz fırsatları var. üstelik tarihi eserleri çok fazla. müzesi bol. gezip görülebilecek bir sürü yeri var. kültürel ögeleri bol. yiyecek içecek mekanları da çeşitlilik açısından bol. dolmabahçesinden, kuzguncuk'undan tutun, pierre loti'sine kadar doyamayacağınız bir şehir.
fakat bir o kadar da kalabalık ve görgüsüz.
açık havada bile nefes alıyor gibi hissetmiyorsunuz. sürekli bir yerlere koşturuyorsunuz. gittiğini hiçbir yerden keyif alamıyorsunuz. o kadar eşsiz şeyler varken, her zaman geride ve eksik gibi hissediyorsunuz. kocaman bir çöplüğün içerisinde dönüp duruyorsunuz. gittiğiniz en basit kahveci bile çok dolu oluyor. her yer çok gürültülü, çok kalabalık. safe place ilân ettiğiniz sessiz yerin keşfedilmesi maksimum bir ayı alıyor. sadece mekanlar, yerler değil; yollar da çok kalabalık. sürekli bir yerlere koşturuyorsunuz zaten, işe ve okula da yorgun gidiyorsunuz. toplu taşımalar asla istanbul insanına yetecek cinste değil. birileriyle ağız ağıza, üst üste gidiyorsunuz bir yerlere.
sürekli. yorgunsunuz.
yerler, yollar ve mekanların kalabalığından çektiğiniz gibi bir de zihniyet olarak, ekonomik olarak, sınıfsal olarak, ırksal olarak o kadar karışık bir yapıya sahip ki... bazen iyi yönden bakılabilse de %75 bu durum bir sorun haline geliyor. görgüsüz, eğitimsiz bir sürü insanın bir şehri doldurduğunu ve mahvettiğini düşünün. kalabalıktan çok, pislik ve insaniyetten uzaklıkları insanı yoruyor. laf anlamaz bir sürü dangalakla uğraşıyorsunuz gün içinde. pisliği, kötülüğü bitmiyor.
ankara desen, genelde aynı tür insanların, aynı seviyede insanların olduğu, ulaşımın çok rahat olduğu, genelini memur ve öğrencinin oluşturduğu sakin, sessiz bir şehir.
tabii ki her yerde olduğu gibi oranın da kötü muhitleri var ama objektif bakacak olursak geneli gerçekten benzer düzeyde insanlardan oluşan bir şehir.
ulaşım çok kolay. ankaray, metro, başkent ray zaten neredeyse her yere ulaşabiliyor. bu çok güzel bir şey. ben evime arabayla 20 dakika sürecek bir yere gitmek için metro ile 2 aktarma yaparak 1 saatte gidiyorum istanbulda.
ankarada ise ulaşım gerçekten istanbula göre çooook daha basit, güzel ve hızlı. işe gitme saatlerinde haliyle dolu oluyor. fakat genelde gerçekten 'yormayan' bir ulaşım sistemi mevcut. bu, yaşamak için önemli bir unsur.
ankara'da gezilecek bir yer yok, çok sıkıcı diye şikayet edenler de kafelerde pineklemeyi tercih etmeyebilirler. ben sadece bir sene yaşamama rağmen hemen bir şeyler yapmaya girişmiştim. anıtkabir, ankara kalesi, göller gibi sadece birkaç tane görülecek yeri var. ama avmlerde dolanıp kafelerde pineklemektense kendinize bir alan yaratabilirsiniz. doğası bol bir yer ankara öncelikle.
yapılacak bir şey yok diye sızlanmak yerine, aksine, müzesi tiyarosu ve kursu bol diye onlara bakabilirsiniz. gelen bütün tiyatrolara gidiyor, kursların bolluğundan dolayı çok mutlu oluyordum. istanbul'da herhangi bir kursa gitmek bile külfet yâhu.
ankara'da sosyalleşecek çok fazla alan var. bir balat, beyoğlusu yok belki ama gerçekten kendiniz yaşamayı öğrendiğinizde çok güzel, yormayan, sakin bir şehir. kaos sevmediğim için bana ankara daha mâkul geliyor.
istanbul'un arada bir özlem giderilecek, gezilecek; evet, avuç içi gibi bilinecek ama yaşanılmayacak bir şehir olduğunu düşünüyorum.
ama yine de ben ankara'yı tercih ederim. istanbul'u tercih edeni de anlıyorum.
21 senelik hayatımın 20 senesini istanbul'da, 1 senesini ankara'da geçirdim. hatta genelde istanbul'dan gelenler ankara'yı beğenmezlerdi. fakat bende durum tam tersi oldu. tamamen kişisel bakış açısına bağlı bunlar.
istanbul'un olanağı inanılmaz fazla. eğitim, iş, kurs, sergi, sanat vs... her şeyde olanağı çok fazla. gerçekten kaçınılmaz fırsatları var. üstelik tarihi eserleri çok fazla. müzesi bol. gezip görülebilecek bir sürü yeri var. kültürel ögeleri bol. yiyecek içecek mekanları da çeşitlilik açısından bol. dolmabahçesinden, kuzguncuk'undan tutun, pierre loti'sine kadar doyamayacağınız bir şehir.
fakat bir o kadar da kalabalık ve görgüsüz.
açık havada bile nefes alıyor gibi hissetmiyorsunuz. sürekli bir yerlere koşturuyorsunuz. gittiğini hiçbir yerden keyif alamıyorsunuz. o kadar eşsiz şeyler varken, her zaman geride ve eksik gibi hissediyorsunuz. kocaman bir çöplüğün içerisinde dönüp duruyorsunuz. gittiğiniz en basit kahveci bile çok dolu oluyor. her yer çok gürültülü, çok kalabalık. safe place ilân ettiğiniz sessiz yerin keşfedilmesi maksimum bir ayı alıyor. sadece mekanlar, yerler değil; yollar da çok kalabalık. sürekli bir yerlere koşturuyorsunuz zaten, işe ve okula da yorgun gidiyorsunuz. toplu taşımalar asla istanbul insanına yetecek cinste değil. birileriyle ağız ağıza, üst üste gidiyorsunuz bir yerlere.
sürekli. yorgunsunuz.
yerler, yollar ve mekanların kalabalığından çektiğiniz gibi bir de zihniyet olarak, ekonomik olarak, sınıfsal olarak, ırksal olarak o kadar karışık bir yapıya sahip ki... bazen iyi yönden bakılabilse de %75 bu durum bir sorun haline geliyor. görgüsüz, eğitimsiz bir sürü insanın bir şehri doldurduğunu ve mahvettiğini düşünün. kalabalıktan çok, pislik ve insaniyetten uzaklıkları insanı yoruyor. laf anlamaz bir sürü dangalakla uğraşıyorsunuz gün içinde. pisliği, kötülüğü bitmiyor.
ankara desen, genelde aynı tür insanların, aynı seviyede insanların olduğu, ulaşımın çok rahat olduğu, genelini memur ve öğrencinin oluşturduğu sakin, sessiz bir şehir.
tabii ki her yerde olduğu gibi oranın da kötü muhitleri var ama objektif bakacak olursak geneli gerçekten benzer düzeyde insanlardan oluşan bir şehir.
ulaşım çok kolay. ankaray, metro, başkent ray zaten neredeyse her yere ulaşabiliyor. bu çok güzel bir şey. ben evime arabayla 20 dakika sürecek bir yere gitmek için metro ile 2 aktarma yaparak 1 saatte gidiyorum istanbulda.
ankarada ise ulaşım gerçekten istanbula göre çooook daha basit, güzel ve hızlı. işe gitme saatlerinde haliyle dolu oluyor. fakat genelde gerçekten 'yormayan' bir ulaşım sistemi mevcut. bu, yaşamak için önemli bir unsur.
ankara'da gezilecek bir yer yok, çok sıkıcı diye şikayet edenler de kafelerde pineklemeyi tercih etmeyebilirler. ben sadece bir sene yaşamama rağmen hemen bir şeyler yapmaya girişmiştim. anıtkabir, ankara kalesi, göller gibi sadece birkaç tane görülecek yeri var. ama avmlerde dolanıp kafelerde pineklemektense kendinize bir alan yaratabilirsiniz. doğası bol bir yer ankara öncelikle.
yapılacak bir şey yok diye sızlanmak yerine, aksine, müzesi tiyarosu ve kursu bol diye onlara bakabilirsiniz. gelen bütün tiyatrolara gidiyor, kursların bolluğundan dolayı çok mutlu oluyordum. istanbul'da herhangi bir kursa gitmek bile külfet yâhu.
ankara'da sosyalleşecek çok fazla alan var. bir balat, beyoğlusu yok belki ama gerçekten kendiniz yaşamayı öğrendiğinizde çok güzel, yormayan, sakin bir şehir. kaos sevmediğim için bana ankara daha mâkul geliyor.
istanbul'un arada bir özlem giderilecek, gezilecek; evet, avuç içi gibi bilinecek ama yaşanılmayacak bir şehir olduğunu düşünüyorum.
devamını gör...
geliyor nazlımın göçü
bir karacaoğlan şiiri.
geliyor nazlımın göçü
tel tel olmuş ipek saçı
fındık fıstık badem içi
çerez olmuş memeleri
nideyim dünyada malı
boyunca geyinmiş alı
payas'ın da portakalı
turunç olmuş memeleri
cemali gösteren beldir
ihsan eyle beni öldür
biri rayhan biri güldür
ne hoş kokar memeleri
karac'oğlan böyle demiş
balınan kaymağın yemiş
biri altın biri gümüş
ne bahalı memeleri
geliyor nazlımın göçü
tel tel olmuş ipek saçı
fındık fıstık badem içi
çerez olmuş memeleri
nideyim dünyada malı
boyunca geyinmiş alı
payas'ın da portakalı
turunç olmuş memeleri
cemali gösteren beldir
ihsan eyle beni öldür
biri rayhan biri güldür
ne hoş kokar memeleri
karac'oğlan böyle demiş
balınan kaymağın yemiş
biri altın biri gümüş
ne bahalı memeleri
devamını gör...
aydın insan memeden uzak yaşayan insandır
karacaoğlan'ın geliyor nazlımın göçü şiiriyle karşı çıktığı önerme.
aydın türk memeyle iç içe yaşar.
aydın türk memeyle iç içe yaşar.
devamını gör...
tarihte bugün
1402 timur, 57 yıldır rodos şövalyelerinin hüküm sürdüğü izmir'i kuşattı.
1640 portekiz, ispanya'dan bağımsızlığını ilan etti.
1906 dünyanın ilk sinema salonu paris'te açıldı.
1913 ford motor company, ilk hareketli montaj hattını başlattı.
1925 locarno antlaşması, fransa, almanya, ingiltere, italya, polonya, belçika ve çekoslovakya arasında isviçre'nin locarno şehrindeki konferansın ardından londra'da imzalandı.
1928 yeni türk harflerinin kullanımı yürürlüğe girdi. gazeteler, mecmualar, levha, tabela ve ilanlar yeni harflerle basılmaya başladı.
1928 ıı. iktisat şûrası toplandı.
1928 vakit gazetesinin 30 kasım'da başlattığı mutlu çiftler müsabakası ilgiyle karşılandı.
1928 osmanlı borçlarının tasfiyesine ilişkin anlaşma tbmm'de onaylandı.
1931 ilk sesli türk filmi "istanbul sokaklarında" gösterildi.
1935 türk kadınının siyasal haklarını kazanması.
1940 ıı. dünya savaşı dolayısıyla türkiye'de geceleri karartma uygulaması başladı.
1943 roosevelt, churchill ve stalin'in katıldığı tahran konferansı sona erdi.
1950 türk askerleri, kore'de kunuri zaferi'ni kazandı.
1954 adıyaman ve sakarya il oldu.
1954 gazeteci hüseyin cahit yalçın cezaevine girdi.
1955 montgomery, alabama'da (abd) rosa parks adındaki zenci kadın, otobüste yerini beyaz adama vermediği için tutuklandı.
1964 türkiye ile avrupa ekonomik topluluğu arasında ortaklık kurulmasını öngören, 12 eylül 1963'te imzalanan ankara antlaşması yürürlüğe girdi.
1965 ereğli'de grizu patlamasında 9 işçi öldü.
1973 papua yeni gine, avustralya'dan bağımsızlığını ilan etti.
1980 turgut özal başbakanlık müsteşarlığına atandı.
1980 sanat dergisi gösteri yayımlanmaya başladı.
1981 yugoslavya havayollarına ait dc-9 tipi bir yolcu uçağı korsika'da düştü: 178 kişi öldü.
1986 yazar demir özlü, hakkında açılan davaya katılmaması gerekçesiyle vatandaşlıktan çıkarıldı.
1987 dünya sağlık örgütü (who) dünya aıds günü'nü ilk kez duyurdu.
1989 doğu almanya parlamentosu, komünist partiyi iptal etti.
1990 manş tüneli'nin ingiltere ve fransa'dan başlayan bölümleri deniz dibinin 40 m altında buluştu.
1991 nursultan nazarbayev oyların %98,7’sini alarak kazakistan’ın halk tarafından seçilen ilk cumhurbaşkanı oldu.
1999 burj al arab (321 metre yükseklikle dünyanın en yüksek oteli) hizmete açıldı.
2000 şili'nin eski diktatörü augusto pinochet'nin, iktidarı dönemindeki cinayet ve insan kaçırma suçlarından dolayı tutuklanmasına karar verildi.
2002 solcu gerillalara karşı savaşan kolombiya'daki en büyük sağcı paramiliter grup tek taraflı ateşkes ilan etti.
2004 yargıtay başkanı eraslan özkaya, yaş haddinden emekliye ayrıldı.
2007 tbmm türk ordusu'na kuzey ırak'a sınırötesi operasyon izni verdi.
2008 lucas arts tarafından yapılan star wars oyunu için stargate: empire at war isminde bir mod çıkmıştır.
1640 portekiz, ispanya'dan bağımsızlığını ilan etti.
1906 dünyanın ilk sinema salonu paris'te açıldı.
1913 ford motor company, ilk hareketli montaj hattını başlattı.
1925 locarno antlaşması, fransa, almanya, ingiltere, italya, polonya, belçika ve çekoslovakya arasında isviçre'nin locarno şehrindeki konferansın ardından londra'da imzalandı.
1928 yeni türk harflerinin kullanımı yürürlüğe girdi. gazeteler, mecmualar, levha, tabela ve ilanlar yeni harflerle basılmaya başladı.
1928 ıı. iktisat şûrası toplandı.
1928 vakit gazetesinin 30 kasım'da başlattığı mutlu çiftler müsabakası ilgiyle karşılandı.
1928 osmanlı borçlarının tasfiyesine ilişkin anlaşma tbmm'de onaylandı.
1931 ilk sesli türk filmi "istanbul sokaklarında" gösterildi.
1935 türk kadınının siyasal haklarını kazanması.
1940 ıı. dünya savaşı dolayısıyla türkiye'de geceleri karartma uygulaması başladı.
1943 roosevelt, churchill ve stalin'in katıldığı tahran konferansı sona erdi.
1950 türk askerleri, kore'de kunuri zaferi'ni kazandı.
1954 adıyaman ve sakarya il oldu.
1954 gazeteci hüseyin cahit yalçın cezaevine girdi.
1955 montgomery, alabama'da (abd) rosa parks adındaki zenci kadın, otobüste yerini beyaz adama vermediği için tutuklandı.
1964 türkiye ile avrupa ekonomik topluluğu arasında ortaklık kurulmasını öngören, 12 eylül 1963'te imzalanan ankara antlaşması yürürlüğe girdi.
1965 ereğli'de grizu patlamasında 9 işçi öldü.
1973 papua yeni gine, avustralya'dan bağımsızlığını ilan etti.
1980 turgut özal başbakanlık müsteşarlığına atandı.
1980 sanat dergisi gösteri yayımlanmaya başladı.
1981 yugoslavya havayollarına ait dc-9 tipi bir yolcu uçağı korsika'da düştü: 178 kişi öldü.
1986 yazar demir özlü, hakkında açılan davaya katılmaması gerekçesiyle vatandaşlıktan çıkarıldı.
1987 dünya sağlık örgütü (who) dünya aıds günü'nü ilk kez duyurdu.
1989 doğu almanya parlamentosu, komünist partiyi iptal etti.
1990 manş tüneli'nin ingiltere ve fransa'dan başlayan bölümleri deniz dibinin 40 m altında buluştu.
1991 nursultan nazarbayev oyların %98,7’sini alarak kazakistan’ın halk tarafından seçilen ilk cumhurbaşkanı oldu.
1999 burj al arab (321 metre yükseklikle dünyanın en yüksek oteli) hizmete açıldı.
2000 şili'nin eski diktatörü augusto pinochet'nin, iktidarı dönemindeki cinayet ve insan kaçırma suçlarından dolayı tutuklanmasına karar verildi.
2002 solcu gerillalara karşı savaşan kolombiya'daki en büyük sağcı paramiliter grup tek taraflı ateşkes ilan etti.
2004 yargıtay başkanı eraslan özkaya, yaş haddinden emekliye ayrıldı.
2007 tbmm türk ordusu'na kuzey ırak'a sınırötesi operasyon izni verdi.
2008 lucas arts tarafından yapılan star wars oyunu için stargate: empire at war isminde bir mod çıkmıştır.
devamını gör...
oedipus
georges bataille imkansız adlı eserde gözleri oyulmuş ve ellerini uzatarak dolaşan oedipus şeklinde atıfta bulunulan; antik yunanistan'da kurulan şehir devleti istefe'nin mitolojik kralı/ laios ile iokaste'nin oğlu olup anlamı ise latince'de şişik ayaklı anlamına gelmiştir.

buradan

buradan
devamını gör...
gözleri açık gitmek
hayattaki işlerini tamamlamamış olduğuna inanılan biri öldüğünde, görülen durum... gözler açık iken ölüyorsa kimi söylemlere göre, arkada ya çocukları vardır ya da hayattaki işlerini tamamlamamış diyorlar...
devamını gör...
sözlük içi haber editörü arıyoruz
türkiye'den ve dünyadan bir takım gelişmeleri sözlüğe taşıyacak, kimi butik haberler ile sözlük ahalisini bilgilendirecek bir ekip oluşturma niyetindeyiz. ekibin başında bizzat ben yer almak istiyorum.
discord sunucumuzdan iletişim halinde olabilecek, sözlüğe katkı sağlamak isteyen yazarlar benimle iletişime geçebilir.
discord sunucumuzdan iletişim halinde olabilecek, sözlüğe katkı sağlamak isteyen yazarlar benimle iletişime geçebilir.
devamını gör...
korkma kalbim
bengü'nün o eski, nostaljik, güzel şarkısı.
devamını gör...
çağan ırmak
yaratılan hakkında yaptığı söyleşiyle çok fena sıçmış olan yönetmen. mary shelley ve bram stoker'ın(dracula'nın yazarı) iddiaya girerek hikaye yazdıklarını söylemiş ki mary shelley öldüğü sırada daha bram stoker 3 yaşındaydı yani hiçbir şekilde bir tanışıklıkları olmamış. hadi tamam bana da frankestein ve dracula'nın yazarları karı koca diyen oldu da(kim uydurduysa) sen bu ülkede koskoca yönetmensin yaptığın işler de öyle dandik şeyler değil nasıl gidip bir wikipedia'yı açıp bakmazsın ya...
devamını gör...
aydın insan memeden uzak yaşayan insandır
karanlık olabilirim, siz memeyi verin.
devamını gör...
can aydoğdu
youtube fenomeni...
zor bir hayatın içinden sıyrılan ve kendini astromi alanında geliştiren kişi...
önceleri kiloluydu, ameliyatsız şekilde kilo verdiğini durmadan yineleyen biri... ekonomi, gelecek zamanlar hakkında söylemleri vardır...
zor bir hayatın içinden sıyrılan ve kendini astromi alanında geliştiren kişi...
önceleri kiloluydu, ameliyatsız şekilde kilo verdiğini durmadan yineleyen biri... ekonomi, gelecek zamanlar hakkında söylemleri vardır...
devamını gör...
sadakat yalanı
hollanda gerilim filmi. başrollerde bracha van doesburgh ve elise schaap oynuyor. tanımıyoruz tabii. hollanda sineması izleyen mi var aramızda sanki. yalnız oyunculardan birinin ismini yıllar geçse unutmam sanırım: gijs naber
konusu
iki evli kadın arkadaş kocalarını çocuklarını bırakıp birlikte tatil yapmak için trenle yola çıkıyorlar. kocaları da bir güzel uğurluyor, yolcu ediyor. kadınlardan biri hakim. bu hakim olan kadına güzel bi miras kalmış, iki üç katlı dayalı döşeli köşk. gidip köşkte kalıp alem yapıp dönecekler. eşlerine de birbirleri için yalan söylüyorlar bir güzel. lakin dananın kuyruğu bu kadınlardan birinin kayıplara karışması sonra da ölü bulunmasıyla kopuyor. kocalar da kalkıp geliyor, emniyetti jandarmaydı derken çarşı karışıyor. film ilerledikçe de bazı ters köşeler gerçekleşiyor elbette. sonu sürprizli denebilir. ama "ben şok!!!" diyecek kadar değil. minik sürpriz. sürp.
bu sırada gavat koca nasıl olunur, yamış yumuş fakbadi nasıl olur hepsini görüyoruz.
fazla eyyorlamicam bu sefer. derin anlamlar alt metinler beklemez emniyet teşkilatındaki saçmalıklara da takılmazsanız çerezlik güzel bir film.
konusu
iki evli kadın arkadaş kocalarını çocuklarını bırakıp birlikte tatil yapmak için trenle yola çıkıyorlar. kocaları da bir güzel uğurluyor, yolcu ediyor. kadınlardan biri hakim. bu hakim olan kadına güzel bi miras kalmış, iki üç katlı dayalı döşeli köşk. gidip köşkte kalıp alem yapıp dönecekler. eşlerine de birbirleri için yalan söylüyorlar bir güzel. lakin dananın kuyruğu bu kadınlardan birinin kayıplara karışması sonra da ölü bulunmasıyla kopuyor. kocalar da kalkıp geliyor, emniyetti jandarmaydı derken çarşı karışıyor. film ilerledikçe de bazı ters köşeler gerçekleşiyor elbette. sonu sürprizli denebilir. ama "ben şok!!!" diyecek kadar değil. minik sürpriz. sürp.
bu sırada gavat koca nasıl olunur, yamış yumuş fakbadi nasıl olur hepsini görüyoruz.
fazla eyyorlamicam bu sefer. derin anlamlar alt metinler beklemez emniyet teşkilatındaki saçmalıklara da takılmazsanız çerezlik güzel bir film.
devamını gör...
evden satış yapmak
verginizi verin, vergisiz gelirler ileride başınızı ağrıtır. bu konularda bilgili bir muhasebeciye danışın, şirket vs gerekli.
devamını gör...
kelime müzesi
gitmeye can atıp, inanılmaz merak ettiğim ama bir türlü gidemediğim müze. gitsem içinden çıkamazmışım gibi geliyor. zaten müze, kesinlikle çıkmak istemeyeceğim bir mekan, bir de üzerine kelime müzesi.
ben düştüm, siz devam edin.
ben düştüm, siz devam edin.
devamını gör...
evden satış yapmak
son zamanlarda oldukça moda olan şey.
bunu meslek haline getiren de var, ikinci bir iş olarak da düşünen var... ikinci ya da sıfır ürünler için yapılması mantıklı kazanç...
bunu meslek haline getiren de var, ikinci bir iş olarak da düşünen var... ikinci ya da sıfır ürünler için yapılması mantıklı kazanç...
devamını gör...
ısınmak için alternatif tavsiyeler
biraz uğraş, biraz çabayla yapılabilen ucuz çözümlerdir.
devamını gör...
saatlerce beklemek
devamını gör...
espressolab
israil-filistin meselesinden mütevellit gerçekleşen starbucks protestolarının ardında olduğu iddia edilen zincir.
devamını gör...
kenar süsü
sözleri çok anlamlı olan sıla şarkısı.
devamını gör...
ısınmak için alternatif tavsiyeler
yanardağa atlamak yada lav banyosu yapmak kalıcı ve etkili bir çözüm sunacaktır.
devamını gör...
