zaman tüneli
her ölenin ardından çok erken gitti demek
hayatta,
doğumun, nikahın ve ölümün belli.
işte allahu tealaya inananlar, bunun böyle olduğunu bilir ve değişmeyeceğini.
tabii ki belli yaştaki insanlara "erken gitti" demek...
her ölüm erkendir klişesi yapmak istemem ama bazı ölümler geç bile kalmıştır. siyasi mesaç yok hayır...
ama anan baban 50'sinde ölürse, arkadaşın ölürse, erkendir tabii ki.
bizim mekancı selçuk abi 70'inde ama dinç adam, hareketli filan, arkadaşı ölüyor 62 yaşında, erken gitti diyor, ne diyecek adam başka?
doğumun, nikahın ve ölümün belli.
işte allahu tealaya inananlar, bunun böyle olduğunu bilir ve değişmeyeceğini.
tabii ki belli yaştaki insanlara "erken gitti" demek...
her ölüm erkendir klişesi yapmak istemem ama bazı ölümler geç bile kalmıştır. siyasi mesaç yok hayır...
ama anan baban 50'sinde ölürse, arkadaşın ölürse, erkendir tabii ki.
bizim mekancı selçuk abi 70'inde ama dinç adam, hareketli filan, arkadaşı ölüyor 62 yaşında, erken gitti diyor, ne diyecek adam başka?
devamını gör...
yeteri biliyorsan yeter
yeteri bilirsen yeter.
uslan artık, dur artık, bırak artık" demenin annece veya büyükannecesi.
"yeter, yeteri biliyorsan yeter" tam cümlesidir.
ömrümü çürüttün, yüreğimi tükettin, laftan anla" demek.
uslan artık, dur artık, bırak artık" demenin annece veya büyükannecesi.
"yeter, yeteri biliyorsan yeter" tam cümlesidir.
ömrümü çürüttün, yüreğimi tükettin, laftan anla" demek.
devamını gör...
kazım koyuncu vs volkan konak
siz çıldırmışsınız yahu...
videoyu yapan da kafayı yemiş bence... derdiniz ne abicim sizin?.. valla çok komiğime gidiyor evde otururken, kapitalizm ve modern kültürün nimetleri ile sağa sola bok atmanız. ölmüşler ya rahatlayın artık...
şu ağıt, volkan konak ve ablası tarafından kazım koyuncu'ya ithafen yapıldı bildiğim kadarıyla.
videoyu yapan da kafayı yemiş bence... derdiniz ne abicim sizin?.. valla çok komiğime gidiyor evde otururken, kapitalizm ve modern kültürün nimetleri ile sağa sola bok atmanız. ölmüşler ya rahatlayın artık...
şu ağıt, volkan konak ve ablası tarafından kazım koyuncu'ya ithafen yapıldı bildiğim kadarıyla.
devamını gör...
asean
the association of southeast asian nations - güneydoğu asya ülkeleri birliği olarak tercüme edilen adı, 8/8/1967 tarihinde endonezya, malezya, filipinler, singapur ve tayland dışişleri bakanlarınca bangkok dışişleri bakanlığı ana salonunda kurulmuştur.* merkezi endonezya'nın başkenti cakarta'dadır.
müteakip yıllarda brunei, vietnam, myanmar, laos, kamboçya örgüte taraf olmuştur.*
türkiye asean'ın sektörel diyalog ortağıdır.
kuruluş amacını da ilk fırsatta editleyeceğim.
müteakip yıllarda brunei, vietnam, myanmar, laos, kamboçya örgüte taraf olmuştur.*
türkiye asean'ın sektörel diyalog ortağıdır.
kuruluş amacını da ilk fırsatta editleyeceğim.
devamını gör...
her ölenin ardından çok erken gitti demek
birinin ölümünü duyduğunda, ağlamayan tek insan bile bir an düşünüp, "vallahi çok erken gitti ya!" diyordur. oysa kimse o kişinin ölümüne hiçbir şekilde hazır değildi. ama işte insanlar bunu bir alışkanlık haline getirmiştir. hangi yaştan olursa olsun, "çok erken gitmiş" demek, “ben de önemli bir şey söyledim” havası yaratır. oysa bu sözü sarf edenler o kadar erken gitmiş olanların ya da yakınlarının ölümünü bile doğru düzgün hatırlamayacak kadar meşguldürler. ama önemli olan, bu cümleyi söyledikten sonra, "ah be yazık!" derken, aynı zamanda bir yudum çayı ya da kahveyi keyifle içmektir, ya da dağıtılacak olan pideden fazla yiyebilme düşüncesidir. çünkü hayat devam eder. ama o "çok erken gitmiş" cümlesi, kimseye bir şey kazandırmaz. ölene de kalana da.
çünkü ölümün vakti yoktur.
çünkü ölümün vakti yoktur.
devamını gör...
nickname
günlük persona üzerine giydirilmiş yeni bir personadır.
birinci katmanın sağlayamadığı memnuniyetin inşaası için tasarlanır.
carl gustav jung’ın gölge arketipi çerçevesinde bilinçdışının daha derine gömülmesi demektir.
günlük persona (bilinçli tasarım), toplumsal ve bireysel tecrübelerle şekillenen gölge’ye karşı bir savunma/kaçış/denge/yadsıma mekanizmasıdır. ancak bu çaba, sürekli olarak tezahür eden komplekslerle akamete uğrar. böylelikle persona hem tasarımcısı, hem de dış dünya için makbul olmaktan çıkar.
nickname işte tam bu noktada bir kurtarıcı olarak ortaya çıkar. gizliliğin sağladığı teyit edilemezlik arzulanan persona’yı verili sınırları aşarak (yeniden) tasarlama imkanı verir. reel dünyada başarısız olan savunma/yadsıma süreci için yeni bir şans doğar. bu yönüyle oldukça cezbedicidir.
bunun sosyal medyadaki tezahürü çoğunlukla hikaye anlatıcılığıdır: olmak istenen ve arzulananın gerçekmiş gibi yansıtılması.
lakin kompleksler ilk katmanı deldiği gibi, ikinci katmanı da deler. bunun sosyal medyadaki tezahürü ise öfke, hakaret, abartı, alaycılık ve küçümsemedir.
bu ikincisi, nickname’le edinilen üst persona’nın tehlikeye girmesiyle (zamanla baş gösteren inandırıcılık sorunları) ortaya çıkabileceği gibi, komplekslerin reeldeki persona’ya tezahürünün doğrudan yansıtılmasıyla da ortaya çıkabilir. (ben zaten reelde de bunları küçümsüyorum, öyleyse tutarlıyım)
kötü haber şu ki, nickname iki amaca da uzun süre hizmet edemez. yani, yeni persona nihai özellikleriyle ne yadsıma işlevini yerine getirebilir ne de dış dünyayı ikna edebilir.
tam da bu nedenle, her ne şekilde (konuşma/yazı/video) vitrine çıkarılmış olursa olsun, biraz dikkat kesilen dinleyici/izleyici/okur bunu hisseder. dahası, kompleksler (derinde olanın yüzeyde ortaya çıkış biçimi) çeşitli varyasyonlarla kendini göstermeye devam eder.
bir diğer deyişle; nickname, reeldeki persona’nın feshini sağlayamadığı gibi, bir üst katman olarak gölge’nin hükmünden de kaçamaz. bu nedenle, orantısız zihinsel efor gerektiren ancak doğası gereği başarısızlığa mahkum bir girişimdir.
birinci katmanın sağlayamadığı memnuniyetin inşaası için tasarlanır.
carl gustav jung’ın gölge arketipi çerçevesinde bilinçdışının daha derine gömülmesi demektir.
günlük persona (bilinçli tasarım), toplumsal ve bireysel tecrübelerle şekillenen gölge’ye karşı bir savunma/kaçış/denge/yadsıma mekanizmasıdır. ancak bu çaba, sürekli olarak tezahür eden komplekslerle akamete uğrar. böylelikle persona hem tasarımcısı, hem de dış dünya için makbul olmaktan çıkar.
nickname işte tam bu noktada bir kurtarıcı olarak ortaya çıkar. gizliliğin sağladığı teyit edilemezlik arzulanan persona’yı verili sınırları aşarak (yeniden) tasarlama imkanı verir. reel dünyada başarısız olan savunma/yadsıma süreci için yeni bir şans doğar. bu yönüyle oldukça cezbedicidir.
bunun sosyal medyadaki tezahürü çoğunlukla hikaye anlatıcılığıdır: olmak istenen ve arzulananın gerçekmiş gibi yansıtılması.
lakin kompleksler ilk katmanı deldiği gibi, ikinci katmanı da deler. bunun sosyal medyadaki tezahürü ise öfke, hakaret, abartı, alaycılık ve küçümsemedir.
bu ikincisi, nickname’le edinilen üst persona’nın tehlikeye girmesiyle (zamanla baş gösteren inandırıcılık sorunları) ortaya çıkabileceği gibi, komplekslerin reeldeki persona’ya tezahürünün doğrudan yansıtılmasıyla da ortaya çıkabilir. (ben zaten reelde de bunları küçümsüyorum, öyleyse tutarlıyım)
kötü haber şu ki, nickname iki amaca da uzun süre hizmet edemez. yani, yeni persona nihai özellikleriyle ne yadsıma işlevini yerine getirebilir ne de dış dünyayı ikna edebilir.
tam da bu nedenle, her ne şekilde (konuşma/yazı/video) vitrine çıkarılmış olursa olsun, biraz dikkat kesilen dinleyici/izleyici/okur bunu hisseder. dahası, kompleksler (derinde olanın yüzeyde ortaya çıkış biçimi) çeşitli varyasyonlarla kendini göstermeye devam eder.
bir diğer deyişle; nickname, reeldeki persona’nın feshini sağlayamadığı gibi, bir üst katman olarak gölge’nin hükmünden de kaçamaz. bu nedenle, orantısız zihinsel efor gerektiren ancak doğası gereği başarısızlığa mahkum bir girişimdir.
devamını gör...
tırnak makası satın almak
solingen iyidir. güzel keser.
devamını gör...
antipati
antipati: pati düşmanı demektir.
devamını gör...
dinlemekten bıkmayacağınız şarkılar
her buluşmamızda, mekanda kimse kalmaz, eşi kalır ben kalırım, belki bir kişi filan daha ,
"abi şarkını açıyorum" der gamze.
barış manço'dan hayır.
bıkacağımı sanmıyorum. çok geçerli.
"abi şarkını açıyorum" der gamze.
barış manço'dan hayır.
bıkacağımı sanmıyorum. çok geçerli.
devamını gör...
tırnak makası satın almak
hiç almadım 5 yaşimdan beri her yerde tırnak makası var bir sürü. nedir bunun kaynağı.
devamını gör...
ermenistan
resmi olarak tanıdığımız; ancak diplomatik misyonlarımızın bulunmadığı devlettir. ülkeye gürcistan-tiflis büyükelçiliği akreditedir.
ığdır-alican ve kars-akyaka olmak üzere iki adet sınır kapımız bulunmaktadır. ermenistan'ın kelbecer'i işgali üzerine 2/4/1993 tarihinde sınırlar kapatılmıştır. kademeli normalleşme çabaları halen devam etmektedir. sınır kapılarından geçiş üçüncü devlet vatandaşlarına açıktır. 2022 tarihinde de doğrudan uçuşlar ve havayolu kargo taşımacılığı başlamıştır.
ığdır-alican ve kars-akyaka olmak üzere iki adet sınır kapımız bulunmaktadır. ermenistan'ın kelbecer'i işgali üzerine 2/4/1993 tarihinde sınırlar kapatılmıştır. kademeli normalleşme çabaları halen devam etmektedir. sınır kapılarından geçiş üçüncü devlet vatandaşlarına açıktır. 2022 tarihinde de doğrudan uçuşlar ve havayolu kargo taşımacılığı başlamıştır.
devamını gör...
her ölenin ardından çok erken gitti demek
her ölüm erkendir.
devamını gör...
ilk bilgisayar kullanımında yapılan mallıklar
ben de bakayım abi. acıcık kay.
adam yani çocuk bilgisayarla tanıştığı gibi zibilyon para kazandı ben? kız giydireyim abi ben de yüzünü boyayayım piremses kızın. ben de komikli sitelere bakayım. evet.
adam yani çocuk bilgisayarla tanıştığı gibi zibilyon para kazandı ben? kız giydireyim abi ben de yüzünü boyayayım piremses kızın. ben de komikli sitelere bakayım. evet.
devamını gör...
sözlüğü not defteri olarak kullanmak
terziden silk silk şeyler alınacak
devamını gör...
ayrılığın farkına varılan an
bir anda yapayalnız kalırsın. etrafına boş boş bakarken bir anda bir soğuk gelir. hiç bir şey yapmak istemez ve bir hiç gibi hissedersin.
bunları burayı okuyan kimse yaşamasın, kaldırması çok zor.
bunları burayı okuyan kimse yaşamasın, kaldırması çok zor.
devamını gör...
sözlüğü not defteri olarak kullanmak
evet.
devamını gör...
gece 02.30'da yenilen bol yağlı yemek
valla ben de bol yağlı bir yemek yiyorum ama yemek cacıki. bol zeytinyağlı yaptım.
bu rahatsız etmez sanırım.
bu rahatsız etmez sanırım.
devamını gör...
her ölenin ardından çok erken gitti demek
kimsenin kimseye yakıştıramadığı en büyük gerçek olduğundan böyle
devamını gör...
dinlemekten utanılan şarkılar
hiç de...
ortamımızda şu üçlü olsa bizimkiler tiye almaya başlar ama ben derim ki, "yok yapmayın..."
darbukatör abi filan muhteşem.
ali seven'le şu an hiçbir farkımız yok aynıyız surat filan bu kadar mı benzer vah ne hale geldim, kucağımda bir cümbüşüm eksik.
ortamımızda şu üçlü olsa bizimkiler tiye almaya başlar ama ben derim ki, "yok yapmayın..."
darbukatör abi filan muhteşem.
ali seven'le şu an hiçbir farkımız yok aynıyız surat filan bu kadar mı benzer vah ne hale geldim, kucağımda bir cümbüşüm eksik.
devamını gör...
gece 02.30'da yenilen bol yağlı yemek
mlsf nöbette gelen yemek perileri yüzünden böyle şeyler yaşandı bugün. olsundu.
devamını gör...