zaman tüneli
yazarların kendini tanımlama şekli
dayı statüsünde azgın teke görünümlü kart zampara.
devamını gör...
işim gücüm var insanı
benim bu, birileri bir yerlere mi davet etti, hemen işim gücüm var diyip siyriliyorum
devamını gör...
utangaç ve çekingen bir insan olmak
biyruuuun efendim..
devamını gör...
yazarların 2026 yılından beklentileri
her şeyin başı sağlık. benim beklentim ailemin sağlıklı bir ömür geçirmesi. diğer ıvır zıvırlar biraz tutumla biraz da sabırla oluyor zaten.
devamını gör...
instagram çekilişleri
şimdi bir paylaşım görünce aklıma geldi.
ulan böyle bir şey vardı değil mi?
ne bilet düşürmüştüm ben buradan zamanında.
konser, tiyatro.
hey gidi hey.
ne güzeldi.
ulan böyle bir şey vardı değil mi?
ne bilet düşürmüştüm ben buradan zamanında.
konser, tiyatro.
hey gidi hey.
ne güzeldi.
devamını gör...
yazarların 2026 yılından beklentileri
hayatta kalmak
devamını gör...
işim gücüm var insanı
birde işim var gücüm yok insanı vardır. o benim.
devamını gör...
seri katil kültürünün bizde olmaması
devamını gör...
yazarların 2026 yılından beklentileri
istediğim her alkol migrosa gelsin istiyorum. ünvanın 5m ama hala en bulunabilir alkolleri bulunduruyorsun sayın migros…
devamını gör...
seri katil kültürünün bizde olmaması
ortadoğu kültürü değil bu sanki.
devamını gör...
henüz vakit varken gülüm (kısa film)
senaryosu cem kâmil dede tarafından yazılan ve aynı isim tarafından yönetilen kısa film; 1 hafta önce yayınlanmıştır.

henüz vakit varken gülüm ayrıca bir nazım hikmet ran kitabı ve şiiridir, aynı isimde bir de kısa filmin olduğunu görmek tebessüm ettirdi.
filmimiz zaman kavramı üzerine düşündürür iken, sevgi ve hayatı paylaşmak gibi konular üzerine de ilerliyor.
saatin sabah 8 olduğunu ve o sırada uyumakta olan bir adamı görmemiz ile film başlıyor, ömrünün son demlerini yaşayan karı koca çiftinin hayatlarının son demlerini güzel yaşamak için verdikleri çaba da gözle görülür nitelikte gibi duruyor.
ne çabuk yaşlandıklarına ve ömürlerinin sonuna doğru yaklaştıklarına inanmak istemiyorlar ama hayatın ve zamanın da böyle acımasız bir şey olduğunun farkındalar, bilgelikle yoğrulmuş bir şaşkınlık da var içlerinde, böyle olacağını biliyorduk ama bu kadar çabuk olacağını beklemiyorduk hissi onlara ağır geliyor olmalı...
daha sonra birlikte yemek yediklerini, televizyon izlediklerini, şakalaştıklarını, sohbetlerini, henüz vakit varken birbirlerine duydukları sevgiyi yeniden göstermelerini izliyoruz, derken uyumakta olan adamı yeniden görüyoruz, aradan ise yalnızca 6-7 dakika geçmiş, ama bize saatler gibi geliyor, tıpkı koskoca bir ömrün de bir an gelmesi gibi.
benim için duygusal sayılabilecek bir filmdi,
zaman kavramı üzerinde düşündürüyor olmasını sevdim, sevdiğin insanla bir ömür geçirmenin değerini, mutluluğunu, önemini hatırlatan, hissettiren bir kısa filmdi.
ana fikir bence şuydu;
bir şarkıda da söylendiği gibi,
yaşamak dediğin 3-5 kısa mutlu andan ibâret, yanında sevdiklerin olduğu zaman hayat daha güzeldir, hayat en çok yanımızda sevdiklerimiz olduğunda güzeldir.
şiir

henüz vakit varken gülüm ayrıca bir nazım hikmet ran kitabı ve şiiridir, aynı isimde bir de kısa filmin olduğunu görmek tebessüm ettirdi.
filmimiz zaman kavramı üzerine düşündürür iken, sevgi ve hayatı paylaşmak gibi konular üzerine de ilerliyor.
saatin sabah 8 olduğunu ve o sırada uyumakta olan bir adamı görmemiz ile film başlıyor, ömrünün son demlerini yaşayan karı koca çiftinin hayatlarının son demlerini güzel yaşamak için verdikleri çaba da gözle görülür nitelikte gibi duruyor.
ne çabuk yaşlandıklarına ve ömürlerinin sonuna doğru yaklaştıklarına inanmak istemiyorlar ama hayatın ve zamanın da böyle acımasız bir şey olduğunun farkındalar, bilgelikle yoğrulmuş bir şaşkınlık da var içlerinde, böyle olacağını biliyorduk ama bu kadar çabuk olacağını beklemiyorduk hissi onlara ağır geliyor olmalı...
daha sonra birlikte yemek yediklerini, televizyon izlediklerini, şakalaştıklarını, sohbetlerini, henüz vakit varken birbirlerine duydukları sevgiyi yeniden göstermelerini izliyoruz, derken uyumakta olan adamı yeniden görüyoruz, aradan ise yalnızca 6-7 dakika geçmiş, ama bize saatler gibi geliyor, tıpkı koskoca bir ömrün de bir an gelmesi gibi.
benim için duygusal sayılabilecek bir filmdi,
zaman kavramı üzerinde düşündürüyor olmasını sevdim, sevdiğin insanla bir ömür geçirmenin değerini, mutluluğunu, önemini hatırlatan, hissettiren bir kısa filmdi.
ana fikir bence şuydu;
bir şarkıda da söylendiği gibi,
yaşamak dediğin 3-5 kısa mutlu andan ibâret, yanında sevdiklerin olduğu zaman hayat daha güzeldir, hayat en çok yanımızda sevdiklerimiz olduğunda güzeldir.
şiir
devamını gör...
warhammer 40.000
emperor of mankind anadolu çocuğudur, tam bölgesi bilinmemekle birlikte anadoluda yetişmiş olmasına rağmen burnu kalkmış ve chaos un şark kurnazlığına yenilmiştir.
devamını gör...
utangaç ve çekingen bir insan olmak
10-0 geriden başlar. ezilir,ezerler.
devamını gör...
american psycho
merak uyandırıcı bir filmdi ancak ben pek beğenmedim.
patrick bateman yakışıklı, bakımlı, statülü… ama içi tamamen boş. onu manyak yapan şey sadece öldürmesi değil; hiçbir şey hissedememesi. hırsı, parası, markaları ezbere sayması, restoran takıntıları… hepsi bir kimlik simülasyonu. gerçek bir “ben” yok. bu yüzden sonu fight club’ı hatırlattı bana.
film boyunca bateman'ın işlediği cinayetleri ben gerçek sanmıştım ama anladığım kadarıyla hepsi hayal dünyasındaymış.
üzüldüğüm noktaları da saymak isterdim ama aşırı spoilera girer diye kendime saklıyorum.
patrick bateman yakışıklı, bakımlı, statülü… ama içi tamamen boş. onu manyak yapan şey sadece öldürmesi değil; hiçbir şey hissedememesi. hırsı, parası, markaları ezbere sayması, restoran takıntıları… hepsi bir kimlik simülasyonu. gerçek bir “ben” yok. bu yüzden sonu fight club’ı hatırlattı bana.
film boyunca bateman'ın işlediği cinayetleri ben gerçek sanmıştım ama anladığım kadarıyla hepsi hayal dünyasındaymış.
üzüldüğüm noktaları da saymak isterdim ama aşırı spoilera girer diye kendime saklıyorum.
devamını gör...
utangaç ve çekingen bir insan olmak
of bu yorar insanı ya.
dün akşam bi söyleşiye katıldım. soru sormak istedim. soru sorayım lan dediğim an kalbim yerinden çıkacak gibi atmaya başladı. "hayır vazgeçmeyeceğim. soracağım." dedim kendi kendime. ortam karanlık zaten. kim görecek.
elimi kaldırdım. tamam bu süper. mikrofon uzatıldı.
aha mıçtık.
konuşurken dilim damağım kurudu. kaç kere yutkundum bilmiyorum. neys sordum. adam cevap da veremedi ya da soruyu açmam gerekiyordu ama yapamadım.
aşacağız ama. böyle böyle aşacağız.
dün akşam bi söyleşiye katıldım. soru sormak istedim. soru sorayım lan dediğim an kalbim yerinden çıkacak gibi atmaya başladı. "hayır vazgeçmeyeceğim. soracağım." dedim kendi kendime. ortam karanlık zaten. kim görecek.
elimi kaldırdım. tamam bu süper. mikrofon uzatıldı.
aha mıçtık.
konuşurken dilim damağım kurudu. kaç kere yutkundum bilmiyorum. neys sordum. adam cevap da veremedi ya da soruyu açmam gerekiyordu ama yapamadım.
aşacağız ama. böyle böyle aşacağız.
devamını gör...
işim gücüm var insanı
hobidir o.
devamını gör...
yazarların kendini tanımlama şekli
some kind of human being
devamını gör...
yazarların kendini tanımlama şekli
lugat yetmez emenike.
devamını gör...
yazarların kendini tanımlama şekli
etiketi sökülmüş insan parçacığı.
devamını gör...
