zaman tüneli
mutsuzluğa doyum
" bugün dündü,
dün ise geçmişten farklı değildi.. "
1942 doğumlu avusturyalı yazar peter handke imzalı eser; özgün adı wunschloses unglück olan eser 1972 yılında yayınlanmıştır.
yazarın annesi 1971 yılında yüksek dozda uyku hapı alarak intihar etmiş ve bu kitap da o trajedinin edebî yansıması olarak karşımıza çıkıyor.
kitabımı zeynep sayın çevirisinden okudum ve çevirisi oldukça güzeldi.
bu intiharı kriminal düzeyde ele almıyor yazar, daha çok psikolojik ve toplumsal boyutlarıyla ilgileniyor, annesiyle olan duygusal bağı, annesinin mutsuzluğu, annesinin ona anlatmış olduğu anılardan yola çıkarak üzerinde durulan düşünceler, annesinin tam olarak neden intiharı seçmiş olabileceğine dair merak, bu sonu anlama çabası, kitabın ana unsurları arasında yer alıyor denilebilir.
en sevilen insan olarak anne kişisini esas alırsak, en sevdiğin insanın intihar etmesinin ardından yaşanılan duygular bize yansıyor, intihar ettiği için kızgın, kırgın olmanın yanı sıra onu intihara sürükleyen nedenleri anlama çabası da göze çarpıyor.
yazarın annesi belki de mutsuzluğa doyduğu için intiharı seçmiştir, tıpkı yazarın da bu intihardan dolayı mutsuzluğa doyduğu ve kitabına da mutsuzluğa doyum adını verdiği gibi...
kitapta en çok dikkatimi çeken ve aklımdan çıkmayan şey şu oldu;
" annem oğlunu etkileyebilecek kelime dağarcığından yoksundu "sözü bence etkileyiciydi, yazarın annesinden bağımsız olarak söylenebilir ki, karşındaki insana o kelimeleri bulamadığın ve kendini anlatamadığın için intihar etme ihtimâli, kendini, acını anlatamadığın için ölümü göze alma durumu sarsıcıydı.
insan belki de anlatamamaktan, dinleyen olmamasından, içindeki acıyı hissettiremeyecek olmaktan intiharı seçiyor, bilinmez.. tıpkı yazarın annesinin de anlaşılmadığı için intiharı seçme ihtimâlinin olduğu gibi.
yazarın anlatımını ve bu ölüme bakış açısını yansıtma biçimini etkileyici bulduğum bir kitaptı.
kitaptan seçtiğim bazı cümleleri bırakarak burada bir son veriyorum.

yine de özlüyorum böyle anları, körelmişlikler tümüyle yittiğinde beyin aydınlanıyor çünkü. sayesinde kendimi yeniden iyi hissettiğim bir dehşet duygusu bu: sonunda uzaklaşan can sıkıntısı, dirençsiz bir beden, yormayan uzaklıklar ve acı duymadan kayıp geçiveren zaman.
ve öyküsünü yazıyorum annemin.
kısa süren dilsizlik anları oluyordu ve onları dile getirme gereksinimi -yazma nedenlerim- oldum olası hep aynı kaldı.
elinden gülmek dışında bir şey gelmezmiş gibi durmaksızın gülüyor.
oysa başka biri yoktu artık: yaşam koşulları onu, sevdiğinin yerine bir başkasının konulamayacağı, ona hep bağlı kalmayı gerektiren bir sevgi anlayışıyla eğitmişti.
insan kendini özgür hissediyordu ya;
ama özgürlüğünü dışa vuramıyordu.
hiçbir şey etkileyemezdi artık onu.
hiçbir şey olmamıştı, artık bir şey olacağı da yoktu, bunun için kehanet bile gerekmiyordu.
vardı annem; yaşıyordu; hiç yaşamıyordu.
belirli biri üzerine yazılanlar kuşkusuz belirsizdir biraz, yine de yalnızca annemin belki de tuhaf, bir kerelik bir öyküde belki de bir kerelik oynadığı başrolü aşan genellemeler benim dışımda birini ilgilendirebilir, apansız son bulan değişken bir yaşam öyküsünün yalın bir yeniden anlatımı ise, aşırı bir beklenti olurdu.
bugün dündü, dün ise geçmişten farklı değildi.
eve varana dek ne bir dayanak, ne de beni ölüme önceden hazırlayan bir ön belirti bulabildim, sopsoğuk odada beni bekleyen ölümle hazırlıksız karşılaştım.
dün ise geçmişten farklı değildi.. "
1942 doğumlu avusturyalı yazar peter handke imzalı eser; özgün adı wunschloses unglück olan eser 1972 yılında yayınlanmıştır.
yazarın annesi 1971 yılında yüksek dozda uyku hapı alarak intihar etmiş ve bu kitap da o trajedinin edebî yansıması olarak karşımıza çıkıyor.
kitabımı zeynep sayın çevirisinden okudum ve çevirisi oldukça güzeldi.
bu intiharı kriminal düzeyde ele almıyor yazar, daha çok psikolojik ve toplumsal boyutlarıyla ilgileniyor, annesiyle olan duygusal bağı, annesinin mutsuzluğu, annesinin ona anlatmış olduğu anılardan yola çıkarak üzerinde durulan düşünceler, annesinin tam olarak neden intiharı seçmiş olabileceğine dair merak, bu sonu anlama çabası, kitabın ana unsurları arasında yer alıyor denilebilir.
en sevilen insan olarak anne kişisini esas alırsak, en sevdiğin insanın intihar etmesinin ardından yaşanılan duygular bize yansıyor, intihar ettiği için kızgın, kırgın olmanın yanı sıra onu intihara sürükleyen nedenleri anlama çabası da göze çarpıyor.
yazarın annesi belki de mutsuzluğa doyduğu için intiharı seçmiştir, tıpkı yazarın da bu intihardan dolayı mutsuzluğa doyduğu ve kitabına da mutsuzluğa doyum adını verdiği gibi...
kitapta en çok dikkatimi çeken ve aklımdan çıkmayan şey şu oldu;
" annem oğlunu etkileyebilecek kelime dağarcığından yoksundu "sözü bence etkileyiciydi, yazarın annesinden bağımsız olarak söylenebilir ki, karşındaki insana o kelimeleri bulamadığın ve kendini anlatamadığın için intihar etme ihtimâli, kendini, acını anlatamadığın için ölümü göze alma durumu sarsıcıydı.
insan belki de anlatamamaktan, dinleyen olmamasından, içindeki acıyı hissettiremeyecek olmaktan intiharı seçiyor, bilinmez.. tıpkı yazarın annesinin de anlaşılmadığı için intiharı seçme ihtimâlinin olduğu gibi.
yazarın anlatımını ve bu ölüme bakış açısını yansıtma biçimini etkileyici bulduğum bir kitaptı.
kitaptan seçtiğim bazı cümleleri bırakarak burada bir son veriyorum.

yine de özlüyorum böyle anları, körelmişlikler tümüyle yittiğinde beyin aydınlanıyor çünkü. sayesinde kendimi yeniden iyi hissettiğim bir dehşet duygusu bu: sonunda uzaklaşan can sıkıntısı, dirençsiz bir beden, yormayan uzaklıklar ve acı duymadan kayıp geçiveren zaman.
ve öyküsünü yazıyorum annemin.
kısa süren dilsizlik anları oluyordu ve onları dile getirme gereksinimi -yazma nedenlerim- oldum olası hep aynı kaldı.
elinden gülmek dışında bir şey gelmezmiş gibi durmaksızın gülüyor.
oysa başka biri yoktu artık: yaşam koşulları onu, sevdiğinin yerine bir başkasının konulamayacağı, ona hep bağlı kalmayı gerektiren bir sevgi anlayışıyla eğitmişti.
insan kendini özgür hissediyordu ya;
ama özgürlüğünü dışa vuramıyordu.
hiçbir şey etkileyemezdi artık onu.
hiçbir şey olmamıştı, artık bir şey olacağı da yoktu, bunun için kehanet bile gerekmiyordu.
vardı annem; yaşıyordu; hiç yaşamıyordu.
belirli biri üzerine yazılanlar kuşkusuz belirsizdir biraz, yine de yalnızca annemin belki de tuhaf, bir kerelik bir öyküde belki de bir kerelik oynadığı başrolü aşan genellemeler benim dışımda birini ilgilendirebilir, apansız son bulan değişken bir yaşam öyküsünün yalın bir yeniden anlatımı ise, aşırı bir beklenti olurdu.
bugün dündü, dün ise geçmişten farklı değildi.
eve varana dek ne bir dayanak, ne de beni ölüme önceden hazırlayan bir ön belirti bulabildim, sopsoğuk odada beni bekleyen ölümle hazırlıksız karşılaştım.
devamını gör...
insanın zoruna giden şeyler
26 27 senelik iktidar sonunda hakkınızı helal edin diyerek gidecek olmaları.
devamını gör...
insanın zoruna giden şeyler
savaş, soykırım…
devamını gör...
karl marx’a das kapital’i cinlerin yazdırması
ya baktım bir süredir troller kadir mısıroğlu denen daly..ğın başlığını hortlatmıyor, ben de buradan yürüyeyim dedim.
evet , çoktan anladığınız gibi, shakespeare müslümandı, asıl adı şeyh pir diyen mal oğlu mal ın sözleri bunlar da.
cinlerin kapitalist mi, sosyalist mi yoksa komünist mi olduğu detayı paylaşılmamış tabi.
onu araştırıp bulucaz artık.
evet , çoktan anladığınız gibi, shakespeare müslümandı, asıl adı şeyh pir diyen mal oğlu mal ın sözleri bunlar da.
cinlerin kapitalist mi, sosyalist mi yoksa komünist mi olduğu detayı paylaşılmamış tabi.
onu araştırıp bulucaz artık.
devamını gör...
nude isterken dikkat edilmesi gereken hususlar
the only nakedness ı would ask of a woman is the nakedness of her feelings.
devamını gör...
nude isterken dikkat edilmesi gereken hususlar
karşınızdaki kişinin cinsiyetini bilmek önemli. vulva beklerken penisle karşılaşabilirsiniz. attention please.
devamını gör...
nude isterken dikkat edilmesi gereken hususlar
asla istemem, çekinirim öyle şeylerden. ben de atmam. ama ben talep etmeden bana nude atan hanımefendiler oldu açıkçası, cesaretlerine şaşırdım içten içe. belli etmesem de pimpirik biriyimdir, böyle işlere bulaşmak beni ürkütür. swh
devamını gör...
evlenince çalışmana izin vermem diyen kadın
devamını gör...
eski seni özlüyor musun sorusu
bilmiyorum sadece bana mı öyle geliyor yoksa herkes için mi öyledir ama ben değiştiğimi hiç düşünmüyorum. çevreden her ne kadar değiştin, değişiyorsun, eskiden böyle değildin tarzı cümle duysam da insana kendi hep aynı geliyor gibi. hele ki iş "eski seni özlemek" noktasına hiç gelebileceğini zannetmiyorum. geçmişle alakalı özlenen şeyler genelde çevre, arkadaşlar ne bileyim eski bir kız arkadaş olabilir.
devamını gör...
yazarların yılbaşı gecesi yapacakları
evimde film izleyeceğim. huzurlu bir gece olmasını umuyorum. sokaklara dökülmek için yaşlıyım, yine de yeni yıl için coşkuluyum.
devamını gör...
çok iyi yalan söylemek
b12 eksiği olan girişmesin.
kendi yalanını unutup rezil olmak da var.
kendi yalanını unutup rezil olmak da var.
devamını gör...
nude isterken dikkat edilmesi gereken hususlar
dilenmek ile istemek arasındaki o ince çizgide düşmeden sekmeye, doğru safı tutmaya dikkat etmek gerek.
devamını gör...
sen suçların hesabını tutsan
benim muhasebeciye ihtiyacım olurdu.
ben tek başıma tutamam..
münker ve nekir haklarını helal etsin. çok yorduk..
ben tek başıma tutamam..
münker ve nekir haklarını helal etsin. çok yorduk..
devamını gör...
eski seni özlüyor musun sorusu
ivet. o zamanki enerjimi, girişkenliğimi, korkusuzluğumu özlüyorum.
ama şu anki halimden de memnunum.
ama şu anki halimden de memnunum.
devamını gör...
müslüman
günümüzde araplaşmış hristiyanlar. ya da hristiyanlaşmış araplar.
hristiyanlığın doğmalarını arap gelenekleri ile harmanlayıp adına islam demişler..
arkadaş bi kitabı okuyun bakalım sizin din dediğiniz şeye allah ne diyor..
hristiyanlığın doğmalarını arap gelenekleri ile harmanlayıp adına islam demişler..
arkadaş bi kitabı okuyun bakalım sizin din dediğiniz şeye allah ne diyor..
devamını gör...
sen suçların hesabını tutsan
allahın belası bir andrea bajani kitabıdır.
zaten bu aralar bir şey okuduğum yok ama güç bela bitirebildiğim bu kitaptan da hiç keyif almadım.
annesinin ölümü üzerine geçmişi ile yüzleşen bir beyefendinin öyküsü. onun düşünce akışı üzerinden flaş bekler ile ilerliyor kitap.
bana kalırsa ne anlatıcı karakterin pek de bir şey düşündüğü var, ne de bir şeyler yaşandığı. karakter annesini tanıyamadığı için doğal olarak biz de tanıyamıyor ve bi bok anlamadan sayfaları çeviriyoruz.
çok sıktı, çok boğdu. hiç sevemedim.
zaten bu aralar bir şey okuduğum yok ama güç bela bitirebildiğim bu kitaptan da hiç keyif almadım.
annesinin ölümü üzerine geçmişi ile yüzleşen bir beyefendinin öyküsü. onun düşünce akışı üzerinden flaş bekler ile ilerliyor kitap.
bana kalırsa ne anlatıcı karakterin pek de bir şey düşündüğü var, ne de bir şeyler yaşandığı. karakter annesini tanıyamadığı için doğal olarak biz de tanıyamıyor ve bi bok anlamadan sayfaları çeviriyoruz.
çok sıktı, çok boğdu. hiç sevemedim.
devamını gör...
güne bir şarkı bırak
another love - tom odell
ı wanna take you somewhere so you know ı care
but it's so cold and ı don't know where
ı brought you daffodils on a pretty string
but they won't flower like they did last spring
and ı wanna kiss you, make you feel alright
ı'm just so tired to share my nights
ı wanna cry and ı wanna love
but all my tears have been used up
ı wanna take you somewhere so you know ı care
but it's so cold and ı don't know where
ı brought you daffodils on a pretty string
but they won't flower like they did last spring
and ı wanna kiss you, make you feel alright
ı'm just so tired to share my nights
ı wanna cry and ı wanna love
but all my tears have been used up
devamını gör...
müslüman
anlaşılan o ki dünyada müslüman insan sayısı çeşitliliğinde bir müslümanlık anlayışı var. bunların her biri, müslümanın sadece kendisi gibi olanlar olduğunu, diğerlerinin gerçek müslüman olmadığını söylerler. birbirini bu gerekçeyle katletmeyi mübah sayar bu yönde savaşı da kutsarlar..
tuhaf olan şudur ki, lafa gelince veya sıkıştığında ise, hepsinin kardeş ve müslüman büyük bir güç ve aile olduğunu söyler.
tuhaf olan şudur ki, lafa gelince veya sıkıştığında ise, hepsinin kardeş ve müslüman büyük bir güç ve aile olduğunu söyler.
devamını gör...

