zaman tüneli
şişe birayı masa kenarına çat çat vurarak açmak
çakmak varken gereksiz bir eylemdir.
devamını gör...
harley bot vs cat bot
ikisinin de yeri ayrıdır. ikisini de uygun model ve kıyafetlerle kombinleyen bir kadına, ikisi de çok yakışır.
devamını gör...
bazı yazarların bot kullanıyor olması
kışın spor ayakkabı mi giyelim?
devamını gör...
alaturka tuvalet seven kızlar
bazen başka bir seçeneği olmayan kızdır. işyerinde sadece alaturka tuvalet vardır.
devamını gör...
galata kulesi'ne şarjlı diş fırçası reklamı alınması
"peki ya vibratör reklamı alsalardı?" dedirten durum.
devamını gör...
hacı
arkadaşlar arasında hitap şekli.
devamını gör...
hacı
hac ibadetini yerine getirmiş olan kişidir.
ibadet demişken hatırlatalım; namaz ve hac da dahil tüm ibadetlerin bütün ayrıntısı sadece kuran'dadır:
www.kurandakidin.com/2011/1...
ibadet demişken hatırlatalım; namaz ve hac da dahil tüm ibadetlerin bütün ayrıntısı sadece kuran'dadır:
www.kurandakidin.com/2011/1...
devamını gör...
2 ocak 2026 baskonia fenerbahçe beko maçı
fenerbahçe'nin 108 - 93 kazandığı karşılaşmadır.
devamını gör...
sözlüğe giriş yaparken hissedilen heyecan
"acaba yine cezalı mı oldum?" heyecanıdır o.
devamını gör...
gecenin bir yarısı son ses zorno izleyen komşu
herkesin zornosuna kimse karışamaz
devamını gör...
sözlüğe giriş yaparken hissedilen heyecan
şimdi entrylerim beğenilmiştir bi sürü
özellikle güzel kızların dikkatini çekmişimdir
1-2 tanesi dm’den yürümüştür:
“ne kadar zekalı ve komiksiniz, kaç cm?”
açtığım başlık tutmuştur
nikini okşadığım kız seri favlamıştır
falan falan
özellikle güzel kızların dikkatini çekmişimdir
1-2 tanesi dm’den yürümüştür:
“ne kadar zekalı ve komiksiniz, kaç cm?”
açtığım başlık tutmuştur
nikini okşadığım kız seri favlamıştır
falan falan
devamını gör...
gecenin bir yarısı son ses zorno izleyen komşu
aaaa zorro’yu severiz
adam gibi adamdır
adam gibi adamdır
devamını gör...
ebru gündeş
nefesin yetmiyorsa konserlerini seyrelt başkalarına söyleteceğine.
kaç videosuna tesadüf ettiysem aynı nane:
www.youtube.com/shorts/qYh4...
işin hilesi bu kadar mı aleni bulunur.
sahnede neyi sergiliyor tekrar düşünmek lazım.
kaç videosuna tesadüf ettiysem aynı nane:
www.youtube.com/shorts/qYh4...
işin hilesi bu kadar mı aleni bulunur.
sahnede neyi sergiliyor tekrar düşünmek lazım.
devamını gör...
cem yılmaz
bir zamanlar sahiden komikti ve enerjikti şimdi o doğallığı kalmadı maalesef ve ofansif sözlerinden de hoşlanmıyorum. son gösterisini izledim ve çok sıkıldım, hiç gülemedim. birkaç espriye ara ara gülümsedim, bazı konulara hak verdim ama toplam gösteriye bakınca %5 memnuniyet hissetmişim.
hatta bazı anlarda espriyi yapıyor ama salonda bir sessizlik oluyor, kimse o espiriye gülmüyor çünkü seyirci ve zaman değişti belki aynı espiriyi yirmi yıl önce yapsaydı salon inleyebilirdi.
seyirciler tepkisiz kalınca duraksama yaşıyor. *
bence gerçekten çok zeki bir adam, tüm bu olumsuz yanlarını keşke bir kenara bırakıp inzivaya çekilse ve eskisi gibi geri dönse.
hatta bazı anlarda espriyi yapıyor ama salonda bir sessizlik oluyor, kimse o espiriye gülmüyor çünkü seyirci ve zaman değişti belki aynı espiriyi yirmi yıl önce yapsaydı salon inleyebilirdi.
seyirciler tepkisiz kalınca duraksama yaşıyor. *
bence gerçekten çok zeki bir adam, tüm bu olumsuz yanlarını keşke bir kenara bırakıp inzivaya çekilse ve eskisi gibi geri dönse.
devamını gör...
saçıyla oynayan kadın
karşı cins nezdinde flört olarak algılanıyormuş halbuki kadınların çoğu bunu bir refleks olarak yapar.
ben de çok yapıyorum özellikle sıkıldığım zamanlarda ve bunu yaparken göz göze geldiğim beyefendilerde bakışların değiştiğini fark etmiştim.
sadece kendi halimizde takılıyoruz beyler, kadınların her hareketini bir şeye yorumlamayın, sakin olun.
ben de çok yapıyorum özellikle sıkıldığım zamanlarda ve bunu yaparken göz göze geldiğim beyefendilerde bakışların değiştiğini fark etmiştim.
sadece kendi halimizde takılıyoruz beyler, kadınların her hareketini bir şeye yorumlamayın, sakin olun.
devamını gör...
cumartesi
mutlu cumartesiler;)
gupgunaydın.
simdi bi saat temizlik yapıcam. cok bi sry yok zaten. birkac bulasık var, yerleri supurucem, banyoyu ciflicem, birkac kıyafeti yerlestiricem.
markete gidicem. birkac bi sey alıcam..
eve gelip birkac yemek yapıcam ilerleyen gunler icin.
sonra işim bitiyor.
cafeye gider, bi latte soyler kitap okurum;)
huzurlu bi gun bugun.
o halde size de musmutlu cumartesiler;)
galp.
gupgunaydın.
simdi bi saat temizlik yapıcam. cok bi sry yok zaten. birkac bulasık var, yerleri supurucem, banyoyu ciflicem, birkac kıyafeti yerlestiricem.
markete gidicem. birkac bi sey alıcam..
eve gelip birkac yemek yapıcam ilerleyen gunler icin.
sonra işim bitiyor.
cafeye gider, bi latte soyler kitap okurum;)
huzurlu bi gun bugun.
o halde size de musmutlu cumartesiler;)
galp.
devamını gör...
mumlar sonuna kadar yanar
macaristan yazar sándor márai'nin 1942'de yazdığı kısa ama çok büyük etkiye sahip romanı. ben yapı kredi yayınları 'ndan okudum. 114 sayfa ve çevirisini eser tezel yapmış.
mumlar sonuna kadar yanar’ı bitirdiğimde, bir hikâyenin sonuna gelmiş gibi değil de uzun süredir içimde dolaşan bir soruyla baş başa kalmış gibi hissettim. kitap boyunca anlatılan şeyler yüksek sesle söylenen gerçekler değildi; daha çok, insanın kendine bile itiraf edemediği duyguların yavaş yavaş yüzeye çıkışıydı.
bu roman bana dostluğun ne kadar kutsal olduğu kadar ne kadar kırılgan da olabileceğini düşündürdü. yıllarca taşınan bir suskunluğun, tek bir gecede sözcüklere dökülmesi hem rahatlatıcı hem de yaralayıcıydı.
márai’nin yaptığı şey, bir ihanet hikâyesi anlatmaktan çok, insanın içindeki adalet duygusunu sorgulatmaktı. gerçekten affediyor muyuz, yoksa sadece hatırlamayı mı erteliyoruz? bu soruları kendime de sordum durdum.
okurken en çok etkilendiğim şey, zamanın romandaki ağırlığı oldu. geçmiş, geçmişte kalmıyor; aksine karakterlerin bugünkü varoluşunu sessizce şekillendiriyor. bu da ister istemez beni kendi hayatıma döndürdü: ben hangi kırgınlıkları yıllardır içimde saklıyorum? hangilerini “geçti” sanıyorum ama aslında hiç geçmedi?
márai’nin dili çok sakin ama bu sakinlik aldatıcı. her cümle, insanın içine doğru ilerleyen bir adım gibi. yürekte ağırlık oluşturan cinste adımlar. kitabı hızlıca bitirmek mümkün ama etkisi geçmiyor. bitirdiğimde kendimi biraz hüzünlü, biraz düşünceli ama en çok da insan ilişkilerinin karmaşıklığına karşı daha dikkatli hissettim. bu sorgulamalar ve benim zihnimde, kalbimde oluşanlar birkaç gün geçmeyecek ve ben bu kitabı hayatımın bazı dönemlerinde tekrar tekrar okuyacağım.
mumlar sonuna kadar yanar, bana göre dostluk, sadakat ve yüzleşme üzerine yazılmış en sessiz ama en güçlü romanlardan biri. okuduktan sonra insanın içindeki bazı mumlar gerçekten de sonuna kadar yanıyor.
herkese gönülden tavsiyemdir.
mumlar sonuna kadar yanar’ı bitirdiğimde, bir hikâyenin sonuna gelmiş gibi değil de uzun süredir içimde dolaşan bir soruyla baş başa kalmış gibi hissettim. kitap boyunca anlatılan şeyler yüksek sesle söylenen gerçekler değildi; daha çok, insanın kendine bile itiraf edemediği duyguların yavaş yavaş yüzeye çıkışıydı.
bu roman bana dostluğun ne kadar kutsal olduğu kadar ne kadar kırılgan da olabileceğini düşündürdü. yıllarca taşınan bir suskunluğun, tek bir gecede sözcüklere dökülmesi hem rahatlatıcı hem de yaralayıcıydı.
márai’nin yaptığı şey, bir ihanet hikâyesi anlatmaktan çok, insanın içindeki adalet duygusunu sorgulatmaktı. gerçekten affediyor muyuz, yoksa sadece hatırlamayı mı erteliyoruz? bu soruları kendime de sordum durdum.
okurken en çok etkilendiğim şey, zamanın romandaki ağırlığı oldu. geçmiş, geçmişte kalmıyor; aksine karakterlerin bugünkü varoluşunu sessizce şekillendiriyor. bu da ister istemez beni kendi hayatıma döndürdü: ben hangi kırgınlıkları yıllardır içimde saklıyorum? hangilerini “geçti” sanıyorum ama aslında hiç geçmedi?
márai’nin dili çok sakin ama bu sakinlik aldatıcı. her cümle, insanın içine doğru ilerleyen bir adım gibi. yürekte ağırlık oluşturan cinste adımlar. kitabı hızlıca bitirmek mümkün ama etkisi geçmiyor. bitirdiğimde kendimi biraz hüzünlü, biraz düşünceli ama en çok da insan ilişkilerinin karmaşıklığına karşı daha dikkatli hissettim. bu sorgulamalar ve benim zihnimde, kalbimde oluşanlar birkaç gün geçmeyecek ve ben bu kitabı hayatımın bazı dönemlerinde tekrar tekrar okuyacağım.
mumlar sonuna kadar yanar, bana göre dostluk, sadakat ve yüzleşme üzerine yazılmış en sessiz ama en güçlü romanlardan biri. okuduktan sonra insanın içindeki bazı mumlar gerçekten de sonuna kadar yanıyor.
herkese gönülden tavsiyemdir.
devamını gör...
cem yılmaz
son stand up gösterisi komikti. özel hayatından bana ne.
devamını gör...
allah'ım nedendir bilmiyorum ama senin kızların çok güzel
allah'a, bana mı öyle geliyor bilmiyorum ama senin kızların çok güzel! demektir.
bence bizi yaratan allah'ın da hoşuna gider bu içten konuşma. insanı aşka getiren rabbim sana sonsuz şükürler olsun. sen bize nasıl bir göz ve nasıl bir kalp verdin?
ateşler içinde kaldı kalbimiz ey allahım.
bu nasıl sevda. senin kızların ne büyük sevdalar yaratıyor sinemizde böyle. ah allah'ım. ey güzel allah'ım...
sen bizi doğru yola ilet. hayırla andığın kimselerin yoluna.
bence bizi yaratan allah'ın da hoşuna gider bu içten konuşma. insanı aşka getiren rabbim sana sonsuz şükürler olsun. sen bize nasıl bir göz ve nasıl bir kalp verdin?
ateşler içinde kaldı kalbimiz ey allahım.
bu nasıl sevda. senin kızların ne büyük sevdalar yaratıyor sinemizde böyle. ah allah'ım. ey güzel allah'ım...
sen bizi doğru yola ilet. hayırla andığın kimselerin yoluna.
devamını gör...
yazarların aldığı cezalar
ben bir defasında ısrarla ozellikleri geceleri solun deyim yerindeyse icinden gecmesi diye bir ceza almıştım. ne olduğunu anlamadım ama neticede olumsuz bir şeydi.
devamını gör...