zaman tüneli
otobüste yer vermeyen gençlik
geçenlerde biri şöyle bir yorum yapmıştı: 65 yaş üstü hem ülkeyi bu hale getirdi hem de bedavaya ulaşım hakkı var. biz bütün gün özel sektörde üç kuruşa çalışıyoruz. sakatlık gibi ekstrem durumları olmadığı sürece insanlara sırf yaşlı diye yer veremem.
bedavaya toplu taşıma kullanan bir yaşlıya ayakta durabilmesine rağmen daha rahat etsin diye yer vermemiş. ülkenin durumu sürekli kötüye gittiği için insanlar yaşlılara saygı duymuyor artık. en ufak görgü kurallarında bile ülkedeki genel adaletsizlik akıllılarına geliyor. ve bence bu gayet normal.
bugünlerde yetişkin olan kişiler 2013 yılında gezi parkı eylemlerinde 20'li yaşlarındayken akp faşizmine karşı direnmişlerdi. bu süreçte genellikle yaşlılar tarafından nasıl ötekileştirildiklerini, hakaretlere uğradıklarını, nefret edildiklerini hatırlıyorlar. haliyle yaşlılar bedavaya toplu taşıma kullanmalarına rağmen üstüne bir de kendilerinden yer isteyince ali ismail korkmaz'ı döverek öldüren fırıncıları görüyorlar. z kuşağı daha kötü bir durumda, akp faşizmiyle büyüdüler. elbette bütün yaşlılar akp'ye oy vermiyor. ama türkiye'de yaşlı deyince insanın aklına telefonunu çıkar göster diyen, erdoğan'ın götünün kılıyım diyen tipler geliyor.
bedavaya toplu taşıma kullanan bir yaşlıya ayakta durabilmesine rağmen daha rahat etsin diye yer vermemiş. ülkenin durumu sürekli kötüye gittiği için insanlar yaşlılara saygı duymuyor artık. en ufak görgü kurallarında bile ülkedeki genel adaletsizlik akıllılarına geliyor. ve bence bu gayet normal.
bugünlerde yetişkin olan kişiler 2013 yılında gezi parkı eylemlerinde 20'li yaşlarındayken akp faşizmine karşı direnmişlerdi. bu süreçte genellikle yaşlılar tarafından nasıl ötekileştirildiklerini, hakaretlere uğradıklarını, nefret edildiklerini hatırlıyorlar. haliyle yaşlılar bedavaya toplu taşıma kullanmalarına rağmen üstüne bir de kendilerinden yer isteyince ali ismail korkmaz'ı döverek öldüren fırıncıları görüyorlar. z kuşağı daha kötü bir durumda, akp faşizmiyle büyüdüler. elbette bütün yaşlılar akp'ye oy vermiyor. ama türkiye'de yaşlı deyince insanın aklına telefonunu çıkar göster diyen, erdoğan'ın götünün kılıyım diyen tipler geliyor.
devamını gör...
çalgı çalmak ve dinlemenin islam'da yasak oluşu
grup seks partileri yapıp, koko çekmekte en büyük günahlardan ama bunları yapabilecek kafadaki malum kitleye bunlar anlatılsa daha iyi sanki. artık resmen ülkedeki en dindar kesin ateistlerden oluşuyor. halk; ahlak, insanlık ve dinin en temel kurallarına göre yaşama anlamında en dip seviyelere inmişken ve bunları eleştirmek dururken konuşulan boş bir konudur.
devamını gör...
en son dinlediğiniz şarkıdan bir alıntı bırakın
uzanmışım kumsala
güneş damlar içime
kurumuş dudaklarımda
unutulmuş bir beste
yaşıyorum aheste
güneş damlar içime
kurumuş dudaklarımda
unutulmuş bir beste
yaşıyorum aheste
devamını gör...
bi dak bir şey anlatıyorum (yazar)
hoş gelmiş yeni yazar. yahut ben yeni gördüm bir yazısına güldüm. gülünce baktım kimmiş bu arkadaş hakkında neler yazmışlar diye birşey bulamadım. eğer siz de aynı yolla geldiyseniz burası şimdilik çıkmaz.
devamını gör...
sosyal hayat
hayatı üçe beşe bölüp kurban payı gibi dağıtanların dilinden düşürmekdikleri bir çeşit nefes alış. genelde böyle sokak röportajlarında yahut çok ama aşırı çok şey bilen insanların beyanlarında falan geçiyor. işte maaşların yetersizliğinden bahsediyor anca güç bela karnımızı doyurabiliyoruz sosyal hayatımız olmuyor falan diyorlar. evet ülkemizde bir asgari ücretle geçinmek imkansız bu bahs-i diğer ancak sosyal hayat dedikleri şey tam bir balon abiler ablalar. yani diyor ki işte bir yere gidip yemek yiyemiyorum, tatile gidemiyorum, sinema tiyatro bileti alamıyorum. burası çok enteresan yani sosyal hayat diyerek hududunu çizdiği şey bunlar. herkeste benzer terane. arkadaşları ile beraber cafe'ye gidip her biri telefonlarına gömülecek ve birşeyler deneyimlediğini yumurtlayacak, mevsimine göre muhakkak ihtiyacı olan tatiline gidecek, takip ettiği yönetmenin falan filmini sinemada dev ekranda seyredecek ve "sosyal hayat"ı coşacak.
hepsi tamamen "para" üzerine kurulu bu istekler gerçekten içinizden mi geliyor anlamıyorum. sosyal hayat diye tutturulan terane tamamen sizin para harcamanıza endekslenmiş. para harcamıyorsanız sosyal bir hayatınız yok diyorlar ölsen keşke falan diyorlar sen de ölsem keşke falan diyorsun birilerinin bu dayatmasını niçin kabul edeceksin? tatile gitmek falan utanç verici olmalı aslında. diyelim bozkırın göbeğinde denizi gölü bile olmayan bir yerde yaşıyorsunuz ve yüzmeyi çok seviyorsunuz işte bu durumda gerçekten sosyal bir hayatınız olsa istanbul'daki eltinizin bacanağını falan arayıp "sizi ziyarete gelmek istiyoruz müsait misiniz" diye sorardınız sonra boğazda kızgın kumlardan serin sulara bedava atlardınız. gerçekten sosyal hayatınız olsa gerçekten arkadaşlarınız gerçekten güzel aile ilişkileriniz falan da olurdu ve emin olun herşeyin fiyatı da ucuzlardı. şimdi size iktisat teorilerine boğmayım. ama en basitinden dışarıda bir cafede bir tosta 100 200 300 (emin olun piyasayı bilmiyorum) ödemek yerine evinde ekmek arası peynir domates kıstırsan böyle fahiş fiyatlar görmezdiniz. işte bunları yazma sebebim tam olarak bu. insanlar o cafeye gidip kendilerine "hizmet" edilmesini satın alıyorlar. buna da sosyal hayat diyorlar. neyse çok uzattım. değil işte bilin yeter. asıl böyle ot gibi yaşıyorsunuz sürüler içinde sürmeli koyun falan oluyorsunuz.
hepsi tamamen "para" üzerine kurulu bu istekler gerçekten içinizden mi geliyor anlamıyorum. sosyal hayat diye tutturulan terane tamamen sizin para harcamanıza endekslenmiş. para harcamıyorsanız sosyal bir hayatınız yok diyorlar ölsen keşke falan diyorlar sen de ölsem keşke falan diyorsun birilerinin bu dayatmasını niçin kabul edeceksin? tatile gitmek falan utanç verici olmalı aslında. diyelim bozkırın göbeğinde denizi gölü bile olmayan bir yerde yaşıyorsunuz ve yüzmeyi çok seviyorsunuz işte bu durumda gerçekten sosyal bir hayatınız olsa istanbul'daki eltinizin bacanağını falan arayıp "sizi ziyarete gelmek istiyoruz müsait misiniz" diye sorardınız sonra boğazda kızgın kumlardan serin sulara bedava atlardınız. gerçekten sosyal hayatınız olsa gerçekten arkadaşlarınız gerçekten güzel aile ilişkileriniz falan da olurdu ve emin olun herşeyin fiyatı da ucuzlardı. şimdi size iktisat teorilerine boğmayım. ama en basitinden dışarıda bir cafede bir tosta 100 200 300 (emin olun piyasayı bilmiyorum) ödemek yerine evinde ekmek arası peynir domates kıstırsan böyle fahiş fiyatlar görmezdiniz. işte bunları yazma sebebim tam olarak bu. insanlar o cafeye gidip kendilerine "hizmet" edilmesini satın alıyorlar. buna da sosyal hayat diyorlar. neyse çok uzattım. değil işte bilin yeter. asıl böyle ot gibi yaşıyorsunuz sürüler içinde sürmeli koyun falan oluyorsunuz.
devamını gör...
çalgı çalmak ve dinlemenin islam'da yasak oluşu
sorsan kevser sûresini, asr suresini ezberden okuyamayan din hakkında hukum veriyor.
boyle devrin devranını silksinler.
boyle devrin devranını silksinler.
devamını gör...
bilgisayar
ing computer
devamını gör...
şarjlı matkabın verdiği güç zehirlenmesi
şarjlıda değil de, darbeli matkap olunca gelen "gölgelerin gücü adına" aymazlıgıdır bendeki. herkes toplansın şöyle anlatayım.
depremden sonra babam küçük bir ev yaptırdı. açık mutfak, başlangıçta tek oda olarak tasarlanmış, meselenin çadırdan bir an önce çıkmak olduğu bir mottoyla. yani büyük bir salon, bir tarafı açık mutfak, bir tarafı yatak ve elbise dolabı, babamın yatağı, tv, oturma seysileri filan her şey burada. ev yapıldıktan sonra gittim köye, hem çadırı boşaltacagim, hem evi yerleştireceğim, temizlik, ufak tefek eksikleri tamamlama vs...
önce bir hafta temizlik yaptım sadece. dolapları (allah'ın cezası mat beyaz tercihi) tek tek sildim, toz toprak derken üç kere filan silince ancak içime sindi. bütün eşyaları yıkadım. bulaşık makinası hâlâ kurulmamıştı ve bir evde gereken mutfak malzemelerinin tamamını düşünün,hepsini elimde yıkadım, sildim yerleştirdim. bir taraftan da çamaşır makinası hiç hız kesmiyor. yataklar vs yıkanıyor, asıyorum, kuruyunca tekrar kullanıma hazır hale getirip yerleştiriyorum. onlar bitti çadıra geçtim oradaki eşyaları seçiyorum, kullanılacak olanları yıkıyor, gerisini yakıyorum falan... bu ilk hafta işte hem düzenleme hem de temizlik yaptım ve o tek oda in içini iyice yaşanacak hale getirdim.bu arada elimde de bir matkap var, duvar askısı vs takıyorum banyo tarafına. henüz evin etrafına geçmedim bile bu bir hafta on günde.
sonra babam dedi ki, kızım şu aynayı da tuvalet lavabosunun uzerine as. "hay hay" diye atladım çünkü darbeli matkap kalp ben.
banyoya gittim, hesapladım, ölçtüm tarttım ve matkabı elime alıp var gücümle abandım duvara. epey zorlanirken bir anda boşluğa düştü matkap ve başımdan aşağı su fışkırmaya başladı. neye uğradığımı şaşırdım. neyse babama seslendim vanayı kapattı vs ama ben hala şoktayım. ya neden ayna asılması gereken yerde su borusu olur,ustalar gerçekten inanılmaz sjdjjd. evet ustalar hatalı.
neyse, sonra bunu düzeltmek için tabii bu işlerden anlayan bir yakınımızı çağırdı babam. su borusunun değişmesi gerekiyor, önceliklerimiz bir anda değişti dhhdhd. iki gün daha aynaya bakmasak olur sfsjdh.
o boruyu değiştirmek için, oraya denk gelen uzunca ve büyük bir fayansi komple kırdı metin abi. yetmedi tabi duvarı da oydu bir miktar. bu işlem sırasında evi görmeniz lazım. evin içinde bir toz bulutu. bir haftadır temizledigim her yere toz yağıyor. kabus gibiydi. neyse işte boruyu tamir etti metin abi. ben de evi tekrar temizledim... bir musibet bin nasihat denklemi yani.
giderken darbeli matkabı da götürdü metin abi, onundu zaten. darbe karşıtı bir eylem ve aile birliğinin korunmasına minik bir katkı sağlamak içindi sanırım djbdjd.
bu arada o fayans hâlâ tekrar takılmadı. fayans var, metin abi de hâlâ var. babama diyorum ki "baba bunu metin abi'ye söyleyelim, yapsın", diyor ki; "yok kızım böyle daha güzel, kalsın böyle"...
tezat sanatı sevdiğinden değil bence dndnjd.
depremden sonra babam küçük bir ev yaptırdı. açık mutfak, başlangıçta tek oda olarak tasarlanmış, meselenin çadırdan bir an önce çıkmak olduğu bir mottoyla. yani büyük bir salon, bir tarafı açık mutfak, bir tarafı yatak ve elbise dolabı, babamın yatağı, tv, oturma seysileri filan her şey burada. ev yapıldıktan sonra gittim köye, hem çadırı boşaltacagim, hem evi yerleştireceğim, temizlik, ufak tefek eksikleri tamamlama vs...
önce bir hafta temizlik yaptım sadece. dolapları (allah'ın cezası mat beyaz tercihi) tek tek sildim, toz toprak derken üç kere filan silince ancak içime sindi. bütün eşyaları yıkadım. bulaşık makinası hâlâ kurulmamıştı ve bir evde gereken mutfak malzemelerinin tamamını düşünün,hepsini elimde yıkadım, sildim yerleştirdim. bir taraftan da çamaşır makinası hiç hız kesmiyor. yataklar vs yıkanıyor, asıyorum, kuruyunca tekrar kullanıma hazır hale getirip yerleştiriyorum. onlar bitti çadıra geçtim oradaki eşyaları seçiyorum, kullanılacak olanları yıkıyor, gerisini yakıyorum falan... bu ilk hafta işte hem düzenleme hem de temizlik yaptım ve o tek oda in içini iyice yaşanacak hale getirdim.bu arada elimde de bir matkap var, duvar askısı vs takıyorum banyo tarafına. henüz evin etrafına geçmedim bile bu bir hafta on günde.
sonra babam dedi ki, kızım şu aynayı da tuvalet lavabosunun uzerine as. "hay hay" diye atladım çünkü darbeli matkap kalp ben.
banyoya gittim, hesapladım, ölçtüm tarttım ve matkabı elime alıp var gücümle abandım duvara. epey zorlanirken bir anda boşluğa düştü matkap ve başımdan aşağı su fışkırmaya başladı. neye uğradığımı şaşırdım. neyse babama seslendim vanayı kapattı vs ama ben hala şoktayım. ya neden ayna asılması gereken yerde su borusu olur,ustalar gerçekten inanılmaz sjdjjd. evet ustalar hatalı.
neyse, sonra bunu düzeltmek için tabii bu işlerden anlayan bir yakınımızı çağırdı babam. su borusunun değişmesi gerekiyor, önceliklerimiz bir anda değişti dhhdhd. iki gün daha aynaya bakmasak olur sfsjdh.
o boruyu değiştirmek için, oraya denk gelen uzunca ve büyük bir fayansi komple kırdı metin abi. yetmedi tabi duvarı da oydu bir miktar. bu işlem sırasında evi görmeniz lazım. evin içinde bir toz bulutu. bir haftadır temizledigim her yere toz yağıyor. kabus gibiydi. neyse işte boruyu tamir etti metin abi. ben de evi tekrar temizledim... bir musibet bin nasihat denklemi yani.
giderken darbeli matkabı da götürdü metin abi, onundu zaten. darbe karşıtı bir eylem ve aile birliğinin korunmasına minik bir katkı sağlamak içindi sanırım djbdjd.
bu arada o fayans hâlâ tekrar takılmadı. fayans var, metin abi de hâlâ var. babama diyorum ki "baba bunu metin abi'ye söyleyelim, yapsın", diyor ki; "yok kızım böyle daha güzel, kalsın böyle"...
tezat sanatı sevdiğinden değil bence dndnjd.
devamını gör...
sigara içme nedenleri
sigarayı kendine arkadaş dertdaş olarak görmek.
yavaş yavaş intihar etme isteği.
dudak bağımlılığı.
özentilik sonucu bağımlılık
bildiğim bu kadar
not: günde 20'den fazla sigara tüketen bir kişinin çocuğu yüksek ihtimalle suça sürükleniyor bu bilimsel bir çalışmanın sonucu bir tarafından atmıyorum
esen kalınız efendim.
yavaş yavaş intihar etme isteği.
dudak bağımlılığı.
özentilik sonucu bağımlılık
bildiğim bu kadar
not: günde 20'den fazla sigara tüketen bir kişinin çocuğu yüksek ihtimalle suça sürükleniyor bu bilimsel bir çalışmanın sonucu bir tarafından atmıyorum
esen kalınız efendim.
devamını gör...
otobüste yer vermeyen gençlik
aslında geçmişte kaldı ama nadir de olsa artık orta yaşlı insanlar yer isteyen yaşılara saldırıyor ki bu da haberlerde karşımıza çıkıyor
devamını gör...
venezuela
güç fetişi fena bir şey. madem öyle amerika ülkesindeki homeless'larla ilgilensin derler adama. sanırsın demokrasi ekmek ve karın doyuruyor.
benim karnım aç, o zaman amerika gelip ülkemi bombalasın. böyle bir akıl, iyi bir akıl değildir. yurtdışındaki venezüela'lılar kutlama yapıyor, o halde bütün venezüela'lılar rejim karşıtı gibi saçma bir algı da amerikan propagandası yapmaktan başka bir şey değil.
diktatörlüğe bu kadar karşıysan, bütün uluslararası hukuğu yok sayan başdiktatöre cırla. ama yok, güç fetişinden aklı başından gitmiş adamların. hem diktatörlükten yakınıyor hem de hukuksuz, ben yaptım oldu eylemleri övüyor.
ha. bana ne venezüela'lılar açmış, tokmuş, çok umurumda değil ama ülkesinin başka bir ülke tarafından bombalanmasına sevindirecek kadar güç fetişi, ezik eylemesin kimseyi tengri.
buradaki muhalifler bir de akıllarınca tayyip'e göz dağı vermeye çalışıyorlar, bak senin sonun da böyle olur gibisinden. cia'den para alıyorlardır umarım, yoksa bu ahmaklık açıklanamaz seviyede.
amerika yalayacağım diye şirazesi kayan, ne dediği belli olmayan insanlarla dolu ortalık. ağzının suyunu sil. ne dediğin anlaşılmıyor.
benim karnım aç, o zaman amerika gelip ülkemi bombalasın. böyle bir akıl, iyi bir akıl değildir. yurtdışındaki venezüela'lılar kutlama yapıyor, o halde bütün venezüela'lılar rejim karşıtı gibi saçma bir algı da amerikan propagandası yapmaktan başka bir şey değil.
diktatörlüğe bu kadar karşıysan, bütün uluslararası hukuğu yok sayan başdiktatöre cırla. ama yok, güç fetişinden aklı başından gitmiş adamların. hem diktatörlükten yakınıyor hem de hukuksuz, ben yaptım oldu eylemleri övüyor.
ha. bana ne venezüela'lılar açmış, tokmuş, çok umurumda değil ama ülkesinin başka bir ülke tarafından bombalanmasına sevindirecek kadar güç fetişi, ezik eylemesin kimseyi tengri.
buradaki muhalifler bir de akıllarınca tayyip'e göz dağı vermeye çalışıyorlar, bak senin sonun da böyle olur gibisinden. cia'den para alıyorlardır umarım, yoksa bu ahmaklık açıklanamaz seviyede.
amerika yalayacağım diye şirazesi kayan, ne dediği belli olmayan insanlarla dolu ortalık. ağzının suyunu sil. ne dediğin anlaşılmıyor.
devamını gör...
otobüste yer vermeyen gençlik
sorunun kökenine inelim dediğinde kimisinin aklına hemen aile terbiyesi gelir.
hepimizi şehirlere zorlayan sistemin beceriksiz ulaşım ağlarında sorun bulan yoktur. üstüne bir de trafik berbattır.
"saatlerce çalıştım, tabi oturacağım."
doğru ama ayakta bekleyen yaşlı genç vs. sanki oturana kızmasından önce ayakta neden kaldığını düşünmeli.
hepimizi şehirlere zorlayan sistemin beceriksiz ulaşım ağlarında sorun bulan yoktur. üstüne bir de trafik berbattır.
"saatlerce çalıştım, tabi oturacağım."
doğru ama ayakta bekleyen yaşlı genç vs. sanki oturana kızmasından önce ayakta neden kaldığını düşünmeli.
devamını gör...
liberalizm vs sosyalizm
güçlü olanın kazanacağı versustur.*
devamını gör...
otobüste yer vermeyen gençlik
olmayan gençliktir.
en azından engelliye yer veriyordur gönüllüce.
en azından engelliye yer veriyordur gönüllüce.
devamını gör...
bozulan aleti vurarak tamir etme mekaniği
kadim bir türk yöntemidir,
tüplü televizyonun yan tarafından şak diye yapıştırmak ve iyileşeceğini zannetmekten ibaret bir davranış, genelde anten çubuklarını oynatınca düzelir.
tüplü televizyonun yan tarafından şak diye yapıştırmak ve iyileşeceğini zannetmekten ibaret bir davranış, genelde anten çubuklarını oynatınca düzelir.
devamını gör...
şu an dinlenen şarkıdan bir cümle
çilek dudaklarına yapışıp kalıcam,gözlerinden kalbine akıcammm falan filan işte.
berksan abimizin hızlı olduğu zamanlardan *
berksan abimizin hızlı olduğu zamanlardan *
devamını gör...
çalgı çalmak ve dinlemenin islam'da yasak oluşu
bu "din sektörünün" derdi, teee en başından beri, kilise benzeri bir ruhban sınıfı yaratmak. çok iyi para var orada. bugün bile en çok gayrimenkule sahip kurum, kilise !! yalnız burada bir pürüz var, kuran, kendisi ruhban sınıfını reddediyor !! öyle ki imamlık diye bir meslek de yok, herkes imam...
bu durumda n' aapıyoruz?!... içinde kuran ' ın olmadığı bi islam icat ediyoruz ... böylece kuransız bir ruhban sınıfı icat edip gül gibi yaşayıp, gidiyoruz.
" rabbinin söylemediğine, bu allah ' tandır diyenler ne zalimdirler!" türündeki ayetleri, yok sayıyoruz, unutturuyoruz...
hep kendimize yonttuğumuz, mis gibi bi dünya elde ediyoruz.
bu durumda n' aapıyoruz?!... içinde kuran ' ın olmadığı bi islam icat ediyoruz ... böylece kuransız bir ruhban sınıfı icat edip gül gibi yaşayıp, gidiyoruz.
" rabbinin söylemediğine, bu allah ' tandır diyenler ne zalimdirler!" türündeki ayetleri, yok sayıyoruz, unutturuyoruz...
hep kendimize yonttuğumuz, mis gibi bi dünya elde ediyoruz.
devamını gör...
çalgı çalmak ve dinlemenin islam'da yasak oluşu
bir çok mecrada detaylıca konuşulan o konu
düğün ilahi için bendir
sürü yönetmek için kaval
telallık yapmak için davul
kullanılabiliyor diye biliyorum
düğün ilahi için bendir
sürü yönetmek için kaval
telallık yapmak için davul
kullanılabiliyor diye biliyorum
devamını gör...
sigara içme nedenleri
isteyen için bir çok neden yaratılmış, hepsi bahane olm..
devamını gör...
kedilerin toplanıp itlaf edilmesi gerekliliği
ağaç var mı hocam sizin orlarda.. cevaba göre tekrar düşünün.
devamını gör...