zaman tüneli

bir orhan elmas filmidir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
filmin senaryosunu yemeyip içmeyip senaryo yazmış olan erdoğan tünaş yazmıştır. filmde ahu tuğba, nuri alço, şemsi inkaya, burçin oraloğlu, burçin orhon, tanju gürsu, suzan avcı, baki tamer ve renan fosforoğlu rol almıştır.

naciye fakir bir ailenin kızıdır. zengin bir ailenin oğlu ile aşk yaşar ancak bu aile çocuklarının fakir bir kızla evlenmesine razı olmaz. bunun üzerine naciye bir yarışmaya katılır ve kazanır. artık o ahu tuğba isimli bir sinema yıldızıdır.

gün geçtikçe ünlenen ahu tuğba şöhret basamaklarını tırmanıdıkça intikam ateşi de daha harlı yanmaya başlar içinde. birlikte oynadığı ve eşinden boşanıp onunla evlenmeye söz veren aktörden de çalıştığı gazinonun patronundan da intikam almaya yemin eder ahu tuğba.

bu esnada ise sıradan bir taksiciye aşık olur. bu adamla da işler yolunda gitmeyince ahu tuğba eroin batağına düşer. ününü yitirir. o artık taçsız kraliçe değildir. düşmeye başladığında ise yanında yöresinde neredeyse kimse kalmamıştır.

izlediğim en kötü filmler arasında kendine haklı bir yer edinmiştir bu film.
devamını gör...

dayak.

kaşınanı güzel bir kaşımak gerek tatlı tatlı. hem de öyle böyle değil. her vurduğun diğerinden sert olacak.
devamını gör...

doğum günüymüş, kutlu olsun. :)
devamını gör...

40 sene gibi geliyor artık şampiyon olmuyoruz, bizi mi zorbalıcaksınız. şerbetlendik biz, örselendik, mağduruz da mağduruz biline. çabanıza yazık.

gidin fakir doyurun fenerle uğraşacağınıza cingözler.

pardon bu arada unutmadan;
çok da cıyaklamayın ha:)

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

geyik falan değil, olmak zorunda olandır.
kendimi bildim bileli türk kulüpleri para saçar.
avrupa'da tutunamamış oyunculara para saçar, gözden düşmüş oyunculara para saçar, yerlilere zaten sürekli saçar.
aslına bakıldığında yurt içinden kazanılan yani bir yerde (bkz: milli sermaye) sayılabilecek paralar sürekli dışarıya akar gider.
sonuç ne peki?
sürdürülebilir bir başarıdan söz edilebilir mi? o da yok.
taaaa* 26 yıl önceki kupadan başka herhangi bir elle tutulur durum yok.

önce liyakat konusunu çözmek ve onunla birlikte altyapıya önem vermek gerekir.
bu toplum sağlığı açısından da gereklidir çünkü uyuşturucu batağından ne kadar çocuğu korursan o kadar iyidir.
hollanda ekolü dediğimiz şey 2 günde kurulmadı.
ara sıra düşüşe geçseler de, genelde 3-4 yılda bir toparlanıp tekrar bir dev olan kulüpleri var.
portekiz keza farklı değil, alır parlatır satar ve bu süreçte 5-10 yıllık süreçlerde avrupada bir final ya da kupa alır gelirler.

şimdi de kuzey ülkeleri bu alana odaklandı mesela.
19-20 yaşında çocuklarla takır takır oynuyorlar, helal olsun.

biz ülke içerisindeki gerginliği ve fanatizm denen salaklığı bir kenara bırakıp daha büyük ve geniş çaplı düşünme fırsatına yüzümüzü çevirirsek belki bizde de olur diyeceğim ama bu coğrafya insanıyla zor...
alt yaş gruplarında ne yetenekli çocuklar, tanıdığı olmadığı için harcanıyor.
bilseniz, onlar adına oturur ağlarsınız.
devamını gör...

'kadının gözünü dövme' meselesini, yanlış anlamasın yeter..!
devamını gör...

ciddi düşünülüyorsa geçmişi.
devamını gör...

fb taraftarı, dışardan ayrıca zorbalanmasına gerek kalmadan, kendi içinde zaten birbirini zorlayan bir kitledir. haklarını yemeyelim..
devamını gör...

yeni yaşın kutlu olsun tomris hatun.
devamını gör...

bir janne teller kitabıdır.

başlığa benden önce yazan üç kişiden ikisine bu kitap hestia tarafından hediye edilmiş. bir kişi de zaten hestia. bu başlığa yazan dördüncü kişi olarak geleneği bozmuyorum ve bu kitabı bana da hediye ettiği için hestia'ya teşekkür ediyorum.

yazara daha önce hiç denk gelmemiştim. kitaba da öyle. ama kitabı okumaya başladığım andan itibaren beni etkisi altına aldı. tek oturuşta okudum. sanırım okurken kafamı bile kaldırmadım kitaptan.

bir açıdan ütopik bir hikaye anlatıyor kitap. zira bir grup yedinci sınıf öğrencisinin hikayesi. yedinci sınıflara derse giren ve bir yedinci sınıfın sınıf öğretmenliğini yapan bir öğretmen olarak benim öğrencilerimle bu kitaptaki öğrenciler arasında her iki grubun da insan olması dışında bir benzerlik yok. benim öğrencilerim daha çok birbirlerine tüküren, sonra da gelip bana şikayet eden, düz yolda yürürken bile düşmeyi başarıp benden annelerini aramamı isteyen az gelişmiş yaşam formları.

kitabın yıldızı elbette ki temiz tıraşlı ve yaşı orijinalinden oldukça genç olan bir friedrich nietzsche olan pierre anthon. kendisi bir gün okulu bırakıp her şeyin anlamsızlığına iman edip erik ağacına çıkan bir öğrenci. açıkçası ben de bir gün hayatın külliyen anlamsız olduğuna inanırsam erik ağacına çıkmayı en mantıklı eylem olarak görürüm.

sınıf arkadaşları erik ağacının önünden geçip okula gitmek istediklerinde ise pierre anthon onlara erik atıyor. ama önemli olan nadiren isabet eden erikler değil. önemli olan pierre anthon'un her şeyin anlamsız olduğuna dair söylediklerinin bu çocuklara mantıklı gelmeye başlaması. ancak mantılı cümleler çoğu insanı olduğu gibi bu çocukları da rahatsız ediyor.

tıpkı sineklerin tanrısı kitabındaki çocuklar gibi olan bu yedinci sınıf öğrencileri çocuklar kadar masum değil. çünkü aslında çocuklar bizim sandığımız kadar masum değiller.

pierre anrhon'un kışkırtmaları sonucunda hayatta anlamlı şeylerin olduğunu bu küçük diyojen'e kanıtlamak isteyen çocuklar ise gölge etmekten başka ihsan eyleyemezler ne yaparlarsa yapsınlar.

bence müthiş bir kitaptı. hestia'ya bu kitap için bir kez daha teşekkür ederim.
devamını gör...

zengin şahini.
devamını gör...

ayak fetişim olduğu için yaparım yani. kadın dediğinin her yeri güzel, her yeri ayrı bir estetik. her yerini öperim yani. her kadın değil tabii. bazıları.
devamını gör...

"van minut kürsü...!" ( her ne kadar ingilizceye hakim çevreler bu görkemli espriyi anlayamasalar da, iç politikada ciddi alıcı bulup sonuçta kahkahalara boğabilir.)
devamını gör...

(bkz: iş görüşmesi vs eş görüşmesi)
devamını gör...

çoğunluğu yeise kapılmış insanlar tarafından oluşan internet sitesinde girdi yazabilme hakkına sahip olmak..ıyhh
*
devamını gör...

bir geyik değil, altyapının önemini vurgulayan yaklaşımdır. transfer ve altyapı harcamalarında özen ve planlı bir anlayış dengesi gözetilmesi anlamındadır. kalıcı ve sürdürülebilir başarılar, bu özen ve planlama ile gelebilir.
devamını gör...

birileri hangi çamurlu taşı kaldırsa altından sürekli ismi çıkan, kirli kişidir.
devamını gör...

hiç iğrenmedim. karnını ve ayaklarını sıcak tutabilmesi için çabaladım. sıcak su torbası falan yaptım. eczaneye kadar gidip dolorex almışlığım da var, sıcak çorba yapıp içirmişliğim de. insan sevdiğinden iğrenmez, yardımcı olur.
devamını gör...

+hey clyde, do you like fishsticks?
-yes
+you like to put fishsticks in your mouth?
-yes
+where are you clyde, a gay fish?
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim