zaman tüneli
sabah aç karnına öpüşmek
sabah kocamı öpmeden önce listerine yapmışsam öperim. o öpmeye kalkarsa öptürmem. kimsenin ağız kokusunu çekemem.
devamını gör...
transfer yapacağına altyapıya para harca geyiği
her kış ufak yağmurda su basan izmire tarkan konseri getirmek gibidir. sonra vay izmirin yüzde 2 suyu kaldı.
devamını gör...
banasormabencahilim
#3845235 her şeyi bilmene gerek yok kardeşim. kimsenin zevki seni ilgilendirmez. ben de gaylik nasıl bir şey bilmiyorum ama gelip sana bir şey diyor muyum? vardır bir bildiği diyorum, geçiyorum.
sonra da cinsel özgürlük falan diye ağlama orada burada. ayak fetişimiz engellenemez. gerekirse taksime çıkar, biz de eylem yaparız. yobazlık işlemiş hepsine gayi de aynı, gizli gayi de, solcusu, sağcısı, dincisi, seküleri, hepsi yobaz.
sonra da cinsel özgürlük falan diye ağlama orada burada. ayak fetişimiz engellenemez. gerekirse taksime çıkar, biz de eylem yaparız. yobazlık işlemiş hepsine gayi de aynı, gizli gayi de, solcusu, sağcısı, dincisi, seküleri, hepsi yobaz.
devamını gör...
sevilen kadının rakip takım taraftarı olması sorunsalı
fenerli ise
daha bi tutkulu olur gibi geldi
daha bi tutkulu olur gibi geldi
devamını gör...
bütün başlıkların açılması
#3845233 yakışmamış do-ge. hiç olmadı bu bak şimdi.
oysa ki senin daha açılacak yüzlerce hanımım da hanımım başlığın olmalıydı.
pes etme.
aramaya inan.
oysa ki senin daha açılacak yüzlerce hanımım da hanımım başlığın olmalıydı.
pes etme.
aramaya inan.
devamını gör...
regl dönemini iğrenç bulan erkek
kadın olsaydım bana da iğrenç gelirdi. heterolara göre koku da oluyormuş. koku takıntım var zaten asla kötü kokamam. allah işini biliyor.
devamını gör...
bütün başlıkların açılması
en azından fotoğraf kombinleri yapıldı bence
inş öyledir yani
inş öyledir yani
devamını gör...
sevilen kadının rakip takım taraftarı olması sorunsalı
inan hiç farketmez.
devamını gör...
transfer yapacağına altyapıya para harca geyiği
tek başına yetmeyendir azizim.
kim yazmıştı hatırlamıyorum da, bu mevzularda siyaset* dönüyorsa, liyakat yoksa, yetenekli çocuklar bezdiriliyorsa, daha yeteneksizler sırf menajeri "iyi" olduğu için daha yukarılara çıkarılıyorsa bu iş olmuyor.
bence paranız varsa genç futbolculara yatırım yapmayın, gidin üç beş genç yazılımcı bulun dijital ürünler ürettirin.**
yatırım tavsiyesi değildir.
kim yazmıştı hatırlamıyorum da, bu mevzularda siyaset* dönüyorsa, liyakat yoksa, yetenekli çocuklar bezdiriliyorsa, daha yeteneksizler sırf menajeri "iyi" olduğu için daha yukarılara çıkarılıyorsa bu iş olmuyor.
bence paranız varsa genç futbolculara yatırım yapmayın, gidin üç beş genç yazılımcı bulun dijital ürünler ürettirin.**
yatırım tavsiyesi değildir.
devamını gör...
bütün başlıkların açılması
söyleyecek sözü olan yeni başlıklar üretir.
devamını gör...
transfer yapacağına altyapıya para harca geyiği
football manager’da kupaları böyle kazandık
devamını gör...
bu ekonomide hala kadın çalışmamalı diyen tip
kadının çalışması, üretime katılmasını "ekonomik nedenler ancak zorunlu kılıyorsa" koşuluna bağlı olmaksızın gerekli, doğal ve doğru bulmak gerekir. kadın insanlığın, kadın emeğide toplumsal emek gücünün yarısıdır.
devamını gör...
kadınınızın ayağını öpün
ayak kadar pis ve estetik yoksunu bir organ niye öpülüp yalanır asla bilinmez. neyin yokluğu acaba?
tepki almış bu tanımım. hakaret yok bir şey yok. eşcinselliğim üzerinden de vurmuşlar. aradaki korelasyonu anlamadım ama neyse.
tepki almış bu tanımım. hakaret yok bir şey yok. eşcinselliğim üzerinden de vurmuşlar. aradaki korelasyonu anlamadım ama neyse.
devamını gör...
white lives matter
kolluk güçlerinin dur ihtarına uymayana ateş açması kadar normal bir şey yok. bu durum araç içindeyken ya da dışındayken değişmez. araç dışında korkutma amaçlı havaya ihtar ateşi açılabilir ama araç içinde kaçmaya çalışırsan böyle kafaya yersin mermiyi. feminist sayıklamalar ya da zenci severlik bu durumu değiştirmez.
white ya da black farketmeksizin bütün hayatlar önemsizdir. herkes ölecek sonuçta. bu kimsenin ölmemesi gerektiğine dair saçma romantizm salaklıktan ibaret.
white ya da black farketmeksizin bütün hayatlar önemsizdir. herkes ölecek sonuçta. bu kimsenin ölmemesi gerektiğine dair saçma romantizm salaklıktan ibaret.
devamını gör...
bütün başlıkların açılması
bütün başlıklar açılmış, herkes yerini kapmış..
bundan sonra söylenecek ne kaldı..
ben pes ettim.
bundan sonra söylenecek ne kaldı..
ben pes ettim.
devamını gör...
yemek yerken izleyecek video ararken yemeğin bitmesi
aptal hbo veya prime da başıma gelen farklı bir türü var. o da şu ki, alıyorum yemeği, basıyorum diziye reklam. hem de 3 tane geçilemeyen reklam. ulan para ödüyoruz sana ne reklamı?
devamını gör...
başını yastığa koyduğu an uyuyan insan
gamsızdır
devamını gör...
transfer yapacağına altyapıya para harca geyiği
neymar 15 yaşında iken fenerbahçe nin scout ekibi brezilya da topçu bakmak için oralardaymış. neymar diye bir çocuk var haberini alıyorlar. stada gidip maçını izlemek istediklerinde barça, real, manu, city , juve say da say alayının scaout ekibi dizilmiş yan yana. yani artık ordan ekmek çıkar mı türk takımına.
a takımlarda çılgın paralarla yabancı td çalıştırmaktansa, o paraların 5 de 1 ine altyapı için tamamen avrupalı altyapı ekipleri getirtilse 3-5 seneye bak geyik mi değil mi.
a takımlarda çılgın paralarla yabancı td çalıştırmaktansa, o paraların 5 de 1 ine altyapı için tamamen avrupalı altyapı ekipleri getirtilse 3-5 seneye bak geyik mi değil mi.
devamını gör...
sevilen kadının rakip takım taraftarı olması sorunsalı
olmaz o iş. beşiktaşlı olsa belki düşünülür de galatasaray veya trabzonsporluysa hayatta olmaz.
devamını gör...
yanlışlıkla yapılan icatlar
bazen icat dediğin şey; yıllar süren plan, bütçe, test… bazen de “şu petri kabını kim açık bıraktı?” veya “cebimdeki çikolata niye eridi?” gibi cümlelerle başlıyor. işte tarihe kazara giren, ama dünyayı ciddi biçimde değiştiren birkaç örnek:
* penisilin (1928) – “küf mü? yoksa mucize mi?”
alexander fleming, 1928’de laboratuvarda bazı bakterili petri kaplarını incelerken, bir kabın küfle kontamine olduğunu ve küfün çevresinde bakterilerin büyümediğini fark ediyor. buradan yola çıkarak “penisilin” adını verdiği antibakteriyel etkiyi tanımlıyor; bu sayede de modern antibiyotik çağının kapısı aralanıyor.
---
* mikrodalga fırın (1945) – “radar çalışırken çikolata eridi…”
percy spencer, bir radar/magnetron testi sırasında cebindeki çikolatanın eridiğini fark ediyor. sonra “bu iş yemek ısıtır” diyerek denemeleri büyütüyor (meşhur patlayan yumurta hikâyesi de burada), ve mikrodalga pişirme fikri doğuyor.
---
* post-it (1968–1974) – “yapışkanı yanlış yaptık, efsane oldu”
3m’de dr. spencer silver “çok güçlü” yapıştırıcı ararken, tam tersi: hafif tutunan, tekrar sökülüp takılabilen bir yapışkan buluyor. yıllar sonra art fry bunu kitap ayracı gibi kullanınca “kullanım alanı” netleşiyor ve post-it doğuyor.
---
* teflon / ptfe (1938) – “gaz yok oldu… tüpün içinde beyaz bir şey var”
roy j. plunkett, soğutucu gazlarla çalışırken bir tüpte gazın “kaybolduğunu” görüyor; aslında gaz kendiliğinden polimerleşip beyaz, mumsu bir katıya dönüşmüş: ptfe / teflon. sonrası: düşük sürtünme, yüksek kimyasal dayanım, endüstride sayısız uygulama.
---
* vulkanize kauçuk (1839) – “soba üstüne düşen karışım… lastiği kurtardı”
charles goodyear, kauçukla uğraşırken kükürtle karıştırdığı kauçuğu yanlışlıkla sıcak bir yüzeye düşürüyor; ortaya yapışkan olmayan, daha dayanıklı ve elastik bir malzeme çıkıyor: vulkanizasyon. bu olay modern lastik/endüstriyel kauçuk dünyası için kritik kırılma noktası olmuştur.
---
* lamine güvenlik camı (1903; patent 1909) – “kırıldı ama dağılmadı”
edouard benedictus, laboratuvarda bir cam kabı düşürünce cam kırılıyor ama parçalar etrafa saçılmadan birlikte kalıyor; kabın içinde kalmış ince bir film (plastik benzeri) camı “tutuyor”. bu fikir daha sonra lamine güvenlik camı yaklaşımına evriliyor ve otomotivde/koruyucu camlarda standart haline geliyor.
---
* x-ışınları (1895) – “kapalı tüp, ama ekranda ışık var”
wilhelm conrad röntgen, katot ışınlarıyla çalışırken düzenek ışık sızdırmayacak şekilde kapalı olmasına rağmen yakındaki floresan ekranda parlamayı fark ediyor. bu “bilinmeyen nüfuz edici ışınım” x-ışınları olarak adlandırılıyor ve tıpta görüntülemenin temeli atılıyor.
---
* popsicle / buzlu dondurma çubuğu (1905) – “içeceği dışarıda unuttuk…”
11 yaşındaki frank epperson, aromalı içecek karışımını karıştırma çubuğuyla birlikte dışarıda unutuyor; gece soğuk olunca karışım donuyor. sabah elinde “çubuklu” bir buzlu tatlı var.
---
evet, bazen her işte şans faktörü var ama asıl farkı yaratan şey genellikle şu: “tuhaf bir şey oldu” anında, çoğu insanın geçip gideceği detayı birinin durup ciddiye almasıdır.
* penisilin (1928) – “küf mü? yoksa mucize mi?”
alexander fleming, 1928’de laboratuvarda bazı bakterili petri kaplarını incelerken, bir kabın küfle kontamine olduğunu ve küfün çevresinde bakterilerin büyümediğini fark ediyor. buradan yola çıkarak “penisilin” adını verdiği antibakteriyel etkiyi tanımlıyor; bu sayede de modern antibiyotik çağının kapısı aralanıyor.
---
* mikrodalga fırın (1945) – “radar çalışırken çikolata eridi…”
percy spencer, bir radar/magnetron testi sırasında cebindeki çikolatanın eridiğini fark ediyor. sonra “bu iş yemek ısıtır” diyerek denemeleri büyütüyor (meşhur patlayan yumurta hikâyesi de burada), ve mikrodalga pişirme fikri doğuyor.
---
* post-it (1968–1974) – “yapışkanı yanlış yaptık, efsane oldu”
3m’de dr. spencer silver “çok güçlü” yapıştırıcı ararken, tam tersi: hafif tutunan, tekrar sökülüp takılabilen bir yapışkan buluyor. yıllar sonra art fry bunu kitap ayracı gibi kullanınca “kullanım alanı” netleşiyor ve post-it doğuyor.
---
* teflon / ptfe (1938) – “gaz yok oldu… tüpün içinde beyaz bir şey var”
roy j. plunkett, soğutucu gazlarla çalışırken bir tüpte gazın “kaybolduğunu” görüyor; aslında gaz kendiliğinden polimerleşip beyaz, mumsu bir katıya dönüşmüş: ptfe / teflon. sonrası: düşük sürtünme, yüksek kimyasal dayanım, endüstride sayısız uygulama.
---
* vulkanize kauçuk (1839) – “soba üstüne düşen karışım… lastiği kurtardı”
charles goodyear, kauçukla uğraşırken kükürtle karıştırdığı kauçuğu yanlışlıkla sıcak bir yüzeye düşürüyor; ortaya yapışkan olmayan, daha dayanıklı ve elastik bir malzeme çıkıyor: vulkanizasyon. bu olay modern lastik/endüstriyel kauçuk dünyası için kritik kırılma noktası olmuştur.
---
* lamine güvenlik camı (1903; patent 1909) – “kırıldı ama dağılmadı”
edouard benedictus, laboratuvarda bir cam kabı düşürünce cam kırılıyor ama parçalar etrafa saçılmadan birlikte kalıyor; kabın içinde kalmış ince bir film (plastik benzeri) camı “tutuyor”. bu fikir daha sonra lamine güvenlik camı yaklaşımına evriliyor ve otomotivde/koruyucu camlarda standart haline geliyor.
---
* x-ışınları (1895) – “kapalı tüp, ama ekranda ışık var”
wilhelm conrad röntgen, katot ışınlarıyla çalışırken düzenek ışık sızdırmayacak şekilde kapalı olmasına rağmen yakındaki floresan ekranda parlamayı fark ediyor. bu “bilinmeyen nüfuz edici ışınım” x-ışınları olarak adlandırılıyor ve tıpta görüntülemenin temeli atılıyor.
---
* popsicle / buzlu dondurma çubuğu (1905) – “içeceği dışarıda unuttuk…”
11 yaşındaki frank epperson, aromalı içecek karışımını karıştırma çubuğuyla birlikte dışarıda unutuyor; gece soğuk olunca karışım donuyor. sabah elinde “çubuklu” bir buzlu tatlı var.
---
evet, bazen her işte şans faktörü var ama asıl farkı yaratan şey genellikle şu: “tuhaf bir şey oldu” anında, çoğu insanın geçip gideceği detayı birinin durup ciddiye almasıdır.
devamını gör...