zaman tüneli
ssç'ler ve ebeveynleri hadım edilsin kampanyası
en baştan belirteyim ebeveynlerin denklemden çıkarılması bana göre en yanlış şeylerden biri. ben kendi gördüklerimce ayrıştırıcı faktör olarak ilk sıraya aileyi yazarım.
yaşadığım hatta yaşamakta olduğum iki örneği buraya bırakayım. 8-9 yaşlarından itibaren aynı mahallede büyüyen aynı sokaklarda oynayan çocuklardan biri emniyet müdürü oldu diğer 15 sene önce 95 sene civarı bi ceza almıştı güncel durumu ne bilmiyorum.
aynı köyün çocuklarından biri profesyonel sporcu oldu kırkpınar ve diğer yağlı güreşlerde güreşiyor ki doğal olarak ağzına sigara sürdüğünü bile görmedik diğeri uyuşturucu bağımlılığının yanı sıra anlat anlat bitmez dosyalara sahip.
arkadaş ortamı diyecekseniz bu insanlar birbiriyle arkadaş zaten aynı ortamın çocukları. ırkları da aynı. ekonomik durumları da birbirinden çok farklı değil.
yaşadığım hatta yaşamakta olduğum iki örneği buraya bırakayım. 8-9 yaşlarından itibaren aynı mahallede büyüyen aynı sokaklarda oynayan çocuklardan biri emniyet müdürü oldu diğer 15 sene önce 95 sene civarı bi ceza almıştı güncel durumu ne bilmiyorum.
aynı köyün çocuklarından biri profesyonel sporcu oldu kırkpınar ve diğer yağlı güreşlerde güreşiyor ki doğal olarak ağzına sigara sürdüğünü bile görmedik diğeri uyuşturucu bağımlılığının yanı sıra anlat anlat bitmez dosyalara sahip.
arkadaş ortamı diyecekseniz bu insanlar birbiriyle arkadaş zaten aynı ortamın çocukları. ırkları da aynı. ekonomik durumları da birbirinden çok farklı değil.
devamını gör...
karanlıkta uyumak vs loş ışıkta uyumak
zifir karanlıkta uyuyamıyorum.göz gözü görmesi gerek. hafif loş iyidir bence.
devamını gör...
pazar günü öğleye kadar uyumak
zor be. eskidendi artık yaşlandık dediğimdir.
devamını gör...
bu sabah nasıl uyandınız sorusu
fazla uykulu uyandım. sonra eşofmanlarımı giyip, yüzümü yıkadım. küçük bir tırnak bakımından sonra, televizyonu açtım. saate baktım. sekizi geçiyordu.
devamını gör...
bu sabah nasıl uyandınız sorusu
alarmınan.
devamını gör...
hayatta iki tip insan vardır
haklı,haksız.
ezen,ezilen.
seven,sevilen.
ezen,ezilen.
seven,sevilen.
devamını gör...
bu sabah nasıl uyandınız sorusu
alarm ile. faiz parası için çalışıyoruz.
devamını gör...
elmayı kasadan avradı kısadan alacaksın
kızlar kısa, kuşlar uçuyor.
devamını gör...
dünyanın en rahatsız edici 100 filmi
kime göre neye göre dediğimdir.
ilk 3 filme baktım diye hatırlıyorum.tabi atlaya atlaya. +18 ibareliler.iğrençlik de var. tek başına bakılmalı bakılacaksa da ki bakılmasa daha iyi.
ilk 3 filme baktım diye hatırlıyorum.tabi atlaya atlaya. +18 ibareliler.iğrençlik de var. tek başına bakılmalı bakılacaksa da ki bakılmasa daha iyi.
devamını gör...
çocuksuz evlilik
herkes beş kitlesel yok oluşu bilir. beşincisi 66 milyon yıl önce dinozorları yok etmişti. ama kimse altıncı kitlesel yok oluşun da var olduğunu, şu an yaşamakta olduğumuzu bilmiyor veya kabul etmiyor ya da daha kötüsü umursamıyor. evet arkadaşlar, yanlış okumadınız. altıncı kez dünya yaşamının muhtemelen tamamı değil ama tamamına yakını yok olacak. kalan türlerden birinin insan olmayacağı kesin. bir grup insan uzaya kaçacaktır ama bizim ya da çocuklarımızın o grupta olması ihtimali çok düşük. çocuk yapmıyor olmamın en temel sebebi bu işte. bunu takip eden bir sürü çok haklı gerekçem de var ayrıca. şu ortamda bi cahiller bi de benciller doğurur, hiç kusura bakmayın. evliliğinizi kurtarmak için çocuk yapıyorsanız hele, yazık o çocuğa...
zorunlu tanım: çocuklu evlilik kadar normal olan evlilik biçimidir. bir tercihtir. bazen de zorunluluktur.
zorunlu tanım: çocuklu evlilik kadar normal olan evlilik biçimidir. bir tercihtir. bazen de zorunluluktur.
devamını gör...
pizza kraker vs badem kraker vs balık kraker
her zaman 1. pizza kraker benim için. çocukluğumda da şimdi de tercihim değişmedi.
pizza>balık>badem
pizza>balık>badem
devamını gör...
dünyanın en rahatsız edici 100 filmi
tabii bunlar kişiden kişiye değişebilir ama demin rastladığım şu listeyi beğendim. bunların bir kısmını izlesem de çoğunu izlemedim. zaten ben daha ziyade gizem unsurunun baskın olduğu fantastik korku seviyorum ve bunlardaki dehşet dozu genelde aşırı olmuyor. listede olanlardan calvaire, sözlükte tanıttığım filmlerden biri. necronos (2010) listede yok mesela ama daha çok bilinen bir film olsa listeye alınırdı diye düşünüyorum. bunu ben tanıtmaya çekinmiştim sözlükte zira hakikaten ekstrem gore... the texas chain saw massacre'ın 7 numarada olması da hoş. benim favori korku filmim bu değildir—favori korku filmim in the mouth of madness'tır—ama "korku" elementi göz önünde tutulduğunda izlediğim en iyi korku filmi, teksas elektrikli testere katliamı'dır.






devamını gör...
insan ilişkilerinden çıkarılmış en önemli ders
kendinden başkasına,kendinden fazla değer vermeyeceksin kim olursa olsun. maalesef bu böyle.
devamını gör...
ssç'ler ve ebeveynleri hadım edilsin kampanyası
eğer, halkın cezalandırması usulü bir hukuk seçilecekse, ilk cezalandırılacaklar listesinde liste başı olacaklar, eminim çok farklı olur. zaten bu durumun farkında olanlar, ha bire kendi dışında kurbanlar gösterip kitleleri yanıltıyor.
kırk yıl önce kırk yılda bir rastlanan suç ve suçlular, son yirmi yılda her ne hikmetse, her ay/hafta gündeme düşen sıklığa ulaştı. bunların en az 2/3'ni de, hukuk reform paketlerinde bir şekilde yer alan "infaz düzenlemesi" piyangosu ile salınmış mahkumlar oluşturuyor.
suç işleyenler kadar, salanlar da suçlu değil mi.?
adliyede hakim vurabilecek bir kişiyi, siz olsanız savcı yapıp silahlandırır mıydınız..
peki özel af yetkinizi diri diri insan yakan bunu da dini vazife sayan birisi için kullanır mıydınız, veya bir uyuşturucu baronu bir mafyatik gaspçı için..?
tüm bu gerçeklikte, halâ mı bataklığı yaratan ve büyütenleri değil, bir-iki sivrisineği cezalandırmakla sorun çözülür sanıyorsunuz..
kırk yıl önce kırk yılda bir rastlanan suç ve suçlular, son yirmi yılda her ne hikmetse, her ay/hafta gündeme düşen sıklığa ulaştı. bunların en az 2/3'ni de, hukuk reform paketlerinde bir şekilde yer alan "infaz düzenlemesi" piyangosu ile salınmış mahkumlar oluşturuyor.
suç işleyenler kadar, salanlar da suçlu değil mi.?
adliyede hakim vurabilecek bir kişiyi, siz olsanız savcı yapıp silahlandırır mıydınız..
peki özel af yetkinizi diri diri insan yakan bunu da dini vazife sayan birisi için kullanır mıydınız, veya bir uyuşturucu baronu bir mafyatik gaspçı için..?
tüm bu gerçeklikte, halâ mı bataklığı yaratan ve büyütenleri değil, bir-iki sivrisineği cezalandırmakla sorun çözülür sanıyorsunuz..
devamını gör...
kadın döllemek
(bkz: gerçekler acıdır)
devamını gör...
elmayı kasadan avradı kısadan alacaksın
(bkz: kıçı yere yakın olandan korkmak) diye de bir şey var.
devamını gör...
kilo vermek isteyenlere tavsiyeler
boş vaktiniz olmasın. onu bunu yeme demiyorum. boş kalırsan illa birşeyler yeniyor.
devamını gör...
insan beyninin debug edilemeyen hataları
geçmişten gelen, çoğu zaman çocukluktan veya travma olaylarından kaynaklanan, yetişkinlik döneminde, doğru düşünse bile, mantıklı kararlar verememe kavramıdır. bile bile bir yanlış karar almak, bundan kaynaklanıyormuş.
devamını gör...
bu sabah nasıl uyandınız sorusu
evimde, yatağımda uyandım. yanımda ayı bey ve kedilerle... daha ne isterim ki?*
devamını gör...
disko topu
bir ayça güçlüten kitabıdır.
ayça güçlüten de bu sene tanıştığım, yayımlanmış beş kitabı olan ve oldukça başarılı bulduğum bir yazar oldu. kendisi ile hiç denk gelmemiştim. açıkçası kitabın ismi de beni çok cezbetmedi okumak konusunda. ama bir kitabı kapağına göre yargılamamam gerektiğini bir kez daha anlamış olduğum kitabı okuduktan sonra.
önce bir tiyatro metini yazılan kitap yazar tarafından daha sonra romana dönüştürülmüş. roman halini çok sevmiş olsam da bu metni bir tiyatro sahnesinde de izlemek isterdim açıkçası.
içinde yazmakta olduğumuz sözlüğün ismi bile bazen rahatsız edici oluyor. normal diye nitelenen kavramın bir baskı aracına dönüşmesine şahit oluyoruz hem dünyada hem de minyatür dünyalarda. normal diye nitelenen her şey çoğunluğa uyma ön koşulunu dayatıyor bize sanki.
kitabın kahramanı olan kadın, kadın olmanın zorluklarının yanı sıra normal olmamanın dertlerini de çekiyor. o her şeyle konuşabiliyor. insanlarla da nesnelerle de. ama nedense başına gelmeyen kalmıyor kitap boyunca.
okurken hem güldüm hem hüzünlendim. bence çok başarılı bir eserdi.
ayça güçlüten de bu sene tanıştığım, yayımlanmış beş kitabı olan ve oldukça başarılı bulduğum bir yazar oldu. kendisi ile hiç denk gelmemiştim. açıkçası kitabın ismi de beni çok cezbetmedi okumak konusunda. ama bir kitabı kapağına göre yargılamamam gerektiğini bir kez daha anlamış olduğum kitabı okuduktan sonra.
önce bir tiyatro metini yazılan kitap yazar tarafından daha sonra romana dönüştürülmüş. roman halini çok sevmiş olsam da bu metni bir tiyatro sahnesinde de izlemek isterdim açıkçası.
içinde yazmakta olduğumuz sözlüğün ismi bile bazen rahatsız edici oluyor. normal diye nitelenen kavramın bir baskı aracına dönüşmesine şahit oluyoruz hem dünyada hem de minyatür dünyalarda. normal diye nitelenen her şey çoğunluğa uyma ön koşulunu dayatıyor bize sanki.
kitabın kahramanı olan kadın, kadın olmanın zorluklarının yanı sıra normal olmamanın dertlerini de çekiyor. o her şeyle konuşabiliyor. insanlarla da nesnelerle de. ama nedense başına gelmeyen kalmıyor kitap boyunca.
okurken hem güldüm hem hüzünlendim. bence çok başarılı bir eserdi.
devamını gör...