zaman tüneli
aynı evde yaşıyormuş gibi entryler
şu televizyonu aç da haberlere bakalım.
devamını gör...
aynı evde yaşıyormuş gibi entryler
pencereleri kapat, masa üstünü topla..
devamını gör...
sözlük yazarlarının zenci halleri
yapay zekada yapılır herhal..
devamını gör...
güvenecek kimsesi olmamak
uzunca bir süre bu duyguyu deneyimlediğinde, bir süre sonra güven kelimesi teorik bir kavram olur. varlığını bilirsin ama kullanmazsın. ve insan, kimseye yaslanmadan ayakta durmayı öğrendiğinde, aslında biraz da yıkılmış olur.
devamını gör...
gülizar (kısa film)
yahya ozan çalışkan tarafından yönetilen kısa film ve aynı zamanda bir belgesel; 2018 yapımlı olan film birincilik ödülü de almıştır.

bir cüce olan gülizar'ın yaşamını ve hayatta kalma mücadelesini, "farklı" olanın toplumdaki karşılığını, tek başına hayatta vâr olma çabasını konu ediniyor.
gülizar anne ve baba sevgisi nedir bilmemiş, akrabaları tarafından büyütülmüş ve onlar da dünyadan bir bir göçüp gitmişler.
inci boncuk, tesbih, örtü ve eşya satarak geçimini sağlıyor gülizar, fiziksel görünümü farklı olduğu için hayatla mücadelesi hep daha çetin, daha zor olmuş,
arkadaşları önemli mevkilere gelirken kendisi hayallerine veda etmek zorunda kalmış.
onunla evlenmek isteyenler olmuş, yakınları onaylamamış, evlenmemiş onlar istemediği için, hep kendi hayatından ferâgat etmiş, hep başkaları için yaşamış, öyle yaşamak zorunda kalmış, belki de dış görünüşü sesini yükseltmesine izin vermemiştir...
küçük bir köşede eşya satarak, kimseye el açmadan yaşamanın derdinde sadece,
çocukluğunda az sevilmiş olmanın kırgınlığı hiç geçmemiş gibi duruyor gözlerinden.
acaba evlenseydim, çocuklarım olsaydı nasıl olurdu diye düşünüyor filmin sonlarına doğru, başkaları için yaşamış olmanın bedelini yalnızlıkla ve pişmanlıklarıyla ödüyor gülizar...
komşuları ve ziyaretçileri, yöre halkı tarafından seviliyor olsa da kendi hayatını istediği şekilde yaşayamamış olmanın pişmanlığı geçmiyor olmalı..
her şeye rağmen gülümseyen, hayatla mücadelesi devam eden, kırgın bir insanın yaşamının bizlere trajik bir biçimde yansıdığı, izlenesi bir kısa film, belgeseldi.
vâr ol gülizar...

bir cüce olan gülizar'ın yaşamını ve hayatta kalma mücadelesini, "farklı" olanın toplumdaki karşılığını, tek başına hayatta vâr olma çabasını konu ediniyor.
gülizar anne ve baba sevgisi nedir bilmemiş, akrabaları tarafından büyütülmüş ve onlar da dünyadan bir bir göçüp gitmişler.
inci boncuk, tesbih, örtü ve eşya satarak geçimini sağlıyor gülizar, fiziksel görünümü farklı olduğu için hayatla mücadelesi hep daha çetin, daha zor olmuş,
arkadaşları önemli mevkilere gelirken kendisi hayallerine veda etmek zorunda kalmış.
onunla evlenmek isteyenler olmuş, yakınları onaylamamış, evlenmemiş onlar istemediği için, hep kendi hayatından ferâgat etmiş, hep başkaları için yaşamış, öyle yaşamak zorunda kalmış, belki de dış görünüşü sesini yükseltmesine izin vermemiştir...
küçük bir köşede eşya satarak, kimseye el açmadan yaşamanın derdinde sadece,
çocukluğunda az sevilmiş olmanın kırgınlığı hiç geçmemiş gibi duruyor gözlerinden.
acaba evlenseydim, çocuklarım olsaydı nasıl olurdu diye düşünüyor filmin sonlarına doğru, başkaları için yaşamış olmanın bedelini yalnızlıkla ve pişmanlıklarıyla ödüyor gülizar...
komşuları ve ziyaretçileri, yöre halkı tarafından seviliyor olsa da kendi hayatını istediği şekilde yaşayamamış olmanın pişmanlığı geçmiyor olmalı..
her şeye rağmen gülümseyen, hayatla mücadelesi devam eden, kırgın bir insanın yaşamının bizlere trajik bir biçimde yansıdığı, izlenesi bir kısa film, belgeseldi.
vâr ol gülizar...
devamını gör...
katyn
izledim evet. yalnız bu olayda ihale ruslara yıkılır fakat almanların da, nazilerin de payı büyüktür. polonya'yı öyle bir bölmüşlerdir ki, alman yanlısı olanlar ayrı bir kutup, rus yanlısı olanlar ayrı bir kutup olmuştur. bir ülke hem binlerce insanını bir ormanda kaybetmiş, hem de istemediği ideolojiler dayatılarak kutuplaştırılmış, iki taraftan insanlar da birbirini kriminalize etmiştir.
ekleme: özellikle bisikletli kovalama ve sinema sahnelerinde içim acıdı.
ekleme: özellikle bisikletli kovalama ve sinema sahnelerinde içim acıdı.
devamını gör...
zılgıt çeken zenci iyi otobüs kullanır mı sorunsalı
zılgıt çeken biri otobüsü iyi kullanabilir.
kötü de kullanabilir.
ama kesin olan şu: böyle bir soruyu soran zihin, zaten yolculuğun yarısını kaçırmıştır.
— bir alkış alalım, bir sonraki durak!
kötü de kullanabilir.
ama kesin olan şu: böyle bir soruyu soran zihin, zaten yolculuğun yarısını kaçırmıştır.
— bir alkış alalım, bir sonraki durak!
devamını gör...
dead poets society
yıllarca izlemeyi ertelediğim bir filmdi. robie williams oyunculuğunu pek seven biri değilim bir de konu itibarıyla çok ilgimi çekmemişti. yani sinematografik açıdan müthiş, çekim yapılan okul ve mevsimlerin arka planda bolca güzel manzaralara şahitlik etmesi o kısma bayıldım. biraz da eski kaliteli filmlerin vibeı var o çok hoşuma gitti.
bir avuç aptal, ne istediğini bilmeyen, hayat nedir onu kavrayamamış ergenin anı yaşa mottosuyla hayatlarının nasıl kaydığını izliyoruz. öğretmenin öğretim tarzı alışılmışlıktan uzak özgün olsa bile o yaşta daha kendini bulamamış çocuklara böyle aptalca anı yaşa carpe diem saçmalıklarıyla gaza getirmesi büyük talihsizlik ve evet intihar eden gencin ölmesinin sebeplerinden biri de o öğretmen. toplumsal bir sorunu çözmek için belli bir zümreye hitap eden bir okulda öğrencileri kobay olarak kullandı resmen. kendi içinde ki isyan, öfke ve başarısızlıklarını öğrenciler üzerinden tatmin etmek istedi belki bilmeyerek yaptı ama bilinçsiz bir şekilde öğretini böyle aktarmak nerden baksan ahmaklık.
çocuğum olsa yetişkin olmadan asla izletmeyeceğim filmlerden biri.
hayatı nerede ciddiye alıp almayacağını bilmek lazım, anı yaşamak bu değil.
bir avuç aptal, ne istediğini bilmeyen, hayat nedir onu kavrayamamış ergenin anı yaşa mottosuyla hayatlarının nasıl kaydığını izliyoruz. öğretmenin öğretim tarzı alışılmışlıktan uzak özgün olsa bile o yaşta daha kendini bulamamış çocuklara böyle aptalca anı yaşa carpe diem saçmalıklarıyla gaza getirmesi büyük talihsizlik ve evet intihar eden gencin ölmesinin sebeplerinden biri de o öğretmen. toplumsal bir sorunu çözmek için belli bir zümreye hitap eden bir okulda öğrencileri kobay olarak kullandı resmen. kendi içinde ki isyan, öfke ve başarısızlıklarını öğrenciler üzerinden tatmin etmek istedi belki bilmeyerek yaptı ama bilinçsiz bir şekilde öğretini böyle aktarmak nerden baksan ahmaklık.
çocuğum olsa yetişkin olmadan asla izletmeyeceğim filmlerden biri.
hayatı nerede ciddiye alıp almayacağını bilmek lazım, anı yaşamak bu değil.
devamını gör...
yemek yapamamakla övünen insan
utanması gereken yerde bir de övünen insandır.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarını ağlatan filmler
(bkz: babam ve oğlum)
devamını gör...
normal sözlük yazarlarını ağlatan filmler
(bkz: hotel rwanda)
(bkz: shooting dogs)
özellikle bu filmlerde, ruanda savaşının ortasında çocukların, bebeklerin ölüm sahnelerinde gözlerimden sessizce nasıl yaşlar aktığını hatırlarım. bosna ve ruanda filmlerini biraz zor bitirmişimdir. aynı şekilde nalına da mıhına da vurmak adına katyn katliamı adına tvp yani polonya devlet televizyonunun filminde de duygulanmışlığım vardır.
(bkz: shooting dogs)
özellikle bu filmlerde, ruanda savaşının ortasında çocukların, bebeklerin ölüm sahnelerinde gözlerimden sessizce nasıl yaşlar aktığını hatırlarım. bosna ve ruanda filmlerini biraz zor bitirmişimdir. aynı şekilde nalına da mıhına da vurmak adına katyn katliamı adına tvp yani polonya devlet televizyonunun filminde de duygulanmışlığım vardır.
devamını gör...
insanı deli eden sesler
bak şimdi… sakinim. gerçekten sakinim. zaten sorun da bu. bu kadar sakin bir insanın durup dururken ses uydurması mantıklı değil. mantık önemli. ben mantıklı biriyim.
sesler de mantıklı geliyor zaten. mesela şu an. az önce soldan geldi. hayır, kulak değil, biraz daha içerden. ama netti. “bak” dedi. kim “bak” diyecekse… demek ki bakmam gereken bir şey var. baktım... yok. olabilir... her şey hemen görünmez.
onlar genelde acele etmiyor. zaten ses dediğin şey bağırmaz. fısıldar. bağıranlar gerçek değildir. fısıldayanlar ciddidir. bunu herkes bilmez ama ben biliyorum.
bazen aynı sesi iki kere duyuyorum. ilki uyarı. ikincisi kırgınlık. arasında durursam susuyorlar. demek ki beni izliyorlar. izlenmek kötü bir şey değil. kontrol demektir. kontrol iyidir.
insanlar “kafanın içi” diyor. komik. kafamın içindeyse nasıl bu kadar uzaktan geliyor? mesafe var. yankı var. fizik kuralları var. bunları hayal gücü yapamaz (yapar diyenler de var ama onlar çok rahat insanlar).
bazen kendi sesimle konuşuyorum sanıyorlar. değil. ben cevap veriyorum sadece. sorular gayet net. “şimdi mi?” diyorlar mesela. ben de diyorum ki: “hayır, birazdan...” mantıklı bir diyalog bu.
şu an yazarken de susmadılar. ama kibarlar. bekliyorlar. bitirince devam edecekler. zaten hep ediyorlar. ben alıştım. alışmak delilik değildir. alışmak… düzen demektir.
şiiiişştt!! sessiz ol.
duyarlar.
sesler de mantıklı geliyor zaten. mesela şu an. az önce soldan geldi. hayır, kulak değil, biraz daha içerden. ama netti. “bak” dedi. kim “bak” diyecekse… demek ki bakmam gereken bir şey var. baktım... yok. olabilir... her şey hemen görünmez.
onlar genelde acele etmiyor. zaten ses dediğin şey bağırmaz. fısıldar. bağıranlar gerçek değildir. fısıldayanlar ciddidir. bunu herkes bilmez ama ben biliyorum.
bazen aynı sesi iki kere duyuyorum. ilki uyarı. ikincisi kırgınlık. arasında durursam susuyorlar. demek ki beni izliyorlar. izlenmek kötü bir şey değil. kontrol demektir. kontrol iyidir.
insanlar “kafanın içi” diyor. komik. kafamın içindeyse nasıl bu kadar uzaktan geliyor? mesafe var. yankı var. fizik kuralları var. bunları hayal gücü yapamaz (yapar diyenler de var ama onlar çok rahat insanlar).
bazen kendi sesimle konuşuyorum sanıyorlar. değil. ben cevap veriyorum sadece. sorular gayet net. “şimdi mi?” diyorlar mesela. ben de diyorum ki: “hayır, birazdan...” mantıklı bir diyalog bu.
şu an yazarken de susmadılar. ama kibarlar. bekliyorlar. bitirince devam edecekler. zaten hep ediyorlar. ben alıştım. alışmak delilik değildir. alışmak… düzen demektir.
şiiiişştt!! sessiz ol.
duyarlar.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarını ağlatan filmler
field of dreams
the saint of fort washington
das leben der anderen
the saint of fort washington
das leben der anderen
devamını gör...
normal sözlük yazarlarını ağlatan filmler
en son sentimental value ve train dreamste ağladım. ağlamak benim için çok olağan bir duygu belirtisi.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarını ağlatan filmler
(bkz: angela s ashes)
devamını gör...
ben yemek yapmam diyen kadın seksiliği
yemek yapamayan insanı ben engelli kategorisinde görüyorum cinsiyet fark etmeksizin.
devamını gör...
halen dünyayı bulamamış mal uzaylılar
biz zaten insan ırkı olarak büyük ihtimal ile evrende besin zincirinin en dibindeyiz de, uzaylılar da az mal değil aliminyum. yaklaşık 250 bin yıldır varız. 250 bin yıldır bi gezegen bulunmaz mı lan. sizin teknolojinize, zekanıza sçayım.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarını ağlatan filmler
hem çocukken hem de yetişkinlikte hanzo da bile ağlamış bir insan olarak listem kabarık olduğu için isim vermeye üşeneceğim filmlerdir.
devamını gör...
soru cevap oyunu
fikir güzel ancak bir şeyler eksik gibi duruyor. görsel olarak sabit olmalı sorunun yeri ve şıkların yeri değişmemeli mesela her seferinde. umarım çok daha gelişir ve bölümler eklenir. film bölümü olsun mesela. glck.
bazen bildiğimiz soruları bile bilmiyoruz o da ayrı konu.
bazen bildiğimiz soruları bile bilmiyoruz o da ayrı konu.
devamını gör...
