zaman tüneli

kobayaşi takici'nin fabrikaya çevrilmiş bir gemide çalışan işçilerin uğradığı zulmü ve ayaklanma çabalarını anlattığı kısa romanı.
kitabı konu itibariyle çok beğendim, dünyanın her yerinde, tüm işçi sınıfı aynı zulme maruz kalmış ve kalıyor ve çözüm hepimiz için aynı: birlik olmak. edebiyat da bizi birlik edecek en güzel şeylerden biri.
fakat kitabı okumakta zorlandım çünkü çevirisinin edebi bir bakış açısından ziyade akademik bir bakış açısı ile yapıldığını düşünüyorum. hiçbir duyguyu hissedememekle birlikte dipnotlardaki bence fazla ayrıntılı tutulmuş açıklamalarla da sürekli bölündüm.
önsöz de aynı şekilde akademik bir makale olarak yazılmış sanki. metnin tüm analizini metni okumadan önce görmek hoşuma giden bir şey değil. keşke daha sonra okusaydım. bir de burada şundan bahsetmeden geçemeyeceğim. önsözde kitabın "tuhaf bir feminizmi" olduğunu söylüyor çevirmen, sonra kitaba başlıyoruz ve daha baştan çörek satıcı kadın tacize uğruyor üstelik de bu taciz "masum erkeklerin başka eğlencesi, yapacak bir şeyi yok, kadınsız kalacaklar, yazık" der gibi anlatılıyor ya da bana öyle geçti bu durum (zira dediğim gibi çeviriden hiçbir duygu alamadım.). yani önsözde biraz zorlama, metni ve japon kültürünü sırf övmek için yazılmış kısımlar olduğunu da düşünüyorum. çünkü bu metin feminist de olmayıversin yani, tüm iyi şeyler birlikte olamaz. :)
yazarın yaşamını, çok genç yaşta aramızdan ayrılmış olduğunu öğrenince üzüldüm çünkü belli ki japon edebiyatında çok fazla duymadığımız toplumcu edebiyatı icra eden iyi yazarlardan biriydi ve olacaktı.
devamını gör...

+38 yaş itemidir
devamını gör...

bas baritondur
devamını gör...

kendine solcu diyen aslında etno-faşşo çin çıyan çiyanilerin sloganı gibi cümledir.
var mıdır vardır tabii ama ilk cümledekiler nasıl tiksindirdiyse kendilerinden çok karşı çıkılası bir cümle gibi gözüktü bana.
devamını gör...

sezen aksu ve müridanı tarafından itelenerek ünlü yapılmış, etnisitesi ve dini belirsiz muganniye. bir ara neredeyse celine dion'un alternatifi olarak dünya piyasasına sürüleceği iddia ediliyordu allah var celine dion b.k gibi şarkılarla şöhret olmasına rağmen kuvvetli sese sahip, sahne geçmişi de sağlam iyi bir yorumcudur. bu arkadaşla alakalı bir adet duyduğum, bir adet de kulaklarımzla maruz kaldığım vaka var:

duyduğum: toprağı bol olsun uzay heparı, zeynep tunuslu'yla evleneceğini çalışma arkadaşlarına duyurduğu anda sertap erener ciyak ciyak ''benim albümüm ne olacak ? '' diye bağırıyor. bu hayran olduğunuz sözde sanatçıların neredeyse tamamı egoist, narsist, benmerkezci karakterlerdir.

diğeri ise konserlerde ve birkaç tv şovunda mozart'ın die zauberflöte operasından (bkz: der hölle rache) aryasını söylemeye cür'et ve teşebbüs ettiği talihsiz anlardır. tabii bu fütursuzluk ve hadsizlik nedeniyle aryanın da anası ağlamıştır. böyle de had bilmez bir mamadır kendisi.

işte o talihsiz anlar



o arya öyle okunmaz böyle okunur mevugeret

devamını gör...

takvimler 2030'u gösterdiğinde tüm gelişmiş ülke halklarına yedirilmiş olması planlanan bakış açısıdır.

suç, hastalık ya da ölüm ile ilgili olmayan bir ekonomizma ideolojisinin sistem teklerince 'ezbere' benimsenmiş olması söz konusudur. özgürlük, kaçınılması gereken bir sorun olarak sunulacaktır ve fakirlik/açlık ile eşdeğer algılanması sağlanacaktır.

bu yıl davos toplantılarında tarihin öne çekilmesinin daha iyi olup olmayacağı tartışıldı. mükemmel vatandaşlar için bir skorlama sistemi oluşturan çin'in deneyimlerini tüm devletler kopyalamaya karar verdi. yevgeni zamyatin'den öğrenilenler hayata geçirilecektir.

artık yazılan her şey suçlama olabilecek, düşünce okuyan kameralar ile 'suç önleme polisi' kullanılacaktır. 'biz' gerçekleşecektir. yapılan her şey, tanrıların adaleti sanılacak ve alkışlanacaktır.
devamını gör...

içsin afiyet olsun da facebook'taki gibi üzerine edebiyat yapılması çok saçma ötesi. alt tarafı bir sıvı şurada rakı. varoş içkisi diyen ayrı saçmalıyor, rakı içen kadın şöyle mükemmeldir böyle şahanedir diyen ayrı saçmalıyor. hep bu facebook yüzünden. çay, kahve, rakı edebiyatları gerçekten baydı.
devamını gör...

ucuz market sosisleridir. bol bol yiyin kışın sıcak tutar.
devamını gör...

incir reçeli sendin aşkım.
devamını gör...

-the only girl that saves you money-
fitgirl için shgf
devamını gör...

yerinde karar diyen yerinde sayanları da gördüğümüz başlık.
herkesin aklında bir temu'dur gidiyor. hatta bir süre önce tribünlere oynayan bir ıtenşın hoorun teki de bunu kullanarak alkışını almış, mast... pardon içini rahatlatmıştı. onun içinin rahatlaması bizim sözlük olarak ödevimiz zaten... bunu neden yazdığımı aşağıya ekleyeceğim...
konuya dönersek oradan aldığınız herhangi bir ürüne zaten %60 vergi ödüyordunuz.
neymiiiş?
-za-ten %60 ver-gi ö-dü-yor-du-nuuuuuuz.
peki nasıl gerekçe üretildi?
- üreticimizi koruyacaz, o mallar dandik döviz çıkışı falan filan... hah yersen...
aslında bu karar "başkasından değil bizden alacaksın, o kadar!!!" kararıdır. 400 liralık ürünü herif üretiyor, gemiyle okyanus aşırı yolluyor, parasını kazanıyor ya hani?
heh işte sen şimdi o ürünü 5400'e alacaksın kardeş.
peki o aynı dandik malı getiren neyle alıyor malı?
öpücükle mi?
döviz ne anasının herekesine gidiyormuş alışveriş yaparken?
orada üretilen hangi malı buradaki üretici üretiyormuş?
bunun nesi yerinde karar a benim şaşkoloz makyajlı yandaş kasa kardeşim?
demek ki biz birilerinin "içinin rahatlamasını" ödev edinmişiz öyle mi?
bir de çıkıp ağlaşıyorlar ya hani kedi gibi hem s...p hem bağırmaları yok mu?...
muhtemelen bu başlık altına girdiğin elindeki avucundaki de kesin yerli imalattır.
değilse ve savunuyorsan da elindeki avucundaki gö*üne girsin.
gözüne gözüne...
devamını gör...

afyonda 2016 da 1 liraya mı 0,75 kuruşa mı tavuk döner satan vardı. gayette yedım, adam başarılıydı.

tost ayrancı da iyidi o kıvamda.
devamını gör...

benim adım serdar tezcan, dolandırıcılar kralı. iki kızım var. eyşan'la bahar. tek maharetim var. insanların zayıf noktalarını görmek, onunla üç kağıt kurarım. zorda kalırsam da eyşan'a giderim.
devamını gör...

mutlu ve kocasını seven, kocasına saygı duyan diğer kadınları hor görmeleri
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
yine bir gün ezginin günlüğü yapıyorum*
devamını gör...

kafası karışık
devamını gör...

sürekli memnuniyetsiz olmaları, hemcinslerinde gördükleri bir çok şeyi ihtiyacı olmasa da istemeleri.
ve en önemlisi sürekli ama sürekli söylenmeleri.
devamını gör...

#3840104 hahahahahhahah ağzınıza sağlık evet evet tam da böyle olmuştu benim de. çünkü seans sonu bana dedi ki gelmesen de olur iyisin. o zamanki durumum sözkonusu olunca üstümde ağırlık var stres kaygı üzüntü vardı sorunlardan dolayı ama malum psikolog diyordu ki önce konu dışı sohbet edelim sonra ne rahatsız ediyorsa konuşuruz. tiyatro tarih vs sohbet ediyoruz diyor üniversitede ne ders görüyorsun detay vere vere anlat ben de sıkılıyom diyom bu ne konuşuyor ne yapıyoz evet böyle böyle 30 dk gitti kaldı 10 dk o da verimsiz dedi iyisin birşeyin yok sonra aynı yükle geri gittim kendisine dedim biz neden birkaç seanstır böyle yapıyoz verimsiz oluyor sinirlenip kavga çıkarttı
devamını gör...

günde 600-700 tane dürüm satmalı ki uğraştığına değsin. o kadar dürüm hazırlayan adam da pert olur. günde 600 dürüm demek nerdeyse 1-2 dakikada bir dürüm satmak demek ki çoğu yerde mümkün değil. günde 100 dürüm satsa şükretcek esnaf dolu ortalıkta.
devamını gör...

meybilin nimyork oje kullanmaları
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim