zaman tüneli
sol frame sakinlik getirme yöntemleri
ben dinginlik değil dingillik istiyorum. insan kendi gibilere hasret ne de olsa.
devamını gör...
155 boy 70 kilo cropsuz toto çatalı
ay o ne beee.
devamını gör...
tostçu dükkanı açmayı düşünmek
nereden geliyor akliniza bu kadar yaratici, orjinal fikirler???? bizde mal gibi yok lojistikti, yok trading ti tirmalayip duralim.
devamını gör...
155 boy 70 kilo cropsuz toto çatalı
düşük bel pantolonla mümkündür. tangayı bele kadar çekip, pantalonu düşürünce ortaya çıkan görüntü topluma mal olur. toplumun konuşması yasaktır.
devamını gör...
beypazarı kurusu
hayatta bana şekerli çay içiren tek şey bu olabilir. bayılıyorum olsa da yesem....
devamını gör...
sol frame sakinlik getirme yöntemleri
su getirin. ben sakinim. üzerinden duman çıkanlara dökelim.* ulan o değil de saçma sapan şeyler yazıp sonra utanmamak ne güzelmiş.
devamını gör...
sol frame sakinlik getirme yöntemleri
bir tercihtir. kim ne diyebilirki?
devamını gör...
sol frame sakinlik getirme yöntemleri
dinginlik isteyen yorgun yüreklerin tercih edebilecekleri yöntemlerdir.
valla tanım çöplüğünden sıkılıyorum. az tanım olsun diye tanımlarını engelliyorum artık yazarların. kendilerini engellemiyorum ki ayıp olmasın. çünkü kimseyle bir problemim yok...
sizi seviyorum. ama biraz sakinlik de lazım.
valla tanım çöplüğünden sıkılıyorum. az tanım olsun diye tanımlarını engelliyorum artık yazarların. kendilerini engellemiyorum ki ayıp olmasın. çünkü kimseyle bir problemim yok...
sizi seviyorum. ama biraz sakinlik de lazım.
devamını gör...
tostçu dükkanı açmayı düşünmek
açılmalı.
yiyecek üzerine ne olsa tutar.
yiyecek üzerine ne olsa tutar.
devamını gör...
beypazarı kurusu
100 kiloya kadar tüketmeyin. üzeri iseniz zaten sizi zorbalayarak tüketmenize katkı sunarlar fjfjcj bağırsak hareketlerine neden olan bir güzellik.
devamını gör...
beypazarı kurusu
çayla süper gidenlerden. başladın mı 1,2 tane ile durman çok zor.
devamını gör...
beypazarı kurusu
tadı çook güzel kemirmeyi çok severim.
devamını gör...
tostçu dükkanı açmayı düşünmek
tek tırnaklı etindensucuk olursa gelirim.
devamını gör...
böcek fetişi
evet ilk duyduğumda bende şaşırmıştım.
bu fetişin olayı insan vücudunda gezinen böceklerin oluşturduğu his ve beraberinde gelen cinsel istek duygusu yada için bir hoş olması tabiri caiz ise.
böceklerin minik ayakları derideki ince sinir uçlarına dokunuyor ve kişi çeşitli duygular hissetmeye başlıyor.
(bkz: böcekleri rahat bırakın)
(bkz: böcek dayanışması)
(bkz: böcekler özgürdür)
(bkz: böceklerin namusu söz konusu)
bu fetişin olayı insan vücudunda gezinen böceklerin oluşturduğu his ve beraberinde gelen cinsel istek duygusu yada için bir hoş olması tabiri caiz ise.
böceklerin minik ayakları derideki ince sinir uçlarına dokunuyor ve kişi çeşitli duygular hissetmeye başlıyor.
(bkz: böcekleri rahat bırakın)
(bkz: böcek dayanışması)
(bkz: böcekler özgürdür)
(bkz: böceklerin namusu söz konusu)
devamını gör...
dünya senin etrafında mı dönüyor sorusuna muhatap kalmak
değerli hissettirir. özgüven dopingi yapar.
devamını gör...
155 boy 27 kilo meme çatalı crop
insan bir de bize sorar. biz görmek istiyoruz. haksız mıyım brolar.
devamını gör...
beypazarı kurusu
olsa da yesek bir lezzet.
edit: ilk entryi tavsiye markadan sonra okumayıp entryi gönderdikten sonra görmem.
edit: ilk entryi tavsiye markadan sonra okumayıp entryi gönderdikten sonra görmem.
devamını gör...
155 boy 27 kilo meme çatalı crop
fitim ve güzel görünüyorum. ben de bir altmış hadi bilemedin yetmiş boylarında, bakınca kemiksiz doksan kilo olanların göbeklerini artık görmek istemiyorum.
devamını gör...
kahve kadar keyifli
bu yazıyı tam da duştan çıkıp filtre kahvemi yapmanın ve yudumlarken arkada hafif ama gururlu hemşerim deniz tekin şarkılarıyla bu satırlarıma eşlik ediyor..
geçtiğimiz haftayı nöroloji dersleriyle hafif ölçekte klinik derslerle hastane koridorlarında beyaz önlükle salınarak geçirdim. kulüp toplantısı ve işler derken aşırı yağan yağmurların altında kalıp köse ayakkabılarımla oflaya oflaya yürüdüğüm ve 1 çayın 50tl olmasından şikayet ederken gönüllü hocalık yaptığım 5. sınıf öğrencilerin ayağındaki ayakkabıları düşünüp küçük kız çocuğunun türkçe sözlük alamam param yok demesi ve eğitimin bile onlar için ne büyük lüks olduğu gerçeğiyle yüzleştiğimde canım yandı. koşmadan koşamıyoruz arkadaşlar ve bazı insanlar koşarken bile yetişemiyor.. bilmem anlatabiliyor muyum? devamında 8 saatlik bir otobüs gece yolculuğuyla istikamet bu sefer ankara’ydı hazırlık dönemimden yakın bir erkek dostum nişanlandı. otogardan aldı ve hazırlanma aşamasından itibaren tüm süreçte yanlarında oldum. kız tarafının evinde yapılan yemekler, sohbetler.. sonrası kuaföre gidip hazırlanma aşaması ve bi taraf yozgatlı bi taraf osmaniyeli derken izmirli olan bana da yoğun ölçekte bir kültür şoku yaşatmış oldular… farklı perspektiften mesafeli gibi ama mesafeli olmayan bir sıcak samimiyet hissettim anadolu insanında. akşamında nişan faslı için mekana geçildiğinde edilen danslar gel gel izmirli haydii halaya denilen anadolu şivesi sesler bile yüzümde gerçek bir gülümseme frekansına itti. ayaklarıma inen kara suların çokta önemi yoktu çünkü arkadaşımın yanındaydım ve hiç bilmediğim insanlar, bilmediğim suratlar, bilmediğim evler, bilmediğim duraklar derken iyi hissettim. arkadaşımın kuzeniyle içtiğimiz kahve ve sigarayla beraber çok konuşmadık ama galiba çok konuştuk yani az konuştuk ama konuşmaktan yorulunan şeyler üzerinde sigarayı içerken ve etrafa bakarken de anladık herhalde. bazı anlar vardır gerçekten pekte konuşulmaya gerek olmaz.. o kahvede bir arkadaş daha kazandığımı hissettim sanırım. gecesinde yine kız tarafının evine gelip kazan kazan yemekler yenirken ve vedalaşma esnasında torununa almak isteyenden tutun yüzündeki gülümsemen gibi olsun hayatın diyen bir çok insana göre gerçekten samimi olan insanlara minnetle.. sonrasında arabayla kızılay’a bıraktılar diğer arkadaşlarımla buluştum erkek arkadaşı çiçek ve kalpli balon almış şahsen onun adına sevindim tıpkı diğer arkadaşım nişanlanırken sevindiğim gibi ve onlarla boylu boyuna yürüdük derken.. taksiyle eve geçtik loş şaraplı, sarmalı, pideli sohbet derken yine tıka basa yedik.. temiz çarşaflar ve güzel bir uyku sabahında ailesinin hazırladığı bir ankara aile kahvaltısı ve türk kahvesiyle sohbetlerimiz taçlandı.. arkadaşım aşti otogarına bıraktı sarıldık bir sonraki buluşmamız için sözleştik.. otobüste camdan el sallarken beni bekleyen bir sevgili yoktu ama sevgili gibi arkadaşlıklarım veya tanıdığım insanlar vardı. yol bitene kadar vardığımı kontrol eden diyaloglarım vardı ve bunlar çok büyük kıymet.. yan koltuğumda kedisiyle seyahat eden bir kızla kedisinin adının şeftali olduğunu öğrendim ve çok tatlıydın şeftali..
evime vardığımda yorgundum ama şu histeydim her şeye rağmen yaşamaya devam etmenin mutlak gücü vardı üzerimde. beni 25-26 yaşında sananları anlıyorum bunun sebebi ben hayatı çok ince eleyip sık dokuyarak yaşıyorum kurduğum hiçbir diyalog yüzeysel değil yorulmuyor muyum illaki ama yorulmadan olmaz.
“ şu kesin ki, her insan hayatı boyunca bir kez, sahip olduğu bütün güzelliklerin bir anda mükemmelleştiği bir dönem yaşıyor; kiminde daha erken, kiminde daha geç.”
hiçbir otobüs yolculuğunda genelde uyumam veya nadir uyurum bunun sebebi yola bakmak benim için lütuftur. demem o ki yol hep güzeldir.. engebesiyle bile. bazı ayakkabılar vardır hepsinin de bi hikayesi var en derin sevgi ve saygılarımla…
geçtiğimiz haftayı nöroloji dersleriyle hafif ölçekte klinik derslerle hastane koridorlarında beyaz önlükle salınarak geçirdim. kulüp toplantısı ve işler derken aşırı yağan yağmurların altında kalıp köse ayakkabılarımla oflaya oflaya yürüdüğüm ve 1 çayın 50tl olmasından şikayet ederken gönüllü hocalık yaptığım 5. sınıf öğrencilerin ayağındaki ayakkabıları düşünüp küçük kız çocuğunun türkçe sözlük alamam param yok demesi ve eğitimin bile onlar için ne büyük lüks olduğu gerçeğiyle yüzleştiğimde canım yandı. koşmadan koşamıyoruz arkadaşlar ve bazı insanlar koşarken bile yetişemiyor.. bilmem anlatabiliyor muyum? devamında 8 saatlik bir otobüs gece yolculuğuyla istikamet bu sefer ankara’ydı hazırlık dönemimden yakın bir erkek dostum nişanlandı. otogardan aldı ve hazırlanma aşamasından itibaren tüm süreçte yanlarında oldum. kız tarafının evinde yapılan yemekler, sohbetler.. sonrası kuaföre gidip hazırlanma aşaması ve bi taraf yozgatlı bi taraf osmaniyeli derken izmirli olan bana da yoğun ölçekte bir kültür şoku yaşatmış oldular… farklı perspektiften mesafeli gibi ama mesafeli olmayan bir sıcak samimiyet hissettim anadolu insanında. akşamında nişan faslı için mekana geçildiğinde edilen danslar gel gel izmirli haydii halaya denilen anadolu şivesi sesler bile yüzümde gerçek bir gülümseme frekansına itti. ayaklarıma inen kara suların çokta önemi yoktu çünkü arkadaşımın yanındaydım ve hiç bilmediğim insanlar, bilmediğim suratlar, bilmediğim evler, bilmediğim duraklar derken iyi hissettim. arkadaşımın kuzeniyle içtiğimiz kahve ve sigarayla beraber çok konuşmadık ama galiba çok konuştuk yani az konuştuk ama konuşmaktan yorulunan şeyler üzerinde sigarayı içerken ve etrafa bakarken de anladık herhalde. bazı anlar vardır gerçekten pekte konuşulmaya gerek olmaz.. o kahvede bir arkadaş daha kazandığımı hissettim sanırım. gecesinde yine kız tarafının evine gelip kazan kazan yemekler yenirken ve vedalaşma esnasında torununa almak isteyenden tutun yüzündeki gülümsemen gibi olsun hayatın diyen bir çok insana göre gerçekten samimi olan insanlara minnetle.. sonrasında arabayla kızılay’a bıraktılar diğer arkadaşlarımla buluştum erkek arkadaşı çiçek ve kalpli balon almış şahsen onun adına sevindim tıpkı diğer arkadaşım nişanlanırken sevindiğim gibi ve onlarla boylu boyuna yürüdük derken.. taksiyle eve geçtik loş şaraplı, sarmalı, pideli sohbet derken yine tıka basa yedik.. temiz çarşaflar ve güzel bir uyku sabahında ailesinin hazırladığı bir ankara aile kahvaltısı ve türk kahvesiyle sohbetlerimiz taçlandı.. arkadaşım aşti otogarına bıraktı sarıldık bir sonraki buluşmamız için sözleştik.. otobüste camdan el sallarken beni bekleyen bir sevgili yoktu ama sevgili gibi arkadaşlıklarım veya tanıdığım insanlar vardı. yol bitene kadar vardığımı kontrol eden diyaloglarım vardı ve bunlar çok büyük kıymet.. yan koltuğumda kedisiyle seyahat eden bir kızla kedisinin adının şeftali olduğunu öğrendim ve çok tatlıydın şeftali..
evime vardığımda yorgundum ama şu histeydim her şeye rağmen yaşamaya devam etmenin mutlak gücü vardı üzerimde. beni 25-26 yaşında sananları anlıyorum bunun sebebi ben hayatı çok ince eleyip sık dokuyarak yaşıyorum kurduğum hiçbir diyalog yüzeysel değil yorulmuyor muyum illaki ama yorulmadan olmaz.
“ şu kesin ki, her insan hayatı boyunca bir kez, sahip olduğu bütün güzelliklerin bir anda mükemmelleştiği bir dönem yaşıyor; kiminde daha erken, kiminde daha geç.”
hiçbir otobüs yolculuğunda genelde uyumam veya nadir uyurum bunun sebebi yola bakmak benim için lütuftur. demem o ki yol hep güzeldir.. engebesiyle bile. bazı ayakkabılar vardır hepsinin de bi hikayesi var en derin sevgi ve saygılarımla…
devamını gör...
