zaman tüneli
çörek otunu yanık susam sanmak
öyle değil mi zaten?
devamını gör...
yazma (kısa film)
senaryosu yusuf okay tarafından yazılan ve aynı isim tarafından yönetilen kısa film; deniz karadeniz ve ayşe çakır adlı oyuncular rol almış iken 2024 yılında yayınlanmıştır.

babasını yıllar önce kaybetmiş genç bir kadının bu kaybı yıllar geçse bile kabullenmemesini ve babasını aramaktan 1 gün bile vazgeçmemesini konu ediniyor.
genç kadın evinde oturmakta iken başına bir yazma bağlıyor, babasından kalan son fotoğrafa bakıyor ve babası galiba bir gölde boğulmuş, kaybolmuş, geri dönememiş gibi görünüyor.
babasının olduğu fotoğrafta ise, "göle girmek tehlikeli ve yasaktır" yazıyor, babasının fotoğrafında bir kayık da görülüyor, babama gidiyorum diyor giderken, ellerinde ise uzun uzun kürekler var, sanki onu kurtarması mümkünmüş gibi...
kayıp giden artık kaybolduğu yerde değildir, belki de bir daha asla aynı yerde göremezsin, göremeyeceksin onu, kabullenemesen de o gitti, öldü, yok oldu, ölmeden de yok olanlar vardır, olabilir, bu hayattır.
genç kadının babasına dair sahip olduğu en değerli fotoğrafı babasının kaybolduğu yerdeki levhaya takması ile filmimizin sonlarına yaklaşıyoruz.
benim için farklı bir kısa filmdi, başlarda sıradan bir kısa film gibi gelse de ilerleyen sahnelerde etkileyen bir kısa film oldu.
yazma ile ilgisine gelecek olursak, yazma belki de bir totemdi, şans getirmesi için kullandığı bir eşya, belki de annesinden kalmış bir yazmaydı, kim bilir?
ana fikir ise belki de şuydu;
bir insanı nerede kaybettiysek onun sonsuza dek hâlâ orada olacağını sanıyorduk, buna inanmak istiyorduk, hâlâ yaşıyor, hâlâ gitmedi, hâlâ orada ve bir gün geri dönecek...
kendini heder etme ve kabullen, başka yolu yok.

babasını yıllar önce kaybetmiş genç bir kadının bu kaybı yıllar geçse bile kabullenmemesini ve babasını aramaktan 1 gün bile vazgeçmemesini konu ediniyor.
genç kadın evinde oturmakta iken başına bir yazma bağlıyor, babasından kalan son fotoğrafa bakıyor ve babası galiba bir gölde boğulmuş, kaybolmuş, geri dönememiş gibi görünüyor.
babasının olduğu fotoğrafta ise, "göle girmek tehlikeli ve yasaktır" yazıyor, babasının fotoğrafında bir kayık da görülüyor, babama gidiyorum diyor giderken, ellerinde ise uzun uzun kürekler var, sanki onu kurtarması mümkünmüş gibi...
kayıp giden artık kaybolduğu yerde değildir, belki de bir daha asla aynı yerde göremezsin, göremeyeceksin onu, kabullenemesen de o gitti, öldü, yok oldu, ölmeden de yok olanlar vardır, olabilir, bu hayattır.
genç kadının babasına dair sahip olduğu en değerli fotoğrafı babasının kaybolduğu yerdeki levhaya takması ile filmimizin sonlarına yaklaşıyoruz.
benim için farklı bir kısa filmdi, başlarda sıradan bir kısa film gibi gelse de ilerleyen sahnelerde etkileyen bir kısa film oldu.
yazma ile ilgisine gelecek olursak, yazma belki de bir totemdi, şans getirmesi için kullandığı bir eşya, belki de annesinden kalmış bir yazmaydı, kim bilir?
ana fikir ise belki de şuydu;
bir insanı nerede kaybettiysek onun sonsuza dek hâlâ orada olacağını sanıyorduk, buna inanmak istiyorduk, hâlâ yaşıyor, hâlâ gitmedi, hâlâ orada ve bir gün geri dönecek...
kendini heder etme ve kabullen, başka yolu yok.
devamını gör...
çocuk sevmeyen insan
çocuktan çocuğa durumun değiştiği meseledir.
çocuk severim hatta bebek severim daha çok. çünkü masum olan minyatür insanlardır bebekler.
ama her çocuk yetiştiği ailenin şeklini alır. bazı çocuklar çocuk saflığından bi' haber, deccalin az evvel el verdiği kişiymiş gibi de davranabiliyor.
bunun suçlusu da çocuk değil tarafından yetiştirilen kişilerdir.
pembe yanaklı ve masum bebek/çocukları seviyorum.
çocuk severim hatta bebek severim daha çok. çünkü masum olan minyatür insanlardır bebekler.
ama her çocuk yetiştiği ailenin şeklini alır. bazı çocuklar çocuk saflığından bi' haber, deccalin az evvel el verdiği kişiymiş gibi de davranabiliyor.
bunun suçlusu da çocuk değil tarafından yetiştirilen kişilerdir.
pembe yanaklı ve masum bebek/çocukları seviyorum.
devamını gör...
sözlük yazarlarının ojeleri
uranüs grisi var bir tane. arabaya taş falan gelirse lazım oluyor.
devamını gör...
çocuk sevmeyen insan
insan sevmeyen insan bile çocuk sever bence. ben bayılıyorum hele de yeni yeni konuşmaya çalışan bebeklere… konuşamayanları da ayrı tatlı ama az çok derdini anlatmaya başlayanlarla sohbet etmek çok keyifli oluyo.*
devamını gör...
sözlük yazarlarının ojeleri
hani bunların manikürleri
devamını gör...
sevgili ile dava arkadaşı olmak
varsa şöyle türkçü
birlikte baş koyabiliriz
birlikte baş koyabiliriz
devamını gör...
lise sterotipleri
1-sessiz sakin inek tipleri vardır başarılıdır herkes başarısına şaşırır ama kimseyle konuşmaz. 2-sosyal girişken inek tipler vardır ki bunlar da hedef olur zorbalanma olasılıkları yüksektir. 3-şakacı ders ortalaması dalgalı olan sosyal girişken sağa sola şaka yapan tipler var. 4-gücünün yettiğince tip seçen sağa sola sataşan gereksiz öfkeli küfür edip şiddet uygulayanlar var . 5-mevzucu diğer sınıflarladkilerle de kavgalı okan dersleri çok düşük olan okulda devamsızlığı takmayan genelde kalan tipler. 6-kopyacılar. 7-her hafta başkasına aşık olan kızlar
devamını gör...
sevgili ile dava arkadaşı olmak
aşkım ben ayrılmak istiyorum.
kaç parçaya?
alın size dava.
kaç parçaya?
alın size dava.
devamını gör...
normal sözlük’ün en güzel yanı
karşı cephesi.
devamını gör...
çocuk sevmeyen insan
herkesin çocuğu kendine sevimli. şunu bir kabul etmek lazım önce. çocuk seviyorum diyen normal bir insan başkasının çocuğunu ağlamalarına, kusmalarına, altını pislemesine kadar sever. olsa olsa çocuğun mutlu anlarında tombiş yanaklarını mıncırıp agucuk gugucuk diye 2 dakika oynar. o kadar. kendi çocuğuna ise kendi kanından canından diye içgüdüsel olarak sabreder. ağladığında sussun diye değil, iyi olsun diye derdine derman olmak ister.
devamını gör...
sizi anlatan cümle
dünya bir bütün, ben dışındayım... *
devamını gör...
mıknatıs (yazar)
güzel bir insan. kıymetli bir kişiliği var.
ayrıca birçok insan okuduğu metin kendisine batarsa üstüne alır.
kendisinde bir sorun görmeyin, ama absürt tepkileriniz için kendinizde sorun görün.
kalemine mürekkep.
ayrıca birçok insan okuduğu metin kendisine batarsa üstüne alır.
kendisinde bir sorun görmeyin, ama absürt tepkileriniz için kendinizde sorun görün.
kalemine mürekkep.
devamını gör...
21. yüzyıla damgasını vuran nesneler
nesne diyince fiziki bir şeyden bahsediyorsak iphone, ha yok soyut bir şey de olur diyorsanız o zaman da yapay zeka derim.
devamını gör...
beni düşünmediğin tek bir an olsun istemiyorum diyen kadın
akıl hastasıdır. o seviyede takıntılı ve kontrolcü biriyle değil sevgili olmak, yolda karşılaşmak bile istemem.
devamını gör...
iran'da mı doğmak isterdiniz israil'de mi sorusu
ikisini de sevmiyorum. soruya cevap vermem gerekirse; ideolojik değil, bireysel bakarım. kadın hakları, ifade özgürlüğü, eğitim imkânları, hukukun bağımsızlığı ve ekonomik istikrar nerede daha güçlü ise orada doğmayı isterdim. milliyet değil, yaşam standartı belirleyici olurdu. yani israil.
devamını gör...
ya hep ya hiç ilkesi
ilke kim?
devamını gör...
beni düşünmediğin tek bir an olsun istemiyorum diyen kadın
bir de çirkinse eyvah eyvah geçmiş olsun.
devamını gör...


