zaman tüneli
iki kişinin bindiği tır
2 kişi için koca tır çalıştırılmaz, yazıktır.
devamını gör...
iki kişinin bindiği tır
durmadan yol alır. biri sürer biri uyur.
devamını gör...
iki kişinin bindiği tır
tır değildir.
devamını gör...
kimliksiz ve telefonsuz bir şekilde dışarıya çıkmak
6 ay askerlik yaptım. böyle bi rahatlık yok.
tüy gibi hafif hissettiriyor.
denize girmek gibi.
tüy gibi hafif hissettiriyor.
denize girmek gibi.
devamını gör...
riaa
ks. abd'nin müyap'ı olan müzik endüstrisi birliği. ticari çıkarları koruma ve lisanslama işlerinden ziyade plaklardan kayıt ve dinleme esnasındaki standartları belirlemesiyle bilinir, bütün pikaplar ve pikaplara bağlanacak amfiler bu standarta göre çalışır.
devamını gör...
normal sözlük içindeki derin yapı
devamını gör...
kimliksiz ve telefonsuz bir şekilde dışarıya çıkmak
ancak şuurum yerinde değilse olabilecek hadisedir.onun dışında mümkünatı yoktur.
devamını gör...
çakıldak
oyuncak.
devamını gör...
normal sözlük içindeki derin yapı
arkadaşlar gelmeyin tünelin ucu bombok bir yere çıkıyor.
devamını gör...
normal sözlük içindeki derin yapı
bence sözlük yogacılar odası tarafından yönetiliyor. her gün istisnasız bir yoga başlığı görmemi başka türlü açıklayamıyorum.
hayır milleti de özendiriyorsunuz, evde kitlenip kalacaklar sonra.
hayır milleti de özendiriyorsunuz, evde kitlenip kalacaklar sonra.
devamını gör...
sarı dolmuş
kadıköy sahil yolunda binerdim istanbuldayken, hala varlar mı bilmiyorum.
devamını gör...
libya'yı italyanlara sattılar
bu benzer "sattılar" şeklinde sözler çoktur. muammer kaddafi bunu osmanlilar için söylemişti. kitap okumayanlar bilmez.
ayrıca enver sedat için de dedi araplar, bir parça toprak için filistini yahudilere satti diye. diyen kişi de yaser arafat.
okumayan ne bilsin evlâdım dedi tahtakahveci amca.
ayrıca enver sedat için de dedi araplar, bir parça toprak için filistini yahudilere satti diye. diyen kişi de yaser arafat.
okumayan ne bilsin evlâdım dedi tahtakahveci amca.
devamını gör...
sen çok iyi bir insansın
duyunca anksiyetemin tetiklendiği o cümle.
kabul ediyorum. aynı zamanda da salaklık ve saflıkla birlikte maalesef çarpı binbeşyüz kere maalesef.
kalbimi kırmayınız.
kabul ediyorum. aynı zamanda da salaklık ve saflıkla birlikte maalesef çarpı binbeşyüz kere maalesef.
kalbimi kırmayınız.
devamını gör...
sen çok iyi bir insansın
meali: yemenli yener ile bile olabilir, seninle asla olmaz.
ahahah. üzücü cümle.
ahahah. üzücü cümle.
devamını gör...
sen çok iyi bir insansın
geçmiş olsun dileklerimizi sunarız.
devamını gör...
kimliksiz ve telefonsuz bir şekilde dışarıya çıkmak
bir felaket haricinde bende olması mümkün olmayan hede.
bırak kimliği, telefonu çantam olmadan çıkmam dışarı.. çok kontrolcü olmak da sıkıntılı tabii. ancak burası türkiye tedbirli olmak kaybettirmez ama çok şey kazandırabilir.
bırak kimliği, telefonu çantam olmadan çıkmam dışarı.. çok kontrolcü olmak da sıkıntılı tabii. ancak burası türkiye tedbirli olmak kaybettirmez ama çok şey kazandırabilir.
devamını gör...
kent lokantaları denetlensin
belediye zaten kendileri olduğu için bunlar kendi kendilerini yeterince denetlemez, zabıta tarafından.
bakanlığın bu denetleme işini sıkı yapması lazım.
video:
x.com/dursun_semaa/status/2...
bakanlığın bu denetleme işini sıkı yapması lazım.
video:
x.com/dursun_semaa/status/2...
devamını gör...
sen çok iyi bir insansın
ama..
devamını gör...
ihtimale de ekiyle mazi denir
red ya da redo adlı santaçının acını seçmekte özgürsün adlı şarkısında geçen sözdür.
bu cümle bana göre; biraz hüzünlü ama aynı zamanda hafif muzip bir gerçeği anlatır.
insanın içinde kalmış küçük bir gülümseme ile iç çekişin aynı anda var olması gibi benim gözümde.
bazen bir ihtimal vardır; küçücük, belki çok da güçlü olmayan ama yine de insanın aklının bir köşesinde duran bir ihtimal. ama ne var ki o ihtimal gerçekleşmez, zaman geçer ve dönüp arkaya bakarız. işte o anda o ihtimal artık sadece bir düşünce değil, geçmişin bir parçası olur.
yani dilde küçücük bir “-de” eki eklenir ve ihtimal bir anda “olabilirdi”, “yapabilirdim”, “söyleyebilirdim” gibi geçmişe dönüşür.
bana biraz da hayatın küçük şakalarından biri gibi geliyor bu durum.
çünkü insan o an yaşarken her şey mümkünmüş gibi görünür; seçenekler, yollar, ihtimaller…
ama zaman geçince hepsi birer “-de” alır ve maziye karışır.
o yüzden bu söz beni başta da söylediğim gibi hem gülümsetir hem de hafifçe içimi burkar.
sanki dilbilgisi kuralı gibi görünüyor ama aslında insanın hayatla kurduğu ilişkinin kısa bir özeti gibi.
velhasıl kelam benim gözümde bu cümle, “bir zamanlar mümkün olan ama artık sadece ‘olabilirdi’ diye hatırlanan şeylerin küçük dilbilgisel hikâyesi” diye özetlenebilir.
biraz ironik, biraz duygusal…
ama çok da tanıdık.
bu cümle bana göre; biraz hüzünlü ama aynı zamanda hafif muzip bir gerçeği anlatır.
insanın içinde kalmış küçük bir gülümseme ile iç çekişin aynı anda var olması gibi benim gözümde.
bazen bir ihtimal vardır; küçücük, belki çok da güçlü olmayan ama yine de insanın aklının bir köşesinde duran bir ihtimal. ama ne var ki o ihtimal gerçekleşmez, zaman geçer ve dönüp arkaya bakarız. işte o anda o ihtimal artık sadece bir düşünce değil, geçmişin bir parçası olur.
yani dilde küçücük bir “-de” eki eklenir ve ihtimal bir anda “olabilirdi”, “yapabilirdim”, “söyleyebilirdim” gibi geçmişe dönüşür.
bana biraz da hayatın küçük şakalarından biri gibi geliyor bu durum.
çünkü insan o an yaşarken her şey mümkünmüş gibi görünür; seçenekler, yollar, ihtimaller…
ama zaman geçince hepsi birer “-de” alır ve maziye karışır.
o yüzden bu söz beni başta da söylediğim gibi hem gülümsetir hem de hafifçe içimi burkar.
sanki dilbilgisi kuralı gibi görünüyor ama aslında insanın hayatla kurduğu ilişkinin kısa bir özeti gibi.
velhasıl kelam benim gözümde bu cümle, “bir zamanlar mümkün olan ama artık sadece ‘olabilirdi’ diye hatırlanan şeylerin küçük dilbilgisel hikâyesi” diye özetlenebilir.
biraz ironik, biraz duygusal…
ama çok da tanıdık.
devamını gör...
