1.
red ya da redo adlı santaçının acını seçmekte özgürsün adlı şarkısında geçen sözdür.
bu cümle bana göre; biraz hüzünlü ama aynı zamanda hafif muzip bir gerçeği anlatır.
insanın içinde kalmış küçük bir gülümseme ile iç çekişin aynı anda var olması gibi benim gözümde.
bazen bir ihtimal vardır; küçücük, belki çok da güçlü olmayan ama yine de insanın aklının bir köşesinde duran bir ihtimal. ama ne var ki o ihtimal gerçekleşmez, zaman geçer ve dönüp arkaya bakarız. işte o anda o ihtimal artık sadece bir düşünce değil, geçmişin bir parçası olur.
yani dilde küçücük bir “-de” eki eklenir ve ihtimal bir anda “olabilirdi”, “yapabilirdim”, “söyleyebilirdim” gibi geçmişe dönüşür.
bana biraz da hayatın küçük şakalarından biri gibi geliyor bu durum.
çünkü insan o an yaşarken her şey mümkünmüş gibi görünür; seçenekler, yollar, ihtimaller…
ama zaman geçince hepsi birer “-de” alır ve maziye karışır.
o yüzden bu söz beni başta da söylediğim gibi hem gülümsetir hem de hafifçe içimi burkar.
sanki dilbilgisi kuralı gibi görünüyor ama aslında insanın hayatla kurduğu ilişkinin kısa bir özeti gibi.
velhasıl kelam benim gözümde bu cümle, “bir zamanlar mümkün olan ama artık sadece ‘olabilirdi’ diye hatırlanan şeylerin küçük dilbilgisel hikâyesi” diye özetlenebilir.
biraz ironik, biraz duygusal…
ama çok da tanıdık.
bu cümle bana göre; biraz hüzünlü ama aynı zamanda hafif muzip bir gerçeği anlatır.
insanın içinde kalmış küçük bir gülümseme ile iç çekişin aynı anda var olması gibi benim gözümde.
bazen bir ihtimal vardır; küçücük, belki çok da güçlü olmayan ama yine de insanın aklının bir köşesinde duran bir ihtimal. ama ne var ki o ihtimal gerçekleşmez, zaman geçer ve dönüp arkaya bakarız. işte o anda o ihtimal artık sadece bir düşünce değil, geçmişin bir parçası olur.
yani dilde küçücük bir “-de” eki eklenir ve ihtimal bir anda “olabilirdi”, “yapabilirdim”, “söyleyebilirdim” gibi geçmişe dönüşür.
bana biraz da hayatın küçük şakalarından biri gibi geliyor bu durum.
çünkü insan o an yaşarken her şey mümkünmüş gibi görünür; seçenekler, yollar, ihtimaller…
ama zaman geçince hepsi birer “-de” alır ve maziye karışır.
o yüzden bu söz beni başta da söylediğim gibi hem gülümsetir hem de hafifçe içimi burkar.
sanki dilbilgisi kuralı gibi görünüyor ama aslında insanın hayatla kurduğu ilişkinin kısa bir özeti gibi.
velhasıl kelam benim gözümde bu cümle, “bir zamanlar mümkün olan ama artık sadece ‘olabilirdi’ diye hatırlanan şeylerin küçük dilbilgisel hikâyesi” diye özetlenebilir.
biraz ironik, biraz duygusal…
ama çok da tanıdık.
devamını gör...
2.
ben seninle birgün van'daki bir kahvaltı salonunda...
ben seninle (sadece bilmek zorunda kalanların bildiği)
bir yol üstü lokantasında...
ben seninle, ağrı dağına mistik ve demli bir çay
kıvamında bakan doğubeyazıt'ın herhangi bir toprak
damında..
ben seninle herhangi bir insan elinin terli
coğrafyasında olma ihtimalini sevdim..
(bkz: yaşayabilme ihtimali)
devamını gör...
"ihtimale de ekiyle mazi denir" ile benzer başlıklar
mazi
12