zaman tüneli
iyi insanlar nerededir ve onları nasıl buluruz sorunsalı
o kadar çoklar ki.... korkarım yakında kötü insan ararız...
biz "insan insana"...
biz "insan insana"...
devamını gör...
yeşile boya beni
çok sıkıldığım rutindir.
yavruağzına boya beni sözlük:))
yavruağzına boya beni sözlük:))
devamını gör...
masaya dökülen susamları parmağına yapıştırıp yemek
küçükken babaannem onları ne kadar çok yersem yediklerim kadar günahlarımın sevaba döneceğini söylerdi. bu yüzden benim için bir alışkanlıktır.
devamını gör...
release
ingilizce salıvermek, çıkarmak, piyasaya sürmek anlamındaki kelime.
yazılımda ise yazılımcının yazdığı yeni kodu kullanıcının gördüğü asıl sisteme atmak ve çalıştırmaktır. bir nevi update, güncellemedir.
yazılımda ise yazılımcının yazdığı yeni kodu kullanıcının gördüğü asıl sisteme atmak ve çalıştırmaktır. bir nevi update, güncellemedir.
devamını gör...
arif susam’ın soyadı acaba nereden geliyordur sorunsalı
soyadını bilmem, dedesinin dedesi falan bilebilir, ama adı açıl susam açıl'dan geliyor. kız olsa açelya konacakmış adı ama erkek adlarından yakın bir şey bulamamış anne ve babası. atıl koymayı düşünmüşler başta ama bu da iyi bir isim değil demişler sonra. kesin bilgi, yayalım. *
devamını gör...
kemalist şeriatçiler
türkiye, can kozanoğlu'nun ifadesiyle bir imaj açık büfesi olduğu için böyle abukluklar normaldir.
devamını gör...
solas (safety of life at sea)
ınternational maritime organization* tarafından yürürlüğe konulan ve denizde can emniyetini sağlamak için gemilere uygulanması zorunlu olan uluslararası sözleşmedir. temeli, titanic faciası sonrası atılan bu düzenleme, denizde güvenliğin “kaptanın insiyatifi"ne bırakılamayacak kadar ciddi bir mesele olduğunu tescillemiştir.
solas; gemideki her şeyi kapsar ama özellikle şu başlıklar üzerinden yürür:
can kurtarma araçları (filika, can salı, can yeleği), yangınla mücadele sistemleri, köprüüstü seyir ekipmanları, yapısal emniyet ve acil durum prosedürleri. yani bir gemide “bir şey olursa bakarız” denilen ne varsa, solas onu “olmadan önce bakılmış” hale getirir. bu yüzden solas, denizciliğin tavsiye kitabı değil;
uyulmadığında gemiyi bağlayan, uyulduğunda kimse fark etmese de hayat kurtaran kurallar bütünüdür.
solas, geminin sadece yükünü değil insanını yüzdürme sigortasıdır. köprüüstünde radar çalışıyorsa, güvertede filika hazırsa, yangın dolapları yerindeyse ve mürettebat haftalık drill’den kaçamıyorsa, orada solas vardır. çünkü solas kağıt üstünde değil, pratikte yaşar. gemi terketme tatbikatında, yangın tatbikatında, role cetvelinde; kimsenin başına geleceğini düşünmediği ama alarm çaldığında herkesin refleksine dönüşen rutinlerde; gemide en pahalı ekipmanın radar değil, doğru zamanda doğru prosedürü bilen mürettebat olduğunu hatırlatan disiplindir. hava bozduğunda, makine sustuğunda, yangın büyüdüğünde, o an refleksin neyse, kaderin odur.
solas ise tam olarak o doğru refleksi, zorunlu kılan kurallar bütünüdür.
solas; gemideki her şeyi kapsar ama özellikle şu başlıklar üzerinden yürür:
can kurtarma araçları (filika, can salı, can yeleği), yangınla mücadele sistemleri, köprüüstü seyir ekipmanları, yapısal emniyet ve acil durum prosedürleri. yani bir gemide “bir şey olursa bakarız” denilen ne varsa, solas onu “olmadan önce bakılmış” hale getirir. bu yüzden solas, denizciliğin tavsiye kitabı değil;
uyulmadığında gemiyi bağlayan, uyulduğunda kimse fark etmese de hayat kurtaran kurallar bütünüdür.
solas, geminin sadece yükünü değil insanını yüzdürme sigortasıdır. köprüüstünde radar çalışıyorsa, güvertede filika hazırsa, yangın dolapları yerindeyse ve mürettebat haftalık drill’den kaçamıyorsa, orada solas vardır. çünkü solas kağıt üstünde değil, pratikte yaşar. gemi terketme tatbikatında, yangın tatbikatında, role cetvelinde; kimsenin başına geleceğini düşünmediği ama alarm çaldığında herkesin refleksine dönüşen rutinlerde; gemide en pahalı ekipmanın radar değil, doğru zamanda doğru prosedürü bilen mürettebat olduğunu hatırlatan disiplindir. hava bozduğunda, makine sustuğunda, yangın büyüdüğünde, o an refleksin neyse, kaderin odur.
solas ise tam olarak o doğru refleksi, zorunlu kılan kurallar bütünüdür.
devamını gör...
arif susam’ın soyadı acaba nereden geliyordur sorunsalı
arif sus amq..dan olabilir..
devamını gör...
arif susam’ın soyadı acaba nereden geliyordur sorunsalı
arif susam kim ıq?
devamını gör...
keşkek
anadolu bir çorba olsa tarhana olurdu bir yemek olsa aha keşkek olurdu. pek çok yerin keşkeğini yemiş biri olarak içine katılan et tavuk yahut hindi tamamen yörenin zenginliğiyle alakalıdır. balıkesir'de elbette kırmızı et katacaklar daha fakir olan kastamonu çevresinde hindiydi tavuktu kesip ilave edecekler. hatayda elbette daha farklı yapılacak rakip çok ve zalım. ama keşkek iyidir. düğün bayram yemeğidir işte.
devamını gör...
arif susam’ın soyadı acaba nereden geliyordur sorunsalı
aklıma tek bir şey geliyor.. dedesi fırıncı olabilir.
devamını gör...
ahlaksızlık
devamını gör...
masaya dökülen susamları parmağına yapıştırıp yemek
cocukken, buyuklerin "kalirsa gunah" diye ogrettigi seylerden biri. aklima hep anneanne ve dedem geliyor. her ne kadar fakir itemi olarak gosterilse de zevkli bir sey.
(bkz: fakir itemi)
(bkz: tabakta yemek bırakmamak)
(bkz: fakir itemi)
(bkz: tabakta yemek bırakmamak)
devamını gör...
bayram namazı hazırlıklarının başlaması
hiç gitmediğim için umrumda değildir.
devamını gör...
ahlaksızlık
evlilik dışı seks ahlaksızlık değil bence kanunen suç işlemiyorum ama çevremdekiler duysa iyi olmaz. hak yemek rüşvet vs. geliyor benim aklıma.
devamını gör...
sabah namazının çok erken okunması
e sevabı orada ya zaten.
devamını gör...
kemalist şeriatçiler
dünya böyle abukluklar yeridir. chp sosyalist enternasyonalde mesela, italyan komünist partisi yok, yahudiler lanetli oldukları halde kendilerini seçilmiş falan kabul ediyorlar meşcid adı altında yeşil eşcinsellik sancakları çekiliyor akademide kimse kendinden daha iyi gelebilecek talebe yetiştirmiyor rep müzik diye bir şey var.
devamını gör...
do you hear me lord
amen...
devamını gör...
kitap okuyamama dönemi
benim cidden böyle dönemlerim olur. it gibi merak etsem de kitabı açasım gelmez belli dönemler. biraz nefes almak da gerekiyor demek ki. genelde uzun saatler başına oturuyorum çünkü belki de ondan ama olayların geliştiğini görerek okumak gibisi de yok.
devamını gör...
tavşanı çükü taşa değmiş
dağ mı lan o demiş..
devamını gör...