zaman tüneli

ankara ve kış mevsimi.

ben en güzel aşklarımı ankara'da yaşadım.
devamını gör...

en uygun mekan ya da zaman yok, planlı olursa aşk olmaz .olmadık yerde,olmadık zamanda çarpılman lazım ıq seviyenin düşmesi lazım.
devamını gör...

ezan'ın türkçe okunmasına en büyük yaygarayı çıkaran tipler, istiklal marşı'mızın arapça söylenmesine hiç ses çıkartmıyorlar. çünkü bunlar türk değil sadece arap sevici sözde müslümanlar.

bu ülkenin kanunları önce türk'ü korumak için tasarlanmıştır. biz şeriat ülkesi filan değiliz. her ülkenin milli marşı da kendi dilinde okunur ve söylenir. bu yapılan anayasal bir suçtur, devletini ve türklüğünü seven herkes bunu şikayet etmelidir.

memleket elden gidiyor diye dalga geçilenlerden olmak istemiyorum fakat ona tepki gösterme, buna tepki gösterme, hakikaten içine ediliyor memleketin kusura bakmayın da..
devamını gör...

ne yaparsan yap olmuyor ama sevmekten de vazgecemiyorsun ya, oyle bir sey.
devamını gör...

uçmak benim için korkutucu olabilir, evet… ama doğru kişi yanımdayken yükseklik hiç de tehdit gibi gelmiyor. düşmekten korkmak insana yabancı değil ama bazen, elini uzayan doğru kişiyle birlikte adım atmak, kanat açmayı öğrenmek gibi. benyarım yarımdan değil, birlikte yükseğe çıkmaktan yanayım. kimi zaman rüzgar sert eser, kimi zaman hızın baş döndürücü olur, ama birlikte uçmayı göze almak, tek başına yürümeye kıyasla çok daha değerli.
devamını gör...

durduk yere oturup düşünduğümdür. benim ailem multi takım şiarını benimsemiş, kalabalık bir aileydi. babam bjk, abilerim fb, ablalarim da gs. annem ve babannem tarafatar değildi. babannem için kafir icadıydı zira, annecağızım da bu kadar deli ile uğraşmaktan bitaptı.

babama aşıktım çocukken ve babam sadece hafta sonları eve gelirdi. haftasonu kesinlikle beşiktaşlı olurdum. zira hem babama, hem de damak zevki rafine bir boğa bebesi olarak her hafta getirdiği çeşit çeşit çikolataya asla kayıtsız kalamıyordum.

abilerimi de çok seviyordum. babam varken seslerini cıkarmazlardı zaten de, pazartesi oldu mu, henüz işlenmemiş berrak zihnimi fb marşlarıyla doldururlardı. hatta işi büyütüp oyuncak hediye alırlardı ya da ağaç kabuğundan oyuncak yaparlardı. ham zihnimi yoğurmak için hummalı girişimleri vardı.

ablalarımı da severdim ama hiç galatasaraylı olmadım. bir kere yaşları bana yakındı ve yedikleri çikolata bile evin en küçüğü olduğum için benden ötürü idi,beni nasıl ikna etsinlerdi? öte yandan, kendimi bildim bileli de evdeki kadınlarla değil, erkeklerle mukayese ediyordum koşulları. niye hep erkekler fbli diye düşünüp, sırf bu oyunu bozmak için bile bu yola girmiş olabilirim ama öte yandan da bjknin renk ve amblemine de feci düşüyorum falan derken ilk çocukluğum gelgitlerle geçti.

sonra sebebini tam anlayamadığım bir şekilde, beni okul çıkışı falan yakalayıp "söyle bakalım hangi takımı tutuyorsun?" diye soran abilerim arkadaşlarına, eşrafa falan "fenerbahçe" demeye başladım. babamın iki günde yaptığı etki, abilerim akıl almaz maceralarına ek sunduğu hediyelerle yaptığı manipülasyonlar karşısında yenik düşmüştü. ablalarımı bu şartlar altında hiç şansı da yoktu anlaşılan.

sonra gel zaman git zaman ergenleştik her fani gibi ve ergendir, ne yapsa yeridir diye önceden belirtip bir noktayı işaret etmek istiyorum; ben fenerbahçeli rüştü'ye aşık oldum derken baliç'ler boliç'ler.

öyle böyle derken çok da futbol düşkünü biri olmadığım halde fenerbahcelilik üzerime iyice oturdu. mesela sonra alex gibi bir detay eklendi ama aşık olmadım, zira artık ergen de değildim, abilerim de çok şükür evlenmiş ve allah onlara benim hangi takımı tutugumu unutturacak meşgaleler bahşetmişti.

öyle işte.
devamını gör...

aslında benim bu sorum tek bir kişiye değil, böyle yarım yarım seven herkese. hani şu kalbinin kapısını aralayıp içeri girmeye cesaret edemeyenler var ya işte onlara özellikle.
ne tam geliyorlar ne tam gidiyorlar.arafta bir yerde oylece sürünüp duruyorsun. kendileri ortada bir yerde “idare edelim” modunda takılıyorlar ama bu benim için o kadar zor bir durum ki ben duygularımı uçlarda yaşamayı seven bir insanım.
“uçalım” desen, hemen frene basıyorlar. öyle bir temkin, öyle bir hesap kitap. sanırsın aşk değil, borsa yatırımı. risk analizi yapıyor, duyguyu zarara yazmamak için daha başlamadan çıkış yapıyorlar. bir de bunu öyle profesyonel yapıyorlar ki, insanın romantik hevesi bile "kalp kirilmadan kaç" sistemine giriyor.
ben hep şuna inanıyorum; mesele uçmak değil. kimse kanatla doğmuyor. mesele biraz cesaret, biraz da “olsun ya” diyebilmek. düşmeyi göze almak. çünkü insan bazen düşe kalka öğreniyor sevmeyi. en kötü ne olur? kalp kırılır. hiç bir kırıklık sonsuza kadar surmedigine göre biz onu da toplarız, merak etme.ama bazıları var. daha yürümeye bile korkanlardan. adım atmadan yorulan, hissetmeden vazgeçen, başlamadan bitiren. sonra da dönüp “aşk zor” diyorlar.
o yüzden soruyorum işte:
uçmak zor mu senin için, yoksa gerçekten yürümeye bile korkanlardan mısın?
devamını gör...

arapça kökenli. "benzerini yapmak" gibi bir anlamdan türemiṣ.
devamını gör...

ulusal marşı arapça okumak, okutmak, sadece absürt bir iş değil, istemli cehalet gösterisi de aynı zamanda.

hakikatten bile isteye sapmaktır. sonu hayrolsun.

devamında ''ulusa sesleniş'' konuşmasını arapça yapmak olsun. tam olsun.
devamını gör...

hakikati bilmeme durumu.

istemli ya da istemsiz olan bilmeme hali.
devamını gör...

geçen masada bir hatun "avril sevdamızdan saçımızı ütülerdik" dedi. ṣaka mı gerçek mi anlamadım.
devamını gör...

psikiyatri tedavimin ikinci ayında ve düzenli ilaç kullamı ile kontrolleri de aksatmamaya özen gösterince sağlanan başarıdır...

neredeyse bitti arkadaşlar. artık zihnimi meşgul eden o yıpratıcı özlemler sustu sanki.
işime daha fazla konsantre olabiliyorum.

gece gündüz yoklayan bir kadın hasreti yok artık içimde. çok acı çekiyormuşum...
artık çok sakinleşti kafam.
sağlıklı ve normal biri gibi düşünebiliyorum.
devamını gör...

ana akım haberlerde, iran'dan israil'e havalandırılan füzelere 'misilleme' denir oldu. öbürü atınca ne oluyorsa artık...

füze; ingiliz dilinde 'missile'. missileme; füzeleme...

hoş bir sada olarak kalsın havada istedim.
devamını gör...

erkeğin makyajı sakaldır.
devamını gör...

az once fark ettigim elim hadise. soyle ki bi enes batur videosuna yorum yazmisim 10 sene once, abi video cok iyi diye. az once ayni videoya tesadufen denk geldim, yorumu gordum ve 10 sene sonra abi cok iyi yazdim.

ya... bi 10 sene sonra halen o videoya abi cok iyi yazacak bi durumda olursam harbiden intihar ederim.

hani bi hadis vardi ya, 2 gunu ayni olan zarardadir diye. ulan 2 gunu ayni olan zarardaysa 10 yili ayni olan nerde, cehennemde mi. evet.
devamını gör...

bugün bana bu şarkı hissi veriyor nedenini biliyorum.
sansar salvo-sigara yanınca
devamını gör...

whitey - people
devamını gör...

masal olup yola devam mı etmeli?
devamını gör...

şimdi senden vaz mı geçmeli?
devamını gör...

2 aydır kullanıyorum. 256 gb hafıza 8 gb ramli modeli var bende. sd kart desteğiyle hafızası 2 tb'a kadar çıkıyor.

5g özelliği, nfc, ip67 sertifikalı su geçirmezlik, 120 hz ekran, super amoled, corning gorilla glass victus + ön ve arka cam (evet arkası plastik değil cam, iphone 4s'teki gibi. işçilik başarılı), 50 mp (oıs, f/1.8) ana sensörlü, 8 mp ultra geniş açılı ve 2 mp makro lensli üçlü arka kamera (öndeki selfie kamerası dahil 4 adet kamerası var), 25w hızlı şarj ve dahasını unuttuğum özellikleri var.

sıradan bir kullanıcının işini fazlasıyla görür. gayet akıcı bir telefon. oyun oynamaya pek geleceğini sanmıyorum zira ısınıyor. oynanmaz demiyorum ama ben tavsiye etmem. oyun oynamak isteyen üst modeli samsung galaxy a36 mümkünse a56'yı almalı.

beğenmediğim yönleri de var tabi, mesela sd kart girişi telefonun ikinci sim kart girişi ile ortak. yani iki simle kullanacaksınız sd kart'ı kullanamazsınız. şarjı bir günü zor çıkarıyor, daha iyi olabilirdi. (konum özellikleri kapatırsanız ve güç tasarrufu modunu açarsanız şarjı daha iyi gidiyor ihtiyacınız yoksa kapatın) . mono hoparlöre sahip , üst model a36 ve a56 yanlış hatırlamıyorsam stereo hoparlöre sahip. mono hoparlöre rağmen ses iyi ama stereo kadar iyi olamaz tabiki. jack girişi yok type c kablolu kulaklık veya bluetooth kullanmanız lazım. kutudan sadece şarj kablosu çıkıyor büyük saçmalık. bari adaptörde çıksaydı.

bu telefon türkiye'de üretiliyor bu arada. samsung'un tekirdağ kapaklıdaki fabrikasında. yakında bir yeni modeli samsung galaxy a27 5g çıkacak.

yukarıda ön ve arkası cam demiştim. ben 2012'de o zamanki samsung amiral gemisi s3 almış biri olarak, s3'ten iyi bir malzeme kalitesine sahip olduğunu söylerim arkadaş. s3 o dönemki iphone 5'in yanında tam bir plastik leğen kalitesine sahipti. bu telefon ise o eski iphone'lar gibi kaliteli bir malzemeye sahip.

alınır mı? benim gibi bir telefondan aşırı beklentiniz yoksa ama dandik bişey de olsun istemiyorsanız kaçırmayın. f/p ürünü diyebilirim.

samsung bu telefona 2031 yılına kadar güncelleme desteği verecek.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim