zaman tüneli

israil doğumlu oyuncu.captain america brave new world filmininde karşıma çıktığı an kim ulan bu tanıdık filan geldi diye düşünürken netflix yapımı unorthodox dizisinin başrolünde ki kız olduğunu hatırlamama yol açan ,30 yaşında ki bıdık oyuncu.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

zaferi küçümsemiyor.
daha az kayıp vermemiz gerekirdi diyor. kayıp fazla diyor.

saçmalamış tabiiki.

çanakkale sadece savunma değil ki, göğüs göğüse muharebeler de olmuş. bu çarpışmalarda her iki taraf da büyük kayıplar vermiş.

bu kadar kayıp verilmek istenmez tabi ama şartlara da bir bakmak lazım.
devamını gör...

en sevdiğim espri tarzıdır.

benim uydurdum bir kaç tanesini soru olarak sizlere sunayım hemen ve cevapları dm den teyit edebilirsiniz:

* suda yaşayan akıllı canlı nedir? - cevap: "zeki müren" olup, değerli bir yazar tarafından bulunmuştur ve hediyesi haftaya yola çıkacaktır. diğer sorular için süreç devam ediyor.
* kısa boylu kaleciye ne denir?
* en özgürlükçü mutfak aleti nedir? - cevap: "freetöz" olup, değerli bir yazar tarafından bulunmuştur ve hediyesi haftaya yola çıkacaktır. diğer sorular için süreç devam ediyor.
* köylünün en çok sevdiği müzik tarzı hangisidir?
* göğüsler beklenenden küçük çıktığında yaşanan duyguya ne denir?

bu sorulardan birisinin cevabını bulana özel bir hediye göndereceğim. şimdilik beş tane yeter, evet cevapları bekliyorum ve şimdiden iyi üşütmeler.
devamını gör...

şu halinle iftardan önce oruç bozdurursun sen.
devamını gör...

şöyle bir şey.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

gıcırtı, ezan, eskici alıyommm, yani dış sesler ve bazen saygısızca başlamadan bitiyor; ışığı kapat.
devamını gör...

kadınlar kendilerini koruyabilir zaten buna birçoğumuz katılırız. fakat feminazi kadınlardaki "hayat erkeksiz daha güzel, hepsi yok olsun." düşüncesi hem mantıktan uzaktır, hem çocukçadır hem de kendilerinin sağlıklı olmadıklarının göstergesidir.

şunu anlarım. "ben babamdan, erkek kardeşimden, abimden zorbalık gördüm, fiziki-ruhsal şiddet gördüm. kendi yakınım bana böyle davranırken ben elin adamına nasıl güveneyim?" dersen o, olur. fakat başarısız ilişkiler yaşayıp da (çoğunda da dış görünüşe aldanıp sığır erkek seçip seçip) sonrasında da tüm erkeklere hakaret edersen senin ağzına acı biber sürerim güzel kardeşim hiç kusura bakma.

hadi sen kendini korursun da biz erkekler kendimizi senden nasıl koruyalım ? iftira atıp, masum erkekleri linç ve darp ettiren çok kadın gördük, tanıdık şimdiye kadar. belki de içlerinden biri de sendin. ben şey mi diyeyim, "bütün kadınlar ruh hastasıdır." işte bu safsatadır.

genellemenin her türlüsü olmasa da çoğu türlüsü yanlıştır, hatalıdır.

iyi kalpli erkeklerin de var olduğunu buradaki kadınlarımız deneyimlemişlerdir, görmüşlerdir. en azından onlar hak verseler bana yeter.
devamını gör...

duydum ve gözlerimi kör kulaklarımı sağır ettim
uzay temalı filmlerin hastası olarak(star wars gibi çoluk çocuk filmleri hariç)
interstellar’dan sonra geçen yılların açlığı ile hiçbir şey bilmeden izlemek istiyorum
devamını gör...

buna prim verip üstad diyen sığırlar bu cesareti verdi. hırsıza uğursuz ve sahtekara olduğu şey unutturulduğu zaman üstad adını alır. x'te bu tür böcekler dolu... devletçi, devlete tapan bir adam değilim ama cumhuriyet ve kurucu lidere ne kadar düşman adam varsa haddi bildirilmeli.
devamını gör...

üçüncü geliyormuş
devamını gör...

tüm dünyada kız arabası olarak bilinir
devamını gör...

meseleyi sadece kas gücüne indirgeyip "safsata"diyerek kestirip atmak, aslında konunun özünü biraz ıskalamak oluyor.
​bir kadının 'kendimi korurum' demesi, her şeyden önce bir özgüven ve birey olma duruşudur. evet, biyolojik olarak fiziksel güç farkı bir gerçek olabilir ama günümüzde ''kendini korumak''sadece bilek güreşi yapmak değil ki. bu işin içinde farkındalık var, hukuki haklarını bilmek var, çevresel bilinci yüksek tutmak ve en önemlisi de şiddete karşı boyun eğmemeyi seçmek var.
​şöyle düşünmek lazım: feminizm kadınlara ''hepiniz birer ninja olun'' demiyor. aksine, ''hiçbirimiz birer ninja olmak zorunda kalmayalım, güvenli bir toplum inşa edelim'' diyor. yani bir kadının kendini savunma iradesi göstermesi, birilerine meydan okumak değil, kendi sınırlarını çizme kararlılığıdır.
​bir insanın kendi güvenliği için çaba göstermesini, ''nasılsa benden güçsüzsün'' diyerek safsata ilan etmek yerine; herkesin güvende hissettiği bir düzeni nasıl kurarız diye bakmak daha yapıcı olurdu sanırım.
​sonuçta mesele kimin kimi dövebileceği değil, kimsenin kimseye dokunmaya cesaret edemediği bir medeniyet seviyesine ulaşmak."
devamını gör...

kendinizi koruyamazsınız hanımefendiler, yok öyle bir fiziksel gücünüz.

biz koruyoruz ama ama bütün kötülüklerin kaynağı da yine biz erkekleriz. böyle de bir gerçek var.

iyi adamlar ve kötü adamlar diye bir ayrım yapalım.

allah iyilerle karşılaştırsın hanımlar.
devamını gör...

fark etmez yanında pilav, yoğurt ve salatalık turşusu olsun da nasıl olursa olsun.

hem atamın da en sevdiği yemeklerdendir, o yönden de ayrıca severim kuru fasülyeyi.
devamını gör...

evde annem yaparsa etli, dışarda lokantalarda kesinlikle etsiz olmalı.
devamını gör...

taze ekmek, soğan ve turşu varsa fark etmez, ne varsa gömerim.
devamını gör...

insan kalbi de kemik gibi aslında.
kırıldığı yeri öylece bırakmıyor, hemen kendini kalınlastırıyor, sertleştiriyor, “bir daha buradan darbe yemem” diye önlem alıyor.
doktorlar buna kaynama diyor, biz ise “duvar ördüm” diyoruz.
eskiden saf saf inanırdık, şimdi biri “sana güveniyorum” deyince içimizden “ben bile kendime bu kadar güvenmiyorum” diye cevap veriyoruz.kalp kırılıyor, sonra kendini tamir ediyor ama o tamir biraz fazla muhendislik içeriyor. beton dökmüş gibi oluyoruz,
içeri girmek isteyen önce güvenlikten geçiyor, sonra kimlik bırakıyor, gerekirse referans getiriyor. ama işin trajikomik kısmı;
biz o kadar önlem alıyoruz, kalbin etrafına adeta siteler, güvenlikler, turnikeler kuruyoruz. sonra biri geliyor, hiç planlarda yok, kapıyı bile çalmıyor, yan balkondan atlayıp giriyor. bütün sistem çöküyor. yani diyeceğim o ki,
kalp kırılınca güçleniyor falan diyorlar ya,
doğru. bazen ufak surprizler bize yapsa da ama biraz da paranoyaklaşıyor ister istemez.
biz yine severiz de, artık “garanti belgesi” ister gibi severiz.

edit: "insan kalbi de kemik gibi kırıldığı yeri sağlamlaştırmak için kendine önlem alırken biz nasıl güveneceğiz" sorusunu bir yazar arkadaşımın (bkz: expecto)bana sorması üzerine uzunca bir süre düşündüm. çok güzel bir söz olduğunu ve sizlerle paylaşmam gerektiğine karar verdim ve bunun üzerine bu başlığı açtım. kişisel düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istedim.
devamını gör...

hemen aklıma gelen bir tanesini yapayım.


şu gördüğün evliya, galiba evli ya..
devamını gör...

dünyanın büyüsünü kaybetmesiyle alakalıdır.

mircea eliade'ın kitabında okumuştum sanırım, sanayi devriminden sonra dinsel alan boşalınca yerini astroloji, okültizm, new age gibi dinimsiler doldurmuş.

kent yaşamının getirdiği bunalımdan kaçış sağlıyor bu dinimsiler. bir nevi oyunsuluk. ben kimsenin ciddi ciddi burçlara falan inandığını düşünmüyorum. dünyanın düz olması lazım o sistemin çalışması için ve elimizdeki verilere göre değil.

yani belli zaten. akıl sağlığımızın zorlandığı bir çağda yaşıyoruz. birçok insan da gündelik hayatın sorunlarıyla yüzleşmemek için aptalca şeylere inanmayı tercih ediyor. anlaşılabilir bir şey.
devamını gör...

tanım: bir mizah türünden çok, sosyal dokunun mukavemetini ölçen amansız bir toplumsal dayanıklılık testi. yer yer küçük çaplı bir toplumsal nükleer sızıntı anı.

ağızdan çıktığı anda ortamın termodinamik dengesi bozulur, sıcaklık aniden düşer, oksijen çekilir ve masadaki herkes "ben neden buradayım?" temalı kişisel bir iç hesaplaşmaya girer. esprinin hemen ardından oluşan o ölüm sessizliği öyle yoğundur ki, yan masadaki adamın çayına attığı şekerin erime sesini bile duyabilecekmişsin gibi olur.

bu espri türünün en ayırt edici yanlarından biri, maruz kalanların topluca tavan astronomisine başlamasıdır; sanki kartonpiyerin arasında hayatın anlamı, çıkış kapısı ya da yeni bir arkadaş çevresi gizlenmiş gibi herkes gözlerini yukarı diker. o sırada şakayı yapan kişi, yarattığı bu duygusal enkazın ortasında kendi esprisine öyle gururlu, öyle içten güler ki; sanırsın az önce atomu parçalamış, kuantum fiziğini çözmüş ya da insanlığın bütün sorunlarına tek cümlede çare bulmuştur.

esas komedi de zaten burada doğar: söylenen şey komik değildir; komik olan, o esprinin ardından masaya çöken toplu yas havası, insanların sessizce birbirine sabır dilemesi ve failin tüm bu yıkımı bir zafer turu gibi kutlamasıdır. bu yüzden soğuk espri, arkadaşlık bağlarını güçlendiren bir şey değil; yalnızca o bağların hala kopmamış olmasına şükrederek ne kadar esnek olduğunu ölçen psikolojik bir stres testidir. masada bulunan herkes de o an itibarıyla yalnızca dinleyici değil, resmen mizah gazisi sayılır.

bu arada,
adamın biri yarın öleceğim demiş. yarmışlar ölmüş.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim