zaman tüneli

ölüm kaçak dövüşür çünkü. beklemediğiniz zaman gelir. siz güçsüzken gelir.

cem karaca’cayı dinleyelim:

cahar atıp şeş oynasam gene yenersin beni
ölüm bana gülerek gel, ölümü öp n'olur
sırtımdan vurdurma beni, alnıma sık kurşunu
karşıma geç, yüzüme bak ve öttür baykuşunu
devamını gör...

kedidir kedi.*
devamını gör...

unutmak istemekle ya da "bugün onu unutmaya karar verdim" demekle unutulacak bir şey değil. istediğin kadar kendini unutmak için şartla, istediğin kadar inkar et, içinde bir yerde ta derinlerde kalıyor. zamanını bekliyor tamamen silinip gitmek için. bu zamanın ne kadar olduğunu bilemem, bazen birkaç ay bazen birkaç yıl.
belki de ne kadar aşık olduğunla alakalıdır.
ben çok aşık oldum, baya böyle bir erkek ne kadar sevilebilirse o kadar sevdim. neler yapmadım ki kaç kere gururumu yerlere serdim kaç kere geri döndüm. sonuç kaçınılmaz oldu tabi. çok zaman geçti üstünden.
bana hem uzak, hem imkansız bir noktada artık kendisi. herkes yerinde rahat etsin diyorum bu yüzden. mutlu olsun, tercihleri onu umarım üzmez. zaman beni haklı çıkaracak mı bilmem ama ben haklı çıksam da bıraktığı yerde olur muyum, çok zor bir ihtimal.
devamını gör...

cenaze elin olunca helva tatlı gelirmiş.
şimdiye kadar olan tepkisizlik sanki kanıksamışlık, kabullenmişlik gibi gelebilir bazılarına ama bu kaypak ve karışık coğrafyada resmi kayıtlara göre 1000 yıldır, henüz resmileşmemiş ancak sekke sekke kabul edilecek verilere göre en az 2000 yıldır burada olup gerektiğinde gereğini yapan biziz.
ne soykırıma uğradığı için "yazık lan" denilip oraya yerleştirilmiş 50 yıllıklarla ne de amariganın kucağına oturduğunda kendini tamamlanmış sayan vatansızlarla karşılaştırmak büyük hata olur.
tanrım bizi o günlerden ve bunların yönetmek zorunda kalabileceği kriz zamanlarından uzak tutsun.
ben bu dünyanın jandarması da değilim polisi de...
devamını gör...

yakıt ikmali.*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

(bkz: ihtimaller perisi (yazar)) ukdesi.

nominal para teorisi, ekonominin işleyişine dair oldukça sade ama bir o kadar da sarsıcı bir iddiayı savunur: para, ekonominin derinlerindeki gerçek yapıyı değil, sadece o yapının üzerine giydirilen sayısal elbiseyi değiştirir. bu yaklaşıma göre ekonomiyi iki farklı katmanda okumak gerekir. bir tarafta üretim kapasitesi, istihdam ve mal-hizmet akışı gibi "reel" sütunlar; diğer tarafta ise fiyatlar, maaşlar ve parasal büyüklüklerle tanımlanan "nominal" değerler vardır. teorinin kalbi de tam burada atar: para arzındaki değişimler, esasında sadece bu ikinci grubu etkiler. yani piyasaya daha fazla para sürmek toplumu sihirli bir değnekle daha üretken ya da daha zengin kılmaz; sadece aynı malların etiketlerini daha yüksek rakamlarla değiştirir.
bu bakış açısının merkezinde, "paranın tarafsızlığı" (neutrality of money) ilkesi yatar. özellikle uzun vadede geçerli kabul edilen bu ilkeye göre, para miktarı ekonominin temel dinamiklerini dönüştüremez. teorik bir örnekle; bir sabah uyandığımızda ekonomideki tüm para miktarının iki katına çıktığını varsayalım. bu durumda fiyatların da aynı hızla ikiye katlanması beklenir; ancak fabrikadaki makine sayısı, tarladaki ürün miktarı ya da çalışan insanların sayısı değişmez. klasik iktisadın köklü mirasından beslenen bu düşünce, david hume'un ilk gözlemlerinden ırving fisher'ın o meşhur mv = py denklemine kadar uzanan güçlü bir akademik geleneğe dayanır.
ancak bu teoriyi mutlak bir doğa yasasından ziyade, her şeyin pürüzsüz işlediği idealize edilmiş bir model olarak görmek daha sağlıklıdır. çünkü gerçek hayatta fiyatlar ve ücretler bir düğmeye basılmış gibi anında tepki vermez; piyasalar gecikmelerin, belirsizliklerin ve insan psikolojisinin etkisiyle şekillenir.
iktisatçıların "yapışkanlık" dediği bu durum nedeniyle, para politikaları kısa vadede üretim ve istihdam üzerinde geçici dalgalanmalar yaratabilir. yine de nominal para teorisi, uzun vadeli dengeyi anlamak için hala en güçlü rehberlerden biridir. bize en temel haliyle şunu fısıldar: para, ekonominin temel dokusunu değiştiren bir güç değil, sadece o dokunun üzerine yeni sayısal değerler yazan bir araçtır.
devamını gör...

iyi bir şey olmasa o kadar sinek ne arar orada? bok yiyiciler...
devamını gör...

görüntüler çok kötü. binaların neden çöktüğü belli. patlama. patlamanın sebebi belli değilmiş. doğal gaz mı nedir, ona bakılıyor deniyordu en son. 11 kişi enkazlardan çıkarılmış. 1 kişinin hayatını kaybettiği söylenmiş haber kanalları tarafından.

sonik füze gibi bir şey çarpmış sanki binalara. doğalgaz patlaması gibi sanki. çok temiz patlamış ortam çünkü. leke yok, büyük bir yıkım var!
devamını gör...

ikinci nesil yazar adayı.
iyi sözlükler dilerim.
devamını gör...

anneye acil şifalar. umarız kist zararsızdır. moralini yüksek tut kardeşim. ne lazımsa desteklerini esirgeme. umarım her şey temiz çıkar.
devamını gör...

sevmediğim kişileri kast etmek için kullandığım cümle.

o’dur o.
devamını gör...

bir tane bile bulamadım, adımız şeytan sözde:) normal buddy bile yok herkezzz anormalllmişşş…
devamını gör...

(bkz: kim olduğunu bilirsin sen)
devamını gör...

izlemekten başka yapılacak bir şey var mı ?

izler durum değerlendirmesi yapılır artılar eksiler not edilir.. idmanlar yaparak eksiler kapatılır.. yola devam edilir sonrasında..
devamını gör...

kültozlu mac upp var??? ne vereyim abime:) kaç kilo ot istiyorsanız haber verin, ben çalıştım epey aktar ve kuruyemişte, çörek otunu deneyin, bay pipo da çok severmiş, soner emmolum söyledi, yalçındağlardan çok toplamış…
devamını gör...

(bkz: seshayvani (yazar)) ukde olmayan ukdesi.

tanım: ismi verilmek istenmeyen kişiler için kullanılan bir tabir.

he who must not be named.
devamını gör...

selam iletmek isteyen olursa, severek iletebilirim…*

tanım: türkiyenin ilk sözlüğüdür. benim ilk yazarlık deneyimimi yaşadığım yerdir. eskiden çok keyifliydi. şimdilerde aslında buranın büyüğü gibi…*
devamını gör...

böyle giderse muhtemelen ben olacağım sebebi de şu ki, ölüme inanmıyorum. mesela epstein benim elime düşse onun üzerinde deney yaparım ki daha uzun yaşasın, yaşasın ki neye sebep olduğunu izlesin… yoksa ölmek dediğin ne ki, biz de ata sporu, çanakkale’de mermiye kafa atıyordu mehmetçik, ne olduysa rus karılar yüzünden oldu, putin efendi de martaları ve bazı markaları iyi bilir, çok marke etti de anamızı, özümüz saf çıktı… lucifer lucid rüyalar diler, kim derdi şeytan çıkacak bir deli ve yetmez ama evetçi bir türkiyeli agfaagagga… yaptın beni ay zekalı rojin, ne işin var senin bebeğim bu ovada…
devamını gör...

bir trakyalı olarak girdiğim ortam şenlenir, tezahürat olur, elimi cebime atamazdım. lakarpuzye yerine beş ayrı lakap ortaya atılır birinde uzlaşı sağlanana kadar tartışma olur sonra ilk ortaya atılan lakap törenle ilan edilirdi.
diğer ortamda kimse ses çıkarmaz ama içten içe kıskanırlardı.
başka bir ortamda ise kendi aralarında ikiye ayrılırlar ve birkaç hafta gündem maddesi olurdum.
ülkemle derdi olmayan her ortama girmemle tanınırım ve joker sayıldığım doğrudur.
peki ne yapardım?
hiç.
çünkü yapmışsam önlemimi almış gereğini yapmışımdır.
önümüzdeki maçlara bakarız.
devamını gör...

adam gibi adam çünkü gs’ye bağlı gibi
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim