zaman tüneli
özel hayat
ben ssk'lıyım, bana göre değil.
devamını gör...
telefon kâmuran
kâmuran güzeran, 90'lı yıllarda trakya çapında baya meşhur olan azerbaycan kökenli 900'lü hat imparatoriçesi.
ptt'de santral operatörü olarak çalıştıktan sonra 90'lı yılların başında emekli olan güzeran, 900'lü hatların pıtrak gibi türediği o dönemde, memuriyet hayatında edindiği deneyimi emekliliğinde paraya çevirebileceğine kanaat getirir. bilen bilir, 80'lerin sonu 90'ların başına kadar şehirlerarası ve milletlerarası aramalarda otomatik santral sistemi hala tam olarak yerleşmemişti. aramalar önce santrale bağlanır, santraldeki memur arayanı aranana ulaştırırdı. bu da bir santral memurunun, günlük mesai rutini içerisinde ülkenin dört bir yanından türlü türlü adamla diyalog kurması demekti. ve santral memurlarının kahir ekseriyetinin kadın, telefona erişimi olanların çoğunluğunun ise erkek olduğu ahvalde operatörlerin sık sık sesten tahrik olan hanzolarla muhatap olmaları anlamına da geliyordu.
yani güzeran, 95 senesinde ilk 900'lü hattını açtırdığında, hedef kitlesi hakkında bayağı bir bilgi sahibiydi. ilk reklamlarını trak fm ve trakya'nın sesi gibi o dönemde bölgede popüler olan radyo ve tv kanallarına verdi. takma isme gerek duymadan "ateşli kâmuran" adıyla verdiği reklamlardaki şuh konuşmalarda kendini "şarköy şarabı gibi" bir kadın olarak tanımlıyor, reklamları "ara be ya" diye bitiyordu. bu aslında bir "yerelleştirme" startejisiydi. insanlar, kim olduğu, nerede olduğu belirsiz herhangi bir kadını değil, kendi yörelerinden biriyle konuştuklarını biliyordu. müşteriyleriyle kişisel yakınlık kuruyor, dertlerini dinliyor, onların hayatları hakkında ayrıntılı bilgi sahibi oluyordu. bir nevi tele-kons gibi bir şeydi.
kâmuran kısa süre içinde popüler ve gizemli bir figür haline geldi. trak fm yayınları kamurana hediye edilen şarkılarla ve aşk ilanlarıyla doluyor, "telefon kamuran" ismi sokaklarda bilinir hale geliyordu kimse açık açık "müşterisiyim" diyemese de. kimini "be kızanım, o seni sevmiyorsa ben ne yapayım? kapat şu telefonu da git bir rakı iç, kendine gel!" diye teselli eder, kimiyle telefon seksi yapardı.
kamuran, santral yıllarından kalma bir alışkanlıkla, önemli gördüğü tüm görüşmeleri teybine kaydetmekteydi. bunların arasında "hattına düşürdüğü" yerel iş adamları ve bürokratlarla yaptığı konuşmalar da vardı.
2000'lerde internetin yaygınlaşması ve 900'lü hatların yasaklanmasıyla "telefon kamuran" efsanesi sona ererken, kesesini fazlasıyla doldurmuş olan kamuran, trakya'ya son bir şaka yapmak istedi. rakoczi müzesi’nin yakınlarında bir dükkan satın aldı ve "telefon kamuran'ın yeri" diye bir tabela astı. içini, dışarıdan kısmen görülebilecek şekilde üzerine isimler yazdığı binlerce kasetle doldurdu. şehirde bir şayia yayıldı, falanca kişinin kaseti pazarda çalınacamış, filanca kişininki rayoda yayınlanacakmış diye.
kamuran güzeran 2004 senesinde vefat ettiğinde depoda kaset falan bulunmaz; sadece binlerce boş makara vardır. gerçek kasetlerin nerede olduğu ise bir muamma olarak kalır.
ptt'de santral operatörü olarak çalıştıktan sonra 90'lı yılların başında emekli olan güzeran, 900'lü hatların pıtrak gibi türediği o dönemde, memuriyet hayatında edindiği deneyimi emekliliğinde paraya çevirebileceğine kanaat getirir. bilen bilir, 80'lerin sonu 90'ların başına kadar şehirlerarası ve milletlerarası aramalarda otomatik santral sistemi hala tam olarak yerleşmemişti. aramalar önce santrale bağlanır, santraldeki memur arayanı aranana ulaştırırdı. bu da bir santral memurunun, günlük mesai rutini içerisinde ülkenin dört bir yanından türlü türlü adamla diyalog kurması demekti. ve santral memurlarının kahir ekseriyetinin kadın, telefona erişimi olanların çoğunluğunun ise erkek olduğu ahvalde operatörlerin sık sık sesten tahrik olan hanzolarla muhatap olmaları anlamına da geliyordu.
yani güzeran, 95 senesinde ilk 900'lü hattını açtırdığında, hedef kitlesi hakkında bayağı bir bilgi sahibiydi. ilk reklamlarını trak fm ve trakya'nın sesi gibi o dönemde bölgede popüler olan radyo ve tv kanallarına verdi. takma isme gerek duymadan "ateşli kâmuran" adıyla verdiği reklamlardaki şuh konuşmalarda kendini "şarköy şarabı gibi" bir kadın olarak tanımlıyor, reklamları "ara be ya" diye bitiyordu. bu aslında bir "yerelleştirme" startejisiydi. insanlar, kim olduğu, nerede olduğu belirsiz herhangi bir kadını değil, kendi yörelerinden biriyle konuştuklarını biliyordu. müşteriyleriyle kişisel yakınlık kuruyor, dertlerini dinliyor, onların hayatları hakkında ayrıntılı bilgi sahibi oluyordu. bir nevi tele-kons gibi bir şeydi.
kâmuran kısa süre içinde popüler ve gizemli bir figür haline geldi. trak fm yayınları kamurana hediye edilen şarkılarla ve aşk ilanlarıyla doluyor, "telefon kamuran" ismi sokaklarda bilinir hale geliyordu kimse açık açık "müşterisiyim" diyemese de. kimini "be kızanım, o seni sevmiyorsa ben ne yapayım? kapat şu telefonu da git bir rakı iç, kendine gel!" diye teselli eder, kimiyle telefon seksi yapardı.
kamuran, santral yıllarından kalma bir alışkanlıkla, önemli gördüğü tüm görüşmeleri teybine kaydetmekteydi. bunların arasında "hattına düşürdüğü" yerel iş adamları ve bürokratlarla yaptığı konuşmalar da vardı.
2000'lerde internetin yaygınlaşması ve 900'lü hatların yasaklanmasıyla "telefon kamuran" efsanesi sona ererken, kesesini fazlasıyla doldurmuş olan kamuran, trakya'ya son bir şaka yapmak istedi. rakoczi müzesi’nin yakınlarında bir dükkan satın aldı ve "telefon kamuran'ın yeri" diye bir tabela astı. içini, dışarıdan kısmen görülebilecek şekilde üzerine isimler yazdığı binlerce kasetle doldurdu. şehirde bir şayia yayıldı, falanca kişinin kaseti pazarda çalınacamış, filanca kişininki rayoda yayınlanacakmış diye.
kamuran güzeran 2004 senesinde vefat ettiğinde depoda kaset falan bulunmaz; sadece binlerce boş makara vardır. gerçek kasetlerin nerede olduğu ise bir muamma olarak kalır.
devamını gör...
bence hamburger sağlıklı çünkü içinde et var
abi benim burnumda da et var hatta antrikot desek daha doğru olur.
devamını gör...
mutlu olduğun yerde misin sorusu
yerde değil mi en nihayetinde.
bi daha sorar mısın cnm?
- yerlerdeyim..
bi daha sorar mısın cnm?
- yerlerdeyim..
devamını gör...
özel hayat
2026 yılını pas gecmek istedigim.
sonrasına sonra bakarız.
ben hassas kadınım. dengem bozuluyor bir erkek olunca. poncik kalbimi kırıyorlar hep. kaldıramıyorum.
sonrasına sonra bakarız.
ben hassas kadınım. dengem bozuluyor bir erkek olunca. poncik kalbimi kırıyorlar hep. kaldıramıyorum.
devamını gör...
kendini nasıl mutlu edersin sorusu
yurtdışına çıkarak.
devamını gör...
kendini nasıl mutlu edersin sorusu
kahve içerek.
devamını gör...
bence hamburger sağlıklı çünkü içinde et var
aklıma okuduğum mangadaki bir bölüm geldi:
- çöp yemeyip*, sağlıklı besleneceğine söz vermiştin.
+ zaten öyle yaptım!
- ne yedin?
+ marul, domates, soğan, turşu, köfte, ekmek...
- hamburger yedin yani?!
içeriği ayrı ayrı sayınca sağlıklı gibi geliyor. arkadaşın tespitinde genelgeçer olarak bir hata yok.
- çöp yemeyip*, sağlıklı besleneceğine söz vermiştin.
+ zaten öyle yaptım!
- ne yedin?
+ marul, domates, soğan, turşu, köfte, ekmek...
- hamburger yedin yani?!
içeriği ayrı ayrı sayınca sağlıklı gibi geliyor. arkadaşın tespitinde genelgeçer olarak bir hata yok.
devamını gör...
insanı yoran şeyler
niye anlatmadın, niye karşı çıkmadın, niye tepki vermedin diyen insanların iyiliğini düşünüyor gibi yapması ama sen ilk yanlışlarında ağzını açınca kötü olman. susma diye tavsiye verirler ama onlara karşı konuşma isterler. oh, iyi yaptım.
devamını gör...
insanı yoran şeyler
(bkz: bira) *
devamını gör...
insanı yoran şeyler
kpss hazirlik süreci, çok yorucu çok. benzer süreçtekilere allah kolaylık versin, bana da.
devamını gör...
astigmat
neyin tetiklediğini bilmemekle beraber bendeki etkisi sık sık değişiyor. bazen nerdeyse tamamen geçiyor gözlüğe gerek bile kalmıyor, bazen 0.75 olmasına rağmen 4.00-5.00 gibi zorluyor.
bu aralar da ışık hassasiyeti başladı nedense, ekranın ışığı biraz fazla açıksa bildiğin göz ağrısı yapıyor. insanın gözü ağrır mı ulan.
bu aralar da ışık hassasiyeti başladı nedense, ekranın ışığı biraz fazla açıksa bildiğin göz ağrısı yapıyor. insanın gözü ağrır mı ulan.
devamını gör...
taş kalpli
denk gelindiğinde sizin kalbinizde de onulmaz hasarlar bırakan insandır. uzak olsundur, evlerden ıraktır.
devamını gör...
mutlu olduğun yerde misin sorusu
hayır. başka sorunuz olursa çekinmeyin.
devamını gör...
kalbi pörsüten sahte aşk
umarım birbirimizi hayal kırıklığına uğrattıktan sonra teselli etmeyi de başarabiliriz.
devamını gör...
akrep kadını ve başak erkeği
uyumlu bir çift olurlar gibi görünüyor.
devamını gör...
mutlu olduğun yerde misin sorusu
ben bilmem o bilir.*
devamını gör...
mutlu olduğun yerde misin sorusu
karışık orası biraz, hem evet hem hayır.
devamını gör...
insanı yoran şeyler
(bkz: laf anlatmak)
yakın zamanda geçici olarak bir yerde görevlendirildim. 40 yaşlarında bir erkek kişisi ehliyet için başvurdu. yenileme yapılacakmış, sağlık kaydını açtım üç tane aktif yakın zamanda yazılmış önemli psikiyatri ilaçları kullanıyor. dolayısıyla ben de psikiyatri onayı gerekiyor dedim.
öyle gergin bir ifadeyle yüzüme baktı ki, böyle birkaç dakika sessizce bakıştık. sonra ben son cümlemi aynı tonlamayla tekrar ettim ama her an ortamın kızışmasını bekliyorum bir yandan. neyse ki, vazgeçtim deyip belgelerini aldı, sonra da ne alakası var bunun ehliyetle diye sesini yükseltip kapıyı çarparak çıktı.
trafiği ve insanlığı bir adet canavardan kurtardım ama başkasına gittiğinde muhtemelen o raporu direkt alacak, some küçük şehir problems.
yakın zamanda geçici olarak bir yerde görevlendirildim. 40 yaşlarında bir erkek kişisi ehliyet için başvurdu. yenileme yapılacakmış, sağlık kaydını açtım üç tane aktif yakın zamanda yazılmış önemli psikiyatri ilaçları kullanıyor. dolayısıyla ben de psikiyatri onayı gerekiyor dedim.
öyle gergin bir ifadeyle yüzüme baktı ki, böyle birkaç dakika sessizce bakıştık. sonra ben son cümlemi aynı tonlamayla tekrar ettim ama her an ortamın kızışmasını bekliyorum bir yandan. neyse ki, vazgeçtim deyip belgelerini aldı, sonra da ne alakası var bunun ehliyetle diye sesini yükseltip kapıyı çarparak çıktı.
trafiği ve insanlığı bir adet canavardan kurtardım ama başkasına gittiğinde muhtemelen o raporu direkt alacak, some küçük şehir problems.
devamını gör...
musalla taşı
konuşan taştır. hâl diliyle konuşur. kibrin manasızlığını, hayatın geçiciliğini, mutlak eşitliği dile getirir.
(bkz: seng-i musalla)
(bkz: seng-i musalla)
devamını gör...