zaman tüneli
yazarların normal sözlük’te yazma nedenleri
çünkü eğer yazmazsam delirecektim
hahahahahahahahahahaha
hahahahahahahahahahaha
devamını gör...
normal sözlük'e ara verme sebepleri
gıcık olmak, sinir olmak, daral gelmesi, kal gelmesi, oyalaması, amaan yaz yaz ne olacak sanki saçma sapan düşüncesinin beyne hücum etmesi
devamını gör...
jose mauro de vasconcelos
kırmızı papağan diye bir kitabı vardı bu adamın. türkiye'de fazla bilinmez. brezilya'daki yerlilerin hayatını anlatıyordu. bu romanında kendisi gibi annesi kızılderili babası portekizli olan bir ana karakter vardı. ana karakterimiz maden kaçakçılığı, elmas kaçakçılığı yapıyordu, fakirlikten kurtulmak için. neyse daha fazla bilgi vermeyeyim, kendiniz okuyun. okudukça, gelişmekte olan ülkelerin problemlerinin birbirine yakın olduğunu anlayacaksınız.
devamını gör...
kadınların çok enteresan varlıklar oldukları gerçeği
biraz insan davranışlarına hakim olunca o kadar da garip değiller, belli bir seviyeden sonra neredeyse tüm insanların davranışlarının robot gibi sistematik olduğunu anlıyorsunuz, verilen tepkiler, hangi olaya nasıl davranacakları, ne giyecekleri, ne yiyecekleri... lakin tavsiye etmiyorum, duygularınızı öldürüyor. fazla gerçeklik, duygu denen şeyi pek bırakmıyor.
devamını gör...
yazarların normal sözlük’te yazma nedenleri
bir gün yoldaş beni farkedecek ve ünlü olacağım
devamını gör...
ilkokuldaki öğrenci kolları
ben kütüphanecilik kolundaydım. sanıyordum ki bu kola dahil olunca kolumuza kütüphaneci diye bordo bir bandaj takıp kariyerimizi bu yönde sürdüreceğiz. ancak işler öyle değilmiş. yeşilay kolundakiler bile pul satıyordu, biz oturuyorduk sadece. bir de bir tane daha kol vardı ve onlar da okulun içindeki kooperatifte(ismi böyleydi) kırtasiye malzemesi satıyordu sırayla. bunu teneffüste yapıyorlardı. bize düşen neydi? bir hiç. bari kolumuza kütüphaneci şeysi taksaydık. allahım çok zor günler yaşamış ve neler atlatmışım ya, gözlerim doldu yine.
devamını gör...
söylemekten hoşlanılan fakat günümüzde pek kullanılmayan kelimeler
hülasa
ne demek bilmiyorum balık ismi gibi ama düşününce hoşlandığımı farkettim
pişt pişt ,) sık sık gelir misin buralara ,)
ne demek bilmiyorum balık ismi gibi ama düşününce hoşlandığımı farkettim
pişt pişt ,) sık sık gelir misin buralara ,)
devamını gör...
kadınların çok enteresan varlıklar oldukları gerçeği
zaman zaman düşünmeden edemiyorum; kadının karşı cinsi biz erkekler mi olmalıydı acaba? diye. kadınlar da bu durumdan memnun değilmiş gibi geliyor.
kadınlar erkeklerden biraz zorunluluktan dolayı hoşlanıyorlar, elde olan bu, payımıza düşe düşe böyle bi şey düştü, el mecbur, deyip sevmeye çalışıyorlar. aslında asla ölüp bitmiyorlar.
toplasanız, "iyi ki de erkekler var. erkekler canımız bizim..."
diyen, bu tarz düşüncelere sahip olan kaç kadın vardır ki?
kadınlar erkeklerden biraz zorunluluktan dolayı hoşlanıyorlar, elde olan bu, payımıza düşe düşe böyle bi şey düştü, el mecbur, deyip sevmeye çalışıyorlar. aslında asla ölüp bitmiyorlar.
toplasanız, "iyi ki de erkekler var. erkekler canımız bizim..."
diyen, bu tarz düşüncelere sahip olan kaç kadın vardır ki?
devamını gör...
yazarların engellediği yazarlar
engellenenler arasında kendimi göremeyince sevinsem mi, üzülsem mi bilemedim. tavşan dışkısı gibi bir adammışız, akmaz, kokmaz, bulaşmaz. oooh.
devamını gör...
yazarların engellediği yazarlar
başliğa her girişimde toplu katliam ay pardon isimlerin yer aldığı ss-lerden en az birinde nickime rastlarım diye düşünüyorum ama hiç rastlamadım. belki de görmemişimdir.
mesaj kutusu açıkken eppur yeter valla şöyle şeyler yazıp durma diye mesajlar alıyordum. onlar şimdi neredeler? benim engellediklerimden biri çaylak olmuş geri. iğrençli şeyler yazıyordu. yetişkinleştik diye insanların fantezi dünyasına tanık olmak hoşuma gitmiyordu açıkçası. ben öyle şeyleri engellerim.
mesaj kutusu açıkken eppur yeter valla şöyle şeyler yazıp durma diye mesajlar alıyordum. onlar şimdi neredeler? benim engellediklerimden biri çaylak olmuş geri. iğrençli şeyler yazıyordu. yetişkinleştik diye insanların fantezi dünyasına tanık olmak hoşuma gitmiyordu açıkçası. ben öyle şeyleri engellerim.
devamını gör...
söylemekten hoşlanılan fakat günümüzde pek kullanılmayan kelimeler
taaşşuk-ı talat ve fitnat
efendim bırakın taaşşuk kelimesini talat ve fitnat adında kimseye denk gelemiyorum. bir fitnat tanısam hemen onunla taaşşuk geçeceğim ama ah ah nerde o eski beyoğlu azizim azizoviç
efendim bırakın taaşşuk kelimesini talat ve fitnat adında kimseye denk gelemiyorum. bir fitnat tanısam hemen onunla taaşşuk geçeceğim ama ah ah nerde o eski beyoğlu azizim azizoviç
devamını gör...
ilkokuldaki öğrenci kolları
bugüne kadar göğsüme taktığım tek rozet bu mefhuma dair.
şanlı kitaplık kolunu uzun yıllar ben sürdürdüm.
öğretmenimizin çalışma dolabının anahtarı bile hep bende dururdu. hey gidi günler...
şanlı kitaplık kolunu uzun yıllar ben sürdürdüm.
öğretmenimizin çalışma dolabının anahtarı bile hep bende dururdu. hey gidi günler...
devamını gör...
japonya
kaybettiğ 2. dünya savaşı sonrasında savunma ürünleri ihracatı kısıtlıydı. yeni japon yönetimi bu ihracat kısıtlamalarını büyük ölçüde kaldırmış. en çok sevinen ülke de japonya'dan savaş gemileri alması beklenen filipinler.
japonya, dünya üzerinde devam eden savaş ve çatışmalardan kazanç ve tecrübe sağlamak istiyor. ukrayna-rusya savaşını, körfez ülkelerinin silahlanma iştahını fırsat olarak görüyor.* * kendi ordusunu yeniler ve güçlendirirken yeni müttefikler kazanmak istiyorlar. tıpkı almanya gibi. palantir bu hamleleri beğeniyle takip ediyordur herhalde.
japonya, dünya üzerinde devam eden savaş ve çatışmalardan kazanç ve tecrübe sağlamak istiyor. ukrayna-rusya savaşını, körfez ülkelerinin silahlanma iştahını fırsat olarak görüyor.* * kendi ordusunu yeniler ve güçlendirirken yeni müttefikler kazanmak istiyorlar. tıpkı almanya gibi. palantir bu hamleleri beğeniyle takip ediyordur herhalde.
devamını gör...
yazarların engellediği yazarlar
milkşeyhin engellemedikleri okeye dönmek istese dördüncü bulamayacak*
devamını gör...





