zaman tüneli
sevilen kadını dünyanın en güzel kadını olarak görmek
öyle değilse göz numaram büyümüştür. insana sevdiği gerçekten en güzel kadın.
devamını gör...
ismini bile bilmediğin biriyle sevişmek
belki fatma görünümlü harun falandır. tehlikeli olabilir.
devamını gör...
ismini bile bilmediğin biriyle sevişmek
ilginç olacak güzel eylem.
devamını gör...
devrim özkan
neredeyse piyasadaki herkese verdi. gönlünü.
devamını gör...
türkiye'nin en iyi dizisi
tek seçim hakkıysa benim için;
(bkz: leyla ile mecnun)
arkasına ezel, kurtlar vadisi, şahsiyeti de yazarım.
(bkz: leyla ile mecnun)
arkasına ezel, kurtlar vadisi, şahsiyeti de yazarım.
devamını gör...
ölmeden önce yapılacak bir şey
şiirlerimi derleyip yayınlamak.
okunmasa da olur.
okunmasa da olur.
devamını gör...
sözlüğün en güzel dudaklı kadını
henüz öpülmemiş olandır.
devamını gör...
return of captain america
kaptan amerika'nin 2. dunya savasi sirasinda, yani 1944'de yayimlanan en eski filmidir. ayriyetten filmin hikayesi oldukca ilginc, cunku kaptan amerika'yi oynayan oyuncu film yuzunden ölüyor. mevzu da soyle gerceklesiyo ama once filmi tanimak lazim. bu film 4 saat uzunlugunda bi film, benim izledigim en uzun filmlerden. ve aslinda adi return of captain america degil, dumduz 'captain america' ama olayin hikayesini anlatinca daha net anlasilcaktir. kisaca 1953'te amerika disindaki yabanci pazara bu isimle cikiyor. oncelikle baya uzun bi inceleme olacagindan konuyu 2 kisma ayiricam. birinci kisimda film hakkinda info'lar, oyuncunun nasil öldügü, bu filmle bildigimiz kaptan amerika arasindaki farklar falan filan yer alicak, ikinci kisim ise film hakkinda izlenimlerim ve gozlemlerimden olusacak. yani izlemeye deger mi falan filan.
...
1. simdi kaptan amerika dedigimiz karakter, amerika propagandasi sonucu 1941'de hayatimiza girer. bunu uzun uzun anlatmicam, zaten anlattim; #3964989
3 sene sonra, yani karakter daha yeniyken, subat 1944'de bu film ekranlara cikar 'captain america' adiyla. film normalde 'serial film', yani dizi film diye gecer. o donem bu 2 kavram birbiriyle ic ice.
yani aslinda 15 bolumluk bir seri, her bolum 15-20 dakika arasi ve birbiriyle baglantili. ama o donem bu bolumler her haftada 1 yayimlaniyor. tabii televizyon yaygin olmadigi icin bu 15 bolumu sinema salonlarinda izliyordunuz, her hafta pes pese yeni bolum yayimlaniyordu.
film o donem baya tutar, hasilat olarak gerekeni verir ve 9 sene sonra, yani 1953 senesinde 'return of captain america' yani kaptan amerika'nin donusu adiyla bolumlerin kisaltilarak (baslangic sahneleri kesilerek ve onemli anlarla) film fornatimda cikar. tabii amerika'da 15 bolum halindedir ama yabanci ulkelere bu isimle cikar. bu arada ben bu versiyonu degil, dumduz 1944 versiyonu izledim ama bu versiyon film formatinda olan oldugundan basligi onun adiyla actim. film de 4 saat veya 3 saat bilmem kac dakika olarak degisiyor, zaten full izlerseniz de, yani bolum bolum izlerseniz de 4 saat 3 dakikalik bi sey izliyorsunuz.
tabii return of captain america da yabanci pazarda, mesela turkiye'de falan da tutuyor o donem. hatta turkiye'de yesilcam zamaninda 3 dev adam adli filme de ilham oluyor falan da filan. o da bir super kahraman filmi ve globalde de bilindik bir filmdir.
bunlari anlattiktan sonra detaylara ve kaptan amerika'yi oynayan oyuncunun film yuzunden olmesi hikayesine gelelim.
filmde kaptan amerika'yi oynayan oyuncu, dick purcell.
ve filmde kaptan amerika, gunumuzdeki kaptan amerika'dan baya farkli. mesela, kaptan amerika'nin filmdeki gercek adi grant gardner. silahi kalkan degil, tabanca bildiginiz. olay yerine arabayla gidiyor, dumduz normal arabayla. bazen motorla. hicbir super gucu yok, yani super insan da degil, sadece kostum giyiyor ve dovusmesini ve silah kullanmasini biliyor o kadar. ayrica asker degil, savci, bolge savcisi. yani aslinda bildigimiz kaptan amerika'dan baya farkli. peki neden? bu kisma gelicez.
oncelikle filmi donemin en meshur film yapim sirketlerinden republic pictures yapiyor. hatta bu film, o doneme kadar en fazla butce ayirdiklari, yani en maliyetli filmleri oluyor. yani baya ozeniliyor. bunun etkileri filmde de hissediliyor, 2. kisimda anlaticam.
tabii donemin sartlari falan derken filmdeki dovus sahnelerinde de yine kaptan amerika'yi canlandiran dick purcell bizzat oynuyor. ki o donem kilosuna da dikkat etmemisti, biraz kilo almisti. cunku o donemin filmlerinde oyuncularin boylari, kasli olup olmamalari vs. onemli degildi.
film cekimlerindeki dovus sahneleri de dick'i baya bi zorluyor, derken film yayimladiktan daha 2 ay sonra, nisan 1944'te dick daha 38 yasindayken kalp krizi gecirip ölüyor. yani filmin basarisini goremeden ölüyor.
simdi bi de suna gelelim, neden kaptan amerika bilinenden cok farkli. mesela savci, ismi farkli, tabanca kullaniyor falan filan. yine mesela kaptan amerika'nin o donem dusmanlari nazilerdi, halbuki filmde nazilerden bahsedilmez bile. hatta kaptan amerika'nin nasil kaptan amerika oldugu bile anlatilmaz. yani basarisiz bir uyarlamadir. ki simdi bu o donem kaptan amerika karakterinin farkli olmasindan kaynaklanmiyor. o donem yaraticilari da kaptan amerika'yi kalkanli, asker falan filan olarak yaratmisti.
hatta o donem kaptan amerika'nin yaraticilari joe simon ve jack kirby de filmi begenmediklerini soyluyorlar. timely comics (gunumuzdeki marvel) filmden memnun kalmiyor falan.
peki bunun, yani bu kadar farkliligin sebebi ne? cunku film normalde kaptan amerika filmi degildi.
evet film normalde baska bir kahramani anlatiyordu, senaryo hazir falan ama sonra anlasmazliklar falan cikti derken olay orgusu hic degistirilmiyor, sadece ilgili kahraman cikarilip yerine kaptan amerika konuyor o kadar. yani bi de yeni senaryo yazip ugrasmak istemiyorlar. peki film normalde hangi kahramanla ilgiliydi? bunun da cevabi bilinmiyor, birkac gorus var ama muhtemelen film normalde mr. scarlet'i anlatacakti. yani bu karakteri;

ki mr. scarlet de gercek kimlik olarak savcidir. ama son anda ayni senaryo kaptan amerika'ya uygulaninca, kaptan amerika ile alakasi olmayan ama buna ragmen halk tarafindan begenilen ve beklenen hasilati yapan bir film ortaya cikiyor. ama kaptan amerika'nin yaraticilari ve marvel begenmiyor.
yani onlar anlastiklarinda normalde tam bir kaptan amerika filmi olacak saniyorlardi, sonradan tezatliklari ogrenip karsi ciksalar da film yapimcilari tekrardan yeni bir senaryo yazip da tekrardan cekemeyeceklerini soyluyorlar. haliyle bu sekilde yayimlaniyor.
simdi film hakkindaki izlenimlerime gecersek;
...
2. evet ben dedigim gibi filmin 1944, yani orjinal seri film versiyonunu izledim. 15 bolum, dedigim gibi her bolum 15-20 dakika arasi ve toplam 4 saat 3 dakika suruyor izlemesi.
sunu soyliyim, film uzerine yapilmis produksiyon belli oluyor. donemine gore gercekten iyi teknikler. mesela patlayan binalar falan var. 1977'deki ilk spiderman filmi bile bu kadar kaliteli degildi bu acidan, ustelik bu filmden 33 sene sonra yapilmis olmasina ragmen.
ustelik dovus kareografileri de iyi filmdeki. yani produksiyon donemine gore kaliteli, iyi bi para harcandigi belli oluyor. ama bunu bir kenara birakip filme odaklanirsak ve gunumuz sartlarini da degerlendirirsek,
oncelikle filmin bir 'kaptan amerika' filmi oldugunu unutmamak lazim. yani baya kotu bi uyarlama, kaptan amerika'yla alakasi yok.
ayriyetten her bolum sonu heyecanli bitirmisler, istisnasiz. daha dogrusu heyecanli yapmaya calismislar. ornek vereyim;
filmde kaptan amerika, yani grant gardner'in asistani gail richards adinda bir kiz (bi de gregory mi ne oyle bi yardimcisi var ama esas asistani gail yani).
gail'e bi bolumde dusmanlar tuzak kuruyor, soyle ki bi ucaga biniyor, ama 2 kisilik ucak, tek basina, ve baska bi sehre gidicek. bomba kuruyorlar ucaga. kaptan amerika son anda ogrenip gail'i ariyor. ama ucak patliyor. yani normalde gail öldü diye dusundunuz degil mi.
ama ondan sonraki bolumde ogreniyoruz ki kaptan, gail'i zamaninda aramis, gail parasutle atlamis ve ucak oyle patlamis. hani bu tarz boyle sacma tripler var filmde, fazla hem de.
filmdeki dusman the scarab. yani bildiginiz (bkz: bok böceği) lakapli. gercek adi cyrus maldor adindaki yasli bir profesor mu ne oyle bir adam (bu arada reelde 1885 dogumlu, ataturk'ten 4 yas kucuk, hatta ataturk'le yasit adam bile var filmde, o kadar eski yani). kendisi cetesiyle birlikte pis isler yapan bi adam. ama kimse son ana kadar ondan suphelenmiyor. milleti hipnoz edebiliyor, ayrica hirsizlik vs vs icin öldürüyor falan filan iste. kaptan amerika da son ana kadar buna karsi mucadele ediyor.
mesela filmde soyle sacma bi olay var. ölü diriltiliyor filmde. soyle ki filmdeki bir profesor, adini unuttum, bitki ve hayvanlari diriltebilen bir teknoloji icat ediliyor. he robert lyman'di bu abi. robert lyman. hatta filmde bir kopegi diriltiyor. cyrus da ölümsüz olmak istiyor sonra. robert'i esir aliyor ve kaptan amerika'nin öldürdügü (evet burda dusmanlari oldurebiliyor) yardimcisi matson'i o cihazla diriltmesini istiyor.
yapiyor ve matson diriliyor. ama mesela cok sacma bir sekilde. cunku mesela oteki sahnede yine cyrus koskunde koltuguna kurulmus, masanin ustunde de matson oturmus, o klasik sahne. lan olum sen ölüydün, dirildin. nasi bi anda boyle normallesebiliyolar di mi. bu da absurt sahnelerden biri mesela.
diger kotu bi yanı filme duygusallik yok. hani hem mesela bi arkadaslari olunce uzulmek yok. hem de sevgi falan da yok. mesela kaptan'in asistani gail'le bi sey yasayacagi beklentisine girebilirsiniz, yani filmlerin tadi tuzu. ama film full ayni kafada, her bolum. yani her bolum rutin seyler, ayni kahramanlik hikayeleri.
cyrus bir profesore kotuluk yapmak ister, genelde bomba yerlestirir, kaptan kurtarmaya gider. mekan patlar. izleyici "oo kaptan öldü mü" der, onumuzdeki bolumde aslinda mekan patlarken son anda kaptan'in kactigi gosterilir falan. hep ayni teraneyle ilerler.
ha ama ilk super kahraman filmlerinden biri ve o donem icin bi yenilikti, yani ona saygi duyarim. sahsen bence film akti. yani benim gibi sabirliysaniz ve eski filmleri seviyorsaniz yine izlenir tabii.
ama eger mevzu senaryo falan filan ise, kotu bi film. evet.
...
1. simdi kaptan amerika dedigimiz karakter, amerika propagandasi sonucu 1941'de hayatimiza girer. bunu uzun uzun anlatmicam, zaten anlattim; #3964989
3 sene sonra, yani karakter daha yeniyken, subat 1944'de bu film ekranlara cikar 'captain america' adiyla. film normalde 'serial film', yani dizi film diye gecer. o donem bu 2 kavram birbiriyle ic ice.
yani aslinda 15 bolumluk bir seri, her bolum 15-20 dakika arasi ve birbiriyle baglantili. ama o donem bu bolumler her haftada 1 yayimlaniyor. tabii televizyon yaygin olmadigi icin bu 15 bolumu sinema salonlarinda izliyordunuz, her hafta pes pese yeni bolum yayimlaniyordu.
film o donem baya tutar, hasilat olarak gerekeni verir ve 9 sene sonra, yani 1953 senesinde 'return of captain america' yani kaptan amerika'nin donusu adiyla bolumlerin kisaltilarak (baslangic sahneleri kesilerek ve onemli anlarla) film fornatimda cikar. tabii amerika'da 15 bolum halindedir ama yabanci ulkelere bu isimle cikar. bu arada ben bu versiyonu degil, dumduz 1944 versiyonu izledim ama bu versiyon film formatinda olan oldugundan basligi onun adiyla actim. film de 4 saat veya 3 saat bilmem kac dakika olarak degisiyor, zaten full izlerseniz de, yani bolum bolum izlerseniz de 4 saat 3 dakikalik bi sey izliyorsunuz.
tabii return of captain america da yabanci pazarda, mesela turkiye'de falan da tutuyor o donem. hatta turkiye'de yesilcam zamaninda 3 dev adam adli filme de ilham oluyor falan da filan. o da bir super kahraman filmi ve globalde de bilindik bir filmdir.
bunlari anlattiktan sonra detaylara ve kaptan amerika'yi oynayan oyuncunun film yuzunden olmesi hikayesine gelelim.
filmde kaptan amerika'yi oynayan oyuncu, dick purcell.
ve filmde kaptan amerika, gunumuzdeki kaptan amerika'dan baya farkli. mesela, kaptan amerika'nin filmdeki gercek adi grant gardner. silahi kalkan degil, tabanca bildiginiz. olay yerine arabayla gidiyor, dumduz normal arabayla. bazen motorla. hicbir super gucu yok, yani super insan da degil, sadece kostum giyiyor ve dovusmesini ve silah kullanmasini biliyor o kadar. ayrica asker degil, savci, bolge savcisi. yani aslinda bildigimiz kaptan amerika'dan baya farkli. peki neden? bu kisma gelicez.
oncelikle filmi donemin en meshur film yapim sirketlerinden republic pictures yapiyor. hatta bu film, o doneme kadar en fazla butce ayirdiklari, yani en maliyetli filmleri oluyor. yani baya ozeniliyor. bunun etkileri filmde de hissediliyor, 2. kisimda anlaticam.
tabii donemin sartlari falan derken filmdeki dovus sahnelerinde de yine kaptan amerika'yi canlandiran dick purcell bizzat oynuyor. ki o donem kilosuna da dikkat etmemisti, biraz kilo almisti. cunku o donemin filmlerinde oyuncularin boylari, kasli olup olmamalari vs. onemli degildi.
film cekimlerindeki dovus sahneleri de dick'i baya bi zorluyor, derken film yayimladiktan daha 2 ay sonra, nisan 1944'te dick daha 38 yasindayken kalp krizi gecirip ölüyor. yani filmin basarisini goremeden ölüyor.
simdi bi de suna gelelim, neden kaptan amerika bilinenden cok farkli. mesela savci, ismi farkli, tabanca kullaniyor falan filan. yine mesela kaptan amerika'nin o donem dusmanlari nazilerdi, halbuki filmde nazilerden bahsedilmez bile. hatta kaptan amerika'nin nasil kaptan amerika oldugu bile anlatilmaz. yani basarisiz bir uyarlamadir. ki simdi bu o donem kaptan amerika karakterinin farkli olmasindan kaynaklanmiyor. o donem yaraticilari da kaptan amerika'yi kalkanli, asker falan filan olarak yaratmisti.
hatta o donem kaptan amerika'nin yaraticilari joe simon ve jack kirby de filmi begenmediklerini soyluyorlar. timely comics (gunumuzdeki marvel) filmden memnun kalmiyor falan.
peki bunun, yani bu kadar farkliligin sebebi ne? cunku film normalde kaptan amerika filmi degildi.
evet film normalde baska bir kahramani anlatiyordu, senaryo hazir falan ama sonra anlasmazliklar falan cikti derken olay orgusu hic degistirilmiyor, sadece ilgili kahraman cikarilip yerine kaptan amerika konuyor o kadar. yani bi de yeni senaryo yazip ugrasmak istemiyorlar. peki film normalde hangi kahramanla ilgiliydi? bunun da cevabi bilinmiyor, birkac gorus var ama muhtemelen film normalde mr. scarlet'i anlatacakti. yani bu karakteri;

ki mr. scarlet de gercek kimlik olarak savcidir. ama son anda ayni senaryo kaptan amerika'ya uygulaninca, kaptan amerika ile alakasi olmayan ama buna ragmen halk tarafindan begenilen ve beklenen hasilati yapan bir film ortaya cikiyor. ama kaptan amerika'nin yaraticilari ve marvel begenmiyor.
yani onlar anlastiklarinda normalde tam bir kaptan amerika filmi olacak saniyorlardi, sonradan tezatliklari ogrenip karsi ciksalar da film yapimcilari tekrardan yeni bir senaryo yazip da tekrardan cekemeyeceklerini soyluyorlar. haliyle bu sekilde yayimlaniyor.
simdi film hakkindaki izlenimlerime gecersek;
...
2. evet ben dedigim gibi filmin 1944, yani orjinal seri film versiyonunu izledim. 15 bolum, dedigim gibi her bolum 15-20 dakika arasi ve toplam 4 saat 3 dakika suruyor izlemesi.
sunu soyliyim, film uzerine yapilmis produksiyon belli oluyor. donemine gore gercekten iyi teknikler. mesela patlayan binalar falan var. 1977'deki ilk spiderman filmi bile bu kadar kaliteli degildi bu acidan, ustelik bu filmden 33 sene sonra yapilmis olmasina ragmen.
ustelik dovus kareografileri de iyi filmdeki. yani produksiyon donemine gore kaliteli, iyi bi para harcandigi belli oluyor. ama bunu bir kenara birakip filme odaklanirsak ve gunumuz sartlarini da degerlendirirsek,
oncelikle filmin bir 'kaptan amerika' filmi oldugunu unutmamak lazim. yani baya kotu bi uyarlama, kaptan amerika'yla alakasi yok.
ayriyetten her bolum sonu heyecanli bitirmisler, istisnasiz. daha dogrusu heyecanli yapmaya calismislar. ornek vereyim;
filmde kaptan amerika, yani grant gardner'in asistani gail richards adinda bir kiz (bi de gregory mi ne oyle bi yardimcisi var ama esas asistani gail yani).
gail'e bi bolumde dusmanlar tuzak kuruyor, soyle ki bi ucaga biniyor, ama 2 kisilik ucak, tek basina, ve baska bi sehre gidicek. bomba kuruyorlar ucaga. kaptan amerika son anda ogrenip gail'i ariyor. ama ucak patliyor. yani normalde gail öldü diye dusundunuz degil mi.
ama ondan sonraki bolumde ogreniyoruz ki kaptan, gail'i zamaninda aramis, gail parasutle atlamis ve ucak oyle patlamis. hani bu tarz boyle sacma tripler var filmde, fazla hem de.
filmdeki dusman the scarab. yani bildiginiz (bkz: bok böceği) lakapli. gercek adi cyrus maldor adindaki yasli bir profesor mu ne oyle bir adam (bu arada reelde 1885 dogumlu, ataturk'ten 4 yas kucuk, hatta ataturk'le yasit adam bile var filmde, o kadar eski yani). kendisi cetesiyle birlikte pis isler yapan bi adam. ama kimse son ana kadar ondan suphelenmiyor. milleti hipnoz edebiliyor, ayrica hirsizlik vs vs icin öldürüyor falan filan iste. kaptan amerika da son ana kadar buna karsi mucadele ediyor.
mesela filmde soyle sacma bi olay var. ölü diriltiliyor filmde. soyle ki filmdeki bir profesor, adini unuttum, bitki ve hayvanlari diriltebilen bir teknoloji icat ediliyor. he robert lyman'di bu abi. robert lyman. hatta filmde bir kopegi diriltiyor. cyrus da ölümsüz olmak istiyor sonra. robert'i esir aliyor ve kaptan amerika'nin öldürdügü (evet burda dusmanlari oldurebiliyor) yardimcisi matson'i o cihazla diriltmesini istiyor.
yapiyor ve matson diriliyor. ama mesela cok sacma bir sekilde. cunku mesela oteki sahnede yine cyrus koskunde koltuguna kurulmus, masanin ustunde de matson oturmus, o klasik sahne. lan olum sen ölüydün, dirildin. nasi bi anda boyle normallesebiliyolar di mi. bu da absurt sahnelerden biri mesela.
diger kotu bi yanı filme duygusallik yok. hani hem mesela bi arkadaslari olunce uzulmek yok. hem de sevgi falan da yok. mesela kaptan'in asistani gail'le bi sey yasayacagi beklentisine girebilirsiniz, yani filmlerin tadi tuzu. ama film full ayni kafada, her bolum. yani her bolum rutin seyler, ayni kahramanlik hikayeleri.
cyrus bir profesore kotuluk yapmak ister, genelde bomba yerlestirir, kaptan kurtarmaya gider. mekan patlar. izleyici "oo kaptan öldü mü" der, onumuzdeki bolumde aslinda mekan patlarken son anda kaptan'in kactigi gosterilir falan. hep ayni teraneyle ilerler.
ha ama ilk super kahraman filmlerinden biri ve o donem icin bi yenilikti, yani ona saygi duyarim. sahsen bence film akti. yani benim gibi sabirliysaniz ve eski filmleri seviyorsaniz yine izlenir tabii.
ama eger mevzu senaryo falan filan ise, kotu bi film. evet.
devamını gör...
tutmaç
bizim köyün meşhur yemeklerindendir. ben de diyorum bu tutmaç ne demek aydınlandım sağol köylülerin uydurduğu bir kelime zannediyordum.
devamını gör...
yürüyen merdivende gerçekleşen doğaüstü olay
herifin teki gece parası yok diye gitmiş tekelden köpek öldüren almış, sonra bir yerde düşmüş sızmış. onu da hikâye diye anlatıyor. tee allaaam yaa.*
devamını gör...
1000 dolar
yaaa bana alışmaa
yabancılaşmaa
sonra apışmaa
yersin şaplaaa
yat artık aşşşa
yabancılaşmaa
sonra apışmaa
yersin şaplaaa
yat artık aşşşa
devamını gör...
hatununa beni kahret beni mahvet kadın diyen erkek
mazoşisttir.
devamını gör...
hatununa beni kahret beni mahvet kadın diyen erkek
seksting başlatan cümlelerdendir.
devamını gör...
şarap kitap
bekledikce yıllanan kitaptır
devamını gör...
modum
benim modum yok
modları sevmem.
modları sevmem.
devamını gör...





