zaman tüneli
ataerkil toplumda erkeğin mağduriyeti
hem kadını hem erkeği aynı potada eriten, iki tarafı da kendi zırvalıklarıyla mağdur eden o muazzam sistemin görünmeyen karanlık yüzüdür.
toplum dediğimiz bu mekanizma, yüzyıllardır erkeği yücelttiğini iddia edip durur. ama gelin görün ki ağacın kurdu içinde olur. sistem erkeği sözde zirveye koyarken, aslında onu insanlıktan çıkaran, sırtına tonlarca yük bindiren bir köleye dönüştürüyor. velhasılıkelam, günün sonunda her iki cinsiyet de kendi cehennemini yaşıyor.
bu acı gerçek hayatın her alanında tokat gibi çarpıyor yüzümüze:
*yargısız infaz sarmalı: sokakta, toplu taşımada, asansörde sapık hemcinsleri yüzünden normal, kendi halinde adamlar da potansiyel suçlu muamelesi görüyor. kadınların ürkerek yanından uzaklaşması, sapık olmayan bir erkek için ne kadar gurur kırıcı, ne kadar büyük bir ruhsal yaradır farkında mısınız? kurunun yanında yaş da yanıyor işte. "gerçek erkek ilk adımı atar" diye kodluyorsun, adam iyi niyetle bir adım atsa ufacık bir yanlış anlaşılmada kendini tacizci yaftasıyla bulabiliyor.
*canın kıymetsizliği (güçlü olmanın cezası): sokakta bir kavga çıksa veya iş savaşa kadar büyüse, erkeğin canı kadınınkinden otomatik olarak daha kıymetsiz kabul ediliyor. çünkü o güçlü, o korumak zorunda. işte bu, güçlü olmanın verdiği o trajik mağduriyettir.
*ekonomik prangalar ve hukuksal tezatlar: erkek borçlanır, devlet borçlanmaz mantığıyla büyütülen erkek için hayat kabullenilmiş bir maddi köleliktir. erkek hesap öder, erkek altın alır, gerekirse limon satar ama o eve bakar. aksi takdirde toplumdan dışlanır, bırak adamlığı, insan bile değilsin muamelesi görür, dara düşme gibi bi hakkı olmaz. hadi bunu geçtim; hukuksal olarak süresiz nafaka gibi korkunç bir realite var. daha da kötüsü, babasını kaybeden bir kız çocuğu yetim aylığı alabilirken, erkek çocuğu 18'inden sonra (eğitim yoksa) sistem tarafından tamamen yalnız bırakılıyor. sormak lazım; kızın babası belli de erkek piç mi?
*duygusal tecrit: erkek "karı gibi" ağlayamaz, acı çekemez. bir cenaze getirin gözünüzün önüne; annesini kaybetmiş 20'li yaşlarda bir oğlan çocuğu ve bir kız çocuğu. kızın acısını haykırmasına izin verilirken, o oğlanın gözlerindeki o hapsolmuş acıyı, sırtındaki o dünyalar kadar yükü, dik durmak zorunda oluşunu görürsünüz. acı aynı acı, ama erkeğe yas tutmak bile yasak. (erkek ağlamaz, sil gözyaşını..)
*namus ve töre kıskacı: namus baskısı sadece kadına var sanan kördür. töre cinayetlerine bakın; küçücük erkek çocukları, ablaları kendi hayatını yaşamak istedi diye eline silah verilip katile dönüştürülüyor. yapmazsa "adam" değil çünkü, toplum yüzüne tükürecek. omuzlardaki bu yapay yükler, iki cinsiyeti de aynı anda mezara sokuyor.
* toplumsal iki yüzlülük ve kimlik: bu toplumda eşcinsel olmak her iki cinsiyet için de cehennem azabıdır ama erkek için bu yük iki kat daha ağırdır. homoseksüel bir erkeğe yakıştırılan sıfatların tamamı bu dilde en ağır küfürlerken, kadınlar için aynı toplumsal linç mekanizması (en azından dil boyutunda) bu kadar vahşi çalışmaz.
*bedensel rıza ihlali: daha küçücük bir çocukken, sağlıkla ilgili hiçbir zorunluluk yokken sünnet adı altında bir gerçekle yüzleşir erkek. tamamen özgür iradesi dışında, bedeninden bir parça koparılır ve bu durum düğünle dernekle kutlanır. neresinden baksan korkunç bir travmadır.
liste böyle uzayıp gidebilir, ben kendi adıma rahatlıkla söyleyebilirim ki erkeklerin mağduriyetinin farkındayım ve bu durumdan rahatsızım. umarım yıllar sonra her iki cinsiyette aslında çözülmesi çok kolay olan bu zırvalıklardan sıyrılmış şekilde hayatlarını sürdürebilirler. thanks for attention(bkz: erkolar kapatılsın:))))…
toplum dediğimiz bu mekanizma, yüzyıllardır erkeği yücelttiğini iddia edip durur. ama gelin görün ki ağacın kurdu içinde olur. sistem erkeği sözde zirveye koyarken, aslında onu insanlıktan çıkaran, sırtına tonlarca yük bindiren bir köleye dönüştürüyor. velhasılıkelam, günün sonunda her iki cinsiyet de kendi cehennemini yaşıyor.
bu acı gerçek hayatın her alanında tokat gibi çarpıyor yüzümüze:
*yargısız infaz sarmalı: sokakta, toplu taşımada, asansörde sapık hemcinsleri yüzünden normal, kendi halinde adamlar da potansiyel suçlu muamelesi görüyor. kadınların ürkerek yanından uzaklaşması, sapık olmayan bir erkek için ne kadar gurur kırıcı, ne kadar büyük bir ruhsal yaradır farkında mısınız? kurunun yanında yaş da yanıyor işte. "gerçek erkek ilk adımı atar" diye kodluyorsun, adam iyi niyetle bir adım atsa ufacık bir yanlış anlaşılmada kendini tacizci yaftasıyla bulabiliyor.
*canın kıymetsizliği (güçlü olmanın cezası): sokakta bir kavga çıksa veya iş savaşa kadar büyüse, erkeğin canı kadınınkinden otomatik olarak daha kıymetsiz kabul ediliyor. çünkü o güçlü, o korumak zorunda. işte bu, güçlü olmanın verdiği o trajik mağduriyettir.
*ekonomik prangalar ve hukuksal tezatlar: erkek borçlanır, devlet borçlanmaz mantığıyla büyütülen erkek için hayat kabullenilmiş bir maddi köleliktir. erkek hesap öder, erkek altın alır, gerekirse limon satar ama o eve bakar. aksi takdirde toplumdan dışlanır, bırak adamlığı, insan bile değilsin muamelesi görür, dara düşme gibi bi hakkı olmaz. hadi bunu geçtim; hukuksal olarak süresiz nafaka gibi korkunç bir realite var. daha da kötüsü, babasını kaybeden bir kız çocuğu yetim aylığı alabilirken, erkek çocuğu 18'inden sonra (eğitim yoksa) sistem tarafından tamamen yalnız bırakılıyor. sormak lazım; kızın babası belli de erkek piç mi?
*duygusal tecrit: erkek "karı gibi" ağlayamaz, acı çekemez. bir cenaze getirin gözünüzün önüne; annesini kaybetmiş 20'li yaşlarda bir oğlan çocuğu ve bir kız çocuğu. kızın acısını haykırmasına izin verilirken, o oğlanın gözlerindeki o hapsolmuş acıyı, sırtındaki o dünyalar kadar yükü, dik durmak zorunda oluşunu görürsünüz. acı aynı acı, ama erkeğe yas tutmak bile yasak. (erkek ağlamaz, sil gözyaşını..)
*namus ve töre kıskacı: namus baskısı sadece kadına var sanan kördür. töre cinayetlerine bakın; küçücük erkek çocukları, ablaları kendi hayatını yaşamak istedi diye eline silah verilip katile dönüştürülüyor. yapmazsa "adam" değil çünkü, toplum yüzüne tükürecek. omuzlardaki bu yapay yükler, iki cinsiyeti de aynı anda mezara sokuyor.
* toplumsal iki yüzlülük ve kimlik: bu toplumda eşcinsel olmak her iki cinsiyet için de cehennem azabıdır ama erkek için bu yük iki kat daha ağırdır. homoseksüel bir erkeğe yakıştırılan sıfatların tamamı bu dilde en ağır küfürlerken, kadınlar için aynı toplumsal linç mekanizması (en azından dil boyutunda) bu kadar vahşi çalışmaz.
*bedensel rıza ihlali: daha küçücük bir çocukken, sağlıkla ilgili hiçbir zorunluluk yokken sünnet adı altında bir gerçekle yüzleşir erkek. tamamen özgür iradesi dışında, bedeninden bir parça koparılır ve bu durum düğünle dernekle kutlanır. neresinden baksan korkunç bir travmadır.
liste böyle uzayıp gidebilir, ben kendi adıma rahatlıkla söyleyebilirim ki erkeklerin mağduriyetinin farkındayım ve bu durumdan rahatsızım. umarım yıllar sonra her iki cinsiyette aslında çözülmesi çok kolay olan bu zırvalıklardan sıyrılmış şekilde hayatlarını sürdürebilirler. thanks for attention(bkz: erkolar kapatılsın:))))…
devamını gör...
gri
severim.
devamını gör...
kendini özel birisine saklayan erkek
gizli gayliğine kılıf bulmuş erkektir ama yemezler.
çık açık açık söyle bebeğim, rahat ol ya 2026 yılındayız.
çık açık açık söyle bebeğim, rahat ol ya 2026 yılındayız.
devamını gör...
erkeklerin yüzde 99'u şerefsizdir
tamam o zaman haydi şimdi lezbiyen ya da aseksüel olun da kafa açmayın*
devamını gör...
egzoz muayenesi
-2500 devirde sabit tutalım
cümlesini hayatın sadece bu noktasında duyarsınız.
bunu başka yerde duyuyorsanız ya işini size yaptıran bir sanayi ustasının yanında ya da bir manyağın yakınındasınızdır.
iki durumda da koşarak uzaklaşmanız yararlıdır.
cümlesini hayatın sadece bu noktasında duyarsınız.
bunu başka yerde duyuyorsanız ya işini size yaptıran bir sanayi ustasının yanında ya da bir manyağın yakınındasınızdır.
iki durumda da koşarak uzaklaşmanız yararlıdır.
devamını gör...
normal sözlük kültürü
avel dili ve edebiyatı.
devamını gör...
siyaset
siyaset önemlidir, dünyayı siyasete önem verenler yönetiyor.
devamını gör...
giresunlu erkeklerin biraz şey olması
fındıklı? *
devamını gör...
giresunlu erkeklerin biraz şey olması
aklıma hem uluda hem de burada yazan birini getirdi.
sürekli çağla diyordu bu tip. çağla allahın sevdiği kuluymuş da kurtulmuş kızcağız bundan…
sürekli çağla diyordu bu tip. çağla allahın sevdiği kuluymuş da kurtulmuş kızcağız bundan…
devamını gör...
giresunlu erkeklerin biraz şey olması
ahlaksız, namussuz ve kadın düşkünü olurlar diye duydum. asla katılmıyorum
devamını gör...
yapay zeka
ne yapayı? rivrivrivderivrivriv
devamını gör...
egzoz muayenesi
araç muayenesinden daha farklıdır. egzoz muayenesi olmadan araç muayenesi olmaz. araç muayenesi olup egzoz muayenenizin tarihi geçmişse ceza yersiniz.

yukarıdaki tabloda da belirtildiği gibi co, co2 vb. gibi değerlere bakarlar muayenede. 5 dakika sürer genelde. değerler sınırları aşıyorsa aracınız muayeneden kalır. ayrıca fabrika çıkışı katalitik konvertere sahip olup sonradan iptal edilen araçlar da muayeneden geçmez.
bu muayeneyi sanayide yetkili bir muayene istasyonunda da yapabilirsiniz. orada yaparsanız kısa sürer. tüvtürk’te muayene günü de yapılabiliyor ama uzun sürmektedir.

yukarıdaki tabloda da belirtildiği gibi co, co2 vb. gibi değerlere bakarlar muayenede. 5 dakika sürer genelde. değerler sınırları aşıyorsa aracınız muayeneden kalır. ayrıca fabrika çıkışı katalitik konvertere sahip olup sonradan iptal edilen araçlar da muayeneden geçmez.
bu muayeneyi sanayide yetkili bir muayene istasyonunda da yapabilirsiniz. orada yaparsanız kısa sürer. tüvtürk’te muayene günü de yapılabiliyor ama uzun sürmektedir.
devamını gör...
normal sözlük kültürü
bizde nişantaşı çocuyuz bizde hanımcıyız..
devamını gör...
normal sözlük kültürü
çok kültürlü bir yapıya sahip olmasına rağmen yine de bir ortak kültür de oluşmuştur.
özel olarak konuşacaksak benim buraya sunduğum en büyük katkı hanımcılık kültürünü sözlükte görünür kılmaktır.
kadınlara karşı büyük bir saygı, önem, sevgi dilini tesis etme gayretim son bulmadı.
o yüzden birinin buraya gelip de az da olsa hanımcılık kültürü almadan çıkması imkansız gibi bir şeydir.
özel olarak konuşacaksak benim buraya sunduğum en büyük katkı hanımcılık kültürünü sözlükte görünür kılmaktır.
kadınlara karşı büyük bir saygı, önem, sevgi dilini tesis etme gayretim son bulmadı.
o yüzden birinin buraya gelip de az da olsa hanımcılık kültürü almadan çıkması imkansız gibi bir şeydir.
devamını gör...
sevilme ihtiyacı
maslow'un ihtiyaç hiyerarşisinde güvenlik ve barınma gibi temel ihtiyaçlarınızı karşıladığınızda 1 turu geçmiş oluyorsunuz.
2. turda psikolojik ihtiyaçlar kısmına adım attınız çok güzel. bu ihtiyaçlarında 1. basamağında sevgi ve ait olma bölümü var.. hah, geldin mi oraya çok iyi, gir içeri.. muhtemelen bir çoğu halen orada. o basamak çok kalabalık.. aile, arkadaşlar, ilişkilerde sevmek, sevilmek adı neyse işte.. çok itiş kakış yapmayalım da millet saygınlık kısmına geçiyorsa geçsin.. daha bunlar bir de kendilerini gerçekleştirecekler..
işimiz gerçekten zor..
2. turda psikolojik ihtiyaçlar kısmına adım attınız çok güzel. bu ihtiyaçlarında 1. basamağında sevgi ve ait olma bölümü var.. hah, geldin mi oraya çok iyi, gir içeri.. muhtemelen bir çoğu halen orada. o basamak çok kalabalık.. aile, arkadaşlar, ilişkilerde sevmek, sevilmek adı neyse işte.. çok itiş kakış yapmayalım da millet saygınlık kısmına geçiyorsa geçsin.. daha bunlar bir de kendilerini gerçekleştirecekler..
işimiz gerçekten zor..
devamını gör...
düşünüyorum öyleyse karım
rahmetli laklik hasan amcanın sözüydü. cennet mekan
devamını gör...
sözlük yazarlarının kahveleri
uludağ sözlükteki katatespizartmasi’ni akıllara getiren başlıktır…
bütün biraderlere afiyet olsun…
bütün biraderlere afiyet olsun…
devamını gör...

