zaman tüneli
maruz kalınmak istenmeyen sorular
ne is yapiyorsun tarzindaki sacma sapan sorulardir.
devamını gör...
sevgilisi olan kadının internete bikinili fotoğraf atması
benim karım da paylaşıyor. bunda ne var ki?
canı isterse bikinisiz fotoğraflarını da atabilir. kime ne.
canı isterse bikinisiz fotoğraflarını da atabilir. kime ne.
devamını gör...
aldatmayan erkeğin olmaması
tamamen kizlarin sucu bu kafamizi karistiriyorlar.
devamını gör...
çok paranız olsa ne yapardınız sorunsalı
bol bol harcıyorsunuz gençler.. belli bir sırrı yok bunun..
devamını gör...
o kadar da zor değil
günümüz insanının trajedisi durağanlıktır bence. acziyet ve başarısızlık da kimliğimiz oldu. başarısızlık denince aklınıza sadece boş banka hesapları gelmesin. hayatın her alanında erkenden havlu atan, her konuda vasatlığı normalleştiren, fonksiyonel olarak felç olmuş bir toplumuz. erteleme hastalığımız falan var artık. sabah kalkıp yatağımızı toplamak bile zor bizim için.
"benim motivasyon sıkıntım var, disiplinli olamıyorum, odaklanamıyorum, ev geçindiremiyorum, ders çalışamıyorum" gibi şeyleri çok duyuyorum.
sorun motivasyon değil bak. asıl problem düşünce yapısının yanlışlığı. insanlar bir şeyi başarmak için gökten vahiy inmesi gerektiğine, başarının bir mucize olduğuna inandıkları için eyleme geçme yetilerini kaybetmiş.
hastalıklı bir "mükemmellik" virüsü var. bir kızı tavlamak istiyor; günlerce kafasında kusursuz giriş cümlesini tasarlıyor. sınava hazırlanacak; dünyanın en muazzam, en hatasız çalışma programını arıyor. kavgaya gidecek; sıfır darbe alıp tek yumrukla adamı indireceği hollywood senaryosunu kurguluyor.
bu kadar kusursuzluk derdinin olduğu yerde kimse başarılı olamaz. o ilkokulda niye 100 alamadım, niye 99 aldım diye ağlayan çocukların hangisi başarılı oldu bir düşünün isterseniz. neredeyse hiçbiri. mükemmelliyetçilik virüstür. başarısızlığı beraberinde getirir.
kafanıza şunu kazıyın: hayatta "mükemmel" diye bir şey yoktur.
beynine sürekli bu imkansız kusursuzluk baskısını dayatırsan, sistem error verir; mal gibi kalırsın ortada. ne o kıza açılabilirsin, ne o sınavı verebilirsin, ne de o kavgadan sağ çıkarsın. şu adına "overthinking" deyip kendinizi bitirdiğiniz o zevzekliği derhal bırakın.
herhangi bir işte başarıya ulaşmak istiyorsan, acilen şu vahşi mantaliteye geçmek zorundasın: "o kadar da zor değil."
bir kadının karşısına çıkmak için shakespeare olmana gerek yok. git, saçmala, ama git konuş yani. sınava her gün komando gibi, çelikten iradeyle çalışmanı bekleyen yok; bir gün planın aksadı diye karalar bağlayıp oturma, ertesi gün kalk kaldığın yerden devam et. "ben bu problemi nasıl çözeceğim?" diye mızmızlanacağına başına otur çözmeye başla. yanlış yap, batır, hata yap ama o kalem oynasın.
eğer bu hayat sizin kafanızda büyüttüğünüz kadar aşılmaz olsaydı; bu dünyada sadece büyük şairler sevişebilir, sadece einstein matematikten geçer ve sadece muhammed ali boks maçı kazanabilirdi.
zeki adamlar düşünür, eylem adamları harekete geçer ve mükemmelliği deneye yanıla inşa eder.
o kadar zor değil. yap gitsin.
"benim motivasyon sıkıntım var, disiplinli olamıyorum, odaklanamıyorum, ev geçindiremiyorum, ders çalışamıyorum" gibi şeyleri çok duyuyorum.
sorun motivasyon değil bak. asıl problem düşünce yapısının yanlışlığı. insanlar bir şeyi başarmak için gökten vahiy inmesi gerektiğine, başarının bir mucize olduğuna inandıkları için eyleme geçme yetilerini kaybetmiş.
hastalıklı bir "mükemmellik" virüsü var. bir kızı tavlamak istiyor; günlerce kafasında kusursuz giriş cümlesini tasarlıyor. sınava hazırlanacak; dünyanın en muazzam, en hatasız çalışma programını arıyor. kavgaya gidecek; sıfır darbe alıp tek yumrukla adamı indireceği hollywood senaryosunu kurguluyor.
bu kadar kusursuzluk derdinin olduğu yerde kimse başarılı olamaz. o ilkokulda niye 100 alamadım, niye 99 aldım diye ağlayan çocukların hangisi başarılı oldu bir düşünün isterseniz. neredeyse hiçbiri. mükemmelliyetçilik virüstür. başarısızlığı beraberinde getirir.
kafanıza şunu kazıyın: hayatta "mükemmel" diye bir şey yoktur.
beynine sürekli bu imkansız kusursuzluk baskısını dayatırsan, sistem error verir; mal gibi kalırsın ortada. ne o kıza açılabilirsin, ne o sınavı verebilirsin, ne de o kavgadan sağ çıkarsın. şu adına "overthinking" deyip kendinizi bitirdiğiniz o zevzekliği derhal bırakın.
herhangi bir işte başarıya ulaşmak istiyorsan, acilen şu vahşi mantaliteye geçmek zorundasın: "o kadar da zor değil."
bir kadının karşısına çıkmak için shakespeare olmana gerek yok. git, saçmala, ama git konuş yani. sınava her gün komando gibi, çelikten iradeyle çalışmanı bekleyen yok; bir gün planın aksadı diye karalar bağlayıp oturma, ertesi gün kalk kaldığın yerden devam et. "ben bu problemi nasıl çözeceğim?" diye mızmızlanacağına başına otur çözmeye başla. yanlış yap, batır, hata yap ama o kalem oynasın.
eğer bu hayat sizin kafanızda büyüttüğünüz kadar aşılmaz olsaydı; bu dünyada sadece büyük şairler sevişebilir, sadece einstein matematikten geçer ve sadece muhammed ali boks maçı kazanabilirdi.
zeki adamlar düşünür, eylem adamları harekete geçer ve mükemmelliği deneye yanıla inşa eder.
o kadar zor değil. yap gitsin.
devamını gör...
fakir olduğu halde vatansever olan tip
kandirilmaya müsait bir tiptir.
devamını gör...
otuz yaşını geçip hala metal müzik dinleyen tip
her dönem müzik zevkini mi değiştirelim şimdi.. sözlük yazarı olmak ne kadar zor bişi ya.. herkesin seviyesine göre ayar veriyorsun kendine
devamını gör...
ahmet ümit
türkiye'de * polisiye yazılamayacağının nişanesi, çoksatar yazar.
ne polis prosedürü bilir, ne emniyet kurumlarına hakimdir, ne olay yeri inceleme, ne laboratuvar, ne sorgu. fikri yoktur. yazdıklarına bakılırsa klasik/ modern polisiyeleri idrak etmemiştir bile.
örgü kulübündeki kadınların dedikoduyla cinayet çözmelerini anlatan cozy mystery serileri bile bundan sağlamdır ama tahminen kendisinin bu janradan da haberi yoktur.
ha ayrıca diyalog özürlüdür.
ne polis prosedürü bilir, ne emniyet kurumlarına hakimdir, ne olay yeri inceleme, ne laboratuvar, ne sorgu. fikri yoktur. yazdıklarına bakılırsa klasik/ modern polisiyeleri idrak etmemiştir bile.
örgü kulübündeki kadınların dedikoduyla cinayet çözmelerini anlatan cozy mystery serileri bile bundan sağlamdır ama tahminen kendisinin bu janradan da haberi yoktur.
ha ayrıca diyalog özürlüdür.
devamını gör...
en iyi erkek parfümü
creed aventus yazan ibinemsi var mı diye baktım, neyse ki bu sözlüğe gelmemiş henüz. oh be. iyi bayramlar herkese.
devamını gör...
erkekler neye aşık olur sorunsalı
kafasında yarattığı hayali kadına. sonra karşısındakinin, o hayal olduğuna kendini inandırır. buna da aşk denir.
devamını gör...
takım elbisede papyon mu kravat mı sorunsalı
takım elbisede papyon olmaz, olmamalı. papyon; smokin/frak için uygun bir aksesuardır.
devamını gör...
erkekler neye aşık olur sorunsalı
zarafete.
devamını gör...
normal sözlük'te dövemeyeceğim yazarın olmaması
sizin başrolünü oynadığınız filmin senaryosunu biz yazdık çünkü başrolü size vermesek döverdiniz.
devamını gör...
en iyi erkek parfümü
parfüm ten rengine, türüne, günün saatine, özellikle mevsime göre uygunluğu değişen bir ürün.
esmere giden beyaz tenliye gitmez, ince deri kalın deriden farklıdır, yaz gecesi başka kış günü başkadır.
bir tane parfüme 7/24 abanırsan anca beden dersi sonrası terli vücuda deodorant sıkmış gibi olursun.
esmere giden beyaz tenliye gitmez, ince deri kalın deriden farklıdır, yaz gecesi başka kış günü başkadır.
bir tane parfüme 7/24 abanırsan anca beden dersi sonrası terli vücuda deodorant sıkmış gibi olursun.
devamını gör...
ali congun
cem yılmaz dışında beni guldurebilen tek standupci. gerçekten anlattığı şeyler ve anlatış tarzı çok komik.
devamını gör...
erkekler neye aşık olur sorunsalı
eşine
devamını gör...
en iyi erkek parfümü
bana en çok yakışan parfüm dirty english kimin ne puan verdiği umurumda değil.
devamını gör...
yazarların güne puanı
bugün 7 tane bu kertenkeleden gördüm (+10)

kurban kesildi hiç sevemiyorum kurban bayramlarını (-10)
etraf çok güzel atmosfer süpper (+10)
babinnemle vs attık (-3)
2 köy arası yürürken büyük, orta veya küçük olan hiçbir baş sahibinden kurtulup beni alt-etmeye çalışmadı (+4)
etrafta herkes çok kavga ediyor manasız hiç hoşlanmıyorum (-8)
kaç yaptı 3 yaptı

kurban kesildi hiç sevemiyorum kurban bayramlarını (-10)
etraf çok güzel atmosfer süpper (+10)
babinnemle vs attık (-3)
2 köy arası yürürken büyük, orta veya küçük olan hiçbir baş sahibinden kurtulup beni alt-etmeye çalışmadı (+4)
etrafta herkes çok kavga ediyor manasız hiç hoşlanmıyorum (-8)
kaç yaptı 3 yaptı
devamını gör...
audi a3
pazara mazara giderken kullansınlar diye 74 yaşındaki babamlara almaya düşündüğüm araba.
devamını gör...
