zaman tüneli
virgül
bazen unutuyorum da, edit hakkım da bitmiş oluyor hani...
sistem huuuuu
sisli sistem...
sistem huuuuu
sisli sistem...
devamını gör...
yazarların karşı koyamayacakları teklifler
konser, tiyatro, şehir içi gezi, zaman ve şartlar uygunsa şehirler arası gezi, akşam sahil yürüyüşü, pazar kahvaltısı, kahve, bira vs vs.
devamını gör...
kralarthurhazretleri
kimse kimseye yapışmaz
kimse kimseye askıntı olmaz
yarım kalan gizemin peşine düşer...
devamını gör...
lgbt
giren çıkan olsa da bişi değişmez anlasana..
devamını gör...
lgbt
isteyen, istediğiyle -istediğinin onayı olmak şartıyla- istediğini yapsın.
beni ilgilendirmiyor sonuçta.
beni ilgilendirmiyor sonuçta.
devamını gör...
kendini havalı zanneden insanların ortak özellikleri
hava ne yapsın...
devamını gör...
kendini havalı zanneden insanların ortak özellikleri
havalı olmamaları.
devamını gör...
evlenme teklifi nasıl edilmeli sorunsalı
saçma sapan şovlara girmenin alemi gerçekten yok. alın yüzüğü teklif edin. diz çökmeyin bu arada. mallaşmayın.
devamını gör...
lgbt
anal ilişkinin yasak olması escinselliğin onaylanmamasının delili değildir. kadın erkek arasında da yasaklanmıştır dinen. sağlıkla ilgili bir durumdur. geçmişte şimdiki gibi temizlik araçları yoktu bundan kaynaklı. anal genişleme de diğer faktördür. karı koca arasında da yapılmaması gerek yani ona bakarsan.
"iki eşcinsel arasında rızaya dayalı bir duygusal, cinsel ilişki varsa kendi bilecekleri iş, yaşamak istedikleri hayat için yıllardır birini ikna etme çabası niye" diye sorulmuş üstte. söyleyelim. sen hetero ilişkini çok daha rahat yaşayabiliyorsun. senin bu ilişkine eşcinseller karışmıyor. ama sen kalkıp eşcinsellerin ilişkilerine, hayatına, yaşayışına o koca burnunu sokuyorsun neyin merakıysa artık. işte bu noktada eşcinseller de "hop çüş" diyor. ikna çabası değil varoluşumuza saygı duyacaksınız bunun peşindeyiz.
sığırlık yapmayın gidin gelişin.
doğuştan gelen bir durum bu. sonradan olmuyoruz.
ha sonradan olunduğuna inanıyorsan bir dene lan valla çok hoşuna gider. zaten her erkeğin içinde var bastırılmış şekilde. bizimki sadece ortada.
"iki eşcinsel arasında rızaya dayalı bir duygusal, cinsel ilişki varsa kendi bilecekleri iş, yaşamak istedikleri hayat için yıllardır birini ikna etme çabası niye" diye sorulmuş üstte. söyleyelim. sen hetero ilişkini çok daha rahat yaşayabiliyorsun. senin bu ilişkine eşcinseller karışmıyor. ama sen kalkıp eşcinsellerin ilişkilerine, hayatına, yaşayışına o koca burnunu sokuyorsun neyin merakıysa artık. işte bu noktada eşcinseller de "hop çüş" diyor. ikna çabası değil varoluşumuza saygı duyacaksınız bunun peşindeyiz.
sığırlık yapmayın gidin gelişin.
doğuştan gelen bir durum bu. sonradan olmuyoruz.
ha sonradan olunduğuna inanıyorsan bir dene lan valla çok hoşuna gider. zaten her erkeğin içinde var bastırılmış şekilde. bizimki sadece ortada.
devamını gör...
pick me girl
pick me olmayan kızlar içinde kullanılıyor, kadınların hoşlarına gitmeyen diğer kadınlar için her türlü tanımlamayı kullanılır zaten. kadınlar, kadınlardan haz etmiyor yemin ederim, biz erkeklerde bu yok biz açık açık yüzüne söyleriz bunlar birbirlerinin yüzüne gülüp arkadan kuyu kazıyorlar, sosyal medyada tanımadıkları biri olunca bu maskelerine gerek olmadığı için gerçek kişilikleri ortaya çıkıyor.
devamını gör...
yazarların karşı koyamayacakları teklifler
1 - 1 tava karadeniz mezgit.
2 - 1 tabak un helvası
3 - balığa gidelim
4 - spa'ya gidelim
5 - tatile gidelim
bu 5 teklife asla hayır demiyorum.
2 - 1 tabak un helvası
3 - balığa gidelim
4 - spa'ya gidelim
5 - tatile gidelim
bu 5 teklife asla hayır demiyorum.
devamını gör...
meleğin daha çok günah kaydetmesi
" kusura bakmayın bence böyledir. kimse kendini kandırmasın "
demişti rahmetli muşlettin amca.
demişti rahmetli muşlettin amca.
devamını gör...
eyşan
resim koy mu demek bu
devamını gör...
yazarların karşı koyamayacakları teklifler
lahmacun yiyelim mi?
ya da yakışıklı biri seks teklif ederse karşı koyamam değil koymam.
ya da yakışıklı biri seks teklif ederse karşı koyamam değil koymam.
devamını gör...
icardi'nin karısını kıskanmama nedeni
çok zengin. karısı gider başka karısı gelir.
devamını gör...
kadın yazarların en son yaptığı yemek
en son 4 gün önce yaptım, farklı bişey denedim, et kavurma + makarna. tadını pek beğendiğimi söyleyemem.
devamını gör...
denize bıraksam
arka bahçesi de var bunun...
arkadan.... "konuşmak gibi"
arkadan.... "konuşmak gibi"
devamını gör...
pulbiber mahallesi
didem madak’ın yayımlanan son şiir kitabı olmuştur..
kitapta mahalle, kedi, yoksulluk, kadınlık, çocukluk travmaları, yalnızlık ve gündelik hayatın tuhaf ayrıntıları sürekli iç içe geçiyor.. eski bir apartmanın çatısından geceyi izleyen, cebinde çocukluk kırıntıları taşıyan bir kadının iç konuşmaları yansıyor kitaba..
hayatın yüksek perdesinden değil de, hayatın en gösterişsiz köşelerinde saklanan duyguları anlatmış.. okurken bir çırpıda bitirmek istemiyorsunuz, zaten tanıdık geliyor bazı hisler ve kitabı kapatıp sizi götürdüğü yerlere dalıyorsunuz.. hepimizin bazen farkında olmadığımız anlarımızı bize hissettiren bir kitap olmuş..
çayın altını kapatırken, pencereyi açıp geceye bakarken, kimsenin fark etmediği bir kırgınlığı içimizde taşırken ki hissettiğimiz ve fark etmediğimiz şeyleri anlatmış.. dizelerinde kusursuz insanlar yok.. yorulmuş insanlar var.. biraz kırılmış, biraz gülmüş, biraz da hayatla dalga geçmeyi öğrenmiş insanlar..
kitabı bitirdiğinizde hüzünden çok tuhaf bir dayanıklılık hissi hakim oluyor.. okurken hissedebildiğim kitaplardan biri..
“mahallemizde fazla aşk, fazla kediyi,
fazla kedi fazla felaketi kovalardı.”
“birden içimde sevinçli bir gezegen keşfetmiştim
muhtemelen hayat vardı.”
“bir cadının içli geçmiş zamanındayım
…
sözleri tekrarlayarak yok eden çocuk gibiyim
acı çekmeyi öğrendiğimde ismimi de öğrendim
…
sözlerin arasındaki boşlukta
acı çekmemeyi öğrendim”
“ne parantez açmak isterdim ne bir virgül koymak. onlara ne söylemeliyim. bir şey söylemem gerekir mi? insanlar aradığında gelmezler, aramadığında keşke beni çağırsaydın derler.”
“ücra günler büyük harfle başlar.
insan ıslansa biraz aklından kuş sürüleri mi
taşar? bıraksak biz, belki bir fesleğen anlar.”
“şiir icabı bunlar hep, gerçek hayatta olmuyor.
iyiyim falan diyorum sana ama
bunlar hep sen yanımda olmadığından.”
“zavallı kendim!
tasfiye edilmiş bir merkez komite üyesi gibisin.”
“iyilik dolu akşamlarım olsun istemişim.
…
yalnız kalıplardan vurarak çıkardığım buz parçalarını
bazı akşamlar kalbimle karıştırıyorum.”
kitapta mahalle, kedi, yoksulluk, kadınlık, çocukluk travmaları, yalnızlık ve gündelik hayatın tuhaf ayrıntıları sürekli iç içe geçiyor.. eski bir apartmanın çatısından geceyi izleyen, cebinde çocukluk kırıntıları taşıyan bir kadının iç konuşmaları yansıyor kitaba..
hayatın yüksek perdesinden değil de, hayatın en gösterişsiz köşelerinde saklanan duyguları anlatmış.. okurken bir çırpıda bitirmek istemiyorsunuz, zaten tanıdık geliyor bazı hisler ve kitabı kapatıp sizi götürdüğü yerlere dalıyorsunuz.. hepimizin bazen farkında olmadığımız anlarımızı bize hissettiren bir kitap olmuş..
çayın altını kapatırken, pencereyi açıp geceye bakarken, kimsenin fark etmediği bir kırgınlığı içimizde taşırken ki hissettiğimiz ve fark etmediğimiz şeyleri anlatmış.. dizelerinde kusursuz insanlar yok.. yorulmuş insanlar var.. biraz kırılmış, biraz gülmüş, biraz da hayatla dalga geçmeyi öğrenmiş insanlar..
kitabı bitirdiğinizde hüzünden çok tuhaf bir dayanıklılık hissi hakim oluyor.. okurken hissedebildiğim kitaplardan biri..
“mahallemizde fazla aşk, fazla kediyi,
fazla kedi fazla felaketi kovalardı.”
“birden içimde sevinçli bir gezegen keşfetmiştim
muhtemelen hayat vardı.”
“bir cadının içli geçmiş zamanındayım
…
sözleri tekrarlayarak yok eden çocuk gibiyim
acı çekmeyi öğrendiğimde ismimi de öğrendim
…
sözlerin arasındaki boşlukta
acı çekmemeyi öğrendim”
“ne parantez açmak isterdim ne bir virgül koymak. onlara ne söylemeliyim. bir şey söylemem gerekir mi? insanlar aradığında gelmezler, aramadığında keşke beni çağırsaydın derler.”
“ücra günler büyük harfle başlar.
insan ıslansa biraz aklından kuş sürüleri mi
taşar? bıraksak biz, belki bir fesleğen anlar.”
“şiir icabı bunlar hep, gerçek hayatta olmuyor.
iyiyim falan diyorum sana ama
bunlar hep sen yanımda olmadığından.”
“zavallı kendim!
tasfiye edilmiş bir merkez komite üyesi gibisin.”
“iyilik dolu akşamlarım olsun istemişim.
…
yalnız kalıplardan vurarak çıkardığım buz parçalarını
bazı akşamlar kalbimle karıştırıyorum.”
devamını gör...

